15 08 2006

SERVER TANİLLİ / RIFAT ILGAZ'IN ŞİİRİ

RIFAT ILGAZ'IN ŞİİRİBugün de, okurlardan çoğunun gözünde, Rıfat Ilgaz, büyük bir mizah ustasıdır ve başta da Hababam Sınıfı'nın yazarıdır.Bu değerlendirmede, gerçeğin elbette büyük payı var: Rıfat Ilgaz, çağdaş Türk mizahının önde gelen birkaç yazarından biridir; Hababam Sınıfı da, onun o alandaki ustalığının simgesidir. 40'lı yılların ikinci yarısındaki ünlü 'Markopaşa serüveni'nde pişmiş ve olgunlaşmış kalem, 1959'da yayımladığı o eserle, aynı zamanda çağdaş mizahımızın bir şaheserini koyar ortaya. Rıfat Ilgaz, sözkonusu eserle, mizahın o büyük gücüne dayanarak, yani güldürerek, Türkiye'deki eğitim düzeninin bir eleştirisini yaparken, ülkemizde okul sıralarından geçmiş hemen hemen herkesin anılarına da tercüman olur. Bu eserin onca şöhret kazanmasının, tiyatroya ve sinemaya da aktarılmasının altında yatan da budur.Ama bir yanlışı da düzeltmek gerek: Rıfat Ilgaz, mizah, roman ve öykülerinde başka çarpıcı örnekler de ortaya koyarken, 1969 yılından başlayarak, mizah dışı öykü ve romanlar da yazdı: Özellikle, içinden çıkıp geldiği Karadeniz bölgesinin insanlarının yaşamlarını -yeni ve gerçekçi bir dille- anlattığı Karadeniz'in Kıyıcığında (1969), Halime Kaptan (1972), Karartma Geceleri (1974), Sarı Yazma (1976), Yıldız Karayel (1981) hiç unutulmamalı.Sonra yazarın, alanında birer belge niteliğini de taşıyan anılarını; ayrıca çocuk edebiyatına katkılarını da gözardı etmemeli.Ne var ki, Rıfat Ilgaz'a bakarken, asıl düzeltilmesi gereken yanlış şudur: Yazarımız, -mizah içi ya da mizah dışı olsun- nesirdeki ustalığından önce, şair ve büyük bir şairdir. 1940'ların ikinci yarısında, olgunlaşmış, şiirinin çarpıcı örneklerini kitaplaştırmış bir şairken mizah yazarlığına yönelmesi, biraz da yaşam koşullarının zorlamasıyla olmuştur.Nitekim, edebiyata da şiir kapısından girmiştir Rıfat Ilgaz.1940'lı yıllara varıldığında, bir ateş çemberi ile çevrili ve sosyal sorunların burgacında kıvranan Türkiye'de, Cumhuriyet şiirinin üç büyük od... Devamı

15 08 2006

Ali NAZLI / RAHİME KAPTAN

HALİME KAPTAN        Usta edebiyatçı Rıfat Ilgaz’ın eserlerini yeniden yayımlayan Çınar Yayınları bu kez ‘Halime Kaptan’ı okurla buluşturuyor. Roman, Cideli bir kadının, azgın fırtınalarla ve korsanlarla başederek İnebolu’ya cephane getirişini konu alıyor. Rıfat Ilgaz, çocukluğunda yakından tanıdığı Halime Kaptan’ın gerçek kahramanlıklarını kaleme alarak Türk kadınının Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında üstlendiği rolü belgeliyor.       Rıfat Ilgaz       Çınar Yayınları, 143 sf.Ali NAZLI / RAHİME KAPTAN 1882 doğumlu; baba adı Hasan, ana adı Ayşe Hüseyin oğlu İzzet ile evlenir. 23.03.1 964 yılında ölür. Aslen Cide’nin Malyas köyündendir. Memiş köyüne gelin gelir. Babası “Kedioğlu” sülalesi diye anılır. Bu yüzdendir ki Rahime Kaptan “Kedioğlunun kızı” diye de ünlenilir. Ancak yüzüne karşı Rahime Kaptan adıyla konuşulurdu. Evleri köy ilkokulunun hemen yanındaydı. Kocası İzzet manda besler, kasaplık yapardı. Malyas Köyü yarı yarıya doğu Karadeniz Lazların dan yerleşikti. Bugün dillerinin ve şivelerinin özelliklerini yitirmişlerdir. Kalın denecek kadar bir ses tonuyla konuşurdu. Uzun boylu, beline kadar düşen iki örük saçı, temiz ve yeni giynekleriyle, kararlı adımlarıyla yürüyüşü saygı uyandırırdı. Köyümüzde gözlük takan tek insandı. Belinde her Cideli kadının bağladığı acem şah kuşak, kuşağa sokulu toplu tabancanın sapı görünür. Yüzüne karşı kimsenin yılışamadığı, ters söyleyemediği, isteğini geri çevirmediği veya çeviremediği bu yürüyen otoriteden biz çocuklar da çekinirdik. Evimize sık sık oturmaya gelir. Anıların anlatır; anlatırken abartıya kaçmayan, kendini öne çıkarma yan bir yanı vardı: “Bartın Deresi’ndeyiz. Tayfalar çarsıya çıktı. Ben kıç üstünde yekenin altında uzandım onları bekliyorum. Kasaptan aldığımız sığır budu yelken serenine asılı duruyor. Mısır yüklüyüz, Sakarya ağzından aldık, C... Devamı