43 Takipçi | 9 Takip
Kategorilerim

Sevdiğim Fotoğraflar

Gitmek İstediğim Yerler

Benim Tarzım

Okumak İstediklerim

İzlediklerim

Gezdiğim Yerler

Evim İçin

Din

Diğer İçeriklerim (272)

Lütfiye Aydın, "Gri Gül"le 2005 Rıfat Ilgaz Öykü Ödülü'ne La

Çok Güzel Kitaplar ve Çok Güzel Bir Site: http://www.1001kitap.c

wikipedia.org/Rıfat_Ilgaz

TRANSFORMING SARROW TO LAUGHTER/ Füsun Özbilgen

"Hababam Sınıf"ları ve "Karartma Geceleri" ile Sinemada Rıfat IL

Fedailer Mangası'ndan Bir Şair: Rıfat Ilgaz/ Hicri İZGÖREN

1997 Rıfat Ilgaz Gülmece Öyküsü Yarışması Özendirme Ödülü: Hikme

1995 Rıfat ILGAZ Cide Edebiyat Ödülü Sahibi: Ayhan Bozkurt

1984 Rıfat Ilgaz Edebiyat Ödülü Sahibi: "Sekizinci Renk" ile Sev

Mahalle Evi: Kastamonu'da Kültür ve Sanatın Adı

DİZELERİYLE RIFAT ILGAZ’DAN GÜNÜMÜZE YORUM/ Mehmet SAYDUR

Rıfat Ilgaz’ın Evi Onarılıyor/ Deniz N. Akbal

Hababam Ruhunun Şiirsel Yüzü/ Doğan Hızlan

Mehmet Rıfat Ilgaz / Evrensel Gençlik

Ali Şahin (alsah) ve WEB Sayfaları

Yazarlarımız: Rıfat Ilgaz/ denizce.com

BİR ANI: "RIFAT ILGAZ'LA 3 GÜN- 3 GECE"/ Nuri KESKİN

Memet Fuat'ın Çağdaş Türk Şiirine Giriş'înde: Rıfat Ilga

BENDEKİ RIFAT ILGAZ / ALİ ŞAHİN

BENDEKİ RIFAT ILGAZ / ALİ ŞAHİN

Hababam Sınıfı... İLHAN SELÇUK Cumhuriyet 30.03.2006

Zümrüt Yeşili Bir Göl: Gideros Koyu!

Kastamonu'dan Cide'ye Ordan Gideros'a....

Rıfat Ilgaz’ın Doğduğu Ev Restore Ediliyor

Basında Rıfat Ilgaz / Çınar Yayınları Basın Odası'ndan

Basında Rıfat Ilgaz / Çınar Yayınları Basın Odası'ndan

Ilgaz'ın yazarlığının kaynağı

Markopaşa üzerine söz alırken

"Tek suçumuz hür insanlar gibi konuşmak, kitaplar suç ortağımız"

CİDE VE RIFAT ILGAZ

Tüm içeriklerim
Takipçilerim (43)
15 06 2007

Lütfiye Aydın, "Gri Gül"le 2005 Rıfat Ilgaz Öykü Ödülü'ne La

Lütfiye Aydın, "Gri Gül"le 2005 Rıfat Ilgaz Öykü Ödülü'ne Layık Görüldü./ Kastamonu Net Kategori: Inceleme   30.04.2005 Rıfat Ilgaz Ödülü Lütfiye Aydın'ın Hababam Sınıfı roman dizisi başta olmak üzere, şiir, anı, makale, oyun, çocuk ve mizah dalında çok sayıda eseri bulunan Rıfat Ilgaz adına düzenlenen öykü yarışması sonuçlandı. Seçici Kurul ödülü, Lütfiye Aydın’ın Gri Gül adlı öyküsüne vermeyi kararlaştırdı. Çınar Yayınları’nın düzenlediği yarışmada Leyla Erbil, Tahsin Yücel, Prof. Dr. Sedat Sever, Emin Özdemir ve Burhan Günel’den oluşan Seçici Kurul, 87 dosyayı değerlendirdi. Kurul, "Özgünlüğün ve yazınsal yetkinliğin yanı sıra insana, yerel ve evrensel değerlere saygı, Türk diline özen, toplumcu- aydınlanmacı bir dünya görüşünü benimseme" unsurlarından yola çıkarak yaptığı değerlendirmede Lütfiye Aydın’ın Gri Gül adlı öyküsünü ödüle değer gördü. Aydın’a ödülü, Rıfat Ilgaz’ın doğum günü olan 7 Mayıs cumartesi günü Ankara Üniversitesi Kastamonu Meslek Yüksek Okulu Konferans Salonu’nda yapılacak ödül töreniyle verilecek.Lütfiye Aydın’ın ödül alan Gri Gül adlı öyküsü yakında Can Yayınları tarafından yayınlanacak. Can yayınları1. RIFAT ILGAZ ÖYKÜ ÖDÜLÜ 4/29/2005        Kırk Kuşağının önemli adlarından Rıfat Ilgaz, yazar ve aydın olma sorumluluğunu yazının her alanında taşıyan kimliğiyle gelecek kuşaklara hep örnek olacaktır. Başta şiir olmak üzere roman, anı, makale, oyun, çocuk ve mizah dalında verdiği 70 dolayında ürün, aydınlatıcı ve sanatsal yanıyla okurlarıyla halen kol koladır. Mizah olarak adlandırılırsa da, öyküleri yaşamın / yaşamımızın insanla örtüşen yanını her dokunuşunda yeniden anımsatıyor bize... Çınar Yayınları’nın Rıfat Ilgaz adına koyduğu ve bu yıl ilki düzenlenen öykü ödülü sonuçlandı.     Leyla Erbil,Tahsin Yücel, Prof.... Devamı

15 06 2007

Çok Güzel Kitaplar ve Çok Güzel Bir Site: http://www.1001kitap.c

Çok Güzel Kitaplar ve Çok Güzel Bir Site: http://www.1001kitap.com/ Hababam Sınıfı Kategori: Inceleme Rıfat Ilgaz; Hababam Sınıfı     Çizgiler: TURHAN SELÇUK     EŞEK DEĞİL İNEK    Kel Mahmut Hababam Sınıfı'nın kapısına dikilmiş yırtınıyordu:    «Hangi eşek bu başımda tepinen!»    Ses yok.    «Söyle Recep, kimdi bu herif?»    Müdür yardımcısı Kel Mahmut'un odası, Hababam Sınıfı'nın tam altındaydı. Biri hızlıca yürüdü mü hemen yukarı çıkar, ağzına geleni söylerdi. Sınıf Mümessili Palamut Recep, bir taktik inceliği göstermek zorundaydı:    «Şaban'dı efendim!»    Biliyordu ki İnek Şaban, az sonra nasıl olsa Tulum Hayri'yi ele verecekti. Şaban ayağa kalktı:    «Durun» dedi, «Anlatayım!»    Kel Mahmut'un , Şaban'ı kolladığını hep bilirdik. Biraz yumuşayarak:    «Ne oldu gene?» dedi.    «Efendim, Hayri şey yaptı!»    «Ne yaptı?»    «Şey yaptı efendim.»    «Söyle ne yaptı. İnek mi dedi?»    «Hayır efendim, demedi ama... Tarih kitabımın içine...»    «Söyle, çabuk... İnek mi yazdı?»    «Ot koydu efendim!»    Kel Mahmut'la birlikte, yattık yerlere gülmekten. Müdür yardımcısı:    «Gözünle gördün mü?» diye sordu.    «Başka kim koyacak efendim. Bir de açtım ki... Fransa Büyük İhtilali'ne çalışacaktım...»    İnekliğine bakmadan bir de yağcılık yapıyordu. Kel Mahmut tarihe gelirdi bize.    İşi kapatmak için:    «Sonra... Sen de kalktın vurdun değil mi?» dedi.    «Kalktım ama vurmadım.»    «Demek başımda tepinen eşek sendin!»    «Hayır efendim!»    «Peki, demin kalkan bendim demedin mi?» ... Devamı

15 06 2007

wikipedia.org/Rıfat_Ilgaz

wikipedia.org/Rıfat_Ilgaz Kategori: Inceleme Rıfat Ilgaz Vikipedi, özgür ansiklopedi Jump to: navigation, search Rifat Ilgaz (1971-Ankara) (1911, Kastamonu -1993, İstanbul) Türk şair, yazar, öğretmen, gazeteci. Mizah eserleri ile tanınmıştır. Hababam Sınıfı'nın yazarı olarak ün yapmıştır. Çınar Yayınları'nın kurucusudur. Konu başlıkları[gizle] 1 Hayatı 2 Ödülleri 3 Mizah Hakkında 4 Eserleri 4.1 Romanları 4.2 Mizah Eserleri 4.3 Çocuk Romanları 4.4 Deneme/Anı 4.5 Şiir Yazarları 5 Bağlantılar // [değiştir] Hayatı 1911 yılında Cide'de doğdu. Şiir yazmaya ortaokul öğrencilik yıllarında başladı. İlk şiiri 1927'de, günlük Nazikter gazetesinde yayınlandı. Ayrıca; Açıkgöz(Kastamonu), Güzel İnebolu ve Güzel Tosya gazetelerinde şiirleri ve yazıları yayımlanmaya başladı. Lise yıllarında babasının ölümü nedeniyle okuldan ayrıldı. Yatılı olarak Kastamonu Muallim Mektebi'nde öğrenim gördü. 1930 yılında mezun oldu. Altı yıl süreyle Gerede, Akçakoca, Sakarya ile Düzce arasında ve Gümüşova'da ilkokul öğretmenliği yaptı. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü' nü 1938'de bitirdi ve Adapazarı Ortaokulu Türkçe öğretmenliğine atandı. 1939'da İstanbul Karagümrük Ortaokulu'nda Türkçe öğretmenliğine başlayan Ilgaz'ın, yazı ve şiirleri büyük dergilerde yayımlanmaya başladı. 1940 'da Çığır, Oluş, Ulus, Güneş, Yücel, Varlık, Hamle ve Yeni İnsanlık dergilerinde şiirleri çıktı ve aynı yıl İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'ne girdi. Hasan Tanrıkurt, Sabahattin Kudret Aksal, Salah Birsel'le tanıştı. Ömer Faruk Toprak ile 9 Eylül 1942'de Yürüyüş Dergisi'ni çıkardılar. Bu dergide Orhan Kemal, Sait Faik, Cahit Irgat, Nazım Hikmet (İbrahim Sabri) ile birlikte çalıştılar. 1943'te ilk kitabı "Yarenlik"i yayınladı. Şiirleri olağanüstü bir ilgi gördü. Ocak 1944'de Sınıf adlı şiir kitabı çıktı. Sıkıyönetim kararı ile toplatıldı. Pertev Naili Bo... Devamı

15 06 2007

TRANSFORMING SARROW TO LAUGHTER/ Füsun Özbilgen

TRANSFORMING SARROW TO LAUGHTER/ Füsun Özbilgen Kategori: Inceleme RIFAT ILGAZTRANSFORMING SARROW TO LAUGHTER Füsun Özbilgen With 60 published books to his credit, Rifat Ilgaz must be one of Turkey's most prolific writers. The author of thousands of short stories, poems, novels, plays, memories and articles. The most famous of his humorous works is "Hababam Sinifi", about the teachers and pupils of a boys' boarding school. Rifat Ilgaz's identity card is older than the Turkish Republic. He was born in 1911 in the small picturesque town of Cide on the Black Sea. In 1908 Constitutional Government had been declared, and the slogan "Liberty has come" was on everyone's lips. "I was born soon after this proclamation of liberty," explains Rifat Ilgaz. "I was one of the first liberty children. But this did not stop them encouraging me to shout 'Long live the Sultan!' when Vahdettin came to the throne around four years later. I was not destined to be a patriotic Ottoman for long, only until I was seven or eight. After the Military College was closed down, a young teacher from the college who came to my school persuaded me to throw my fez away and put on a kalpak (fur cap) instead. So I became a supporter of the National Independence Army." Those turbulent years during which the collapse of the empire was followed by the War of Independence and the birth of the new republic, left their mark on the youthful Rifat Ilgaz. The young teacher who had influenced him was Hilmi Erdem, father of Kaya Erdem the former parliamentary speaker in the 1980s. Rıfat Ilgaz reminisces about the early years of the young republic: "When I was in junior school in Kastamonu, I replaced the kalpak with a hat on the orders of Mustafa Kemal. So the fez and the kalpak had gone. Then a few slaps sent the old alphabet (the ottoman, based on Arabic ******) flying out of my head. In came the Latin alphabet instead. Reform followed reform. While I was in the Yakacik Sanatorium s... Devamı

15 06 2007

"Hababam Sınıf"ları ve "Karartma Geceleri" ile Sinemada Rıfat IL

"Hababam Sınıf"ları ve "Karartma Geceleri" ile Sinemada Rıfat ILGAZ Kategori: Sinema Rıfat Ilgaz Yapıtlarından Esinlenen ya da Aktarılan "HABABAM SINIFI" Filmleri İçin:   http://www.4x10.com/oyuncu.asp?isim=R%FDfat+Ilgaz     Karartma Geceleri (1990) 08:41 - 7/2/2006 Devamı

15 06 2007

Fedailer Mangası'ndan Bir Şair: Rıfat Ilgaz/ Hicri İZGÖREN

Fedailer Mangası'ndan Bir Şair: Rıfat Ilgaz/ Hicri İZGÖREN Kategori: Inceleme HİCRİ İZGÖREN: Fedailer Mangasından Bir Şair   Kırk kuşağı, edebiyatta büyük bedeller ödemiş bir kuşağın adıdır. Hapisler, işkenceler, sürgünler bu kuşağın adıyla özdeşleşti. Bu yüzden olacak ki; onlara "Fedailer Mangası" dendi. Nazım'dan sonra gelenler yani... H.İzzettin Dinamo, Suat Taşer, Ö.Faruk Toprak, Niyazi Akıncıoğlu, Ahmed Arif, Enver Gökçe, Cahit Irgat ve diğerleri...***Yine böyle bir Temmuz sıcağında (1993) yitirdiğimiz Rıfat Ilgaz'da 1940 Kuşağı'nın önemli şairlerinden biridir. 1943'te ilk kitabı "Yarenlik", bir yıl sonra da "Sınıf" adını verdiği kitabı yayımlanır. Bu kitabı iktidarın hışmına uğrar, kitap toplatılır, Rıfat Ilgaz tutuklanır. Hazırlanan iddianamede şairin, "Bir baş soğan yoldaş ederdik" dizesindeki "yoldaş" sözcüğüyle komünizm propagandası yaptığı ileri sürülür. "Girdiğim çıktığım yerler tanığımdırKapımı çalanlar gece yarılarında Okunan kararlar yüzüme karşı Korkmuyorum duygusal bitişlerden Tükenen kurşun kalemler tanığımdır" diyen Rıfat Ilgaz, yalnız şiir alanında değil, öykü, roman, oyun gibi edebiyatın hemen her alanında ürün vermiş bir yazar. Dergilerin yazıişlerinde "sorumluluk" yüklenmiş, yasalara aykırı görülen ürünleri nedeniyle yaşamının en verimli döneminde beş yılı aşkın bir süre cezaevinde yatmak zorunda kalmış. Ama o mahpusluğu bir okul gibi değerlendirmesini bilmiştir. Ömrü boyunca hakim ideolojinin yakın takibi ve kuşatması altında kalsa da yazmayı sürdürdü. Üstelik bu kuşatmaya o dönemin eleştirmenleri ve dergi yöneticileri de katılırlar. Rıfat Ilgaz, o dönemi anlatırken bu acı gerçeğin de altını çizer; "... 1944'te kitabım toplatıldı ve hapse girdim. Ne kitabım ne de sanatım hakkında tek söz söylenmedi. Rauf Mutluay var, Tahir Alangu var... Sabahattin Ali için Alangu bir yazısında 'vesveseli' falan demiştir. Yani ya bizi unutacaklar ya da kötüleyecekler. 1950'den 1960'a kadar dergileri k... Devamı

15 06 2007

1997 Rıfat Ilgaz Gülmece Öyküsü Yarışması Özendirme Ödülü: Hikme

1997 Rıfat Ilgaz Gülmece Öyküsü Yarışması Özendirme Ödülü: Hikmet KURTER Kategori: oyku Hikmet Kurter ÖYKÜLERİ Kik KukÖZGEÇMİŞİ:(Yazarımızın Dilinden)1954 yılında İzmir'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini aynı kentte tamamladı. Ege üniversitesi Fen Fakültesinde iki yıl okudu. İTÜ Mühendislik Fakültesi ile İTÜ İşletme İktisadi Enstitüsünü bitirdi.Öyküler ve oyunlar kaleme aldı.Ödülleri:-1985 Nasreddin Hoca Gülmece Öyküsü Ödülü-1995 Nasreddin Hoca Gülmece Öyküsü Yarışması Başarı Ödülü-1997 Rıfat Ilgaz Gülmece Öyküsü Yarışması Özendirme ÖdülüYayımlanan kitapları:-Dostlukların kolay kırılan çıtası (öykü), 2000. -Bu dünya hepimize yeter (çocuk oyunu), 2001.-Çekirgeler (oyun), 2003.-Doğanın dengesi (öykü), 2003.   Kik Kuk Anadolu yakasında, bağlı olduğu Beykoz ilçesine yirmi dört kilometre uzaklıkta, yeşillikler içindeki bu köye bir kaç saat önce tam öğle vakti varmıştık.Halkının pansiyonculukla geçindiği bu güzelim köy, çok değil, topu topu yirmibeş yıl önce rengarenk çiçekli bahçelerini tahta parmaklıklı çitlerin çevrelediği iki katlı, içi çamur, dışı kireç sıvalı ahşap evlerden geçilmezdi. Sonra nasıl oldu bilmem, hırslı, fırsatçı, parası bol bir takım insanların saldırısına uğradı. Yüksek duvarlı, çok katlı, havuzlu villalarla dolduruldu. Şimdi arayın ki içi çamur, dışı kireç sıvalı ahşap bir ev bulasınız.Bir defa ele geçirdikleri toprakların üzerine başka insanların adım atmasına dahi katlanamayan villa sahipleri yapılarının duvarlarını, "Özel Mülktür Girilmez", "Dikkat Köpek Var" levhalarıyla donatmışlardı.Köy içindeki yol boyunca sağlı sollu dizilmiş pansiyonları, yüksek duvarlı villaları ardımızda bırakarak her nasılsa ayak basmanın yasaklanmadığı, ağaçlar arasındaki bir çayırlığa arabamızı park ettik. Yaygılarımızı serip üzerlerine kurulduk.Oturur oturmaz güneşe verdim sırtımı uzun uzun, insanı iliklerine kadar ısıtan güneşe. Daha sonra sırtüstü, sere serpe toprağa uzandım. Elimin birini başımın altına destek yaptım diğerini de yüzüme ... Devamı

15 06 2007

1995 Rıfat ILGAZ Cide Edebiyat Ödülü Sahibi: Ayhan Bozkurt

1995 Rıfat ILGAZ Cide Edebiyat Ödülü Sahibi: Ayhan Bozkurt Kategori: Odul MAT boynumdan öptü annem‘’oğul’’ dedi ‘’gitme karanlığa’’güneş her sabah kapımızdaoğul gitme dağılıp gider ruhumun kancalı korsanıiçimde açılırkahve rengi anahtarlar kolay olmaz kolay anlaşılmazaymaz geceleri o yüksek infilakınçünkü faunus’a ağlar bütün balıklar sabahleyin   Ayhan Bozkurt     Ayhan Bozkurt : 1971 yılında doğduYine HİŞT dergisinin yayın kurulunda bulundu, cumhuriyet kitap,hürriyet gösteri, kitap-lık, E, varlık, milliyet sanat. Adam sanat dergilerinde yazdı. Öküzde şiir ve yazıları yayınlandı.Kitapları :ömür ölümün önsözü- cem yayınevi-1995 (95 Rıfat ILGAZ Cide edebiyat ödülü)28 numaralı oda-cem yayınevi-1995şehir soyuldu-cem yayınevi-1999     28 Numaralı OdaAyhan BozkurtCEM YAYINLARI / Türk Yazarları Dizisi1971 yılında Amasya'da doğdu. Şiirleri; Kitap-lık, Şiir-lik, Şiir Ok'u, Poetik'us, Dize, Şiir Ülkesi, Göçebe, Atika, Yeni, Biçem, İblis Yine HİŞT, yazıları ise; Kitap-lık, Hürriyet Gösteri, Cumhuriyet Kitap, Öküz dergilerinde yayımlandı. Yine HİŞT dergisi yayın kurulu üyesi olan Ayhan Bozkurt'un ilk kitabı 'Ömür Ölümün Önsözü' 1995 yılında C yayınlarınca yayımlandı. 'Rıfat Ilgaz Cide Edebiyat Ödülü' şiir yarışmasından ödül de alan şairin ikinci kitabını sunuyoruz....Ayhan Bozkurt, eğer vazgeçmezse, iyi bir şairin habercisi. Daha şimdiden, bir-iki silgi sürtmesiyle çok nefis olacak şiirler yazmış.Salih Bolat / Şiir-Lik Kasım 1996...Ayhan Bozkurt, basit görüneni yeğleyerek şiirini zora sokmuş aslında. Böyle bir söylemden şiir çıkmayacağını söyleyemeyiz. Ama farklı bir şiire ulaşmak büyük bir uğraş gerektiriyor. Kolay gelsin Ayhan!Metin Celâl / Varlık Haziran 1996 11:15 - 8/2/2006... Devamı

15 06 2007

1984 Rıfat Ilgaz Edebiyat Ödülü Sahibi: "Sekizinci Renk" ile Sev

1984 Rıfat Ilgaz Edebiyat Ödülü Sahibi: "Sekizinci Renk" ile Seval ESASLI Kategori: Odul SEVAL ESASLI 1958'de Trabzon’da doğdu. 11 aylıkken geçirdiği çocuk felci nedeniyle yürüyemediğinden resmi eğitim alamadı. 8 yaşından beri şiir yazıyor. Şiirleri Gökyüzü, Yarın, Kıyı, Varlık, İnsancıl, Şiir-lik, Şairin Atölyesi dergilerinde yayınlandı. ESERLERİ: Sekizinci Renk (1984) Yarına Kaç Var (1985) Su Gölgeleri (1990) Kışkırtıcı Çekirdek (1997) ÖDÜLLERİ: 1984 Rıfat Ilgaz Edebiyat Ödülü Sekizinci Renk ile 1990 Yunus Nadi Ödülleri mansiyon Su Gölgeleri ile ŞİİRLERİNDEN ÖRNEKLER AĞUSTOSYARINA KAÇ VARBU DAĞ BİTTİKÜFAŞK AKIŞIDİLLERİ...bu şiir... Sanat: sanat ve 'düşlerin malzemesi' Sevecen TUNÇ Kül Sayı : 15 "Elim sanata düşer usta Dilim küfre, yürek acıya Ölüm hep hana Bana mı düşer usta?" Toplumcu şair Refik Durbaş'ın bu dörtlüğünü ne vakit okusam, sanatın ve sanatçının taşıdığı so­rumluluğu anımsarım; imgelem okyanusunun derinliklerine inip, hayatı özümsemenin tek yolu olan sanatla baş başa kalırım. Sanat, kişinin kendi bilinçaltının farkına varmasıdır. Evrenin karşısında bir hiç olan varlığımız, ancak sanat ile benliğine kavuşur. İnsanoğlunun özünde olan yaratıcı kudret, sanat ile günışığına çı­kar; işte, bu noktada, sanatın ve sanatçının taşıdığı sorumluluk, toplumda saklanmaktan kurtulup evrensel bir netlik kazanır. Yüklendiği görevin bilincinde olan sanatçılar, 'hayat damarlarından biri kopmuş' olan bir ülke­de, ezilmemek, halkı ezdirmemek için mücadele ederler: Her biri altmış milyonun sorumluluğunu taşımaktan, kafa emekçiliğinin yanında kol emekçiliği de yapmaya başlamışlardır. Sheakespeare, insanı 'düşlerin malzemesi' olarak betimler. Düşlerin malzemesi olan insanın, düşlerinin efendisi olma isteğinden de sanat doğmuştur. Sanat, insan düşüncesine paralel olarak ilerlemiştir; bu yüzden, insanlık tarihinde yaşanan olayları,... Devamı

15 06 2007

Mahalle Evi: Kastamonu'da Kültür ve Sanatın Adı

Mahalle Evi: Kastamonu'da Kültür ve Sanatın Adı Kategori: Haber Kastamonu'da kültür ve sanatın adı Kastamonu'nun Cebrail Mahallesi'nde, bölgenin ahşap mimari özelliklerini taşıyan, restore edilmiş üç katlı bir bina var. Bu binayı, diğerlerinden ayıran temel özellik, hemen her gün çocuklar, gençler ve her yaştan insanlarla dolup taşması... Mahalle Evi'nin Nisan 2001 söyleşi konuğu,dergimiz yayın yönetmeni M. Mahzun Doğan'dı. Burası, Cebrail Mahalle evi. Dünya Yerel Yönetim ve Demokrasi Akademisi'nin (WALD) 'Mahallelileri ve Muhtarlıkları Güçlendirme Projesi' kapsamında kurulmuş. Mahalle Evi'nin amacı, bilinçli ve yaşadığı mekâna sahip çıkan yurttaş topluluğunun oluşturulmasına, yerel yönetimlerin yetki ve sorumluluklarını paylaşarak, onların yükünü azaltarak, karşılıklı anlayış ve işbirliğinin oluşumuna katkıda bulunmak. Proje WALD tarafından görevlendirilen genç ve çalışkan, girişimci iki koordinatör tarafından sürdürülüyor. Ebru Kipay ve Nihat Metinoğlu. Yükün neredeyse hepsini bu iki insan omuzlamış olsa da, Mahalle Evi gönüllüleri olarak destek gördükleri insanlar da var. Şair Betül Tarıman, Mine Özgür, Fulya Güler, Gülçin Birkan, Aygün Ağabaş bunların başında geliyor. Ve adları saymakla bitmeyecek bir çok insanın katkısı var. Hedef; mahalleliyi bir araya getirerek, ademi merkeziyetçi bir topluluk oluşturmak, sorunlara ortak çözüm aramak ve bilinçli insanlar topluluğu yaratmak. Proje, Türkiye'de 8 ilde çalışmalarına başlamış, her ildeki sosyal - ekonomik duruma göre değişiklikler göstermiş. Kastamonu Mahalle Evi'nde ise halkın katılımı doğrultusunda yeni ve farklı bir mekân sağlanmış, özellikle mahalleli hanımların ve çocukların zamanlarını öğrenerek ve birlikte geçirmelerini amaçlayan çalışmalar yapılmıştır, yapılmaktadır. Satranç derslerinden şiir dinletilerine... Çocuklarla etüt ve drama çalışmaları yapılıyor. Zekâ ve el becerilerini geliştirici oyunlar oynanıyor. Fotoğraf, satranç, tiyat... Devamı

15 06 2007

DİZELERİYLE RIFAT ILGAZ’DAN GÜNÜMÜZE YORUM/ Mehmet SAYDUR

DİZELERİYLE RIFAT ILGAZ’DAN GÜNÜMÜZE YORUM/ Mehmet SAYDUR Kategori: Inceleme                                                                DİZELERİYLE RIFAT ILGAZ’DAN GÜNÜMÜZE YORUM   Mehmet SAYDUR Rıfat Ilgaz doksan dört yaşına bastı. Aramızdan hiç ayrılmamış gibi inatla yaşadığını, şiirlerine bakınca anlıyoruz. Emekten, emekçiden, halktan, içimizden birisi ve yine de sımsıcak...  Ilgaz’ı ölümsüz kılan toplumcu kişiliği kolay oluşmadı. Hem “alaylı” ve hem de “okullu” olan Ilgaz’ın toplumculuğu daha çok “alaylı” yanına; yani yaşadıklarına, verdiği hesaplara dayanır.  O doksan yıl önceki Balkan ve I. Dünya Savaşı’nın acılı ortamında büyümeye başladı. Savaşlar, çocuk Mehmet Rıfat’ın  yanıbaşındaydı. En büyük ağabeyi İsmail, Çanakkale’de savaşıyordu. Yaralanıp Cide’ye gelmese onu tanıyamayacaktı bile. Bir süre sonra İsmail, Hemadan’da şehit düşmüş; taa oralardan kılıcı gelmişti.  “(...)           Bir resim kalmıştı ondan konsolun gözünde  Kim bilir nerelerdedir kılıcı?  Aynalıçarşı’da değilse, Çanakkale içinde,  İstanbul’da Kapalıçarşı’dadır.                                 (Talimlerimiz/Kulağımız Kirişte)  İlkokul günlerinde kardeş acısının sıcaklığına komşu çocuklarının acıları da eklendi. Kurtuluş Savaşı başlamıştı bu kez de... Yeni gelen Harbiye’li başöğretmen Hilmi (Erdem) Be... Devamı

15 06 2007

Rıfat Ilgaz’ın Evi Onarılıyor/ Deniz N. Akbal

Rıfat Ilgaz’ın Evi Onarılıyor/ Deniz N. Akbal Kategori: Deginiler Rıfat Ilgaz’ın evi onarılıyor   ·  Şefimiz, Ruhi Su Dostlar Korosu olarak 10. Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali kapsamında konser vereceğimizi söyleyince çok heyecanlandım. Bu vesileyle çok sevdiğim Rıfat Ilgaz'ın dünyaya geldiği Cide'yi görme imkanı da bulacaktım.Cide'yi Rıfat Ilgaz'ın adıyla duymuştum; bir çok insan gibi... Çocukluğumun hayata karşı isyanına Rıfat Ilgaz ve onun gibi değerli aydınların şiirleri ve romanlarıyla bayrak açmıştım. Nerden buldum? Kim öğretti? Bilmiyorum. Çok şanslı sayılmazdım, çevremde pek okuya(n)bilen yoktu; bir iki kişi dışında... Herkes durmadan çalışır, çalışırdı. Ben de başladım çocuk denecek yaşta çalışmaya. Rıfat Ilgaz'ın şiiri hep baş ucumda oldu. Edebiyatımızın büyük ustası “Cide için Sarıyazma” adlı romanında şunları söylemiş:"Cide, doğduğum eşsiz, benzersiz memleket… Ne iyi etmiş de anam beni bu cana yakın memlekette doğurmuş!.. Her şeyimi yitirdiğim günlerde Cide’nin belleğimin duvarlarına yansıyan görünümü ile dirilir, yaşama gücümü tazelerdim." Hemen hemen her yapıtında doğduğu topraklardan bahseden Rıfat Ilgaz'ın, dünyaya geldiği evi, yürüdüğü sokakları, kıyısında oturduğu Cide sahillerini ve dostlarını görecek olmanın heyecanı sardı beni ve arkadaşlarımı...Biraz da hüzünlenmedim dersem yalan olur.12 Eylül'den kısa bir süre sonra göz altına alınan Rıfat Ilgaz, festival yürüyüşünün yapıldığı cadde de yürütülmüş mavi bereli komandolar arasında, gözleri bağlı, elleri arkadan kelepçeli olarak....Sonra Cide Stadı'nda bekletilmiş gözaltına alınan diğer aydınlarla birlikte... Şimdi o stad da 20.000 kişinin izlediği konserler veriliyor festival kapsamında... Rıfat Ilgaz'ın şiirleri yankılanıyor. Cideli hep beraber haykırıyor sevgisini Koca Çınar'a...Cide.... Güzeldi dahası en güzeli için uğraş veriliyordu, karşılıksız ve sevgiyl... Devamı

15 06 2007

Hababam Ruhunun Şiirsel Yüzü/ Doğan Hızlan

Hababam Ruhunun Şiirsel Yüzü/ Doğan Hızlan Kategori: Deginiler Hababam ruhunun şiirsel yüzü,  Doğan Hızlan   RIFAT ILGAZ adı çoğunluğa Habam Sınıfı'nı çağrıştırır. Oysa Rıfat Ilgaz, benim için 1940 Toplumcu Gerçekçi kuşağın doruklarından biridir.Bütün Şirler'ini (1927-1991) okurken, onun pek öne çıkarılamayan değişimini de algılayabildim.Bir şairin Bütün Şiirleri'ni bir arada okumanın yararlarından sık sık söz ederim, çünkü bir şairin gelişimini saptayabilmek ancak bu tür okumalarla mümkün olmaktadır.Ilgaz, her zaman mizah yazarı kimliğiyle okurun önünde olmuştur, hele şiirini okuyan diyemem ama ilgilenen, hakkında yazı yazanların sayısı azalmıştır.Oysa şiir tarihimizde, şiirden fire vermeden, üstelik ona mizahın güleryüzünü katıp ama kıvamını bozmadan iyi şiirler yazmıştır.Toplumcu Gerçekçi Şiir, Türkiye'de eskimez. Çünkü birçok kuşak, onu elden ele devretmiştir. Koşulları değişmeyen, yoksulluğun ve yoksunluğun daima gündem maddesi olduğu bir ülkede, onun şiiri bir edebi gereksinimimizi karşılar.Bütün Şiirleri'nin başında yer alan, ilk kitabı Yarenlik'ten önceki şiirlere bakarsanız, duygulu, hatta toplumsal gerçekçiliğe gidişin belirtilerine pek rastlayamazsınız.O şiirler, iyi bir şairin müjdecisidirler. Şairin serüveninde, o şiirler benim için bir başka Rıfat Ilgaz tavrı taşıdığı için diğerleri oranında önemlidir.Son şiiri onun insancıllığını gösteriyor. Kendi el yazısıyla yazdığı şiirin başına Son Şiirim diye adını koymuş:‘Elim birine değsin,Isıtayım üşüdüyseBoşa gitmesin son sıcaklığım!’Şiir Anlayışım yazısı belki bugün birçok genç kuşak şairi için geçerliliği tartışılabilen bir açıklamadır.Ancak, onun şiirini anlamak için tutarlı bir şiir kuramının göstergesidir.Şiirini, edebiyat tarihi içindeki konumunu, gerçekçilik anlayışını en özet biçimde anlatıyor, o yazıdan aldığım şu cümle:‘Şair, coşku ve hayranlık yaratan kişidir. Bu coşku ve hayranlık, benzer koşullar içinde yaşayanlar aras... Devamı

15 06 2007

Mehmet Rıfat Ilgaz / Evrensel Gençlik

Mehmet Rıfat Ilgaz / Evrensel Gençlik Kategori: Inceleme Mehmet Rıfat Ilgaz Mehmet Rıfat Ilgaz, 1911 yılının bir ilkbahar günü Kastamonu’nun Cide ilçesinde dünyaya gelir. Ailenin yedinci çocuğu olan Ilgaz, annesinin emzirecek güçte olmayışından ötürü keçi sütüyle büyütülür. Son çocuk olmasına, o yılların çetin koşulları da eklenince, kardeşlerinden yalnızca ikisiyle beraber olabilir. 12 yaşına kadar babasının memur olduğu güzel bir kıyı ilçesi olan Cide’de kalır. Rıfat Ilgaz’ın çocukluğuna ilişkin ilk anımsadıkları, ilçenin kumsalında midye ve çakıl taşları arasında geçirdiği zamanlardır. ‘Padişahım çok yaşa’ İlkokula normalden bir yaş önce başlayan Ilgaz, okuluna gidebilmek için her gün dik bir yokuşu tırmanır. Yağmurlu havalarda ise abisinin sırtına binerek çıkar bu yokuşu. Bu fedakarlık ve zorluğun karşılığında ise küçük Rıfat’a sınıf birincisi olmak düşer. 1910’lara denk gelen ilkokul yıllarına ilişkin Ilgaz’ın hafızasında yer eden olayların biri de padişahların tahta çıkmalarından sonra düzenlenen törenlerde kendilerine “Padişahım çok yaşa!” sloganının attırılmasıdır. İlköğrenimin son sınıfını Terme’de tamamladıktan sonra Kastamonu’da ablasının yanında sürecek ortaokul yılları başlar Ilgaz için. 1924 yılında Terme’den Kastomonu’ya o ilk gelişini, “devrialem seyahatine çıkmaktan zordu” diye tasvir edecektir ilerde. İlkokul sıralarını birincilikle bitirmeye alışık Rıfat, ortaokulu, kaçıncı olduğunun pek önemi olmadığı, bütünlemeye kalmaksızın sınıfını geçtiği yıllar olarak anımsar ilerde. Ancak karnesine her dönem bir ihtar işareti konulan genç delikanlı, bu ihtarlarının çoğunu, “kötü” diye nitelendirdiği öğretmenlerinin gülünecek yanlarını bulup onlarla uğraşması sonucu alır. Kitaba yatırılan harçlıklar Rıfat Ilgaz’ın okuma alışkanlığını kazanmaya başlamasıysa, Sherlock Holmes’un dedektiflik hikayeleri ve “Kerem ile Aslı”gib... Devamı

15 06 2007

Ali Şahin (alsah) ve WEB Sayfaları

Ali Şahin (alsah) ve WEB Sayfaları Kategori: Guncel Anasayfa   Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış    Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü    Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları   *Ali ŞAHİN (alsah): Kastamonu- Taşköprü Yazıhamit Köyü (02.02.1952); Yazıhamit Köyü İlkokulu (1964); Taşköprü Ortaokulu (1967); Çorum Öğretmen Okulu (1970); Ankara GEE Türkçe Bölümü (1975- 1978 Mektupla Öğretim); Eskişehir AÜAÖF' nde TDE Lisans tamamlama (1992 Dışardan); Tosya Gökçeöz Köyü (1970-1974); Taşköprü Kızılcaören Köyü İlkokul Öğretmenliği (1974-1980) ve Taşköprü Sevim Tokatlı Kız Meslek Lisesi TDE Öğretmenliği ve Müdür Yardımcılığı (1980-1998); İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Tedviren Şube Müdürlüğü (1998); Devrekani İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü (1998-2003) ve Tokat- Pazar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü (2003- 2004) Emeklilik (17.02.2004- ?)   İletişim İçin E- postalarım: ================ alisahin37@hotmail.com al_sah@msn.comasahin37@msn.comsahin_ali_@hotmail.comasahin37@gmail.comalsah37@hotmail.comalisahin37@mynet.comsahin_ali@msn.comalsah37@example.com "   ::: ALİ ŞAHİN (alsah) SİTELERİ ::: =====================    A. Şahin'in Bloknotu/ Ekim '05 Ali Şahin'in Not Defteri/ Şubat '06 Çocuk ve Edebiyatı/ Ocak '06 Edebiy@t/ Kasım '05 Edebiy@t 2005/ Eylül '05 Edebiyat Dünyası/ Aralık '05 Geçmiş Gelecek/ Şubat '06 Gerçeğin Sesi/ Eylül '05 Gökırmak / Temmuz '05 Güldeste/ En Güzel Atatürk Şiirleri (Seçki)/ Aralık '05 Güncem- Kişisel Sitem/ Temmuz '05 Kastamonu Net/ Eylül '05 Kastamonu Net (Blogcu)/ Aralık '05 Öykü/ Ocak '06 Öyküler & Öykücüler/ Aralık '05 Rıfat Ilgaz Arşivi/ Ocak '06 Roman Yazıları/ Aralık '05 Şiirler & Şairler/ Aralık '05 Taşköprü'den Bakış/ Kasım '05 Ta... Devamı

15 06 2007

Yazarlarımız: Rıfat Ilgaz/ denizce.com

Yazarlarımız: Rıfat Ilgaz/ denizce.com Kategori: Inceleme Anasayfa   Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış    Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü    Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları     e-maildenizce@denizce.com   Aziz Nesin Bedri Rahmi Eyüpoğlu Behçet Necatigil Cahit Sıtkı Tarancı Can Yücel Fazıl Hüsnü Dağlarca Halide Edip Adıvar Halikarnas Balıkçısı Necati Cumalı Nazım Hikmet Orhan Veli Özdemir Asaf Rıfat Ilgaz Uğur Mumcu Yahya Kemal Beyatlı   Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler     Ayın GüzeliBağlarDenizci DiliFaydalı BilgilerPüf NoktasıResim Galerileri    Yazarlarımız      Rıfat Ilgaz                                                                                             Rıfat Ilgaz    1911 Cide - 7 Temmuz 1993 İstanbul     Camlarda karayel acımasız Nereye baksam can çekişmesi Gece... yol boyu memleket memleket Isıtsın iyimserliğin içimi Dağılsın ölüm korkum bir görün Aydın bakışlarını arıyorum   Rıfat llgaz, 1940'ların toplumcu-gerçekçi şairleri arasında başta  gelenlerindendir. 1911 yılında Cide'de doğdu. Şiir yazmaya ortaokul öğrencili... Devamı

15 06 2007

BİR ANI: "RIFAT ILGAZ'LA 3 GÜN- 3 GECE"/ Nuri KESKİN

BİR ANI: "RIFAT ILGAZ'LA 3 GÜN- 3 GECE"/ Nuri KESKİN Kategori: Ani Anasayfa   Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış    Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü    Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları     Soldan sağa: Bayram Ünal ve Nuri Keskin 25 yıl sonra...     Kastamonu - Sözde- Kantar Karakolu   1981 yılı mayıs ayı sonları, yeni inşa edilmekte olan et balık kombinasının yemekhane bölümü. Alelacele pencerelerine demir parmaklık monte edilerek gözetim yeri olarak düzenlenmiş. Taşköprü ve Cideli demokrat- yurtsever- Atatürkçü gençler ve öğretmenlerden oluşan 40- 50 kişilik grup. Arada bir- iki tane de silah kaçakçısı var.   Bir akşamüstü gözleri bağlı olarak Rıfat Ilgaz'ı da getirdiler. Bir iki yaşlı dışında herkes gözleri bağlı ayakta. Sadece günde üç öğün yemek molasında gözler açılabiliyor. Başta garnizon komutanı albay olmak üzere mitçiler- istihbaratçılar- polisler ve askerler "Hababam Sınıfı Yazarı" geldi diyorlar. Benim durduğum duvarın yanımdaki somyaya oturttular, onu da ayakta tutmadılar. Sadece Hababam Sınıfı'nın yazarı olarak tanınmaktan üzüntü duyuyordu; ben şair kişiliğimle tanınmak isterim diyordu. Üzerinde balıkçı bir kazak, kalınca bir kot pantolon vardı. Cide'de deniz kenarında bir evde oturuyorum, şimdilerde serin oluyor. Bu kot pantolon ve kazağı aynı zamanda pijama gibi kullanıyorum, sıcak tutuyor, rahat oluyor, dedi."Askerler eve geldiğinde zaten bekliyordum,  böyle bir şey, karakola götürürler bir ifade alırlar, geri dönerim diye düşünüyordum. Resmi bir yere bu kılıkla gitmeyeyim, bir ince gömlek giyeyim, kravat takayım diye komutandan müsaade istedim: 'olmaz, hemen gideceğiz' dedi. Çok kızdım. Tamam gidelim, dedim pardösüyü üstüme geçirip çıktık. Burası çok serinmiş, şimdi o komutanı görsem teşekkür edeceğim, ince şey... Devamı

15 06 2007

Memet Fuat'ın Çağdaş Türk Şiirine Giriş'înde: Rıfat Ilga

Memet Fuat'ın Çağdaş Türk Şiirine Giriş'înde: Rıfat Ilgaz Kategori: Inceleme   Anasayfa   Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış    Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü    Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları     "...Rıfat Ilgaz ise her döneminde Serbest nazım akımına çok uzaktı. Dünya görüşü, sanat anlayışıyla değilse de, şiirleştirme yöntemleriyle, sesiyle, tonuyla, Garip akımına daha yakındı; başka bir söyleyişle, 1940'ların şairiydi. Ölçü, uyak, benzetme, imge gibi şiir araçlarına uzak durması, hiçbir kural tanımamasıyla, Orhan Veli'den daha ilerilere gitti, şiirin sınırlarında dolaştı. Ayrıca, halkın beğenisini arayıp bulma çabasında da onu geçtiği söylenebilir. 1942'de Yarenlik, 1944'de Sınıf, 1948'de Yaşadıkça adlı kitapları basıldıktan sonra, uzun süre şiir yayımlayamadı. "Kapandı yüzümüze dergi kapakları, / Bir varmış, bir yokmuş olduk sağlığımızda." Bir şair için bundan büyük çile olamaz. Nitekim Rıfat Ilgaz da yıllarca şiir yayımlayamamanın, okurla ilişki kuramamanın yarattığı bunalımlarla şiirine güvenini yitirdi. 1953'te yayımladığı Devam ile 1954'te yayımladığı Üsküdarda Sabah Oldu adlı kitapları kendi yolunda direnmediğini, günün beğenilen şairleriyle yarıştığını gösteriyordu. "Nedir yani, biz de yaparız bu pek önemli bir şey yapılıyormuş gibi yazılanları!" der gibiydi. Bu yüzden de ortak bir şiirin içine düşmüş, başkalarına benzemişti. Giderek düzyazıya, mizah öykülerine ağırlık verdi, Hababam Sınıfı'yla yaygın bir ün kazandı." ( Memet Fuat, Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi – Giriş, Adam Yayınları, 11. Basım, 1997) “ILGAZ ANADOLUNUN SEN YÜCE BİR DAĞISIN” “ILGAZ ANADOLUNUN SEN YÜCE BİR DAĞISIN” RIFAT ILGAZ KASTAMONU’DA ANILDI Türk Edebiyatının Koca Çınarı Rıfat Ilgaz doğumunun doksan dördüncü yıl... Devamı

15 06 2007

BENDEKİ RIFAT ILGAZ / ALİ ŞAHİN

BENDEKİ RIFAT ILGAZ / ALİ ŞAHİN Kategori: Ani Anasayfa   Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış    Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü    Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları                                                                                 ALİ ŞAHİN BENDEKİ RIFAT ILGAZ 16. 03. 06   _____________________________________________________________ "Ben kıyıcığında doğmuşum Kastamonu'nunFener fener bilirim Karadeniz'i / Rıfat Ilgaz" Ilgaz nasıl ki Anadolu'nun yüce bir dağıdır; Rıfat Ilgaz da Türkiyenin bir yüce ozanı, yazarı... Rıfat Ilgaz, 71 yaşına geldiğinde bile bu denli tehlikeli biri miydi? Silahların gölgesindeki Kenan Evren 'in, elinde kalem tutan birinden böylesine korkmasını anlamak olası değil...(Deniz Som, Cumhuriyet, 10.06.2001)"Şairi anmak için Kastamonu'ya gelenleri makamına davet etmiştir dönemin valisi, "Bu binaya en son 1982'de gelmiştim... 12 Eylül yönetimi babamı gözaltına almıştı ve nerede olduğunu bilmiyorduk... Dönemin valisinden yardım istemiştim... O da bilmiyordu... Babamı mezbahada bulmuştuk; ciğerlerinden hastaydı... Sonra tutuklu olarak sanatoryuma kaldırmışlardı; kapıda iki, yatağının başında iki silahlı asker bekliyordu..." diye anılarını tazeliyor oğlu Aydın Ilgaz merdivenlerden çıkarken...12 Eylül faşist cuntasının, sessiz sedasız geldiği ilçelerden biri olan Cide'de yaşayan Şair Rıfat Ilgaz'ın kapısı bir gece askerlerce çalınır. O... Devamı

15 06 2007

BENDEKİ RIFAT ILGAZ / ALİ ŞAHİN

BENDEKİ RIFAT ILGAZ / ALİ ŞAHİN Kategori: Ani Anasayfa   Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış    Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü    Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları                                                                                 ALİ ŞAHİN BENDEKİ RIFAT ILGAZ 16. 03. 06   _____________________________________________________________ "Ben kıyıcığında doğmuşum Kastamonu'nunFener fener bilirim Karadeniz'i / Rıfat Ilgaz" Ilgaz nasıl ki Anadolu'nun yüce bir dağıdır; Rıfat Ilgaz da Türkiyenin bir yüce ozanı, yazarı... Rıfat Ilgaz, 71 yaşına geldiğinde bile bu denli tehlikeli biri miydi? Silahların gölgesindeki Kenan Evren 'in, elinde kalem tutan birinden böylesine korkmasını anlamak olası değil...(Deniz Som, Cumhuriyet, 10.06.2001)"Şairi anmak için Kastamonu'ya gelenleri makamına davet etmiştir dönemin valisi, "Bu binaya en son 1982'de gelmiştim... 12 Eylül yönetimi babamı gözaltına almıştı ve nerede olduğunu bilmiyorduk... Dönemin valisinden yardım istemiştim... O da bilmiyordu... Babamı mezbahada bulmuştuk; ciğerlerinden hastaydı... Sonra tutuklu olarak sanatoryuma kaldırmışlardı; kapıda iki, yatağının başında iki silahlı asker bekliyordu..." diye anılarını tazeliyor oğlu Aydın Ilgaz merdivenlerden çıkarken...12 Eylül faşist cuntasının, sessiz sedasız geldiği ilçelerden biri olan Cide'de yaşayan Şair Rıfat Ilgaz'ın kapısı bir gece askerlerce çalınır. O... Devamı

15 06 2007

Hababam Sınıfı... İLHAN SELÇUK Cumhuriyet 30.03.2006

Hababam Sınıfı... İLHAN SELÇUK Cumhuriyet 30.03.2006 Kategori: Fikra Anasayfa   Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış    Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü    Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları  Cumhuriyet 30.03.2006 PENCERE İLHAN SELÇUK Hababam Sınıfı... Hürriyet gazetesinde başlığın üstünde bir duyuru: ''Bu hafta Rıfat Ilgaz haftası!..'' Gazete kaç günden beri ''Hababam Sınıfı'' nı ve yazarını okurlarına sunuyor; demek ki aradan yarım yüzyıl geçmesine karşın Ilgaz'ın adı, ünü, değeri, çekimi sürüyor... ''Hababam Sınıfı'' 2006 Şubatı'nda beş yüz bin adet basılıp 23 bin noktada dağıtılmış, Hababam Sınıfı üzerine çekilmiş üç film Avrupa'da ''Kurtlar Vadisi Irak'' tan sonra gişe başarısında ikinci geliyormuş... ''Hababam Sınıfı'' efsaneye dönüştü!.. * Peki, bu ''Hababam'' ne biçim bir sınıf?.. 24 Mayıs 1965 günü bu köşede ''Hepimizin Sınıfıdır O...'' diye Hababam'ı anlatmaya çalışmışım, yazının kimi satırlarını aktarıyorum: ''Anlatması pek kolay... Hepimizin sınıfıdır o... Öğretmeniyle ve öğrencisiyle... Kara tahtası, tebeşir kokusu, haytalarının gürültüsü, kâğıt hışırtısı, sıra gıcırtısı, yazılısı, sözlüsü, kopyası, karnesi, yoklaması ve bütünlemesiyle okul hayatının acı ve tatlı anıları... Türkiye'nin gerçeği içinde ortaöğretim hayatını mizah edebiyatında klasikleştiren bir eserdir 'Hababam Sınıfı' .... Köy gerçeği, Anadolu gerçeği, İstanbul gerçeği diye yürüyor edebiyatımız, görülüyor ki bir de Hababam Sınıfı gerçeği var... Ve Türk toplum yaşamının çok önemli bir kesimidir o... Hababam Sınıfı herhangi bir okulun yatılı sınıfıdır... ........... Ve Hababam Sınıfı'nda hepimizin dirsek çürüttüğü sınıfların e... Devamı

13 06 2007

Zümrüt Yeşili Bir Göl: Gideros Koyu!

Zümrüt yeşili bir göl: Gideros Koyu!Karadeniz'de maviyle yeşilin arasında yaptılan yolculukta, Kastamonu sınırları içindeki 170 km'lik kıyı bandında mola veriyor. Kastamonu'nun en güzel koylarından biri olan Gideros koyu; kestane, meşe, kayın, şimşir ve çam ağaçlarından oluşan yemyeşil bir örtüyle çevrilerek, zümrüt yeşili bir gölü andırıyor. Batı Karadeniz'e yaptığımız yolculuk, Sinop'a doğru daha 328 km devam edecek. Kastamonu il sınırları içindeki 170 km'lik kıyı bandını film şeridi gibi gözler önüne seriliyor. Tekne yapımcılığında ünü sınırları aşan Tekkeönü ve Kurucaşile, ilk karşılaştığımız koylar. Yol tarafı ve deniz kenarında heybetli ahşap omurgalar, Karadeniz'in usta ellerinde şekillenerek tekne oluyor ve denize iniyor. Kurucaşile, şirin bir sahil kasabası. Sokak aralarında bile park etmiş araçlar arasında tekne yapanları görmek mümkün. Çekiç, matkap sesleri, atölyelerin boş durmadığının habercisi. Küçük çapta teknelerin yer aldığı balıkçı barınağının içi, renkli yansımaları ile sempati topluyor. Önümüzde Kuşçu köyü, Aydosdere, Sakallı, Cide, Akbayır, Güzelkent, Doğanyurt, İnebolu, Abana, Çatalzeytin gibi birbirinden güzel koylarla süslü yerleşim merkezleri, tatil ve kamp alanlarıyla, plajlar bulunuyor. İmrendirici sakin kumsalların çekiciliği, yol alıp ilerlemenizi engelliyor. Hepsinde durmak ve dantel koyları fotoğraflamak istiyorsunuz. Tepeden seyredip hayale dalmak bile başlı başına bir zevk. Akdeniz'e tezat beton binalar, parsellenmiş yasak bölgeler, küme küme kooperatif evleri ve her koya yerleşmiş tatil köyleri yok. Gürültü, trafik, is, pis, duman yok... Yöre halkı mütevazı, kendi işinde gücünde, turiste alışık, doğayı korumuş, yöresel özellikler kaybolmamış ve hayrettir, Karadeniz hala temiz. Kapısu köy tabelası ile Kastamonu il sınırlarına adım atıyoruz. Aslında her koyu tek tek anlatmak gerek. Fakat bir tanesi var ki, Karadeniz'in en güzel koylarının başında yer alıyor: Kurucaşile-Cide arasında, iki noktaya da ... Devamı

12 06 2007

Kastamonu'dan Cide'ye Ordan Gideros'a....

Gideros Koyu Gideros Koyu Gideros Koyu       Gideros Koyu Gideros çevresi Kurucaşile       Tekne yapım atelyeleri Tekkeönü Cide kıyıları       Batı Karadeniz kıyıları Abana sahili İnebolu       Kastamonu - Çaylayık Kastamonu saat kulesi Kastamonu evleri       Kaya mezarları Kastamonu Ark. Mz. Pirinç tarlaları      ... Devamı

12 06 2007

Rıfat Ilgaz’ın Doğduğu Ev Restore Ediliyor

Rıfat Ilgaz’ın Doğduğu Ev Restore Ediliyor   Kadir İncesu (Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi)     “Sınıf”ın mimli ozanı Rıfat Ilgaz’ın 1911 yılında doğduğu evde 14 aydır süren çalışmaların sonuna gelindi. Yıllar önce Cide ADD tarafından alınan, fakat imkânsızlıklar nedeniyle restore edilemeyince Kültür Bakanlığına devredilen ev; Kültür Bakanlığı’nca da uzun bir süre sonra Kültür Ve Sanat Evi yapılması koşuluyla Cide Belediyesi’ne devredilmişti. Cide Belediye Başkanı Nejdet Demir de Rıfat Ilgaz’ın ilçeleriyle özdeşleşmiş bir değeri olduğunu, onu yaşatmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını söyleyerek restore çalışmalarını başlatmıştı, geçtiğimiz yıl yapılan törende. Aslına uygun olarak restore edilen evin yapımının son aşamasına gelindiği şu günlerde, evin yapım çalışmalarını büyük usta Rıfat Ilgaz’ın oğlu Aydın Ilgaz yerinde inceledi. Çalışmaların bu yıl 12. düzenlenecek olan Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivaline yetişecek olmasının mutluluğunu yaşadığı gözlerinden okunan Ilgaz yine de buruktu. “Üzülerek söyleyeyim ki birkaç Cideli dışında bu evin yapımına kimse katkıda bulunmadı. Binanın yıkıldı yıkılacak hali Cideli için kara bir leke gibiydi. Cide Belediye Başkanı Necdet Demir başta olmak üzere birkaç Cidelinin gayretiyle bugünlere geldi. Rıfat Ilgaz Kültür ve Sanat Evi bittiğinde kendi kendine yetecek duruma da getirilmeli. Biz Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi olarak hazırladığımız CD, VCD, DVD ve Rıfat Ilgaz’ın kitaplarının burada satılmasını sağlayarak gelir elde edilmesini sağlayacağız. Yine burada Cide’de üretilmiş şeylerin satılması gerekiyor, Japonya veya Çin’den getirilmiş basit ve kalitesiz şeylerin değil. Nedir bunlar derseniz, Cideliler tarafından üretilen şimşir kaşık, Cide bezi, Cidella…” Aydın Ilgaz, bu yıl 12. kez düzenlenecek festivalin bugünlere gelmesinin bir ortak çalışmanın ürünü olduğunu, bunun temellerinin Rıfat Ilgaz... Devamı

21 05 2007

Basında Rıfat Ilgaz / Çınar Yayınları Basın Odası'ndan

LHAN SELÇUK: Sınıf Ve Demokrasi? İLHAN SELÇUK: 142'den 312'ye KADİR İNCESU: Rıfat Ilgaz 'ın 12 Eylül Anıları KADİR İNCESU: Ilgaz Anadolu'nun Sen Yüce Bir Dağısın KADİR İNCESU: Halime Kaptan 100 Temel Eser Arasında KADİR İNCESU: Rıfat Ilgaz Kadıköy'de Anıldı KADİR İNCESU: Rıfat Ilgaz İçin Ne Yapsak Azdır KADİR İNCESU: Elde Var Hüzün KADİR İNCESU: Madem Öyle Pollyanna KADİR İNCESU: Tsunamide Sörf Olmaz KADİR İNCESU: Afet Kültürümüz Yok KADİR İNCESU: Mehmet Saydur'la Söyleşi KADİR İNCESU: İstanbul Oyuncak Müzesi 1 Yaşında KADİR İNCESU: Ne İyi Etmiş te Anam Beni Bu Canayakın Memlekette Doğurmuş KADİR İNCESU: İstanbul Oyuncak Müzesi KADİR İNCESU: Oyuncak Tarihi Uygarlık Tarihidir KADİR İNCESU: Türk Aydını Eski Mahallene Dön! KARARTMA GECELERİ KARARTILMASIN! KARİN KARAKAŞLI: Duyarsızlıkla Çerçeveli Türkiye BİRGÜN: Kaypak Olan Yalnızca Yer mi? BİRGÜN: Köln'de Rıfat Ilgaz Rüzgarı M. EMİN DEĞER: Bir Kastamonu Güncesi M. EMİN DEĞER: Rıfat Ilgaz ve Kastamonu Lisesi MEHMET SAYDUR: Rıfat Ilgaz 90 Yaşında MEHMET BAŞARAN: Anadolu İhtilalinin Sesi MEHMET SAYDUR: Sevdim Haklıdan Yana Olabilmek İçin MEHMET SAYDUR: Dizeleriyle Rıfat Ilgaz'dan Günümüze Yorum MEHMET SAYDUR: Sabahattin Ali, Aziz Nesin Ve Rıfat Ilgaz'ın Empreyalizme Karşı Açtıkları Bayrak: "Marko Paşa" METİN UCA'nın Gözünden, Gönlünden "Düş Hekimi" Kitapları MİNE ÖZGÜR: Yöreselden Evrensele Yolculuk; Rıfat Ilgaz'ın Yapıtlarında Kastamonu'nun etkisi Rotary Kulübü SUNAY AKIN'a Ödül Verdi MUSTAFA KÖZ: Bir Deniz Madencisi "RIFAT ILGAZ" MUSTAFA ASLAN: Karartma Geceleri MUSTAFA KARA: Kızılderili'nin Aya Gönderdiği Mesaj MÜSLİM ÇELİK: Ölürken de Sevdalı Kaldı N. ASYA: Memleketin Kıyıcığından Bir Sınıf Yazarı NAİL GÜRELİ: Oyuncakların Dünyası NEBİL ÖZGENTÜRK: Oyuncaklarla Devr-i Alem NEBİL ÖZGENTÜRK: Dünyanın Oyuncakları Birleşti NİLAY YILMAZ: Humor From The East and Laughter From The West NİSAN ... Devamı

21 05 2007

Basında Rıfat Ilgaz / Çınar Yayınları Basın Odası'ndan

LHAN SELÇUK: Sınıf Ve Demokrasi? İLHAN SELÇUK: 142'den 312'ye KADİR İNCESU: Rıfat Ilgaz 'ın 12 Eylül Anıları KADİR İNCESU: Ilgaz Anadolu'nun Sen Yüce Bir Dağısın KADİR İNCESU: Halime Kaptan 100 Temel Eser Arasında KADİR İNCESU: Rıfat Ilgaz Kadıköy'de Anıldı KADİR İNCESU: Rıfat Ilgaz İçin Ne Yapsak Azdır KADİR İNCESU: Elde Var Hüzün KADİR İNCESU: Madem Öyle Pollyanna KADİR İNCESU: Tsunamide Sörf Olmaz KADİR İNCESU: Afet Kültürümüz Yok KADİR İNCESU: Mehmet Saydur'la Söyleşi KADİR İNCESU: İstanbul Oyuncak Müzesi 1 Yaşında KADİR İNCESU: Ne İyi Etmiş te Anam Beni Bu Canayakın Memlekette Doğurmuş KADİR İNCESU: İstanbul Oyuncak Müzesi KADİR İNCESU: Oyuncak Tarihi Uygarlık Tarihidir KADİR İNCESU: Türk Aydını Eski Mahallene Dön! KARARTMA GECELERİ KARARTILMASIN! KARİN KARAKAŞLI: Duyarsızlıkla Çerçeveli Türkiye BİRGÜN: Kaypak Olan Yalnızca Yer mi? BİRGÜN: Köln'de Rıfat Ilgaz Rüzgarı M. EMİN DEĞER: Bir Kastamonu Güncesi M. EMİN DEĞER: Rıfat Ilgaz ve Kastamonu Lisesi MEHMET SAYDUR: Rıfat Ilgaz 90 Yaşında MEHMET BAŞARAN: Anadolu İhtilalinin Sesi MEHMET SAYDUR: Sevdim Haklıdan Yana Olabilmek İçin MEHMET SAYDUR: Dizeleriyle Rıfat Ilgaz'dan Günümüze Yorum MEHMET SAYDUR: Sabahattin Ali, Aziz Nesin Ve Rıfat Ilgaz'ın Empreyalizme Karşı Açtıkları Bayrak: "Marko Paşa" METİN UCA'nın Gözünden, Gönlünden "Düş Hekimi" Kitapları MİNE ÖZGÜR: Yöreselden Evrensele Yolculuk; Rıfat Ilgaz'ın Yapıtlarında Kastamonu'nun etkisi Rotary Kulübü SUNAY AKIN'a Ödül Verdi MUSTAFA KÖZ: Bir Deniz Madencisi "RIFAT ILGAZ" MUSTAFA ASLAN: Karartma Geceleri MUSTAFA KARA: Kızılderili'nin Aya Gönderdiği Mesaj MÜSLİM ÇELİK: Ölürken de Sevdalı Kaldı N. ASYA: Memleketin Kıyıcığından Bir Sınıf Yazarı NAİL GÜRELİ: Oyuncakların Dünyası NEBİL ÖZGENTÜRK: Oyuncaklarla Devr-i Alem NEBİL ÖZGENTÜRK: Dünyanın Oyuncakları Birleşti NİLAY YILMAZ: Humor From The East and Laughter From The West NİSAN ... Devamı

29 03 2007

Ilgaz'ın yazarlığının kaynağı

Ilgaz'ın yazarlığının kaynağıRıfat Ilgaz "gerçekçi" bir edebiyatçıdır ilkin. Onun gerçekliği, yaşamı sanatlaştırmada seçtiği yöntemdir. İnsan gerçekçilikten sosyalist gerçekçiliğe uzanır.   Ilgaz'ın yazarlığının kaynağı Öner Yağcı Rıfat Ilgaz, kaynağı insan, kaynağı halk, kaynağı Anadolu olan bir edebiyatçımızdır. O, kaynaklarına ihanet etmeyen, kaynaklarından aldığı esinle yaşamın aydınlatılması, güzelleştirilmesi ve geleceğe aktarılması kavgasının ölümsüz yazarlarından biridir. O, halk ve insan kaynağına sosyalist, yurtsever, halkçı, cumhuriyetçi, özgürlükçü, demokrat, laik, devrimci, aydınlanmacı bir aydın olarak eğilmiş, eğitimciliği ve insan sevgisiyle de, Can Yücel'in dediği gibi, "Anadolu'nun yüce bir dağı"dır, "eteklerinde kitaplar." Onun yazdıklarından buram buram tüten, Anadolu'da yüzyıllardır süren aydınlanma kavgasına bağışlanan güzelliklerdir. "Dünü bugüne, bugünü yarına bağlama"nın ustalarından biri olarak aydınlanma savaşımımızın bayrağını yarınlara aktarmayı başaran yazarlarımızdan biri olan Rıfat Ilgaz'ın yaşamının aynası kitapları, kitaplarının aynası ise yaşamıdır. O, "Yaşamak bir yürek işçiliği" düşüncesiyle yaşamı sanatlaştırarak aynaya yansıtan bir edebiyatçıdır. Peki, Rıfat Ilgaz nasıl böyle bir edebiyatçı olmuştur, onu Rıfat Ilgaz yapan etkenler nelerdir? Rıfat Ilgaz "gerçekçi" bir edebiyatçıdır ilkin. Onun gerçekliği, yaşamı sanatlaştırmada seçtiği yöntemdir. İnsan gerçekçilikten sosyalist gerçekçiliğe uzanır. İnsanın, "insan emeğinin en yüce değer" olduğu; insanın doğaya egemen olarak yaşamı değiştiren bir varlık olduğu; yaşamı değiştirirken kendisinin de değiştiği; tek birey olarak değil de toplumsal ilişkiler içinde yaşayan bir varlık olduğu; doğayla ve başka insanlarla ilişkilerindeki duygularının, düşüncelerinin, davranışlarının çelişkilerle dolu olduğu; bu çelişkilerin ortadan kaldırılması için de insanın uğraş vermesi gerektiği; doğasında özgürlük ve ölümsüzlük arayışı olan insanın bu arayıştaki savaşım... Devamı

18 01 2007

Markopaşa üzerine söz alırken

Markopaşa üzerine söz alırken   Öner Yağcının "Markopaşa Kitapları" üzerine değerlendirmesine Mehmet Ergün'den cevabi bir yazı geldi. Aşağıda sunuyoruz   MEHMET ERGÜN Öner Yağcı, "Markopaşa'yı Günümüze Getiren Kitaplar" başlıklı yazısının bir yerinde, "Markopaşa olayı ilgili olarak yazılan onlarca makalenin dışında, dönemle ilgili birçok araştırmada ve anılar demetinde olayın gerçekliği konusunda yeterli ölçüde olmasa da çalışmalar yapıldı" diyor. Ardından da bu yargının yönlendiriciliğinde Markopaşa ile ilgili/ ilişkili üç kitabı ele alıyor. Ama "siyasal ve yazınsal tarihimize tutulan önemli bir ışıldak", "olayın aydınlatılmasına yeni bir katkı" olarak nitelendirmesine karşın, onları da yeterli bulmadığını ve "Markopaşa'ların daha yeni çalışmaları beklediğini" belirtiyor.(1) Bu değerlendirmeleri yaparken Markopaşa ile ilgili çalışmalarda gördüğü yetersizliklerle giderilmeleri için yapılması gerekenlere değinmiyor. Ama o sözleri söyleyecek konumda olduğunu duyumsatan bir dil kullanmaktan da geri durmuyor. Yağcı'nın Markopaşa'ya ilişkin olarak "bir bilen" edasıyla söyledikleri üzerinde durmak gerekiyor. Hangi Markopaşa? Yağcı, tek bir Markopaşa'dan söz ediyor. Ona göre bu derginin serüveni 25 Kasım 1946'da başlıyor ve 1950'lerin Hür Markopaşa'larına, Medet'lerine ulanıyor. Şöyle yazıyor "...ilk sayısı 25 Kasım 1946'da 6000 basılarak yayımlanan (daha sonra tirajı 60.000'e ulaşan) haftalık Markopaşa'dan başlayıp Merhumpaşa, Malumpaşa, Ali Baba'nın serüveniyle devam ederek Sabahattin Ali'nin öldürülmesinden sonra Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'ın Başdan, Hür Markopaşa, Yedi-Sekiz Paşa (Yedi-Sekiz Hasan Paşa olacak - M.E.) Medet, Öküz Mehmet Paşa adlarıyla sürdürdükleri 'yeni Markopaşalar'..." Ortada bir değil, iki Markopaşa var oysa. "İlk"i Sabahattin Ali ile Aziz Nesin'ce çıkarılıyor ve Sabahattin Ali'nin yönlendiriciliğinde yayın yapıyor. "İkinci"si ise "İlk"inin kapatılm... Devamı

18 01 2007

"Tek suçumuz hür insanlar gibi konuşmak, kitaplar suç ortağımız"

Rıfat Ilgaz "Tek suçumuz hür insanlar gibi konuşmak, kitaplar suç ortağımız"Kel Mahmut, Palamut Recep, İnek Şaban, Düdük İsmet, Tulum Hayri, Erkek Sevim, Yıkılmaz Hadi ve nice öykü kahramanını sıra arkadaşımız, sırdaşımız, hayatımızın gerçek bir parçası haline getirip, hepimizin aklının en güzel köşelerine yerleştiren, kimi zaman güldüren, kimi zaman ağlatan Hababam Sınıfı'nın yaratıcısı Rıfat Ilgaz.Biz hepimiz O'nu Hababam Sınıfı'nın yazarı olarak bildik. Oysa altmış yayınlanmış kitabıyla Türk edebiyatına onlarca şiir, roman ve öykü armağan eden Ilgaz'ı bir kez daha tanımak gerekiyor belki de; özellikle de Hababam Sınıfı'nın TV dizisi olarak tekrar çekildiği şu günlerde... Cide'de başlayan yaşamı 1993'te sona erene kadar hep bir mücadele içinde geçti: Birinci Dünya Savaşı (ki bu savaşta ağabeyini kaybetti), Kurtuluş Savaşı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu ve ardından gelen Atatürk devrimleri, İkinci Dünya Savaşı, üç askerî darbe, sayısız tutuklanma, yaklaşık beş buçuk yıllık bir tutukluluk dönemi... Bu dönemlerin hepsine bir de yoksulluk ve tüberkülozu ekleyin... O yüzden, Rıfat Ilgaz'ın bugün 'Koca Çınar' olarak anılması kimseyi şaşırtmamalı.Nüfus kayıtlarına göre 1911'de, kendi söylemine göre 1910 yılı karlı bir Şubat ayında Kastamonu Cide'de doğdu. Ilgaz o yılları anlatırken "Annem, sağlığı bozuk, zayıf bir kadınmış. Ben onun yedinci çocuğu oluyormuşum. Beni emzirecek güçte olmadığından, babamın hekim arkadaşının önerisiyle keçi sütüyle büyütülmüşüm. Bundan ötürü, annem bana kızınca, 'Ne olacak, keçi sütüyle beslenmiş, onun için keçi inadı var onda!' dermiş" diye betimler.İlk öğrenimini 5.sınıfa kadar Cide'de yaptı. 5.ve 6. sınıf öğrenimlerini, babasının tayini nedeni ile gittikleri Samsun Terme'de tamamladı. Çocukluğu ve ilk gençlik yılları Karadeniz Havzasında geçti. Kurtuluş Savaşı'nın başladığı dönemlere denk gelen bu yıllar Ilgaz'ın dünya görüşünü çok etkiledi. Ve be... Devamı

18 01 2007

CİDE VE RIFAT ILGAZ

CİDE VE RIFAT ILGAZ Kategori: Inceleme CİDE VE RIFAT ILGAZ   1911’de Cide’de Atatürk Caddesi, 67 no’lu ahşap evde başlayan, 83 yıl sürecek olan inatçı bir yaşamdır Rıfat ILGAZ. Türk yazısının bütün alanlarında verdiği çok değerli eserlerden; “Hababam Sınıfı”, “Yıldız Karayel”, “Karartma Geceleri”, “Sınıf” ilk akla gelenlerdir. Toplumcu, gerçekçi çizgide yaşadığı eserleriyle, haklı bir ustalık payesi kazanmıştır. Cide Rıfat ILGAZ için ne ifade ediyordu? “Cide doğduğum eşsiz, benzersiz memleket, ne iyi etmiş de annem beni bu cana yakın memlekette doğurmuş! Her şeyimi yetirdiğim günlerde Cide’nin belleğimin duvarlarına yansıyan görünümü ile dirilir, yaşama gücümü tazelerdim...” “...Ciğerlerim havaya ilk burada kavuşmuştu. Demek vücudum buranın havasına, suyuna, besinine göre oluşup gelişmişti. Gözlerim buranın görünümüne bakarken daha dingindi. Kim bilir sinirlerim, sağduyum, bilinçaltım da öyle olmalıydı...” “Rıfat ILGAZ denince akla Karadeniz gelir; önce Memişköylü, sonra Cideli oluşum. Cideli olduğumu yapıtlarımda gösterişim; kimilerinin sandığı gibi Cide’ye, memleketime turistik katkıda bulunmak için değil, doğanın güzelliğini, doğa-insan ikilemi, değerlendirilmemiş üretimi, sömürüyü, geri kalmışlığı, bulup çıkarabilmek(...) bu gerçekleri yeryüzü insanlarına gösterebilmek. Demek ki amacımın içinde yöresel olmaktan çok evrensel olabilme çabası var.” “...İlk izlenimlerim, doğa-toplum ilişkilerim, insan sevgim burada biçimlenip uç verdi, halkı, köylüyü, kıtı kıtına yaşayan insanları burada tanıdım (...) Hâlâ köylü dendi mi, Cide köylüsü gelir aklıma...” CİDE’DE YAŞADI VE YAZDI Cide’li “Sarı Yazmalı” olacak şiirlerde, “Halime Kaptan, Şaduman” olacak romanlarında, “Bacaksız” olacak çocuk yazısında ve Türk yazısına zorla oturacaktı. Bir inatçı yaşamdı Rıfat ILGAZ. Hapist... Devamı