20 10 2006

Sempozyum Foto Albüm 1/B...

writeCounterLayer() H. İhsan SÖNMEZ, Mehmet SAYDUR ... Devamı

20 10 2006

Sempozyum Foto Albüm 1/A...

Sonraları filmlerde gösterildiği gibi ben paralı okullarda öğrenim görmüş bir zengin çocuğu değilim. Hele hele Galatasaraylar'da, Saint Benoitlar'da başlayıp ta Hayriye Liselerinden diploma alanlardan hiç değilim. Kastamonu'nun bakır kupalı, bakır sürahili yemekhanelerinden gelip geçmiş kenar vilayetli bir talebeyim. Hababam Sınıfı'nın gücü bana kalırsa buralardan yetişmemeden geliyor. Bir de o dönemin "Maarifçilik" anlayışının ele alınması var işin içinde. Açıkçası toplumsal bir eleştiri. Daha da söze geleni; yergi var." (Rıfat ILGAZ) RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU 10-12 MAYIS 2006 ____________________________________________________________________ ... ben (Ali ŞAHİN), Yılmaz ONAY, Emel DİNSEVEN, Düş Hekimi Yalçın ERGÜR, H. İhsan SÖNMEZ... Kadir İNCESU, Prof.Dr. Nejat GACAR ve Şair Güngör GENÇAY Muzaffer- Mehmet Aydın, Güngör GENÇAY, Rasih Nuri İLERİ ile... ... Devamı

20 10 2006

________

________2.SALON________________________________________________ 09:30 - 11:10 1.OTURUM: Rıfat ILGAZ'ın ŞiiriBAŞKAN : M.Şerif ONARAN (Katılmadı)KONUŞMACIKONUProf.Dr. Nejat GACARRıfat ILGAZ Şiirinde Umut ve Karşı DuruşMehmet AYDINRıfat ILGAZ'ın Şiirine Kısa Bir YolculukVecihi TİMUROĞLURıfat ILGAZ'ın Şiiri Üzerine Bir DenemeGüngör GENÇAYRıfat ILGAZ Şiirinde Erkin Kullanımı 11:30 - 13:10 2.OTURUM: Rıfat ILGAZ'ın ŞiiriBAŞKAN : Dr.Gülsemin HAZERKONUŞMACIKONUAhmet ÖZERRıfat ILGAZ'ın Şiirlerinde İstanbulNuray Gök AKSAMAZRıfat ILGAZ'ın ŞiiriOsman BOZKURTILGAZ Şiirinde ZamanNihat ATEŞBir Haz Nesnesi Olarak Şiire Karşı Rıfat ILGAZ'ın Çengelköyde Temmuzlar Şiiri 14:30 - 16:10 3.OTURUM: Rıfat ILGAZ'ın ŞiiriBAŞKAN : Prof.Dr. Nejat GACARKONUŞMACIKONUA.Kadir PAKSOYToplum/Şiir ve Rıfat ILGAZAyten MUTLURıfat ILGAZ'ın Şiirine Bir YaklaşımBilge ÖNGÖRERıfat ILGAZ'ın Şiirinde 1940 Öncesi ve Sonrası SüreciHasan AKARSURıfat ILGAZ'ın Şiirine Bakış 16:30 - 18:10 4.OTURUM: Rıfat ILGAZ'ın ŞiiriBAŞKAN : Güngör GENÇAYKONUŞMACIKONUDr.Ömer SOLAKRıfat ILGAZ'ın İki Şiiri Arasında Metinbilimsel Bir YaklaşımOkt. Metin AKYÜZRıfat ILGAZ Şiirinde Toplumsal İmgeArş.Gör. Eylem SALTIKRıfat ILGAZ'ın Sınıf Adlı Şiir Kitabında Sosyal Eleştirinin Yarattığı İmaj DokusuBedrettin AYKINRıfat ILGAZ'ın Şiiri _____________________________________________________KAPANIŞ OTURUMU VE SONUÇ BİLDİRGESİ_____________________________________________________ Burhan GÜNEL (Yer değiştirdikten sonra bildiri üzerine konuşurken...) Eleştirmen Konur ERTOP Tansu BELE Yılmaz ONAY Şair Güngör GENÇAY Kastamonulu bir emekli öğretmenimiz... 3 günün kadim izleyicilerinden biriydi... Selam ve saygı öğretmenim, nice bu tür çalışmaları izlemeniz dileğiyle... Cumhuriyet Kastamonu Muhabiri Mine ÖZGÜR ... Devamı

19 10 2006

RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU 10-12 MAYIS 2006

RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU 10-12 MAYIS 2006 ________1.SALON________________________________________________ Serkan ÇİĞDEM ve Sultan Su ESEN 09:30 - 11:10 1.OTURUM: Rıfat ILGAZ'ın Şiiri (3 YAZAR KATILMADIĞINDAN OTURUM YAPILAMADI)BAŞKAN : Yrd.Doç.Dr. Müzeyyen BUTTANRIKONUŞMACIKONUM.Şerif ONARANRıfat ILGAZ'ın Şiirlerinde Toplumcu Duyarlılık (Katılmadı) Mehmet BAŞARANRıfat ILGAZ'ın Şiir Anlayışı: Aldığı Soluğu Hak Etmek İçin Yazan Ozan: Rıfat ILGAZ(Katılmadı)Aydın ÇUBUKÇURıfat ILGAZ'da Sınıf Kavramı ve Sınıf Karşıtlığı Anlayışı (Katılmadı)Serkan ÇİĞDEMRıfat ILGAZ'ın Şiiri 11:30 - 13:10 2.OTURUM: Rıfat ILGAZ ve DilBAŞKAN : Doç.Dr. Selahattin DİLİDÜZGÜNKONUŞMACIKONUDr. Kemal ATEŞTürk Romanında Yerel Dile Yöneliş ve Rıfat ILGAZTuncer UÇAROLRıfat ILGAZ'ın Şiirinde Dize Başları, Noktalama İmleriİbrahim DİZMANRıfat ILGAZ'ın Yapıtlarında Türkçenin Kullanımı 14:30 - 16:10 3.OTURUM: Rıfat ILGAZ'ın MizahıBAŞKAN : Konur ERTOPKONUŞMACIKONUNilay YILMAZGülmece Kurumları ve Bacaksız BahriMüyesser GÜNERBir Mizah Ustası Rıfat ILGAZMehmet GÜLERRıfat ILGAZ'ın Öykülerindeki MizahZeki COŞKUNMecburi Mizahçılar - Daimi Jokerler 16:30 - 18:10 4.OTURUM: Rıfat ILGAZ ve EğitimBAŞKAN : Mehmet SAYDURKONUŞMACIKONUÇetin YİĞENOĞLUAz Rastlanır Bir İnsanDr. Yaşar BARUTRıfat ILGAZ'ın Cankurtaran Yılmaz Adlı Çocuk Hikayesinde Eğitsel Unsurlar Yrd.Doç.Dr. Ahmet ÇEBİRıfat ILGAZ'ın Öğrenme-Öğretme Bağlamlı Şiirlerinde Eğitibilimsel GöstergelerDoğan HIZLANRıfat ILGAZ'ın Şiirindeki İroni(Katılmadı) _____________________________________________________KAPANIŞ OTURUMU VE SONUÇ BİLDİRGESİ_____________________________________________________ Burhan GÜNEL, Sempozyum Sonuç Bildirisi'ni okuyor... Solundaki Mehmet SAYDUR Rasih Nuri İLERİ Şair-Yazar Mehmet AYDIN Cumhuriyet'ten Turhan GÜNAY Bahri GÖKÇEBAY (Bu Güzelliğin- Rıfat Ilgaz Sıcaklığının Yaşanmasının- Müsebbiplerinden başta geleni...) ... Devamı

19 10 2006

writeCounterLayer() ________2.SALON________________________________________________ 09:30 - 11:10 1.OTURUM: Rıfat ILGAZ ve Çocuk EdebiyatıBAŞKAN : Hidayet KARAKUŞKONUŞMACIKONUArş.Gör. Canan ASLANRıfat ILGAZ'ın Çocuk Kitaplarındaki İletilerin Temel YönelimleriŞükran OĞUZ - Embiya TAHİROĞLURıfat ILGAZ'ın Çocuk Romanlarındaki İletilerİncila ÇALIŞKANRıfat ILGAZ'ın Çocuk Romanlarında Toplumsal İletilerin İncelenmesiYrd.Doç.Dr. Mustafa SÖZENBir Yazar, Bir Roman, Bir Film Karartma Geceleri Filminin Anlatıbilimsel Çözümlenmesi 11:30 - 13:10 2.OTURUM: Yerelden Evrensele Rıfat ILGAZBAŞKAN : Ahmet ÖZERKONUŞMACIKONUZekeriya KAYAEvrensel CideliM.Emin DEĞERRıfat ILGAZ Şiirinde Yerelden Evrensele İnsanın MacerasıYılmaz ONAYUlusaldan Genel İnsansala Rıfat ILGAZSuat BATURYerelden Evrensele Rıfat ILGAZ 14:30 - 16:10 3.OTURUM: Rıfat ILGAZ ve EğitimBAŞKAN : Prof.Dr. Sedat SEVERKONUŞMACIKONUDoç.Dr. Selahattin DİLİDÜZGÜNEğitim Anlayışı ve Çekilen Filmlerin Açısından Hababam SınıfıYrd.Doç.Dr. Belgin TANRIVERDİ - Arş.Gör. Özlem APAKRıfat ILGAZ'ın Çocuk Romanlarının Yapılandırmacı Yaklaşım Açısından İncelenmesiDr. Kemal EROLRıfat ILGAZ'ın Çocuk ve Gençlik Edebiyatında Eğitim AnlayışıOya AŞKIRRıfat ILGAZ'ın Sarı Yazma Adlı Romanında Öğretmen Davranışı 16:30 - 18:10 4.OTURUM: Rıfat ILGAZ ve EğitimBAŞKAN : Mehmet AYDINKONUŞMACIKONUPınar KIZILHANRıfat ILGAZ'ın Sarı Yazma Adlı Romanında Okul Yönetimi ve SorunlarıSavaş ÜNLÜEtik ve Eğitsel Açıdan BacaksızMehmet SAYDURRıfat ILGAZ'ın Eğitime BakışıHasan BARIŞCANRıfat ILGAZ'ın Yapıtlarında Eğitime Bakışı ... Devamı

19 10 2006

RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU 10-12 MAYIS 2006

RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU 10-12 MAYIS 2006 ____________________________________________________________________ ________1.SALON________________________________________________ 09:30 - 11:10 1.OTURUM: Rıfat ILGAZ ve Çocuk EdebiyatıBAŞKAN : Öner YAĞCIKONUŞMACIKONUProf. Dr. Sedat SEVERRıfat ILGAZ'ın Bacaksız Dizisinde Çocuk İmgesiTansu BELERıfat ILGAZ'ın Çocuk YapıtlarıVedat YAZICIRıfat ILGAZ'ın Şiirlerinde Çocukların Durumu Üzerine Kimi NotlarYard.Doç.Dr. İbrahim KIBRISRıfat ILGAZ'ın Çocuk Şiirlerindeki Toplumcu Gerçekçi Tutum 11:30 - 13:10 2.OTURUM: Rıfat ILGAZ ve Çocuk EdebiyatıBAŞKAN : Sadık ASLANKARAKONUŞMACIKONUArş.Gör.Ümit BOZKURTBacaksızın Başından Geçenler Dizisinin Eğitsel ÖzellikleriArş.Gör.Suna CANLIRıfat ILGAZ'ın Küçükçekmece Okyanusu ve Cankurtaran Yılmaz Adlı Romanlarının Eleştirel Düşünmeye EtkisiEsra LÜLEÖksüz Civciv İle Cankurtaran Yılmaz'da Çocuk Gerçekliği ve Çocuk EğitimiDr.Gülsemin HAZERRıfat ILGAZ'ın Çocuk Romanlarında Yeralan Olumlu Çocuk Tipi Üzerine Bir İnceleme 14:30 - 16:10 3.OTURUM: Rıfat ILGAZ ve AydınlanmaBAŞKAN : Vedat YAZICIKONUŞMACIKONUÖner YAĞCIRıfat ILGAZ ve Aydınlatma SavaşımıHikmet ALTINKAYNAK1940 Kuşağının Ulu Çınarı Rıfat ILGAZHidayet KARAKUŞRıfat ILGAZ'ın Şiirinde Toplumsal Duyarlık ve Aydın Tavrı Rasih Nuri İLERİ1945-1946 lı Yıllarda Sol Dergilerdeki Arkadaşlığımız 16:30 - 18:10 4.OTURUM: Rıfat ILGAZ ve AydınlanmaBAŞKAN : Tuncer UÇAROLKONUŞMACIKONUUtku ERİŞİKAynayı Kıramayınca, Aynayı Tutan Elleri Kırmaya Çalışmak Şener AKSUAydınların Tarihteki Rolü Açısından Rıfat ILGAZHande SONSÖZRıfat ILGAZ ve AydınlanmaBurcu ALKANKarartma Gecelerinde Mekan: Aydının Toplumsal İletişim Sorunu ... Devamı

19 10 2006

(Sempozyum 1. Gün...

(Sempozyum 1. Gün... ____________________________________________________________________ RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU 10-12 MAYIS 2006 ________10.00 - 12.00 AÇILIŞ________________________________________________ TARIK AKAN; BURASI ÇOK FARKLI BİR ŞEHİR Konuşmasının başında dinleyicilere 'hemşehrilerim' diye hitap eden Tarık Akan, Kastamonu'nun çok farklı bir şehir olduğunu söyledi. AKAN konuşmasında; "Sevgili hemşehrilerim, niye hemşehrilerim dedi diyebilirsiniz, benim anne tarafım aslen Kastamonu'lu... Dedem, ben ve abim küçücük bir odada kalıyorum, Dedemin sağ omzundan kurşun girmiş, arka tarafından çıkmış, delik vaziyette. Kastamonu'dan Çanakkale Savaşı'na katılmış dedem. Dedem bana sürekli olarak bunu anlatır, aradan yıllar geçiyor, Kurtuluş Savaşı başlıyor, dedem Kurtuluş Savaşı'nda terzi olarak çalışıyor. Yani anlatmak istediğim, Kastamonu'nun her şeyiyle inanılmaz farklı bir insan yapısı var. Burası o kadar farklı bir şehir ki, Mustafa Kemal'in neden buradan her şeyi başlattığı apaçık ortaya çıkıyor. Buranın insanlarının vermiş olduğu mücadele çok farklı"dedi. Sanatçıların üzerindeki engellerin ve yüklerin hep birlikte aşılması gerektiğini ifade eden Tarık Akan, "Sanatçıların üzerinde çok büyük yükler var, engeller var. Bu engelleri aşacağız, bu engellerden bıkmayacağız. Bu engelleri aşmak için tabi ki sanatçılığın üzerine çok büyük bir yük biniyor, binsin hoş. Çünkü sanat en kalın zırhı bile delmiştir insanlık tarihinde, hiçbir şey önünde duramamıştır" dedi. NASRULLAH ________1.SALON________________________________________________ 13:30 - 15:10 1.OTURUM: Rıfat ILGAZ ve KişiliğiBAŞKAN : Prof.Dr.Cahit KAVCAR KONUŞMACIKONU* Burhan GÜNELİkinci Dünya Savaşı Yıllarında Rıfat ILGAZ ve Karartma Geceleri'nin Yansıttığı Savaş Gerçeği* Konur ERTOPRıfat ILGAZ'ın Yapıtlarında Kendi Yaşam Öyküsünden İzler * Özgen SEÇKİNRıfat ILGAZ'ın Üsküdar'da Sabah Oldu Yapıtındaki Tür v... Devamı

19 10 2006

RIFAT ILGAZ'IN "SAZINI ÇALANA" ŞİİRİ / KASTAMONU-AÇIKSÖZ GAZ

RIFAT ILGAZ'IN "SAZINI ÇALANA" ŞİİRİ / KASTAMONU-AÇIKSÖZ GAZETESİ- 1928 Sazını Çalana*Ey zulımette sazıyla haykırıp duran aşık,Yıldızsız ufuklara, sönük mehtaba yalvarlEy mızrabı sazına durmadan vuran aşıkSenin de mi kalbinde sonsuz bir elemin var?Kim bilir, yarattığın nağmeyi kim dinliyor,Bı.ı fen ağlıyor kim bilir,,. Hangi kadın?Hangi aşık kalbini bastırarak inliyor,Vur mızrabı.. Kalbleri ağlatmaksa maksadın!.İncecik parmakların telleri inletirken,Ufuklara dökülsün acıları kalbinin.Bu sadalar ruhları kanadsın olup diken,Çıksın sonsuz göklere yaraddığın bir enin!..İlahidir sazından, yükselen her bir perde,Bu hülya dolu sesler, bütün kalbleri sularYıldızlar titreşiyor bu nağmeyle göklerde,Çağlıyor kalbin gibi şimdi ırmaklar sular...Ey yaralı kalblere binbir teselli katan:, Karanlığa bakarak inle, durmadan inle!Ey sazıyla ağlayan, ey sazıyla ağlatan, Zulmetleri parçala coşkun nağmelerinle!..Gecelerin ruhu da inlesin vur mızrabı,Kalbinden ızdırabın ördüğü ağ sökülsün.Aksın hasta ruhlara nağmelerin şarabı:Vur mızrabı, ağlayan kalbler bir parça gülsün!..27 Mayıs 2928Mehmet Rıfat(* Açıksöz Gazetesi Kastamonu; 2 Temmuz 1928'den Mehmet SAYDUR, Rıfat Ilgaz'lı Yıllar, 2006, s. 86-87) Oğlum -I-Ben de düşkündüm oyuna, Ben de kumları avuçlar Kazardım tırnaklarımla toprağı, O zaman da çocuklar oynardı, Ama benzemiyor bütün oyunlarımız, Gezdirdim ceplerimde şıkır şıkır Deniz kokulu taşları, En güzellerini topladım Midye kabuklarının. Saldım bahar rüzgârına Uçurtmaların en süslüsünü. Ne kurulunca koşan tramvaylarım vardı, Ne çekince giden develerim. Balıklarımızı tanırdım, Adlarını bilirdim kuşların; Seçerdim düdüğünden Limanımıza uğrayan vapurları. Bilirdim yanık yüzlü kaptanlarını Denizkızı'nın Selamet'in; Ben de ayırırdım onlar kadar Poyrazı karayelden. Gemiler tanıdım, çift direkli, Tutmazsa rüzgârı Açıklarımızda volta vuran gemiler, Kızardım, limanımızı hiçe sayan Pake'lere Nemse'lere; Dalar da silinen dumanlarına Düşünürdüm uzak limanları, Uzak... Devamı

19 10 2006

SEÇME ŞİİRLER / RIFAT ILGAZ

SEÇME ŞİİRLER / RIFAT ILGAZ ____________________________________________________________________ UÇURTMA | GÜVERCİNİM UYUR MU? | KÖRÜZ BİZ | KASABAMIZ | İÇELİM | BİZ TAŞRA MEMURLARITÜRKÇEMİZ | HER DİLDE | KAHVELER VE GAZETELER | ÇOCUKLARIM | REMZİ____________________________________________________________________YAŞIYORUZ Ben ölmedim... Beni öldüremediler de; Yaşıyorum, yaşıyorum işte, At kıçında sinek gibi, Töööbe, töbe! Kapandı yüzümüze dergi kapakları, Bir varmış bir yokmuş olduk sağlığımızda. Şiir... O yosmanın boyuna. Gazete... Gelene gidene başyazı. Ara ki bulasın sayfalarda Şair Rıfaz Ilgaz’ı. Düştükse itibardan Ölmedik ya, yaşıyoruz işte, Yaşıyoruz dedik, yaşıyoruz be,Heeeey, fincancı katırları! UÇURTMA Çocuklarımız neleri sevmiyorlar ki...Uçurtmayı seviyorlar söz gelişi,Bir havalandı mı uçurtmalarıDaha da güzelleşiyorlar.Maviliklerde gözleriÖzgürlüğü yaşıyorlarUçurtmalarla birlikte.Koparıp da iplerini heleBir kurtuldular mı ellerinden,öylesine seviniyorlar ki,Gidiş o gidiş,bile bile...Kızalım mı umursamayışlarına?Kendi yaşamlarını izliyorlar boşlukta.Onlar da birer uçurtma değil mi?Bizim de ne süslü uçurtmalarımız vardı,Alıp başlarını gitmediler mi?Gözümüzden bile esirgerdikHangi birinin ipi kaldı elimizde?GÜVERCİNİM UYUR MU?"Güvercinim Uyur mu, Çağırsam Uyanır mı?" Sömürgen cami güvercinleri sizin olsun O doyumsuz lapacı güvercinler Kurşun buğusu güvercinleri severim ben Kanat uçları çelik yeşili Kuş dediğin piyerlotisiz yaşamalı Adaksız avlusuz şadırvansız Buluttan süzmeli suyunu Kuşçular çarşısında tüy dökmemeli Benim güvercinim tunç gagalı Kimlerin bakışı kardeşçedir Kimlerin bakışı düşmanca Kendisi hangi kavganın güvercinidir bilir Tüneyip acımanın saçaklarına Miskin sevilerle bitlenmez Kanadından çok pençesine güvenir Barış taklaları süzülmeler Gagalarda zeytin dalı Perendeler maviliklerde Tüm gösteriler resimlerde kalmalı Güvercin dediğin uyanık olmalı Tüyler duman duman öfkeden Yanıp tutuşmalı gözbebekleri Sevgiden tıpır tıpır bir yür... Devamı

19 10 2006

SEÇME ŞİİRLER / RIFAT ILGAZ

SEÇME ŞİİRLER / RIFAT ILGAZ ____________________________________________________________________ RIFAT ILGAZ'IN İLK ŞİİRİ / KASTAMONU-NAZİKTER-1927 BEDBAHT BİR AŞIĞIN DEFTERİNDENSEVGİLİMİN MEZARINDAIssız yollar içinde düşünceyle gezerken,İçimdeki sızıyı bu yollarla sezerken,Dimağımı mazinin hatırası ezerken,O harap mezarınla yine mi karşılaştım!..Üstündeki topraklar yoğrulmuş, külçeleşmiş,Zamanın pençeleri yer yer çukurlar eşmiş,Yoksa beni arayan mezarların mı deşmiş?Yine sukut bulmayan denizler gibi taştım.Mezarını kaplayan bu çiçekler ne solgun!..Üstündeki benekler gözlerinden de dolgunYaşadığın son günler hayatım kadar olgun,Bu coşkun yaşayışa sen öleli alıştım.Her gece uğraştığım hayal senindir ey kız!Kalbimde parlamadı başka aşk, başka yıldız.Söyle mezarcığın da kalbim kadar mı ıssız?Ölüm kadar mı basit!.. Mabed kadar mı sessiz!..6 Temmuz 1927Mehmet Rıfat(Nazikter-27 Temmuz 1927, Çarşamba, No: 136 / Mehmet SAYDUR, Rıfat Ilgaz'lı Yıllar, 2006, s. 151-152) OĞLUM - IBen de düşkündüm oyuna, Ben de kumları avuçlar Kazardım tırnaklarımla toprağı, O zaman da çocuklar oynardı, Ama benzemiyor bütün oyunlarımız, Gezdirdim ceplerimde şıkır şıkır Deniz kokulu taşları, En güzellerini topladım Midye kabuklarının. Saldım bahar rüzgârınaUçurtmaların en süslüsünü. Ne kurulunca koşan tramvaylarım vardı, Ne çekince giden develerim. Balıklarımızı tanırdım, Adlarını bilirdim kuşların; Seçerdim düdüğünden Limanımıza uğrayan vapurları. Bilirdim yanık yüzlü kaptanlarını Denizkızı'nın Selamet'in; Ben de ayırırdım onlar kadarPoyrazı karayelden. Gemiler tanıdım, çift direkli, Tutmazsa rüzgârı Açıklarımızda volta vuran gemiler, Kızardım, limanımızı hiçe sayan Pake'lere Nemse'lere; Dalar da silinen dumanlarına Düşünürdüm uzak limanları, Uzak limanların çocuklarını. Senin de var ufak tefek Kendine göre bildiklerin; Çeşitli oyuncaklarin yoksa da Bir saniye de tren yapacak kadarKibrit kutuların, Tecrüben var benden fazla. Benden üstünsün kuskusuz, Sigaradan t... Devamı

19 10 2006

RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU 10-12 MAYIS 2006

RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU 10-12 MAYIS 2006 SEÇME ŞİİRLER / RIFAT ILGAZ ____________________________________________________________________ PARMAKLIĞIN ÖTESİNDEN - I - II - III - | LEYLAKLARI ANLATIYORUM | OĞLUM - I - II - III - IVBİR SINAVSA EĞER | AYDINMISIN | ALİŞİM | BİRAZ DAHA SABIR | MISTABEYUYUSUNDA BÜYÜSÜN | ZİYARET GÜNLERİ NOTLARI - I - II - III - IV - V | İÇİMİZDEN BİRİ_____________________________________________________________________ŞİİRDE Önce şiirde sevdim kavgayı Özgürlüğü kelime kelime şiirdeMısra mısra sevdim yaşamayı Öfkeyi de sevinci de Senin ışıklı günlerin Benim iyimser dostlarım Hepsi hepsi şiirde Ne varsa yitirdiğim Bütün bulduklarım şiirde Kafiyeden önce gelen Sevgilerimiz mi sade Sürgün de var Hapis de LEYLAKLARI ANLATIYORUM Leylak getiriyorsun bana güneşli birgünOnu saçlarından topladığın belliBir leylak bahçesisin karşımdaBöyle kucağında kalsa daha iyiBir vazoya bırakıp gidiyorsunSen gidiyorsun leylaklar kalıyor mu sankiÖnce renkleri gidiyor arkandanNesi varsa gidiyor soyunarakHer vazoya baktıkça karşımdasın ne tuhafHer kokladıkca dönüp dönüp geliyorsunDüşünceler gibi filizleniyorsun gün geçtikce Yaprak taprak gelişiyorsunLeylak leylak bakıyorsun gözlerimin içineÖlümsüz bir mevsim oluyorsunBİR SINAVSA EĞERGirdiğim çıkığım yerler tanıdığımdır Kapımı çalanlar gece yarılarında Okunan kararlar yüzüme karşı Korkmuyorum duygusal bitşlerdenTükenen kurşun kalemler tanığımdır Ölümle burun buruna bir gençlik boyu Sıtmasında vereminde Anadolu'nun Dönülmez bekleme kamplarında Suçsa suç sorguysa sorgu hapisse hapis Yaşamak gezin gözün arpacığın ucunda Elimde hep böyle ükenen bardak Yaşamak bir yürek işçiliği günümüzdeÖümün anlamı değşti birden Eskiden yataklarda beklerdik Ders mi sınav mı görev mi belli değil Gelecekse ayakta bulsun dimdik Açılan bir sorumsuz yalım ateş Bir karanfildir göğüsümüzdeİÇİMİZDEN BİRİEli değnek tutar tutmazÇoban oldu;Sardılar sırtına bazlamayıOnaltı yıl güne verdi karnını,Onaltı yıl koyun güttü, kavalsızİnsanlardan a... Devamı

19 10 2006

RIFAT ILGAZ 2006 - KASTAMONU SEMPOZYUMU 2

"Picasso öldü ama Picasso deyince İspanya, İspanyol Faşizmi akla gelir. Faşizmi simgeleyen resimler akla gelir. Bu resimleri gören şer kuvvetleri "Bu resimleri siz mi yaptınız?" deyince, "Hayır, siz yaptınız."diyebildi sanatçı. Belki bu sözler söylenmedi ama, bu öykü ona yakıştırıldı." (Rıfat ILGAZ) RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU'NDA SUNULAN BİLDİRİ ÖZETLERİ RIFAT ILGAZ'IN İLK ŞİİRİ / KASTAMONU-NAZİKTER-1927 RIFAT ILGAZ'IN "SAZINI ÇALANA" ŞİİRİ / KASTAMONU-AÇIKSÖZ GAZETESİ- 1928 BİR SINAVSA EĞERGirdiğim çıkığım yerler tanıdığımdır Kapımı çalanlar gece yarılarında Okunan kararlar yüzüme karşı Korkmuyorum duygusal bitşlerden Tükenen kurşun kalemler tanığımdır Ölümle burun buruna bir gençlik boyu Sıtmasında vereminde Anadolu'nun Dönülmez bekleme kamplarında Suçsa suç sorguysa sorgu hapisse hapis Yaşamak gezin gözün arpacığın ucunda Elimde hep böyle ükenen bardak Yaşamak bir yürek işçiliği günümüzdeÖümün anlamı değşti birden Eskiden yataklarda beklerdik Ders mi sınav mı görev mi belli değil Gelecekse ayakta bulsun dimdik Açılan bir sorumsuz yalım ateş Bir karanfildir göğüsümüzdeRıfat ILGAZ "...İlk okuduğumda beni çarpan "Bir Sınavsa Eğer" adlı şiirini, 12 Mart döneminin bungunluğunu aşmaya çalıştığımız günlerde "Yeni Adımlar" dergisinde (Mayıs 1973) okumuştum. Coşku ve umut olmuştu, "Girdiğim çıktığım yerler tanığımdır / Kapımı çalanlar gece yarılarında / Okunan kararlar yüzüme karşı / Korkmuyorum duygusal bitişlerden / Tükenen kurşun kalemler tanığımdır..." dizeleriyle başlayan ve "Ölümle burun buruna bir gençlik boyu / Sıtmasında vereminde Anadolu'nun / Dönülmez bekleme kamplarında / Suçsa suç, sorguysa sorgu, hapisse hapis / Yaşamak gezin gözün arpacığın ucunda / Elimde hep böyle tükenen bardak..." dizeleriyle devam eden bu şiir..." (Öner YAĞCI) ______________________________________________ HayatEfsanedir Saçların aklarla dolduğu zamanGeriye hasretle bir bakar mısın?Yıllar mazimizi yolduğu zamanGöğsüne menekşe, gül takar mısın?Penbe k... Devamı

19 10 2006

RIFAT ILGAZ 2006 - KASTAMONU SEMPOZYUMU 1

"Ben doğma büyüme Kastamonuluyum. Yani bu güne kadar İstanbul'da kent soylular tarafından çıkarılan mizah dergilerinde alay konusu olan Anadolu insanlarından biriyim. Hüseyin Rahmi yeri geldi miydi bize hödük demekten geri durmaz. İşte böyle bir anlayışta olan kent soylularını karşımıza almanın tam zamanıydı. Biraz da bizler Anadolu'dan gelenler, hödükler bu kent soylularına takılmalıydık. Yani onların silahlarını ellerinden alıp onlara çevirmekti benim mizah anlayışım." (Rıfat ILGAZ) RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU 10-12 MAYIS 2006 AYDIN MISINKilim gibi dokumada mutsuzluğu Gidip gelen kara kuşlar havada Saflar tutulmuş top sesleri gerilerden Tabanında depremi kara güllelerin Duymuyor musun kaldır başını kan uykulardan Böyle yürek böyle atardamar Atmaz olsun Ses ol ışık ol yumruk ol Karayeller başına indirmeden çatını Sel suları bastığın toprağı dönüm dönüm Alıp götürmeden büyük denizlere Çabuk ol Tam çağı işe başlamanın doğan günle Bul içine tükürdüğün kitapları yeniden Her satırında buram buram alınteri Her sayfası günlük güneşlik Utanma suçun tümü senin değil Yırt otuzunda aldığın diplomayı Alfabelik çocuk ol Yollar kesilmiş alanlar sarılmış Tel örgüler çevirmiş yöreni Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende Benden geçti mi demek istiyorsun Aç iki kolunu iki yanına Korkuluk olRıfat ILGAZ ______________________________________________ RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU PROGRAMI 10-11-12 MAYIS 2006POSTER BİLDİRİLER RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU PROGRAMI 10-11-12 MAYIS 2006POSTER BİLDİRİLER ______________________________________________* Nurullah ÇETİN - Rıfat ILGAZ'ın Şiirinde Türkçe Bilinci * Talip APAYDIN - Rıfat ILGAZ * Banu Öztürk BAYRAMOĞLU - Anı Yazarı Olarak Rıfat ILGAZ * Uğur KÖKDEN - Rıfat ILGAZ Yeniden * Zühtü BAYAR - Uzak Değil Önünde * Bilal KAYABAY - Onüç Yıl Önce Onuç Yıl Sonra * Sultan Su ESEN - Okur Gözüyle Rıfat ILGAZ * Belgin TANRIVERDİ - Eserlerindeki Kahramanların Gözünden Rıfat ILGAZ'ın Eğitim Anlayışı * Aydın HATİPOĞLU - Şair Ağabeyim Rıfat ILGAZ * ... Devamı

05 10 2006

Sevkuthan N.Karakaş / Muazzez İlmiye Çığ

sevkuthan@tes-is.org.tr Muazzez İlmiye Çığ Birgün, 22/09/06 "Başörtüsünün başlangıcı da Sümerlere dayanıyor. Çoktanrılı olan Sümer dininde özellikle büyük tanrıların ve şehrin tanrısının evleri, daha doğrusu mabetleri var. Bu mabetlere isteyen kadınlar tanrının gelini olarak giriyor. Bunların çok çeşitli görevleri var. Bu görevlerden biri de kutsal bir görev olarak genel kadınlık yapmak. Bunların diğer rahibelerden ayrılması için başlarını örtmeleri gerek. Daha çok sonra İÖ 1600 yıllarında bir Asur kralının yaptığı kanunda evli ve dul kadınların da başlarını örtmesi şart koşulmuş. Böylece bu kadınlar da yasal seks yapan mabet fahişeleri gibi kabul edilmiş olur. Bu gelenek önce Yahudi kadınlarına geçmiş, daha sonra İslam kadınlarına uygulanmış" Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ'ın "VatandaşlıkTepkilerim" adlı kitabında yer alan yukarıdaki satırlar için "halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme ve aşağılama" suçundan dolayı dava açılmış. Çığ'a ve yayıncısı İsmet Öğütücü'ye. Her ikisinin de 9 aydan bir yıla kadar hapsi isteniyor. Muazzez İlmiye Çığ, yazdıkları için, "Ben iddia etmiyorum, tarih böyle diyor. Bilgiler Prof. Schmöckle'nin 'Sümer' kitabında yer alıyor. Asur Kanunlarında da _ var" diye konuşuyor. O, tarihin dediğini yazmış. Davaya konu olan bilgiler ilk olarak, Çığ'ın 1995'te yayınlanan "Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sümer'deki Kökeni" kitabında yer almış, tepki gelmemiş. Dava konusu yazı 1997'de Ütopya Dergisi'nde yayınlanmış, yine tepki gelmemiş. Diyor ki Çığ, "Bu tip rahatsızlıklar hükümetin mantalitesi ve onu takip eden insanlardan kaynaklanıyor." Genç ve popüler yazar Elif Şafak'ın davası için gösterilen toplumsal duyarlılık ve beraat kararı memnuniyet verici. Şimdi aynı duyarlılığı 93 yaşındaki Muazzez İlmiye Çığ için gösterme zamanı. Sayın Başbakan, belki Çığ'ı da arayıp ilerlemiş yaşına rağmen yazılarıyla hâlâ bir değer olmayı sürdürdüğü için önc... Devamı

05 10 2006

Zeycan İLHAN / Cide'de Rıfat Ilgaz ve Cumok...

Cide'de Rıfat Ilgaz ve Cumok... 10 Temmuz 2006   Geçen hafta sonu Cide de Rıfat Ilgaz Sarıyazma Festival programına katıldım. Çocukluğumdan beri öykülerini, romanlarını, şiirlerini okuduğum Rıfat Ilgaz'ın memleketinde bu büyük insanın eserlerine ve mirasına sahip çıkan Cide'lilerle buluşmaktan duyduğum heyecanı sizlerle paylaşmak isterim:   7 Temmuz Cuma günü 50 yi aşkın Cumhuriyet Okuru'nun da sarı yazmalar takarak katıldığı Festival yürüyüşüne, törene katıldık. Ertesi gün yapılan "Rıfat Ilgaz'ın Şiir'i" konulu panelde coşku pek yüksekti. Aramızdaki Cumok ozanların da şiirleriyle katkılarımız çok belirgin bir hale geldi. 8 Temmuz Cumartesi öğleden sonra Sayın Mustafa Balbay'ın Ortadoğu'daki emperyalist kışkırtmaları kapsayan sunuşunu dinledik; sorularımızla süren toplantıdan belleğimizde şu sözleri kaldı:   "Önce Anadolu'nun Birliği, sonra Avrupa Birliği" "Esas olan kelle sayısı değil, çalışan beyinlerin sayısıdır, hiç korkmadan çalışalım, bizler kazanacağız."   Cide'lilerin değerli yazarın anısına sahip çıkmaları, Kaymakamlık ve Belediye Başkanlığı'nın bizlere teşekkürleri; Atatürkçü Düşünce Derneği Şubesinin etkinliğe katkıları, Rıfat Ilgaz Kültür Evi'nin yapımının sürmesi akılda kalanlardı. Bunlar bizleri çok duygulandırdı. Yazarımızın oğlu Sayın Aydın Ilgaz'ın ilanlarımız ve aktif desteğimizden dolayı gösterdiği övgü ve yakınlık bu önemli etkinliğe katkı sunabilmiş olmanın kıvancını bizlere hissettirdi, topluluğumuza onur verdi.         Gazetemizi ve onun savunduğu değerleri yansıtarak Rıfat Ilgaz'a sahip çıkmamız nedeniyle Cumok'lara, Rıfat Ilgaz Kitapları ve Hababam Sınıfı oyununun CD'lerinin    Sayın Aydın Ilgaz tarafından armağan olarak dağıtılması hepimizi çok mutlu etti. Pazar sabahı Sayın Ilgaz'a ve dostluk gösteren diğer Cide'lilere ve Kastamonu'lulara teşekkür ederek ayrıldık.  ... Devamı

31 08 2006

HASAN AKARSU / BİR DÖNEM ROMANI OLARAK "SARI YAZMA"

Bir dönem romanı olarak 'Sarı Yazma' Rıfat Ilgaz'ın yaşantısı Sarı Yazma, Ünlü yazarımız Rıfat Ilgaz'ın en tanınmış romanı. Yaşam döneminin başlangıcı sayılabilecek olan Cumhuriyet'in ilk yıllarından başlayarak yaşadığı çevreyi ve kendisini anlatıyor. Hasan AKARSU Yazar, ozan Rıfat Ilgaz, "Sarı Yazma" adlı romanında, çocukluğundan başlayıp yaşlılık dönemine değin geçen yaşantısını anlatıyor. İleri yaşında, Cide'ye dönerek yaşadıklarını yazmaya karar veriyor. Cide'ye dönüş, evdeki geçimsizlikten bir kaçış aynı zamanda. Kendisini otomobiliyle Cide'ye götüren Kemal Çukurkavaklı'ya, yaşamanın nedenini şöyle anlatıyor içkisini yudumlarken: "...Yaşamanın nedeni, bence yazmak, boş durmamak olduğuna göre, içimde güçlü bir yazma coşkusu varken, niçin yaşamaktan soğuma olsun bu? Arkadaşımın keyfini kaçırmamak için sözünü etmiyorum içimden geçenlerin. 'Peki! Hadi, içelim!' diyorum..." (s.9) Babasının Tuz Mağazası'nı, Köpekburnu'nu anımsıyor, ölünce Cide'ye gömülme isteğini dile getiriyor. İnebolu'dan gelip Cide'ye yerleşen Hüseyin Çavuş'un evinde doğan ve yedi kardeşin en küçüğü olan Rıfat, on iki yaşına değin burada yaşıyor. Cide'den ilk ayrılışını unutamıyor: "...Onun gibi daha neler bırakmamıştım ki Cide'de...İlk önemli, anlamlı bırakışımdı bu benim. Gerisi gelecekti kuşkusuz. Hep bırakacak, durmadan bırakacaktım geride, bana yakın ne varsa, canlı cansız, yararlı yararsız, kendi gelmiş, emekle kazanılmış, ne varsa isteyerek, istemeyerek, boyuna bırakacaktım. Yerine göre insanları, yerine göre değer verdiğim şeyleri, ne varsa, yazı masamı, radyomu... kitaplarımı, oturduğum kira evlerini, içtiğim lokantaları, hep bırakacaktım... En acıklısı çok sevdiklerimi, yakınlarımı, kardeşlerimi, çocuklarımı, torunlarımı, onların da yakınlarını..." (s.13) Yaşam acımasız, geride bırakılanlar insanı bırakmıyor bu kez. Babasının Samsun Terme'ye, Duyun-u Umumiye Memuru olarak (Tuz memuru) sürgününden son... Devamı

30 08 2006

ADNAN ÖZYALÇINER / ŞİİRİNDE MİZAH MİZAHINDA ŞİİR OLAN BİR YAZAR

 Şiirinde mizah mizahinda    şiir olan bir yazar: Rifat Ilgaz   Adnan Özyalçiner   Rifat Ilgaz, baba tarafindan Karadenizlidir. Bunlar; "Karadeniz'de işleyen iki ya da üç direkli gemilerde kaptanlik yapan kişilerdir."   Babasi da bir gemiciyken Duyun-u Umumiye'ye memur olur. Annesi ile babasi Bartinli olan Rifat Ilgaz, Karadeniz'in kiyicigindaki Cide'de dogmuştur. Nüfus tezkeresine göre 7 Mayis 1911 dogumludur. Annesine kalirsa dogum tarihi başkadir: "Oysa annemden doyduguma göre 'derin kar' da dünyaya gelmişim. Derin kar Karadeniz kiyilarina 1910'da yagmiş. (…) Annem şubat ayinda bir sali günü dogdugumu söylerdi. Karadeniz şivesine göre saliya 'saali' dendigi için adimin da Salih olmasini önermiş."   Babam: "hadi ordan! Sali ile Salih'in ne ilgisi var?" diyerek, o sirada kendisini denetlemeye gelen müfettişin adini vermiş ogluna:"Mehmet Rifat"   Hayata ögretmen olarak atilan Rifat Ilgaz, edebiyata şiirle başladi. 1940 kuşagi toplumcu gerçekçi şair ve yazarlarindan olan Rifat Ilgaz, şiirlerinde halktan insanlarin, işçilerin, kimsesizlerin, yoksullarin yaşamlarindan kesitler verir. Mahallenin, küçük memurlarin, emeklilerin yaşamlari bu şiirlerde duygu yüklü olarak anlatildigi gibi yoksullarin yaşamlarindaki toplumsal çelişkiler, ince, alayli bir taşlamaya dönüşür.   Rifat Ilgaz'in şiirleri Yürüyüş, Yeni Ses, Pinar gibi dergilerde yayinlanmaya başladigi sirada sonradan 1940 kuşagi adini alacak olan toplumcu gerçekçi arkadaşlari ile birlikte dikkat çekmiştir. Nazim Hikmet, "Bursa Cezaevi'nden Va-Nu'lara Mektuplar" adli kitabindaki bir mektubunda şunlari yazar: "Gençlerin içinde çok begendigim şairler var, hepsinin ismini aklimda tutamiyorum, isimleri henüz yer etmedi, ama şiirlerini pek begeniyorum. Şöyle aklimda kalanlari sira tekrifi yapmadan sayayim; Dinamo, Suat Taşer, Rifat Ilgaz, A.Kadir, Saffet Irgat ve saire… "   Nâzım Hikm... Devamı

30 08 2006

MİNE ÖZGÜR / YÖRESELDEN EVRENSELE YOLCULUK: RIFAT ILGAZ'IN

YÖRESELDEN  EVRENSELE  YOLCULUK; RIFAT  ILGAZ’IN YAPITLARINDA KASTAMONU’NUN ETKİSİ  Mine Özgür  Rıfat Ilgaz, yaşam tarzıyla ve eserleriyle yaşadığı haksızlıklara baş kaldırırken; ürettiği mizah öyküleriyle,  kendi döneminin yanı sıra gelecek kuşakların da uslarında yer edinen, zarif bir karşı duruş sergilemiştir. Üreten ve paylaşan kişilerin duyumsadığı mutluluk, Rıfat Ilgaz’ın yapıtlarında da kendini gösterir. Halk için doğruluğuna inandığı yolda tüm engellere karşın ilerlerken; aydınlatmayı, paylaşmayı hiç terk etmez. Yılgınlık, umutsuzluk yaşamında yer vermediği kavramlardır.  “Sınıf” kitabı nedeniyle hapse girişi ve “Hababam Sınıfı” ile tanınması aynı dörtlükte yer alır; “Okutma” adlı şiirinde: “Sınıfın ozanıyım mimli, Hababam Sınıfı’nın yazarıyım ünlü. Kim ne derse desin, Çocuklar için yazdım hep Canım yansın diye İşimden atarlar sık sık, Acısını hep çocuklar çeker… Kendi öz çocuklarım, Benden önce. Şunu demek istiyorum! İki iş tuttum ömür boyu köklü. Çocukları okutmaktı ilk işim, İkincisi, Yazdığımı çocuklara okutmak.  Ne gençlerden, ne çocuklardan Bir yakınmam yok Arap’ın dediği doğru: ‘Çocuk mazbut…’ Memleketse görülüyor işte, Güllük gülistanlık… Ne var ki güllerin dikeni çok!”                   Kastamonu’nun Cide ilçesinde doğan Rıfat Ilgaz’ın yaşamında bu kentin etkisi de büyüktür. Rıfat Ilgaz’ın doğup büyüdüğü Cide’den sonra orta ve lise eğitimini gördüğü Kastamonu’da ne yazık ki 70 yaşındayken, 29 Mayıs 1981 tarihinde tutuklu olarak da bulunacaktır. Bundan iki yıl sonra, 1983 yılının Temmuz’unda Cide’de Ramazan Tuğtepe ile yaptığı söyleşide, yapıtlarını üretirken kentten, yöreden etkilenişini ve bunun önemini şu tümcelerle vurgular, Rıfat Ilgaz: “... Devamı

30 08 2006

RIFAT ILGAZ 11. ÖLÜMYILDÖNÜMÜNDE TBMM’DE ANILDI!..

RIFAT ILGAZ 11. ÖLÜMYILDÖNÜMÜNDE TBMM’DE ANILDI!.. 7 Temmuz 1993 tarihinde aramızdan ayrılan ‘Edebiyatımızın Koca Çınarı’ Rıfat Ilgaz, ölümünün 11. yıldönümünde, TBMM’de anıldı… 8 Temmuz 2004 günü CHP Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım, gündemdışı konuşma talebine olumlu yanıt alarak, saat 14:20’de Meclis kürsüsüne çıkıp Rıfat Ilgaz hakkında bir konuşma yaptı. Konuşmasında, ünü sınırlarımız ötesine taşan şair-yazar Rıfat Ilgaz ile hemşehri olmaktan onur duyduğunu belirten Yıldırım, Rıfat Ilgaz’ın ilk şiirlerinin daha on yedi yaşında muallim mektebinde okurken Kastamonu’nun yerel gazete ve dergilerinde yayımlandığını, Hababam Sınıfı gibi dev bir yapıtın yazarın öğretmen kökenli oluşundan güç aldığını vurguladı. Yıldırım beş dakika süren konuşmasında ayrıca; Ilgaz’ın Cide’de doğduğu, şu an harap durumda olan ve her an yıkılma tehlikesi taşıyan evin yıllar önce Kültür Bakanlığı’nca devralındığını ancak bugüne kadar binaya tek bir çivinin bile çakılmadığını söyledi. Konuşmasını Rıfat Ilgaz’ın 19 Aralık 1991’de kaleme aldığı “Elim birine değsin, / Isıtayım üşüdüyse / Boşagitmesin son sıcaklığım!” dizelerinden oluşan son şiiriyle noktalayan Mehmet Yıldırım, Rıfat Ilgaz’ın ilk kez TBMM’de anılmasını da sağladı. Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi olarak, Koca Çınar’ın ölüm yıldönümünde Sayın Milletvekilinin bu duyarlı davranışından dolayı çok mutlu olduğumuzu belirtmeliyiz. Kendisine burada teşekkürlerimizi sunuyoruz. Rıfat Ilgaz’ın ikinci kitabı olan SINIF, 1944’te yayımlandığında kapağı kırmızı, adı Sınıf, yayımlayanı Devrim Kitabevi olduğu için toplatılmıştı. TC Örfî İdare Komutanlığı İstanbul 1 No’lu Örfî İdare Mahkeme Reisliği tarafından 10 Ağustos 1944 tarihinde “İcabı Görüşülüp Düşünüldü” denilerek açıklanan karara göre; “Komünizm lehine propaganda yapmaktan maznun ve mevkuf Rıfat Ilgaz ile suç ortağı sanılan gayri mevkuf... Devamı

30 08 2006

DENİZ SOM / CİDE ESİNTİSİ

Cide esintisi Deniz Som Önümüzde soluksuz dönüp dolanan yılankavi yol; arkamızda Amasra; sağımızda böğürtlenler, eğreltiotları, en dik kayalara tırmanan sarmaşıklar, fındıklıklar ve ağaçlar; solumuzda külrengi Karadeniz ve sonunda Cide. Cide'de ''Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali'' var. Delikanlılar ter içinde bisiklet, kıkırdayan utangaç genç kızlar ''sarıyazma güzeli'' yarışmasında... Sarıyazma sarısını, - ''barok'' da diyorlar- katırtırnağının ışıklı renginden alıyor. Üzerindeki motiflerdeki çiçekler de denizden sıyrılıp aniden yükselen Küre Dağları'ndan esen yelle uçup konmuşlar yazmalının başına... Vala Kanyonu'nun, Loç bölgesinin, yorgun akan Kocaçay'ın, dağ başındaki yabanıl orkidenin fotoğrafını çekip serin geceyi saydam gösterisi ile aydınlatan öğretmen Recai Yılmaz aktardı bize sarıyazmanın manisini: ''Sarıyazmanın eni / Nerede bulayım seni? / Orta boylu sevdiğim / Kime sorayım seni?'' Genç yaşlı, çoluk çocukla birlikte festivalin çoşkulu lokomotifliğini yapan ADD Cide Şube Başkanı Huriye Öztürkoğlu , Rıfat Ilgaz 'ın doğduğu evin kültür merkezine dönüşmesine gönül vermiş: ''Evin büyük bölümünü ADD aldı. Kültür Bakanlığı da kamulaştırma işlemine başladı. Sanırım yaşadığımız ekonomik bunalım nedeniyle çalışmalara bir süre ara verildi. Sanat ve Rıfat Ilgaz dostlarının, koruma altına alınan evin Cide'ye ve Türkiye'ye kazandırılması için katkılarını esirgemeyeceklerine inanıyoruz.'' Cideliler her yıl temmuzda festival düzenliyor. Bu yıl konuk ettikleri şair Haydar Ünal 'ın bir dizesindeki gibi, çağrı yapıyorlar: ''Martıların dağları özlediği yerde / Bekliyorum...'' ... Devamı

30 08 2006

EVRENSEL GENÇLİK / MEHMET RIFAT ILGAZ

Mehmet Rıfat Ilgaz   Mehmet Rıfat Ilgaz, 1911 yılının bir ilkbahar günü Kastamonu’nun Cide ilçesinde dünyaya gelir. Ailenin yedinci çocuğu olan Ilgaz, annesinin emzirecek güçte olmayışından ötürü keçi sütüyle büyütülür. Son çocuk olmasına, o yılların çetin koşulları da eklenince, kardeşlerinden yalnızca ikisiyle beraber olabilir. 12 yaşına kadar babasının memur olduğu güzel bir kıyı ilçesi olan Cide’de kalır. Rıfat Ilgaz’ın çocukluğuna ilişkin ilk anımsadıkları, ilçenin kumsalında midye ve çakıl taşları arasında geçirdiği zamanlardır.   ‘Padişahım çok yaşa’ İlkokula normalden bir yaş önce başlayan Ilgaz, okuluna gidebilmek için her gün dik bir yokuşu tırmanır. Yağmurlu havalarda ise abisinin sırtına binerek çıkar bu yokuşu. Bu fedakarlık ve zorluğun karşılığında ise küçük Rıfat’a sınıf birincisi olmak düşer. 1910’lara denk gelen ilkokul yıllarına ilişkin Ilgaz’ın hafızasında yer eden olayların biri de padişahların tahta çıkmalarından sonra düzenlenen törenlerde kendilerine “Padişahım çok yaşa!” sloganının attırılmasıdır. İlköğrenimin son sınıfını Terme’de tamamladıktan sonra Kastamonu’da ablasının yanında sürecek ortaokul yılları başlar Ilgaz için. 1924 yılında Terme’den Kastomonu’ya o ilk gelişini, “devrialem seyahatine çıkmaktan zordu” diye tasvir edecektir ilerde. İlkokul sıralarını birincilikle bitirmeye alışık Rıfat, ortaokulu, kaçıncı olduğunun pek önemi olmadığı, bütünlemeye kalmaksızın sınıfını geçtiği yıllar olarak anımsar ilerde. Ancak karnesine her dönem bir ihtar işareti konulan genç delikanlı, bu ihtarlarının çoğunu, “kötü” diye nitelendirdiği öğretmenlerinin gülünecek yanlarını bulup onlarla uğraşması sonucu alır.   Kitaba yatırılan harçlıklar Rıfat Ilgaz’ın okuma alışkanlığını kazanmaya başlamasıysa, Sherlock Holmes’un dedektiflik hikayeleri ve “Kerem ile Aslı”gibi halk masallarıyla olur. Evleri... Devamı

30 08 2006

Doğan Hızlan / Hababam Ruhunun Şiirsel Yüzü

Hababam ruhunun şiirsel yüzü,  Doğan Hızlan   RIFAT ILGAZ adı çoğunluğa Habam Sınıfı'nı çağrıştırır. Oysa Rıfat Ilgaz, benim için 1940 Toplumcu Gerçekçi kuşağın doruklarından biridir.Bütün Şirler'ini (1927-1991) okurken, onun pek öne çıkarılamayan değişimini de algılayabildim.Bir şairin Bütün Şiirleri'ni bir arada okumanın yararlarından sık sık söz ederim, çünkü bir şairin gelişimini saptayabilmek ancak bu tür okumalarla mümkün olmaktadır.Ilgaz, her zaman mizah yazarı kimliğiyle okurun önünde olmuştur, hele şiirini okuyan diyemem ama ilgilenen, hakkında yazı yazanların sayısı azalmıştır.Oysa şiir tarihimizde, şiirden fire vermeden, üstelik ona mizahın güleryüzünü katıp ama kıvamını bozmadan iyi şiirler yazmıştır.Toplumcu Gerçekçi Şiir, Türkiye'de eskimez. Çünkü birçok kuşak, onu elden ele devretmiştir. Koşulları değişmeyen, yoksulluğun ve yoksunluğun daima gündem maddesi olduğu bir ülkede, onun şiiri bir edebi gereksinimimizi karşılar.Bütün Şiirleri'nin başında yer alan, ilk kitabı Yarenlik'ten önceki şiirlere bakarsanız, duygulu, hatta toplumsal gerçekçiliğe gidişin belirtilerine pek rastlayamazsınız.O şiirler, iyi bir şairin müjdecisidirler. Şairin serüveninde, o şiirler benim için bir başka Rıfat Ilgaz tavrı taşıdığı için diğerleri oranında önemlidir.Son şiiri onun insancıllığını gösteriyor. Kendi el yazısıyla yazdığı şiirin başına Son Şiirim diye adını koymuş:‘Elim birine değsin,Isıtayım üşüdüyseBoşa gitmesin son sıcaklığım!’Şiir Anlayışım yazısı belki bugün birçok genç kuşak şairi için geçerliliği tartışılabilen bir açıklamadır.Ancak, onun şiirini anlamak için tutarlı bir şiir kuramının göstergesidir.Şiirini, edebiyat tarihi içindeki konumunu, gerçekçilik anlayışını en özet biçimde anlatıyor, o yazıdan aldığım şu cümle:‘Şair, coşku ve hayranlık yaratan kişidir. Bu coşku ve hayranlık, benzer koşullar içinde yaşayanlar arasında mümkündür. Bir şiirin etkileyici ödevi, bu koşulların içinde... Devamı

30 08 2006

RIFAT ILGAZ / TÜRKÇEMİZ

Oğlu Aydın Ilgaz, 88. doğum gününde 'sınıfın mimli ozanı' Rıfat Ilgaz'ı anlatıyor: 'Yapıtları tarihsel birer belge' *Rıfat Ilgaz'ın yaşadıkları ve aydınların uğradığı zulüm, Türkiye'nin neden demokrasiye geçemediğini ve neden çağdaşlaşamadığını açıklıyor. Altı yıl önce ölmesine karşın Rıfat Ilgaz'ın yapıtları bugün yeniden keşfediliyor, 40'lı yılların karanlık günlerini yansıttıkları için de tarihsel birer belge olarak önem kazanıyorlar. FECİR ALPTEKİN Türk edebiyatının en önemli isimlerinden Rıfat Ilgaz , 88 yıl önce bugün dünyaya geldi... ''Sınıfın ozanıyım mimli, Hababam Sınıfı'nın yazarıyım ünlü'' dizeleriyle özetlediği yaşamına birçok roman, şiir kitabı ve mizah yapıtını sığdırdı; düşüncelerinden ötürü yargılandı, hapis yattı... Altı yıl önce aramızdan ayrılana dek oğlu Aydın Ilgaz 'ın sözleriyle ''Yaşamı boyunca inandığı şeyleri savundu'' ... ''İzm'leri bir yana bırakalım'' diyordu Rıfat Ilgaz, ''Dünyada iki tip insan vardır; namuslular ve namussuzlar. Namuslular, inandıklarını sonuna dek savunurlar'' . Aydın Ilgaz'la, Rıfat Ilgaz'ın 88. doğum gününde anımsamamız gerekenler üzerine konuştuk. - Genç kuşaklar Rıfat Ilgaz'ı neden daha çok Hababam Sınıfı'nın yazarı olarak tanıyorlar da şair yönünü pek bilmiyorlar sizce? Gençler Rıfat Ilgaz ismini televizyonda izledikleri Hababam Sınıfı'yla birlikte duyuyorlar çünkü. Eğitim sistemi çağdaş yazarlarımızı ders kitaplarının dışında bırakıyor ve Orhan Kemal gibi, Sait Faik gibi gerçekten toplumun içinden gelmiş yazarlar unutuluyorlar. Bugün, kısa, kolay anlaşılan ve aslında yazınsal değeri olmayan yapıtlar birer edebiyat ürünü gibi sunulduğundan gençlerin kafası karışıyor; roman, hikâye, şiir okuma alışkanlığı yitiriliyor. Rıfat Ilgaz'ın ilk şiir kitabı 1944 yılında yayımlandıktan hemen sonra toplatıldı. 1990'lara dek TRT'de gösterilen Hababam Sınıfı filmlerinde bil... Devamı

30 08 2006

Mümtaz SOYSAL / Yeniden Büyük Taarruz

Yeniden Büyük Taarruz MEYDAN MUHAREBESİ'Nİ yeniden vermek için Büyük Taarruz'u da yeniden başlatmak gerekiyor. Önemli olan, nereden ve nasıl? Genel seçimin meydan muharebesi de, 30 Ağustos 1922'deki gibi, tek hasıma karşı veriliyor gözükse bile, aslında çok yanlı bir mücadelenin çözüm noktası olacaktır: Yalnız tek partiye karşı değil, arkasındaki dış güçlere ve cumhuriyetin gizli açık iç düşmanlarına karşı da verilmesi gereken bir mücadele. Cumhuriyeti ve onun devrimlerini savunma mücadelesi elbet kanla kurşunla verilmeyecek. Karşı cephede mızrak kalkan sözleri edilmiş olabilir; ama bu cephenin silahları hep akıl, mantık, öngörü ve sağduyu olmalıdır. Ne yazık ki, Sakarya'dan Afyonkarahisar'a kadar süren bir yıllık akıllı hazırlanmaya ve planlamaya benzer bir derlenip toparlanma yok şimdi. Marinalar, teknelerin, özellikle yarış kotralarının dinlenme yeridir. Yine de, onların iskelelere bağlı bekleyişlerinde sabırlı bir akılcılık sezilir. Her şey ''neta'' dır, temizliği yapma, yelkenleri hazırlama son ana bırakılmaz; bunlar önceden yapılıp sadece rüzgâr beklenir. Cumhuriyetçilik, hiç değilse böyle bir mücadelenin hazırlık rüzgârını estirebilmeliydi; estiremedi. Bereket, geçen akşam, Bodrum yarımadasının batı ucunda, Turgutreis'teki ''D-Marin'' de esen bir meltem bu karamsarlığı birkaç saat boyunca dağıttı ve hiç küçümsenmeyecek bir kalabalıkta yüreklendirici bir umut rüzgârı estirdi: ''Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası'' nın konseri. Doğuş Grubu'nun öncülüğündeki bir ''sponsor'' lar topluluğunun düzenlediği dört günlük Uluslararası Klasik Müzik Festivali'nin son gecesinde Grieg 'in Peer Gynt Süiti'ni, ardından Devlet Sanatçısı Gülsin Onay eşliğinde aynı bestecinin Piano Konçertosu'nu ve Beethoven 'in Beşinci Senfonisi'ni çalmak, değme orkestranın göze alabileceği bir iş değildir. Ama, özverisi sonsuz şef Rengin Gökmen yönetimindeki çocuk orkes... Devamı

30 08 2006

KADİR İNCESU / LOGOSU RIFAT ILGAZ OLAN GAZETE: YENİ CİDE POSTASI

Ilgaz'ın yazarları arasında bulunduğu Yeni Cide Postası, her ay okurla buluşuyor Logosu Rıfat Ilgaz olan gazete * Yeni Cide Postası'nın sahibi ve genel yayın yönetmeni Ali Kesim, Rıfat Ilgaz'ın portresinin logo olarak kullanılma nedenini şöyle açıklıyor: ''Bizim doğrularımız, onun düşünceleriyle örtüşüyordu. Biz kısaca Rıfat Ilgaz'ın 'mikrop'larıyla yetişen bir kuşağız. Ona olan sevgimizin, bağlılığımızın bir göstergesi olarak portresini logo olarak kullanıyoruz.'' KADİR İNCESU Kastamonu'nun Cide ilçesinde bir yazarın portresini logo olarak kullanan bir gazete olduğunu biliyor muydunuz? 11. Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali için Cide'ye geldiğimizde öğrendim bu olayı. Tüm ayrıntıları da birinci ağızdan, Ali Kesim ve Ali Nazlı 'dan dinledim. Cidelinin yerel haberlere daha rahat ulaşabilmesi için Fuat Nazlı, Cide Postası adıyla bir gazete çıkarmaya karar verir. Çevresinden gördüğü destekle de ilk sayıyı 23 Şubat 1968'de yayımlar. Gazete 2 sayfadır ama Cideliler için ulusal gazetelerden bile önemlidir; çünkü kendi sesleridir. Aylık olan Cide Postası ara sıra 15 günde bir yayımlanmakta ve aboneleri aracılığıyla tüm Türkiye'ye ve dünyanın çeşitli ülkelerine ulaşmaktadır. Gazetenin yazarları arasında Hababam Sınıfı 'nın yazarı, Cideli Rıfat Ilgaz ile 12 Eylül'den sonra onunla birlikte tutuklanıp hapiste yatan Ramazan Tuğtepe de vardır. En çok dikkat çeken yeri... Fuat Nazlı işleri gereği İstanbul'a yerleşmeye karar verince, 1998'de 600. sayısını yayımladıktan sonra gazeteyi kapatmak zorunda kalır. Bundan sonra Cide'nin yayın yaşamına birkaç gazete daha girer ancak ömürleri uzun olmaz; yalnızca Erol Çelebi 'nin Yeşil Cide gazetesi birkaç yıl çıkabilir. Cideli aydınlar Ramazan Tuğtepe, Ali Nazlı ve Ali Kesim, çıkan tüm gazetelere her türlü desteği verirler. Gazeteler birbiri ardına kapanınca da Cide Postası'nı yeniden çıkarmak için kolları sıvar ve Cide ... Devamı

16 08 2006

ALİ NAZLI / RIFAT ILGAZ ŞİİRİNDE MİZAH ÖGELERİ

10. Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali PANEL'inde Ali NAZLI'nın Yaptığı Konuşmanın Tam Metni Kategori: Inceleme 10. Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali PANEL'inde Ali NAZLI'nın Yaptığı Konuşmanın  Tam Metni "Rıfat Ilgaz'ın Şiirinde Mizah Öğeleri" Ali NAZLI Halkımızın gözünde, gene halkımızın yaşayan dilinden anlatalım o dönemin felsefesini... Güzel bir örneği vardır eğer dikkat buyurursanız. "Türk Köylüsü" şiiridir ki benim çok hoşuma gittiği için buraya örnek olarak aldım.TÜRK KÖYLÜSÜTopraktan öğrenip kitapsız bilendir. Hoca Nasreddin gibi ağlayan Bayburtlu Zihni gibi gülendir. Ferhad'dır Kerem'dir ve Keloğlan'dır. Yol görünür onun garip serine, analar, babalar umudu keser, kahbe felek ona eder oyunu. Çarşambayı sel alır, bir yâr sever el alır, kanadı kırılır çöllerde kalır, ölmeden mezara koyarlar onu. O, «Yûnusû biçâredir baştan ayağa yâredir,» ağu içer su yerine. Fakat bir kerre bir derd anlayan düşmeyegörsün önlerine ve bir kerre vakterişip : "Gayrık yeter!...» demesinler. Ve bir kerre dediler mi : «İsrafil surunu urur mahlukat yerinden durur», toprağın nabzı başlar onun nabızlarında atmağa. Ne kendi nefsini korur, ne düşmanı kayırır, «Dağları yırtıp ayırır, kayaları kesip yol eyler âbıhayat akıtmağa...» Nazım Hikmet Bir başka ozan bilebilecek miyiz acaba, neşesi kaçıyor hüzün, ayrılığın ölümcül sıkıntıları ile tanıdığımız... Kısa bir şiiri:Nedim'e DairMevsimin tam lale zamanı Geçtim bir akşam Sadabat'tan, Koltuğumda Nedim divanı. Sorma ne kalmış o hayattan? Ne def-i gam eyleyen şarap, Ne mest-i naz... Sadabat harap. Sadabat değil Kağıthane;Çingenenin fal baktığı yer;Lale devri ancak efsane. Koca Nedim? N'oldu o günler? Dilde lezzet bunca mısraın Söylemiyor nerde mezarın Başka bir şiiri de eğer hatırlayamadıysanız "Dante gibi ortasındayız ömrün..." Cahit Sıtkı (Tarancı) ...Acaba bu örneklerden sonra Rıfat Ilgaz şiirlerinin kaba inşaat tanımı nedir? Vurucu, çarpıcı r... Devamı

16 08 2006

ALİ ŞAHİN / GİDE GİDE CİDE

Rıfat Ilgaz'ın Cidesi'nde Bir Festivalden Arta Kalanlar Kategori: Gezi Ali ŞAHİN   Gide Gide Cide                  -Değerli gazeteci Fikret Otyam'dan özür dileyerek- Şair Rıfat Ilgaz’ın: "Martıların düşürdüğü tohumdan/ Filizlendiğine inandığım kasabamız/ Yosun kokardı evleri/ Çarşıları midye kokardı/ Çekirdeği çölden gelen mesçitin/ Boy attığına şaşardım/ Bu deniz yüklü havada/ Nedense gelişemedi bir türlü/ En şirin yerine dikilen/ İrili ufaklı mezar taşları..." dediği kasabada, Cide'deyiz. "Sınıfın ozanıyım mimli,/ Hababam Sınıfı'nın yazarıyım ünlü" diye kendini tanıtan "mimli şair ve ünlü yazarımız" Koca Çınar Rıfat Ilgaz ölümünün 12. yılında, memleketi olan Kastamonu'nun Cide ilçesinde 8-9-10 Temmuz tarihlerinde düzenlenen ''10. Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali'' nde anıldı. "Cide, eski adı Agillius. Kraliçe Amastrist'in ölümünden sonra Kaytros, Sesamos ve Cramna şehirleri bilinmez bir nedenle 'yer ile yeksan 'ediliyor. Bu kentlerin köleleri kaçıp kurtuluyor. Şimdiki Cide düzlüğüne yerleşip Agillius'u kuruyorlar. ( MÖ 3. yy. ) Cide halkının çoğunluğu dışarda, ekmek parası peşinde. Cide, aynı zamanda Rıfat Ilgaz'ın da kasabası. Ölümünden önce gelip, doğduğu bu kasabaya yerleşti. Bir süre de burada yaşadı. Romanlar yazdı Cide ve Cideliler üzerine. Şimdi doğduğu ev yıkılmak üzere , umarız yıkılıp yokolmadan birileri sahip çıkar da unutturmazlar tarihlerini. Cide kocaman bir sahil şeridiyle başlıyor. Ilgaz ,Uzunkum koymuş adını. Cide 'sarıyazma'sını da ondan öğrendi Türkiye. Sarıyazma almak isterseniz limandan epey içerdeki şehir merkezinde bulabilirsiniz. Korunaklı bir limanı var. Karadeniz'de çok az yerde bulunan düzlük arazi üzerine kurulmuş şehir." (http://www.geziturkiye.com) "Cide, doğduğum eşsiz, benzersiz memleket... Ne iyi etmiş de anam beni b... Devamı

16 08 2006

SARI YAZMA VE RIFAR ILGAZ'IN "SARI YAZMALI"SI

SARI YAZMALIYa dertlisin, ya sevdalı...Eşsiz kalmış keklik misin?Uçamazsın, sekemezsin.Alan almış, satan satmışBeşik kertmesi başım bağlıBaşını alıp gidemezsin!Yavru kuşum, bu sendeki güzellikBaşlık mıdır, harçlık mıdır babana!Değerini biçen biçmişKız evlatsın, eğeceksin boynunuŞerbetini içen içmişDavul zurna gideceksin yabana!Gelin değil, yoz tarlada ırgatsın,Kadın değil, ana değil, kul köle.Kargacaklım, Aybasanlım, Malyaslım,Babandan mı miras sana bu çile?Bir çile ki soydan soya,Bir acı ki anadan kıza.Yarin gider gurbetele; bekle, dur.Kiminin künyesi Kore’den gelir,Kiminin mektubu Almanya’dan,Kuşun kanadında gelir, okunur.Bir gece yarısı çalınır kapınAlıp götürürler erkeğini,Kaçak mıdır, kaçakçı mı bilemezsin,Yüreğine kızgın hançer sokulur.Uyku girmez kalan(*) yaşlı gözüneGökte misin, yerde misinBekleyişin ezgi olur, açılır,Türkü olur yaprak yaprak dökülür:“Pencerelerde perde misin?Kara kışta limon fidesi gibiIsıtırsın yetimini koynunda.Boynu bükük büyütürsün yavrunu.Avucu kınalı, gözü sürmeli,Tabanı nasırlı, eli kazmalı,Kara toprak ellerinde un ufak…Ellerinde bir tek tohumDolu dolu, sarı sarı bir başak!Al paçalıklı, sırtı küfeli,Başı çifte çifte sarı yazmalıSiler gibi alın terini çevreneBu kara yazıyı alnından silipKendi öz yazını, kendin yazmalı!RIFAT ILGAZ, (Cide, 1978) “Bütün Şiirleri 197-1991 adlı kitabından”(*)Kalan (Galan): Artık     ŞU CİDE'NİN ÇEŞMESİ  Şu Cide'nin çeşmesi,Şıldır şıldır akıyorKover beni bey amca da,Kızlar yoluma bakıyor. Irafa fincan koydum,İçine mercan koydum,Huriye kızın uğruna da,Bu canı kurban koydum. Haydide yavrum evde misin?Pencerelerde perde misin?Haydide yavrum meşelikte,Yaktın beni gençlikte. Haydide yavrum evde misin?Pencerelerde perde misin?Haydide yavrum meşelikte,Yaktın beni gençlikte.       SARI YAZMA  Sarı yazma altındaSaçları yumak yumakİki baş bir yastıktaNe hoş olur uyumak.Aman aman ölüyorum benSen varmazs... Devamı

16 08 2006

BARIŞ CANOĞUL / RIFAT ILGAZ SICAKLIĞI

RIFAT ILGAZ SICAKLIĞI... / İZLENİMLER                                                                   BARIŞ CANOĞUL                                                              -"Büyük yığınların Rıfat Ilgaz'ı Hababam Sınıfı'nın yazarı olarak tanımaları, Rıfat Ilgaz'ı bütün yönleriyle ele almayı, tartışmayı ve tanıtmayı zorunlu kılmıştır." Prof. Dr. Bahri GÖKÇEBAY  "Sarı Yazma, Yıldız Karayel, Hababam Sınıfı... şiirleri ve soyadıyla kentimizi yazın tarihine, sonsuzluğa taşıyan " Koca Çınar, bu kez de yüzü aşkın, kültür-sanat, bilim ve yazın adamını kentimize taşıdı, hem de 13. ölüm yıldönümüne denk düşen bir haftada: "Yüzyıl'ımı dörde böldüm/ Her bölümü bir mevsim,/ Biri kaldı, üçü gitti.../ Yazı gitti, güzü gitti,/ Soğuk, karlı kışı gitti, /Yemyeşil bir bahar kaldı." Diyen Ilgaz, en güzel baharında terk etmek durumunda kaldığı, "çok severim" dediği Kastamonu'sunda elini elimize değdirdi ve bizi bu güzel ilkbahar gününde yaz güneşi gibi ısıttı. Boşa gitmedi sıcaklığın usta, bak bütün dostların burada... Kente hakim bu güzel tepede güzel insan Bahri Gökçebay, evini açtı yurdun dört bir yanından gelen dostlarına, bu güzel insanlara. "Dünya'da evim olmadı ama bakın bir sokağım var!" demiştin gülerek adın bir sokağa verildiğinde, artık, adına düzenlenen bir öykü ve şiir ödülün, bir parkın, bir kültür merkezin, ve doğduğ... Devamı

16 08 2006

ALİ ŞAHİN / RIFAT ILGAZ VE CİDESİ

  Cide ve Rıfat Ilgaz… İkisini ve hep merak etmişimdir. Ama çeşitli sosyo-ekonomik nedenler elimi kolumu bağladı; ikincisi ile birincisinden önce tanıştırdı kader. Nerde… Bana kalsa Rıfat Ilgaz Ilgaz’la da görüşmem mümkün olmayacakmış; bereket devlet baba katkıda bulundu, özel araçları ile O’nu Cide’den alıp Kastamonu’ya bizi de Taşköprü’den alıp Kastamonu’ya götürdü de pek lüks beş yıldızlı bir otel olmasa da “Kantar Palas”ta görüştürdü, kısıtlı da olsa. Buna sebep elbette ekonomik bağımlılık: çünkü kendi araçlarıyla bizi oraya taşıdığı için O’nun izin verdiği oranda ya da kaçamak bakışlarla görüşebiliyorduk göz bağlarımızı araladığı ya da bizim gizliden gizliye merak ederek aralayabildiğimiz oranda.   Cide’ye gelince… Taşköprü Nire, Cide Nire’ydi benim için… Zar zor edindiğim kötü Murat 131 ile Kastamonu’da şube müdürlüğü yaparken biraz kafa dinlemek istedik de çoluk çocuk öyle görebildik Cide’yi 1998 festivalinde… Bu yıl 11. si olduğuna göre demek ki biz 3. süne teşrif etmişiz. Ilgaz’ın5. ölüm yıldönümünde yapılan 3. festivale. Konuşmasında oğlu Aydın Ilgaz da babasının burada bir festival düzenlemesini çok istediğini "Babam sağken, Sarı yazma festivali düzenlenmesini istemişti. Festivalin Cide'nin ekonomisine ve gelişimine katkıda bulunacağına inanıyordu.” Diye belirtti. O zaman traktör sürücülüğü deneyimimle Cide’nin o daracık yollarını korka korka kaç saatte kat ettiğimi şimdi tam anımsayamıyorum. Ama bir şeyi çok iyi hatırlıyorum: “Böylesine bir doğa harikası – ki deniz kum ve dağı, 11 km.lik sahil şeridi, nerdeyse her metresinde denize girilebilen- sakin, şirin kasabaya neden ilgi göstermez devlet baba diye düşündüğümü…   1996’dan bu yana ülkenin ileri gelen yazar-çizer sanatçı tayfasından kimler ziyaret etmedi ki Ilgaz’ın türbesini, -O, insanın üzerine yıkılacakmış gibi duran... Devamı