43 Takipçi | 9 Takip
Kategorilerim

Sevdiğim Fotoğraflar

Gitmek İstediğim Yerler

Benim Tarzım

Okumak İstediklerim

İzlediklerim

Gezdiğim Yerler

Evim İçin

Din

Diğer İçeriklerim (272)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (43)
17 06 2007

'Her satırında buram buram alın teri' / Deniz SOM

'Her satırında buram buram alın teri' / Deniz SOM Kategori: Haber   'Her satırında buram buram alın teri' / Deniz SOM Amerika'da elektrik mühendisiyken işini bırakıp yayıncılığa başladı Aydın Ilgaz ; babası Rıfat Ilgaz 'ın sağlığında Çınar Yayınları'nı kurdu... Amaç, Rıfat Ilgaz'ın kitaplarını olabildiğince aracısız okura ulaştırmaktı. Sonra, Sunay Akın 'ın, Cezmi Ersöz 'ün, Akgün Akova 'nın ve daha birçok değerli kalemin kitabını okurla buluşturdu... Aydın Ilgaz'ın en iyi bildiği şey dostluktu; grafiker bir dostuna bilgisayar sistemi yatırımı yapması için kefil olunca ve dost bildiği dolandırıcı intihara kalkışıp ortadan kaybolunca hiç ilgisi olmadığı halde milyarlık borçlar üstüne kaldı. Ödeyebildiği kadarını ödedi, ödeyemedikleri faiziyle katlanıp büyüyor. Çınar Yayınları, zor bir dönemeçten geçiyor... Kredi, teşvik, ihale Aydın Ilgaz'ın bildiği çıkış yolları değil. Tek umut, Çınar Yayınları'nın kitaplarını daha çok okura ulaştırıp, kefaletini ödemek. Şu sıralar, Rıfat Ilgaz'ın ya da Sunay'ın, Cezmi'nin bir kitabını almanın, çocuk kitaplarını Çınar'dan seçmenin, bir dostunuza kitap armağan etmenin ve böylece Çınar Yayınları'nı düze çıkaracak bir kampanyayı çevrenize duyurmanın zamanı... Rıfat Ilgaz'ın dediği gibi: ''Tam çağı işe başlamanın doğan günle/ Bul içine tükürdüğün kitapları yeniden/ Her satırında buram buram alın teri/ Her sayfası günlük güneşlik/ Utanma, suçun tümü senin değil/ Yırt otuzunda aldığın diplomayı/ Alfabelik çocuk ol!'' Çınar Yayınları'nı aramak isterseniz, telefonu: 0 212. 293 28 96.   Cumhuriyet, 14 NİSAN 1999   Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı'nda gerçekleştirilen toplantıda sunulan bildiriler, sonuç bildirisiyle birlikte kitap olarak yayımlanacak. 20.Yüzyıl Türk Şiirinde Nâzım Hikmet 'N âzım Hikmet, sadece biçimde değil, Kurtuluş Savaşı ve Rus Devrimi'ni tanıyan bir ... Devamı

17 06 2007

Anadolu İhtilalinin Sesi... / Mehmet BAŞARAN

Anadolu İhtilalinin Sesi... / Mehmet BAŞARAN Kategori: Inceleme Anadolu İhtilalinin Sesi... Mehmet BAŞARAN '' Kastamonu'' dendi mi, bugün de hâlâ ''kurtuluş yolu'' düşer aklıma. Kuvayı Milliye'nin sıcak günleri... Coşkuyla cephane boşaltır Karadeniz'den İnebolu kayıkçıları ve kağnılarını yükleyip yola düşer, yoksul Anadolu anaları... Bir kutsal duraktır Ecevit Hanı. Sömürüye karşı çıkan destan kahramanlarının yürek vuruşları duyulurdu o hanın duvarlarında (ne yazık ki o hanı yıkmışlar). Kastamonu dendi mi, yeni Sevr'cilere, mandacılara cumhuriyetin 75. yıldönümünde yaşanmış Susurluk'lara karşın, İstiklal Mahkemesi yargıcının sesi gelir kulağıma: ''Bundan sonra, memleketin casuslara, eşkıyaya, rüşvet alana, zalime, asker kaçağına, bunları saklayanlara, zenginleri fukaraya tercih edenlere, her kim ve ne mevkide ve rütbede ne kadar büyük olursa olsun, aman yoktur...'' Yüzyıllarca Anadolu'yu savsaklayan, halkı ezenlere karşı yükselen emperyalizme savaş açan Anadolu İhtilali 'nin sesidir bu. 1946'dan bu yana, yeniden yeniden duymayı özlediğimiz ses... Oysa, günümüzde ''devrim'' sözcüğü bile aforoz edildi, 12 Eylül kafalarınca. ''Atatürk ilke ve devrimleri'' diyemiyoruz kitaplarda, demeçlerde: ''Atatürk ilke ve inkılapları!'' ''İlke'' Cumhuriyet'', ''inkılap'' Tanzimat kafasının ürünü. Bunca bulanık kafalar hâlâ... Ama Anadolu İhtilali aydınlık, kaçamaksız, dobra dobra iletiyor düşüncesini... ''Kastamonu'' deyince, Osmanlı Mebusan Meclisi'nde kırsal kesim insanlarının okuma hakkına kavuşturulması için çırpınan, gerçekçi çözümler öneren Ballıca köyünden öğretmen İsmail Mahir Efendi gelir aklıma. İlk yetiştirme yurdu açan eğitimci... Ne bir okula verilmiştir adı kentinde, ne de yaşamöyküsünü bilen vardır... ''Kastamonu'' deyince, Rumeli'nin uzak bir köyünden... Devamı

17 06 2007

'Sevdim Haklıdan Yana Olabilmek İçin' / MEHMET SAYDUR

'Sevdim Haklıdan Yana Olabilmek İçin' / MEHMET SAYDUR Kategori: Inceleme Toplumsal gerçekçi yazının temsilcilerinden Rıfat Ilgaz aramızdan ayrılalı beş yıl oluyor 'Sevdim haklıdan yana olabilmek için' MEHMET SAYDUR Rıfat Ilgaz özdeksel yokluğuyla yaşamaya başlayalı beş yıl oluyor. Geçen yıllar onu halkından koparamıyor, unutturamıyor; inadına daha çok anımsanmasına, okunmasına, birlikteliğine neden oluyor. Nedir ondaki bu özellik, bu sıcaklık, bu içtenlik? Onun pek çok özelliği var, ama bunlardan biri, toplumcu yanı, halktan yana olma özelliği en başta geleni. Ilgaz'a göre tutulacak bir taraf olacaktı, kuşkusuz. Hangi taraf? Sandalyeyi çekenden yana mı sandalyesi çekilenden yana mı olunmalıydı... Ezenden yana mı, ezilenden yana mı? Halktan yana mı, sömürenden yana mı? Ilgaz tutacağı tarafı seçtiğinde henüz otuzuna basmamıştı. Artık bir ömür boyu gözü toplumda, kulağı halkta olacaktı. Hatta daha da ileri gidecek, ölçüt yapacaktı, halkı. Hani felsefede ''Doğrunun ölçütü nedir?'' tartışması vardır ya, olaya, zamana, kişiye göre değişen. Ilgaz'a göre doğrunun ölçütü ''halk'' tır. Halka ineceksin, halka soracaksın. O ''doğru'' derse, onaylarsa doğrudur. Yoksa yanlış. O zaman bir terslik vardır. Halka inilememiş, aydınlatılamamış, birlik olunamamıştır. Bu yöndeki düşüncelerini, uyarılarını sık sık iletecektir. ''Ezenlerle bir olmuş yaşıyoruz ne güzel Çizme onlardan içindeki ayak bizden ne iyi (...) Acımasız bir namlu şakağımızda soğuk Tetikte kendi parmağımız yabancının değil (Körüz Biz/Karakılçık) Ilgaz ölçütünde haklı mıdır? Kuşağından aydınlarla birlikte uğraşılarına bakarsanız evet. Örneğin Markopaşa olayı... Sabahattin Ali ve Aziz Nesin ile birlikte 1946- 1950 arası çıkardıkları Markopaşa gazetesinin adının altında ''Halk için haftalık siyasi mizah gazetesi'' yazılıdır. Bu, Türkiye'nin ilk mizah gazetesidir. ''Kahkaha'' gazetes... Devamı

17 06 2007

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı WEB Sayfasında Rıfat Ilgaz

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı WEB Sayfasında Rıfat Ilgaz Kategori: Inceleme Rıfat Ilgaz Cide'de doğmuştur (1911). Orta öğrenimini Kastamonu Öğretmen Okulu'nda, yüksek öğrenimini, Gerede, Akçakoca ve Düzce'de altı yıl öğretmenlik yaptıktan sonra Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü'nde tamamlamıştır (1938). Adapazarı ve İstanbul'da Türkçe öğretmenliği yapmıştır. Sınıf adlı ikinci şiir kitabı dolayısıyla tutuklanmıştır (1944). Daha sonra Boğazlıyan Ortaokulu'nda bir yıl çalışmış ve öğretmenlikten ayrılarak gazetecilik yapmaya başlamıştır. Aziz Nesin ve Sabahattin Ali'nin çıkardıkları Markopaşa, Malumpaşa, Merhumpaşa gibi siyasal mizah dergilerinde yazı işleri müdürlüğü ve yazarlık yapmıştır (1945-1952). Daha sonra Adembaba dergisini çıkarmıştır (1952). Dolmuş, Taş, Karikatür, Şaka, Külâh dergilerinde ve Tan'da Yeni Gazete'de Stepne takma adıyla ve kendi adıyla yazmıştır. Yaşadıkça (1948) adlı üçüncü, Devam (1953) adlı dördüncü şiir kitapları, "komünizm propagandası yapmak ve müstencenlikle suçlanarak toplatılmış, mahkeme 'men'i muhakeme kararı vermiştir. Ilgaz, şiir kitaplarıyla ilgili tutuklamalar dolayısıyla aralıklarla beş yıldan fazla hapisanede kalmıştır. Rıfat Ilgaz, bir ara Cide'ye yerleşmiş (1975), İstanbul'da ölmüştür (1993)". Yazın Yaşamı İlk okuma ve kitap sevgisini, "babasının yada ağabeyinin her gece yüksek sesle okudukları Şerlok Holmes'in dedektiflik hikâyeleri, Kerem ile Aslı, Zeycan ile Asuman gibi halk masallarından aldığını" söyleyen Rıfat Ilgaz, yazmaya daha ortaokul sıralarında iken başlamıştır. Ortaokulda Türkçe derslerine gelen Zeki Ömer Defne'nin edebiyat sevgisini körüklediği Ilgaz, orta son sınıf öğrencisiyken Kastamonu'da çıkan Açıkgöz ve Nazikter gazetelerinde ilk şiirlerini yayımlamıştır (1927). İlk şiirinin adının "Sevgilimin Mezarında" olduğunu belirten Ilgaz, "benim ne sevgilim vardı, ne de ölmüştü. Edebiyat kitaplarındaki sevdiğim şiirlere özenerek böyle bir manzu... Devamı

17 06 2007

Festival: 2004

Festival: 2004 Kategori: Inceleme 'Rıfat Ilgaz' Cide'de 02/07/2004 KASTAMONU - Rıfat Ilgaz anısına düzenlenen Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali'nin 9'uncusu bugün başlıyor. 4 Temmuz'a kadar sürecek festival, bugün saat 14.30'da Ilgaz'ın doğduğu ev önünde yapılacak anma toplantısı ile başlayacak. 'Hababam Sınıfı Fotoğraf ve Belgesel Sergisi'nin açılışı da yine doğduğu evin bahçesinde gerçekleşecek. 'Rıfat Ilgaz'ın Şiiri' başlıklı, 17.00'de gerçekleşecek panelin konuşmacıları Sennur Sezer, Gülsen Tuncer, Turgay Fişekçi ve Güngör Gençay. Günün son etkinliği saat 21.00'deki 'Cide Fotoğrafları' başlıklı slayt gösterisi ve Engin Ayça'nın yapımcılığını üstlendiği 'Rıfat Ilgaz 80. Yaşgünü' belgeseli. (Kültür Sanat)   FESTİVAL Rıfat Ilgaz'ın anısına Türk edebiyatının en önemli isimleri arasında yer alan Rıfat Ilgaz'ın anısına her yıl düzenlenen Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali'nin dokuzuncusu gerçekleşiyor. 4 Temmuz'a kadar sürecek festival programında paneller, halk oyunları ve sergilerin yanı sıra ses yarışması da yapılacak. Tel: (0212) 528 71 40 06:42 - 5/2/2006 Devamı

17 06 2007

Festival: 2003

Festival: 2003 Kategori: Inceleme Rıfat Ilgaz'ın 10. ölüm yıldönümü... Karadeniz’in şirin kenti Cide’de bu yıl 11-12-13 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek olan “Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali” sekiz yaşında... 1911’de Cide’de doğan RIFAT ILGAZ’ın, yapıtlarında doğduğu topraklara ve o topraklarda yaşayan insanlara olan bağlılığını, sevgisini ve özlemini sık sık yazması üzerine Cideliler tarafından Usta’nın adını yaşatmak için düzenlenen geleneksel festivalin programı bu yıl aşağıda belirtildiği şekliyle gerçekleşiyor.Bu yılın Koca Çınar’ın aramızdan ayrılışının onuncu ölüm yıldönümü olması nedeniyle ayrıca önem kazanan festivalin akışı içinde çeşitli anma toplantıları da yapılacak.11 TEMMUZ CUMASaat 14:00RIFAT ILGAZ Evinin Önünde ToplanmaFestival YürüyüşüAnıta Çelenk KoymaSaygı Duruşu ve İstiklâl MarşıKonuşmalar..... Cide Kaymakamı, Cide Belediye Başkanı, Kastamonu ValisiHalk Oyunları Gösterisi..... Cide Sarı Yazma Ekibi, Şişli Belediyesi Halk Oyunları EkibiSaat 16:00Çocukluğa Yolculuk (Halk Eğitim Merkezi Salonu)Yazan: Işık KANSUSunan: Tülay BURSAKatılımcılar: Özcan KARABULUT, Sevgi ÖZELSaat 18:30Tek Kişilik Gösteri (Halk Eğitim Merkezi)..... Metin UCA12 TEMMUZ CUMARTESİSaat 11:00Yazarlarla Söyleşi ve İmza Günü (RIFAT ILGAZ Evi Bahçesi)Saat 12:00Sarı Yazma Güzeli Seçimi (Ece Motel Önü)Berat AKYÜREK, Ahmet Selçuk İLKAN, Şahsenem, Onur AKINSaat 14:00Panel (Halk Eğitim Merkezi Salonu)Yöneten: Turhan GÜNAYKonu: Nerde Kalmıştık?Konuşmacılar: Mehmet SAYDUR, Zeki COŞKUN, Aydın ILGAZ, Özcan KARABULUTSaat 16:30RIFAT ILGAZ’ın Çocukları – Yaratıcı Drama (RIFAT ILGAZ Parkı)Sunan: Sadık ASLANKARASaat 20:30Şenlik Konseri (Cide Şehir Stadyumu)Cide Sarı Yazma Halk Oyunları Ekibi, Ahmet AYKIN, Orhan CANAYAKINHavai Fişek Gösterisi - Şişli Belediyesi Halk Oyunları Ekibi13 TEMMUZ PAZARSaat 11:00Deniz Gezisi (Liman İçi)Saat 13:30Ses Yarışması (RIFAT ILGAZ ParkıSaat 16:30... Devamı

17 06 2007

Festival: 1999

Festival: 1999 Kategori: Inceleme   Cide 1995 yılında sinesinden çıkardığı büyük Yazar Rıfat ILGAZ ve romanlara adı verilmiş Cide ile özdeşleşen Barok sarısı “Sarı Yazma” ‘ dan adını alan bir Kültür-Sanat festivali yolculuğuna başlamış… Amaç büyük haritalarda yeri zor bulunan kimilerine göre küçük sahil kasabasını tanıtmak… Küçük ilçe geniş yüreğinden ülkemiz insanlarının beyinlerine kazınacak “Hababam Sınıfı” eserinin yazarı Rıfat ILGAZ’ ı çıkaracaktır. Taşrada küçük ilçe henüz bozulmamış doğal güzellikleri, sarı yazma simgesi ve büyük yazarı ile belki de metropoller ile tanışacaktır…Bu düşüncelerle ilk festival 7-8-9 Temmuz 1995 yılında dönemin kaymakamı Sayın Ahmet SOLEY ve ekibi ile düzenlenmiştir. Bu tarihten itibaren her yıl Temmuz ayında kutlana gelen RIFAT ILGAZ SARI YAZMA KÜLTÜR ve SANAT FESTİVALİ ilçeye gerçekten sanat ve kültürel açıdan oldukça faydalı olmuştur. İlçe halkı kendi imkanları ile tanışma ve görüşme fırsatı bulamayacağı bir çok yazar ve sanatçıdan yararlanmıştır. Örnek: Yazarlar :Duygu ASENA, Mehmet SAYDUR, Zeki COŞKUN, Semih POROY, Özcan KARABULUT, Sadık ALBAYRAK, Yusuf Ziya BAHADINLI, Nihat ETEŞSanatçı :Musa EROĞLU, Murat KEKİLİ, Metin UCA, Salih BOLAT, Vedat ÜLGER gibi daha bir çok yazar ve sanatçı bu festival vesilesi ile Cide gelmiştir. İlçeye tanıtım ve turizm açısından da oldukça fayda sağlayan festival çalışmalarının gelecek yıllarda da devam ettirilerek geleneksel hale dönüşmesi hedeflenmektedir.20 Haziran 1999 Kahve Yemen’den, değirmen Cide’den Ayça GENÇ Kahve ve baharat öğütmekte kullanılan el değirmenleri cilalı taş devrinden bu yana rağbet görüyor Sofralara, sohbetlere tat katan kahveler, baharatlar ilk önce el değirmenleri sayesinde geldi sofralarımıza. Bakırdan, pirinçten yapılan el değirmeninde taze çekilmiş bir kahveyi yudumlamanın 40 yıl hatırı oldu hep. Kastamonu'ya bağlı Cide ilçesinin Kovanören Köyü'nde 73 yaşındaki İsmail... Devamı

17 06 2007

Festival: 2000 - 2001

Festival: 2000 Kategori: IncelemeCideliler, Hababam Sınıfı'nın yaratıcısını 7. ölüm yıldönümünde unutmadılar Rıfat Ilgaz festivalle anıldı ZEYCAN GÜL CİDE - Türk edebiyatının ölümsüz eseri Hababam Sınıfı'nın yaratıcısı, ünlü şair, roman, öykü, tiyatro, mizah ve fıkra yazarı Rıfat Ilgaz , 7. ölüm yıl dönümünde doğum yeri Cide'de gerçekleşen ''7. Cide Rıfat Ilgaz Kültür ve Sanat Festivali'' yle anıldı. Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi'yle beraber şenliği düzenleyen Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Cide Şubesi, Cideli olmaktan gurur duyduğunu her ortamda dile getiren Ilgaz'ı unutmadıklarını bir kez daha kanıtladı. Anma festivali, 7 Temmuz Cuma günü ADD Cide Şubesi'nden Cide belediye binası önündeki meydana yürüyüşle başladı. Yürüyüşün ön saflarını Cideli gençler ve çocuklar oluşturdu. Atatürk anıtı önünde düzenlenen etkinlikte Cide Sarı Yazma Halk Oyunu ve Ankara Çankaya Belediyesi Hoytur Halk Dansları gösterisi sunuldu. Şehir Stadyumu'nda akşam düzenlenen etkinlik kapsamında, Rıfat Ilgaz'ın kendi sesinden okuduğu şiirleri dinlendi, Halk oyunları, slayt ve havai fişek gösterileri yapıldı. Akşam da Şükriye Tutkun konser verdi. Cide Halk Eğitim Merkezi'nde 8 Temmuz cumartesi günü Rıfat Ilgaz anısına düzenlenen panelde konuşan Burhan Günel , Rıfat Ilgaz'ın 1940 toplumcu kuşağı içinde yer alan, kovuşturulup cezalandırılan, sonraki dönemlerde edebiyat dışına çıkarılmaya çalışılan bir aydın olduğunu anımsattı. Günel, ''Rıfat Ilgaz, yaşadığı dönemin gereğini yerine getirdi. İşçi sınıfının sanatını yaptı'' diye konuştu. Günel, 1940 kuşağının toplum sorunlarını dile getirdiğini vurgulayarak ''Günümüzdeki mandacı anlayış, medya desteğiyle toplum gerçeklerini gündem dışında tutmaya çalışmaktadır. 1940 kuşağı, günümüzde kovuşturulmaya çalışılan aydın insanları anımsatmaktadır'' dedi. Gazetemiz Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay ise güncel konulara ilişkin yaptığı değerlendirmesi... Devamı

17 06 2007

12.CİDE RIFAT ILGAZ SARIYAZMA KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ (2007)

(Yakında burada yayınlanacak)   ERKİN UMSAN: Unutulmaz Bir Gece MUSTAFA ASLAN: Yokuş Yukarı CAN DÜNDAR: Yaşamda Ve Yargıda Devrimci Duruş: Halit Çelenk AYDIN ILGAZ: Sınıf'tan Hababam Sınıfı'na CUMHUR CANBAZOĞLU: Hababam Sınıfı 50 Yaşında ÜLKÜ TAMER: Sunay... Edebiyatın Hınzır Çocuğu HASAN AKARSU: Rıfat Ilgaz'ın Yaşamı Ve Tüm Şiirleri REFİK DURBAŞ: Hababam Sınıfı 50 Yaşında STAR: 50. Yılını Köln'de Kutladı DOĞAN HIZLAN: 50 Yıldır Mezun Vermeyen Sınıf KADİR İNCESU: Değişmeyense Siyasilerin Ve Halkın Büyük Çoğunluğunun Uykuda Olması DOĞAN HIZLAN: Hababam Sınıfı'nın Bir de Kitabını Okuyun ALİ EKBER ATEŞ: Bir Kitabın Düşündürdükleriyle Yola Çıkmak KADİR İNCESU: Suzan Uztan İle Dünden Bugüne HASAN CEMAL: Che'nin Yolu UTKU ERİŞİK: Çizginin Emekçisi, Emeğin Çizeri "Burhan Solukçu" İLHAN SELÇUK: Hababam Sınıfı CUMHURİYET: Bütün İnsanlığın Dostu; Rıfat Ilgaz Hababam Sınıfı Ve Kabataş KADİR İNCESU: Logosu Rıfat Ilgaz Olan Gazete METİN BORAN: Rıfat Ilgaz Ve Tiyatro NUH KÖKLÜ: Memleker 50 Yıldır Hep Aynı Sınıfta DOĞAN HIZLAN: Kastamonu'da Rıfat Ilgaz Şöleni ALİEKBER ATEŞ: Rıfat Ilgaz Şiiri Üzerine Kendimce Bir Deneme GÜNGÖR GENÇAY: 11 Yıl Önce Bugün Kaybettiğimiz Şair... HASAN AKARSU: Burhan Solukçu Rıfat Ilgaz Almancada KADİR İNCESU: Kafası Karışık Dili Bulanık Türkiye B. SADIK ALBAYRAK: Karadeniz'in Kıyıcığında Rıfat Ilgaz Şenliği EMEL DİNSEVEN: 11. Cide Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali EMEL DİNSEVEN: Cide Yollarında ALİ ŞAHİN: Rıfat Ilgaz Ve Cide'si 11. Cide Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür Ve Sanat Festivali 20.05.2002: Rıfat Ilgaz'ın Yaşam Serüveni Sahnede AKŞAM: Rekor Vizontelenin Değil Hababam'ın ALİ NAZLI: Rıfat Ilgaz'ın Şiirinde Mizah Öğeleri Aydın Ilgaz Üniversitelilerle buluştu AYNUR ERDEM: Afet Kültürümüz Yok BALÇİÇEK PAMİR: Kendinizi Şımartın Oyun Oynamaya Gidin BİLGİ BEYKOZ: Karartma Gecelerinden Hababam Sınıfı'na; Rı... Devamı

17 06 2007

Karadeniz’in En Uzun Sahili: Cide

Karadeniz’in en uzun sahili CideMustafa ÖZDEMİRHababam Sınıfı’nın yazarı Rıfat Ilgaz’ın doğduğu yer olan Kastamonu’nun Cide İlçesi; kilometrelerce uzanan sahili, dağları, şelaleleri, muhteşem koyları, mağaraları, kanyonları ve yeşilin her tonunun rastlanabileceği ormanlarıyla keşfedilmeyi bekleyen bir cennet. Üstelik bu haftasonu, 11. Cide Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali düzenleniyor. Kültürel ve sanatsal etkinliklerin ağırlıkta olduğu festival süresince, Türkiye’nin dört bir yanından gelen sanatçılar, usta yazarın anısına eserlerini sergileyecek. Cide’nin hangi isimle, ne zaman, nerede ve kimler tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmiyor. Ancak bugüne kadar Gasgaslar, Paflagonyalılar, Henetler, Romalılar, Bizanslılar, Candaroğulları ve Osmanlılar bu bölgede yaşamış halklar. En erken kalıntılar Roma ve Bizanslılar’a ait .Güble ve Gilivri arasında bulunan Çoban Kalesi, Romalılar tarafından inşa edilmiş. Timle Kalesi ise Bizans dönemine ait. Gazallı, Okçu, Gideros, Akça, Karasu ve Hıdır bölgedeki diğer tarihi kaleler. Cide’nin adı Homeros’un ünlü eseri İlyada’da da anılıyor: "Erkek yürekli Pylaimenes komuta eder Paflagonyalılar’a, gelmişler yaban katırlarıyla ünlü Enetler’in yurdundan, Kitoros’ta, Sesamos’ta otururlar, Parthenios Irmağı çevresinde kurmuşlardır ünlü saraylarını, kentleri Kromna Aigialos, yüksek Erythinoi’dur..." Paflagonya kentlerinden Kitoros bugün Gideros denen sahil köyü. Kromna, Cide’nin 28 km. batısındaki Kurucaşile’nin, Sesamos ise şimdiki Amasra’nın Büyük İskender tarafından Kraliçe Amastris’e düğün hediyesi olarak verilmeden önceki adı. Aigialos da, Osmanlı döneminde Karaağaç adını alacak olan Cide iskelesi. Aigialos kentinin kalıntılarının bugünkü liman içerisinde kaldığı tahmin ediliyor. . 1213 yılında Anadolu Selçukluları’nın, 1460’da ise Fatih Sultan Mehmet’in Kastamonu’yu almasıyla Osm... Devamı

15 06 2007

Festival: 2005/ Rıfat Ilgaz Cide'de Anıldı

Festival: 2005/ Rıfat Ilgaz Cide'de Anıldı Kategori: Haber Rıfat Ilgaz Cide de Anıldı 13/07/2005   Cide'de Rıfat ILGAZ'ın Evi YORUM-SİZ! (SUZ) DÜN BUGÜN (09.07.2005) YARIN ? RIFAT ILGAZ'IN EVİ YENİDEN YAPILMAK İÇİN YIKILDIÜNLÜ YAZAR RIFAT ILGAZ'IN EVİ YENİDEN YAPILMAK İÇİN YIKILDI. BELEDİYE BAŞKANI NEJDET DEMİR, ILGAZ'IN EVİNİN GELECEK YIL FESTİVALE YETİŞTİRİLECEĞİNİ SÖYLEDİ.Ünlü edebiyatçımız Rıfat ILGAZ'ın doğduğu ev uzun yıllardan beri yapılmayı beklerken kısa süre önce Kültür ve Turizim Bakanlığı tarafından Cide Belediyesine tahsis edilen Ev ve Bahçe Belediye Başkanımız Nejdet DEMİR'in yoğun gayretleri sonucu Kurul kararı alarak yenisi yapılmak üzere bugün yıkıldı.Belediye Başkanımız Nejdet DEMİR bina 3 m daha arkaya çekilerek projeye uygun bir şekilde önümüzdeki festivalde açılacağını Rıfat Hocaya ve Cide ye yakışır bir görünüme kavuşacağını söyledi.10. Rıfat Ilgaz festivali Radikal, 25/06/2005 KASTAMONU - En çok 'Hababam Sınıfı' adlı romanıyla tanınan şair, yazar, eğitimci Rıfat Ilgaz için doğum yeri olan Cide'de düzenlenen festival 10 yaşına bastı. Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali'nin 10'uncusu 8-10 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek. Festivalde fotoğraf sergisi ve öykü oluşturma atölyesi yapılacak, Ruhi Su Dostlar Korosu, Songül Karlı, Barış Akarsu konserler verecek. Cide Kaymakamlığı, Cide Belediyesi, Atatürkçü Düşünce Derneği, Turizm Derneği ortak yapımı olan festival kapsamında Avrupa Birliği'nin tartışılacağı ve 'Rıfat Ilgaz'ın anılacağı iki de panel yer alıyor. Avrupa Birliği panelinin konuşmacısı Mustafa Balbay. Bilgi için Tel: 0212 528 71 40. (Kültür Sanat)   Ilgaz Cide'de anılacak "Hababam Sınıfı"nın yazarı Türk edebiyatının çınarı Rıfat Ilgaz'ın anısına Cide'de yapılan Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali 10 yaşına girdi.Türk edebiyatının "... Devamı

15 06 2007

Ta Derinlerde Bir Yerlerde... / Oral ÇALIŞLAR

Ta Derinlerde Bir Yerlerde... / Oral ÇALIŞLAR Kategori: Haber oralcalislar@yahoo.com Ta Derinlerde Bir Yerlerde... Bir bayram sabahı mahmurluğu içinde, elimi kütüphaneye uzattım. Rıfat Ilgaz' ın ilk kez yargılanıp tutuklanmasına neden olan ''Sınıf'' başlıklı şiir kitabına gözlerim takıldı. Geçmişin derinliklerine dalıp gittim. Rıfat Ilgaz'ın Çınar Yayınları'nca 1996'da 6. basımı yapılan ''Sınıf'' başlıklı şiir kitabının ilk basım tarihi 1944. Kitabın ilginç yargılanma serüveni, Türkiye'ye yön veren mantığın 56 yıl önce de pek farklı olmadığını gözler önüne seriyor. Tabii, devlet içindeki çeteleşmenin de nasıl beslenip büyüdüğünün tarihsel köklerini. Rıfat Ilgaz, kitaptaki şiirleri nedeniyle 24 Mayıs 1944'te tutuklandı. Tutuklandığında öğretmendi, zaten şiirleri de öğrencileri, okulu, eğitimci olarak gözlemlerine dayanan duygularla yüklüydü. Yargılama, İstanbul 1. No'lu Örfi İdare (Sıkıyönetim) mahkemesinde görüldü. 10 Ağustos 1944 yılında son erdi. Mahkemenin ''esbabı mucibeli hükmü'' (gerekçeli kararı) özetle şöyleydi: ''(Mahkememiz)... Nişantaşı Ortaokul öğretmenlerinden Mustafa Fatma' dan doğma 1327 doğumlu Hüseyin oğlu Rıfat Ilgaz.. hakkında aşağıdaki hükmü vermiştir: ...Mahkemece bilirkişi olarak seçilen bilirkişi raporlarında 'Sınıf' adlı kitabın muharririnin 'hasta ruhlu' olduğunu, komünizm propagandası mahiyetinde olmadığını ve kıymeti edebiyesi de bulunmadığını ifade ve beyan ettikleri görülmüş: Suç mevzuu olan Sınıf adlı şiir kitabının tetkikinde ise... Bu kitabın 19 parçadan düzenlenen muhtelif başlıklı yazıları(ndan).. baştan üç parçası mektep çocuklarına ayrıldığı, diğer 16 parçanın mektep ve talebe ile bir alakası bulunmadığı, bu parçaların hepsinde mevzu olan ya fakir veya zengin veyahut her ikisi bir arada bir veya müteaddit şahıslar ele alınmış olduğu, halk arasında zengin ve fakir iki sınıf veya zümre hakkında uzun uzadıya... Devamı

15 06 2007

Sabahattin Ali'nin 'Markopaşa Yazıları ve Ötekiler"i / M

Mehmet ERGÜN Kategori: Inceleme Mezarı başında düzenlenen törene yalnızca yakınları katıldı Yazar Rıfat Ilgaz'ı sadece üç beş kişi andı İstanbul Haber Servisi - ''Hababam Sınıfı'' nın yaratıcısı, ünlü şair, romancı, fıkra ve öykü yazarı Rıfat Ilgaz , ölümünün 7. yıldönümünde Zincirlikuyu'daki mezarı başında anıldı. Rıfat Ilgaz'ı anma törenine yalnızca ünlü yazarın yakınları katıldı. Ilgaz'ın oğlu Aydın Ilgaz , anma törenine ailesinin dışında kimsenin katılmamasına tepki göstererek babasına vefasızlık yapıldığını söyledi. Kemal Sunal 'ın ölümüyle son günlerde Hababam Sınıfı'nın yeniden gündeme geldiğini anımsatan Aydın Ilgaz, Ayşen Gruda, Perran Kutman, Halit Akçatepe, Münir Özkul, Tarık Akan, İlyas Salman gibi birçok sanatçının Hababam Sınıfı'nda rol aldığını, ancak bu kişilerin katıldıkları hiçbir televizyon programında Rıfat Ilgaz'dan söz etmediklerini vurguladı. Ilgaz, ''Rıfat Ilgaz'a geçmişte olduğu gibi hâlâ sansür uygulanıyor'' diye konuştu. Telif haklarına da değinen Ilgaz, televizyonlarda Hababam Sınıfı filminin her yayımlanışında sadece 2 milyon lira aldıklarına dikkat çekti. Törene katılanlar daha sonra ''Rıfat Ilgaz Kültür ve Sanat Festivali'' için Cide'ye hareket ettiler. Cumhuriyet, 07.07.2000   Adile Sultan Kasrı Öğretmenevi ve Kültür Merkezi'nde bazı eksiklikler tamamlanınca yeni yılda açılacak Hababam Sınıfı yaşıyor * Hababam Sınıfı'nın yaşatılması önerisi İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hayata geçirildi. Koşuyolu'ndaki Adile Sultan Kasrı Öğretmenevi ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen sınıfta ''İnek Şaban'' Kemal Sunal, ''Hafize Ana'' Adile Naşit, ''Güdük Necmi'' Halit Akçatepe, ''Damat Ferit'' Tarık Akan, ''Badi Ekrem'' Şener Şen, ''Tulum Hayri'' Cem Gürzap, ''Domdom'' Feridun Şavlı ile diğer oyuncuların ... Devamı

15 06 2007

Yeryüzü diye bir dergi/ Arif DAMAR

Yeryüzü diye bir dergi/ Arif DAMAR Kategori: Inceleme Dergi 15.02.2004 Yeryüzü diye bir dergi Abidin Dino, Enver Gökçe, Orhan Peker, Sait Faik, Şaban Ormanlar, A. Kadir, Şükran Kurdakul, Ahmet Arif, İlhan Berktay ve Yaşar Kemal... Onlar, 1951 Eylülü'nden 1952 Martı'na kadar yayımlanan Yeryüzü adlı dergiye emek vermişlerdi. Şair Arif Damar, o yıllarda faaliyeti yasak olan Türkiye Komünist Partisi öncülüğünde çıkan bu ilginç kültür dergisinin öyküsünü yazdı. Arif Damar Bugüne kadar TKP ile ilgili hiçbir yazı yazmadım. Aslında anılarımı da yazmadım. Çok kimsenin, en yakınlarımın bile ısrarına karşın anılarımı yazmamakta direndim. Oysa önümüzdeki yıl seksen yaşında olacağım. Yaşantım önemsiz ve sıradan da değildir. On beş-on altı yaşımdan beri edebiyat ve devrimci çevrelerin içinde bulundum. Pekiyi niçin yazmadım? Bir kere yakın yıllara kadar TKP'den söz etmek yasaktı. Yasalarımızdan 141 ve 142. maddelerin kalkmasından sonra bile böyle bir özgürlüğü yaşayamıyorduk. Ayrıca anılarını yazanlar nesnel davranmıyorlar, kendilerini öne çıkarmıyor hatta doğruluktan uzaklaşıyor, geçmişlerini canlarının istediği şekilde kuruyor, düpedüz uydurma hikâyeler anlatıyor, kendilerini eleştirenleri de karalamaya çalışıyorlardı. Bir örnek vermek gerekirse Vedat Türkali (Yzb. Abdülkadir Demirkan) "Komünist" adlı kitabında TKP'nin en önde gelen, en yiğit militanı Şevki Akşit'ten "Cezai ehliyyeti yoktu" diye söz ediyor. Tam iki yıl Sansaryan Han'daki siyasi poliste hücrede, işkencede tutulmasına karşın Akşit'in ağzından tek sözcüklük bir "itiraf" alamamışlardı. Ekim 1951'de başlayan tevkifatla birlikte Sansaryan Han "Muvakkat hapishane" yani geçici cezaevi yapıldı, DP Bakanlar Kurulu kararıyla. O davanın "esbabı mucibeli hüküm" yani gerekçeli kararı BDS Yayınları'nca yayımlandı. İsteyen kitapçılardan alıp okuyabilir. Mihri Belli'nin veciz bir şekilde ifade ettiği gibi, "Çözülen çözülmeyeni bağışlamaz" düşüncesiyle hareket... Devamı

15 06 2007

'Yeryüzü' kimin dergisi?/ Metin Özek

'Yeryüzü' kimin dergisi?/ Metin Özek Kategori: Inceleme Dergi 14.03.2004 'Yeryüzü' kimin dergisi? Arif Damar 15 şubat tarihli dergide, 1951 Eylül'ünden, 1952 Mart'ına kadar yayımlanan Yeryüzü Dergisi'ni anlatmış ve TKP'nin yayın organı olduğunu vurgulamıştı. Dergiye emek verenlerden Prof. Dr. Metin Özek, Damar'ın yazdıklarına yanıt verdi. Özek, Yeryüzü'nün TKP'nin yayın organı olmadığını vurguluyor... Metin Özek Kadim dost sevgili Şükran Kurdakul, o bilinen düşünsel yanı dengeli/tutarlı, alçakgönüllü, sevilesi biçemiyle derlediği anılarını yayımladı. Bir bölümü yıllar önce "Cumhuriyet"te çıkmıştı. Kitabı beğenerek, yer yer imrenerek okudum. 1951-1953 yıllarında günbegün söyleşerek, onun tutukluluğu - benim yurtdışında olmam yüzünden araya giren uzun yıllardan sonra da, aynı sıcaklıkta süren, sonra gene benim yurtdışında çalıştığım 70'li, bu kez de benim tutuklu geçirdiğim 80'li yılların görüşmemizi kesmesine, seyreltmesine karşın, yarım yüzyılı aşıp bugüne gelen bir dostluğun kimi günlerini, olgularını/olaylarını kitapta okurken, göz pınarlarımın fena halde uyarıldığını, türlü çağrışımlarla dalıp dalıp gittiğimi yadsıyamam. Bu yazıda amacım ne onun şair/yazar/yazın tarihçisi yanını ele almak ki bu beni çok aşar; ne de zaten herkesin bildiği tertemiz gerçeklerden örülmüş politik/ideolojik yanına değinmek. Mesleğimin "davranışbilim ve uygulamaları" olarak özetlenebileceği düşünülürse, belki bir başka yazıda onun kişilik yapısı ile ilgili bir şeyler söyleyebilirim. Bilebildiğim/ulaşabildiğim kadarı ile ona ve kitaba değinen yazılar yayımlandı. Bu yazılardan biri de Arif Damar'a ait. 1951'den beri tanıştığım, 60'lı yılların başında sık, bir ara haftada 2 kez ve en az birer saat görüştüğümüz, şimdi ara sıra rastladığımda söyleştiğim arkadaşım Arif Damar'ı üzmek/kırmak istemem ama, yazısını birkaç kez, genel olarak anlamakta, cümleler arası ilişkiyi izlemekte zorlanarak ok... Devamı

15 06 2007

1995 Rıfat Ilgaz- Cide Şiir Yarışması'nda "Su Mektupları" do

1995 Rıfat Ilgaz- Cide Şiir Yarışması'nda "Su Mektupları" dosyasıyla birincilik ödülü Yılmaz Aslan'ın Kategori: Kitap  13.09.2001 Yılmaz Aslan'ın yeni şiirleri Sedir Ağacı "Sedir Ağacı", şiirin gönül dostu şair sevgili Hüseyin Alemdar'ın Hera Yayınları'ndan çıktı. Kitap, Çocukluğun Bahçesindeki Sedir Ağacına Övgü, Karadeniz Kıyıları, Arzu ve Ay adlı üç bölümden oluşuyor. Alfabemizdeki harflerle harflendirilmiş şiirler, toplam yirmi sekiz şiir. MUSTAFA FIRAT Yılmaz Arslan 1968 İstanbul doğumlu ama aslen Tokat-Almuslu. 1985'te Hasan Hüseyin Korkmazgil adına düzenlenen 'Dayanışma Dergisi Şiir Yarışması'nda birincilik; 1995'te 'Balıkesir Belediyesi Sabri Altınel Şiir Yarışması'nda Kız Çocukları Romansı adlı dosyasıyla "övgüye değer", aynı yıl 'Rıfat Ilgaz-Cide Şiir Yarışması'nda "Su Mektupları" dosyasıyla birincilik ödüllerine değer görülmüştü. Şairin ilk kitabı "Su Mektupları Çınar Yayınları tarafından kitaplaştırılıp okurlarıyla 1995'te buluşmuştu. Aradan altı yıl sonra ikinci kitabı "Sedir Ağacı" ile tekrar bizlere o güzel sıcak imgelerini yolluyor. "Sedir Ağacı" şiirin gönül dostu şair sevgili Hüseyin Alemdar'ın Hera Yayınları'ndan çıktı. Kitap, Çocukluğun Bahçesindeki Sedir Ağacına Övgü, Karadeniz Kıyıları, Arzu ve Ay adlı üç bölümden oluşuyor. Alfabemizdeki harflerle harflendirilmiş şiirler, toplam yirmi sekiz şiir. Kitabı elinize aldığınızda, ön kapağında betonarme bir evin ahşap pancurunda oturan mutsuz bir o kadar da çekingen küçük bir çocuğun fotoğrafı; arka kapağında saç tıraşı olan yanında muhtemelen ailesi olan, korkudan ağlayan bir çocuğun fotoğrafını görüyoruz. Bu kapaktaki fotoğraflar okuru sanki kitabın birinci bölümü olan Çocukluğun Bahçesindeki Sedir Ağacına Övgüye hazırlar nitelikte olan fotoğraflardır. Kitabın sayfalarını çevirmeye başladığımızda MS 40-104 yılları arasında yaşamış Martialis'ten bir alıntıyı görüyoruz: "Ey Fidentius, salonlarda... Devamı

15 06 2007

Öner Yağcı'nın "Markopaşa Kitapları" Yazısına Mehmet Ergün&#

Öner Yağcı'nın "Markopaşa Kitapları" Yazısına Mehmet Ergün'den Cevabi Yazı/ Mehmet ERGÜN Kategori: Elestiri Markopaşa üzerine söz alırken   Öner Yağcının "Markopaşa Kitapları" üzerine değerlendirmesine Mehmet Ergün'den cevabi bir yazı geldi. Aşağıda sunuyoruz   MEHMET ERGÜN Öner Yağcı, "Markopaşa'yı Günümüze Getiren Kitaplar" başlıklı yazısının bir yerinde, "Markopaşa olayı ilgili olarak yazılan onlarca makalenin dışında, dönemle ilgili birçok araştırmada ve anılar demetinde olayın gerçekliği konusunda yeterli ölçüde olmasa da çalışmalar yapıldı" diyor. Ardından da bu yargının yönlendiriciliğinde Markopaşa ile ilgili/ ilişkili üç kitabı ele alıyor. Ama "siyasal ve yazınsal tarihimize tutulan önemli bir ışıldak", "olayın aydınlatılmasına yeni bir katkı" olarak nitelendirmesine karşın, onları da yeterli bulmadığını ve "Markopaşa'ların daha yeni çalışmaları beklediğini" belirtiyor.(1) Bu değerlendirmeleri yaparken Markopaşa ile ilgili çalışmalarda gördüğü yetersizliklerle giderilmeleri için yapılması gerekenlere değinmiyor. Ama o sözleri söyleyecek konumda olduğunu duyumsatan bir dil kullanmaktan da geri durmuyor. Yağcı'nın Markopaşa'ya ilişkin olarak "bir bilen" edasıyla söyledikleri üzerinde durmak gerekiyor. Hangi Markopaşa? Yağcı, tek bir Markopaşa'dan söz ediyor. Ona göre bu derginin serüveni 25 Kasım 1946'da başlıyor ve 1950'lerin Hür Markopaşa'larına, Medet'lerine ulanıyor. Şöyle yazıyor "...ilk sayısı 25 Kasım 1946'da 6000 basılarak yayımlanan (daha sonra tirajı 60.000'e ulaşan) haftalık Markopaşa'dan başlayıp Merhumpaşa, Malumpaşa, Ali Baba'nın serüveniyle devam ederek Sabahattin Ali'nin öldürülmesinden sonra Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'ın Başdan, Hür Markopaşa, Yedi-Sekiz Paşa (Yedi-Sekiz Hasan Paşa olacak - M.E.) Medet, Öküz Mehmet Paşa adlarıyla sürdürdükleri 'yeni Markopaşalar'..." Ortada bir değil, iki Markopaşa var oysa. "İlk"i Sabahattin Al... Devamı

15 06 2007

Şükran Kurdakul Üzerine Öner Yağcı'nın 2 Yazısı

Şükran Kurdakul Üzerine Öner Yağcı'nın 2 Yazısı Kategori: Anma 28.11.2002   1  - 2  - 3  - 4  - 5  - 6  - 7  - 8  - 9  - 10  - 11  - 12  - 13  - 14  - 15  - 16 Şükran Kurdakul'un dört ciltlik dev çalışması yeniden yayımlandı Çağdaş Türk Edebiyatı Şükran Kurdakul'un Çağdaş Türk Edebiyatı, çağdaş edebiyatımızın tarihsel serüvenini, toplumsal ilişkiler bütünlüğü içinde, siyasal ve kültürel gelişmelerle birlikte, insanın özgürlük arayışının ekseninde değerlendirerek, yorumlayarak, süzerek damıtan bir temel kaynak olmayı ve klasikleşmeyi başaran bir yapıt. ÖNER YAĞCI "...Çağdaş edebiyatımızın yarattığı birikim, 1960'tan sonra yetişen kuşakların değişik alanlarda çalışmalarını hazırlamıştır diyebilirim. Bir edebiyatta Nâzım Hikmet, Halide Edip, Sabahattin Ali, Sait Faik, Orhan Kemal, Melih Cevdet, Yaşar Kemal gibi edebiyat ustalarının var olması büyük bir talihtir. Sanıyorum ki, yeni kuşaklar, bu olanaklardan yetişme yıllarında yararlanmasını bildiler. Böylece şiirimizde, öykümüzde ve romanımızda çokrenklilik bilinci birinci özellik olarak göründü. Bu nedenle çağdaş edebiyatımızın önü açık..." Şükran Kurdakul Şair ve öykücü Şükran Kurdakul, aynı zamanda bir düşün adamı ve edebiyat tarihçisi kimliğiyle de var. Onun yaşamını ve yapıtlarını incelediğim "Şükran Kurdakul" (Çınar Yayınları, 1993) adlı kitabımın "Şükran Kurdakul'a Selam Olsun" başlıklı sunuş yazısını yazan Atilla Özkırımlı, "Elli yıl..." cümlesiyle başlamış ve şunları söylemişti "...Dile kolay, tam elli yıl belli bir çizgide sürdüreceksin sanat yaşamını, o çizgiden sapmadan ama sürekli kendini geliştirerek ve yenileyerek. Doğru bildiğin yolda yürüyecek, kimseye ödün vermeyeceksin. İnsanların daha özgür, daha insanca yaşayacakları bir Türkiye için savaşmakla geçecek ömrün. Bu uğurda bütün güçlükl... Devamı

15 06 2007

Şükran Kurdakul Üzerine Öner Yağcı'nın 3 Yazısı

Şükran Kurdakul Üzerine Öner Yağcı'nın 3 Yazısı Kategori: Anma 25.12.2003   1  - 2  - 3  - 4  - 5  - 6  - 7  - 8  - 9  - 10  - 11  - 12  - 13 Direncin şairi Kurdakul'un anıları yayımlandı Geleceğimizi aydınlatacak bir kitap Tüm kitapları "Evrensel Basım Yayın"ca yeni düzenlemelerle okura sunulan Şükran Kurdakul'un son zamanlarda iyi gitmeyen sağlığı onu sevenleri üzüyor. O ise, acılarını ve rahatsızlığını alt etmeye çalışarak ömrü boyunca yaptığı gibi toplantılara koşuyor, konuşuyor ve ülkesinin aydınlık geleceğine katkılarını sunmaya devam ediyor. Anıları da bu duruma bir ek gibi. Öner YAĞCI Şükran Kurdakul; 1943'te "Tomurcuk" ile başlayıp "Zevklerin ve Hülyaların Şiirleri", "Giderayak", "Nice Kaygılardan Sonra", "İzmir'in İçinde Amerikan Neferi", "Halk Orduları", "Acılar Dönemi", "Bir Yürekten Bir Yaşamdan", "Ökselerin Yöresinde", "Ölümsüzlerle", "İhtiyar Yüzyıla" ile sürdürdüğü şiir kitaplarıyla özgün ve özgür bir şair olarak edebiyat dünyamızı zenginleştiren, "yenilikçi Türk şiirinin köşe taşlarından biri"dir. Kurdakul'un edebiyatımıza katkıları, şiirinin yanı sıra öyküsüyle de sürdü "Tanığın Biri", "Beyaz Yakalılar", "Kurtuluştan Sonra", "Onların Çocukları". Onun şair ve öykücü olmakla yetinmeyeceğini kanıtlayan edebiyatçılığı, döneminin sorgulayıcısı olan "Yeryüzü", "Beraber", "Yelken", "Ataç" gibi dergilerle; kültürümüze zenginlikler katan "Ataç Yayınları"yla, bilinen edebiyat tarihi anlayışının sınırlarını zorlayıp özgürlüğün ve diyalektiğin üzerinde temellendirdiği "Çağdaş Türk Edebiyatı" adlı edebiyat tarihiyle ve yok sayılan, görmezden gelinen, unutturulmaya çalışılan edebiyatçıları da gündeme taşıyan, 1318 şair ve yazarın ve 136 düşün ve sanat dergisinin yer aldığı "Şairler ve Yazarlar Sözlüğü" ile sürdü. Edebiyatçılığının diğer ürünleri ise, "Nâzım'ın Bilinmeyen Mek... Devamı

15 06 2007

Rıfat Ilgaz Sempozyumu/ Gamze AKDEMİR

Rıfat Ilgaz Sempozyumu/ Gamze AKDEMİR Kategori: Duyuru 01.12.2005   1  - 2  - 3  - 4  - 5  - 6  - 7  - 8  - 9  - 10  - 11  - 12  - 13  - 14  - 15  - 16  - 17  - 18 Yayın Dünyasından Hazırlayan: Gamze AKDEMİR gamzeakdemircumhuriyet.com.trRıfat Ilgaz Sempozyumu Türk edebiyatının Koca Çınarı Rıfat Ilgaz adına Ankara Üniversitesi Kastamonu Meslek Yüksekokulu, Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi ve Çınar Yayınları'nın işbirliği ile Rıfat Ilgaz Sempozyumu düzenleniyor. 10-11-12 Mayıs tarihlerinde Kastamonu'da düzenlenecek sempozyumun amacı şöyle açıklanıyor: "Küreselleşme, globalleşme söylemleri altında Yeni Dünya Düzeni dayatmaları ülkemizin yüzyıllık sorunu... Yaşadığı dönemde bu topraklarda aydın onuru, yazar sorumluluğu, şair duyarlılığıyla dimdik kalmış, çektiği sıkıntıları mizah hoşgörüsünde yaşamış bir Anadolu çınarı, Rıfat Ilgaz. Onu bilimsel yönden ele almak, bağımsız kalmanın da ipuçlarını verecek günümüz aydınlarına. Sempozyum kurulları şu isimlerden oluşuyor: BİLİM KURULU: Prof. Dr. Cahit Kavcar, Prof. Dr. Sedat Sever, Burhan Günel, Dr. Kemal Ateş, Zekeriya Kaya. YÜRÜTME KURULU: Prof. Dr. Bahri Gökçebay, Dr. Atıf Uğurlu, Uzman İlknur Türkkaan, Hayrünnisa Günel, İ.Anıl Çokgürses, İbrahim Tozan, Kadir İncesu, Mine Özgür, Mirati Madak, Nurten Çakıroğlu, Serdar İzbeli, Utku Erişik. DANIŞMA KURULU: Prof. Talat Sait Halman, Prof. Dr. İsa Eşme, Prof. Dr. İsmail Parlatır, Prof. Dr. Kemal Özmen, Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu, Prof. Dr. Nurullah Çetin, Prof. Dr. Rahmi Er, Prof. Dr. Ramazan Kaplan, Yrd. Doç. Dr. Nihayet Arslan, Doğan Hızlan, Emin Özdemir, Fahrettin Demir, Feyza Hepçilingirler, Gülsemin Hazer, Güngör Gencay, İlhan Selçuk, Leylâ Erbil, M. Emin Değer, M. Sadık Arslankara, Mehmet Başaran, Mehmet Saydur, Öner Yağcı, Server Tanilli, Sevgi Özel, Tahsin Yücel, Tarık Ak... Devamı

15 06 2007

Atila Özkırımlı Üzerine Öner YAĞCI'nın Bir İncelemesi

Atila Özkırımlı Üzerine Öner YAĞCI'nın Bir İncelemesi Kategori: Anma Cumhuriyet Kitap; 03.02.2005 Atilla Özkırımlı, yapıtlarıyla anımsanacak bundan böyle... Edebiyatımızdan bir yıldız daha kaydı Türk edebiyatını terimleri, kavramları, akımları, edebiyatçıları, ürünleri, kısacası her açıdan ve tümüyle tanımak, öğrenmek isteyenler için bir başvuru kitabıyla edebiyatçılığına ve yaşamına nokta koydu Özkırımlı. Bu edebiyat tarihiyle sanki hoşçakalın dedi, her şeye karşın sevgiyle yaklaştığı edebiyatımıza ve dünyaya. Öner YAĞCI "İçinde yaşadığımız kültürün kapılarından birini, bu kültürü soluyan ve tanımak isteyen herkese aralamak istiyorum. Başarabildimse ne mutlu bana."Atilla Özkırımlı (Ölümünden hemen önce çıkan Türk Edebiyatı Tarihi'ne yazdığı sunu'dan.)22 Ocak 2005 günü kaybettiğimiz Atilla Özkırımlı genç yaşındaki birikimiyle edebiyatımızın gerçek bir yıldızıydı. Sessiz bir yıldızdı ve sessizce kaydı. Son yıllarını sürekli sağlık sorunlarıyla geçiren Özkırımlı, bir edebiyat tarihçisi, edebiyat eleştirmeni, edebiyat incelemecisi, denemeci, kültür ve sanat adamı olarak arkasında bıraktığı onlarca yapıtıyla edebiyatımıza hep ışık saçacak.1942'de Konya'da doğan, ilk ve ortaöğrenimini Adana'da yapıp Maraş Lisesi'ni bitirdikten sonra (1960), İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne giren Özkırımlı, 1968'de okulunu bitirip Meydan Larousse Ansiklopedisi'nde ve Altın Kitaplar Yayınevi'nde çalıştı. 12 Mart döneminde işine son verilinceye kadar Hacettepe Üniversitesi Temel Bilimler Yüksek Okulu Türkçe Bölümü'nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1972-1976 arasında yayınevlerinde ve Cumhuriyet gazetesinde düzeltmen, redaktör, danışman olarak çalıştı; İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü'nde ve İstanbul Devlet Konservatuvarı'nda (1978) Türkçe, edebiyat öğretmenliği yaptı. YÖK döneminde Mimar Sinan Üniversitesi'ne bağlanan konservatuvardaki görevinden i... Devamı

15 06 2007

Markopaşa'nın Üç Kalemi/ Mehmet SAYDUR

Markopaşa'nın Üç Kalemi/ Mehmet SAYDUR Kategori: Inceleme Emperyalizme karşı bayrak açan toplumcu yazarlar Sabahattin Ali, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz Markopaşa'nın üç kalemi Biz diyoruz ki: Dostlar! Kalemimiz, fikrimiz sterlinin kölesi olmasın. Vicdanımız doların esiri olmasın. Düşmanın çizmeli istilasını tepelemek kolaydır. Fakat bir kere sinsi sinsi dolar ve sterlin emperyalizminin sömürgesi olduk mu, kurtuluş zordur. Hem uşak oluruz hem de kendimizi efendi sanırız. (27.1.1947 günlü Markopaşa) **Bu hafta Rıfat Ilgaz ve Aziz Nesin'in ölüm yıldönümleri. İki usta yazar 1948'de gizemli biçimde öldürülen Sabahattin Ali ile ABD emperyalizmine ilk bayrağı açmışlardı. Ülke olarak bugün içinde bulunduğumuz durum, üç ustanın mizah gazetesi Markopaşa'daki bağımsızlık bayrağına yeniden önem kazandırıyor. MEHMET SAYDUR İçinde bulunduğumuz haftada iki ustamızı anıyoruz. Bugün Rıfat Ilgaz 'ın sekizinci, önceki gün de Aziz Nesin 'in altıncı ölüm yıldönümüydü. Ustaların ustası Sabahattin Ali ile birlikte üç toplumcu yazar 1946'da ülkemize girmeye başlayan ABD emperyalizmine karşı ilk bayrağı açmışlar; Markopaşa mizah gazetesini çıkarmışlardı. Sabahattin Ali de belki temmuzda ölecekti. Ancak daha gazetenin çıkışı onun için sonun başlangıcı oldu, iki buçuk yıl kadar sonra, 2 Nisan 1948'de gizemli biçimde öldürüldü. Diğer iki usta da yaşamları boyunca hapislerden, işkencelerden, sürgünlerden, kitaplarının toplatılmasından, adlarının yasaklanmasından paylarını fazlasıyla aldılar. Üçü de aydınlanmamızın bedelli ustaları oldular. Ülke olarak bugün içinde bulunduğumuz durum, ilk olarak üç ustanın emperyalizme karşı açtıkları Markopaşa bağımsızlık bayrağına yeniden önem kazandırıyor. Sabahattin Ali, Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz ustalar ve Mustafa Uykusuz, Haluk Yetiş gibi bir avuç direngen aydın Markopaşaları niçin çıkardılar, neler yazdılar, başlarına neler geldi? Ölüm yıldönümlerinde ustaları, Markopaşa'daki seslerine kulak ver... Devamı

15 06 2007

Rıfat Ilgaz ve Güvercinler / A. Kadir PAKSOY

Rıfat Ilgaz ve Güvercinler / A. Kadir PAKSOY Kategori: Inceleme Rıfat Ilgaz ve Güvercinler A. Kadir PAKSOY ''...Güvercinlerimize uçsuz bucaksız mavilikler...'' diye imzalamış Rıfat Ilgaz bir imza gününde ''Güvercinim Uyur mu'' adlı şiir yapıtını, 2 Temmuz 1985'te bana. 2 Temmuz Sıvas cankırımının yıldönümü günleri gelip çattığında, o kara günü anlatan yapıtları, yitirdiğimiz ozanların, yazarların kitaplarını bir bir indirip kitaplıktan yeniden yeniden okurum. Ama yine de bir şeyler eksik gelir bana... Ya o büyük acıya dayanamayarak onların ardından gidenler?.. Sıvas cankırımında otuz beş aydın yaşamını yitirdi. Ya o otuz beş aydının acısıyla aramızdan ayrılanlar? Onlar kaç otuz beş kişi acaba?.. İşte onlardan biri, 2 Temmuz karayelinin vurduğu Anadolu çınarlarından biri de Rıfat Ilgaz'dı. Kara günden beş gün sonra (7 Temmuz 1993), ''Artık yaşam yalama oldu'' diyerek ayrıldı aramızdan. Yaşamı boyunca, yaşamı güzelleştirmek için savaşım veren, ellerinden hiçbir şey gelmeyip de ''artık benden geçti'' diyenlere ''Aç iki kolunu iki yana / korkuluk ol'' diyen bir ozanın, ''Artık yaşam yalama oldu'' demesi ne kadar hüzün verici... Bu hüzünle açtım ''Güvercinim Uyur mu'' kitabını Rıfat Ilgaz'ın. Bu kitapta en çok sevdiğim iki şiirden biri, kitaba adını veren ''Güvercinim Uyur mu'' , öteki de ''Aydın mısın'' şiiridir. Bu iki şiir bana her zaman umut vermiş, güç vermiş, insana olan inancımı tazelemiştir. Ne demişti kitabının sunu yazısında büyük ozan: ''Güvercinlerimize uçsuz bucaksız mavilikler.'' Oturdum düşündüm, güvercinlerimizi ve mavilikleri. Büyük ozanın aramızdan ayrıldığı günden bu yana sekiz yıl geçmiş. Bu sekiz yılda, güvercinlerimize ''uçsuz bucaksız mavilikler'' sağlayamadığımız gibi, ''kara kuşlar'' ın dokuduğu mutsuzluk göklerimizi ö... Devamı

15 06 2007

Rıfat Ilgaz doksan yaşında / Mehmet SAYDUR

Rıfat Ilgaz doksan yaşında / Mehmet SAYDUR Kategori: Inceleme Aydınlanmanın bedelli ustasının doğum günü bugün sekiz büyük kentte kutlanıyor Rıfat Ilgaz doksan yaşında *Topluma adadığı yaşamından ve aydınlık tohumlarından başka kendisi için edindiği bir şeyi olmamıştı. Uzun yaşamı sayesinde son yıllarında halkından aldığı ödüllerle mutluluğu tattı. Adı sokaklara, caddelere, meydanlara, bulvarlara, kütüphanelere, kültür merkezlerine verildi. MEHMET SAYDUR 7 Mayıs 1911 Salı günü doğan Rıfat Ilgaz tam doksan yaşına bastı. Ilgaz, doksan yıl önceki Balkan ve I. Dünya Savaşı'nın acılı ortamında büyümeye başladı. Savaşlar, çocuk Mehmet Rıfat 'ın yanıbaşındaydı. En büyük ağabeyi İsmail Çanakkale'de savaşıyordu. Yaralanıp Cide'ye gelmese, onu tanıyamayacaktı bile. Bir süre sonra İsmail, Hemadan'da şehit düşmüş; ta oralardan kılıcı gelmişti. ''(...) Bir resim kalmıştı ondan konsolun gözünde Kim bilir nerelerdedir kılıcı? Aynalıçarşı'da değilse, Çanakkale içinde, İstanbul'da Kapalıçarşı'dadır. (Talimlerimiz/Kulağımız Kirişte) İlkokul günlerinde kardeş acısının sıcaklığına komşu çocuklarının acıları da eklendi. Kurtuluş Savaşı başlamıştı bu kez de... Yeni gelen Harbiye'li başöğretmen Hilmi (Erdem) Bey, Cide'de ''İstihbarat Odası'' kurmuştu. Rıfat da bir şeyler yapmalıydı. Henüz dokuz yaşında burada ajans haberlerini kopya ederek ilk kez ezilen tarafın yanında eylemli olarak yerini alıyordu. ''... Halkın istilacılara karşı açtığı savaşın bütün haberlerini ayrıntılarına kadar karbonlu kâğıtların üstünden bastıra bastıra kalem yürütüp çoğalttım. Yalı'dan cephane taşıyan yürekli gemicilerin takalarını yüzdürdüm. Yunan gemileri tarafından sıkıştırılanları karaya çektim. Hemşerim Rahime Kaptan'ı da öbür kaptanlarla birlikte bu günlerde tanıdım...'' (Cart Curt, s. 18). 'İstersen zurnacı ol, ama iyi çal' Rıfat Ilgaz'ın kişiliği böylesine direnme ... Devamı

15 06 2007

'Artık bir sokağım var...' Rıfat Ilgaz Evi... ve Sokağı.

'Artık bir sokağım var...' Rıfat Ilgaz Evi... ve Sokağı.... Kategori: Haber 'Artık bir sokağım var...' Adı yasaklı Rıfat Ilgaz'a sayfalarını açan yürekli bir dergici çıktı: İlhan Selçuk... Onun Dolmuş mizah dergisinde ''Stepne'' takma adıyla yazdığı "Hababam Sınıfı'' ünlendi; ünü yazarını da aştı gitti. 1975 yılında emekli olarak yerleştiği Cide'de peş peşe yapıtlar verdi. Yazdıkları kadar toplum kalkınması uğrunda yaptıkları da göze battı. 12 Eylül'ün hemen sonrasında, bir Mayıs günü, 70 yaşındaki yazar ''bir operasyonla'' gözaltına alındı... Kastamonu Et Kombinası'nda verdiği, aslında hâlâ Kurtuluş Savaşı toplumculuğunun hesabıydı. Kırk yıl önce kırk yıl sonra başından geçenler yine aynıydı... Yaşamı boyunca çile çeken Ilgaz'ın topluma adadığı yaşamından ve aydınlık tohumlarından başka kendisi için edindiği bir şeyi olmamıştı. ''Geride kalanlara ne bırakacağım, Çocuklarıma, Onların da çocuklarına? Olsa olsa Karadeniz'den payıma düşeni... Beş on evlek yer gökyüzünden. (...) (Bilmeyecekler) Aydınlanmanın bedelli ustalarından Rıfat Ilgaz uzun yaşamı sayesinde son yıllarında halkından aldığı ödüllerle mutluluğu tattı. Adı sokaklara, caddelere, meydanlara, bulvarlara, kütüphanelere, amfi tiyatrolara, kültür merkezlerine verildi. Bunların ilkinde, 2 Mayıs 1991'de Kastamonu'daki ''Rıfat Ilgaz Sokak'' ın levha değişiminde, bu mutluluğu şöyle dillendirmişti: ''Şöyle kasılalım biraz!... Artık, bir sokak sahibi olarak! Bir dikili çöpüm yok... Evim, köyüm yok ama, artık bir sokağım var... Mülkiyet duygusu güzel şeymiş!...'' 80. yaş töreni, onun deyişiyle ''dört büyük kentte: Ankara, İstanbul, İzmir ve Kastamonu'da'' yapılmıştı. 80. yaş töreninde, 90. yaşında yine birlikte olma sözü vermişti. Olmadı. Sıvas yangınının olacağını nereden bilebilirdi ki... O yangında yiten canlara dayanamadı. Sıvas'tan sıçra... Devamı

15 06 2007

Cide Esintisi/ Işık KANSU

Cide Esintisi/ Işık KANSU Kategori: Inceleme Cide esintisi Önümüzde soluksuz dönüp dolanan yılankavi yol; arkamızda Amasra; sağımızda böğürtlenler, eğreltiotları, en dik kayalara tırmanan sarmaşıklar, fındıklıklar ve ağaçlar; solumuzda külrengi Karadeniz ve sonunda Cide. Cide'de ''Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali'' var. Delikanlılar ter içinde bisiklet, kıkırdayan utangaç genç kızlar ''sarıyazma güzeli'' yarışmasında... Sarıyazma sarısını, - ''barok'' da diyorlar- katırtırnağının ışıklı renginden alıyor. Üzerindeki motiflerdeki çiçekler de denizden sıyrılıp aniden yükselen Küre Dağları'ndan esen yelle uçup konmuşlar yazmalının başına... Vala Kanyonu'nun, Loç bölgesinin, yorgun akan Kocaçay'ın, dağ başındaki yabanıl orkidenin fotoğrafını çekip serin geceyi saydam gösterisi ile aydınlatan öğretmen Recai Yılmaz aktardı bize sarıyazmanın manisini: ''Sarıyazmanın eni / Nerede bulayım seni? / Orta boylu sevdiğim / Kime sorayım seni?'' Genç yaşlı, çoluk çocukla birlikte festivalin çoşkulu lokomotifliğini yapan ADD Cide Şube Başkanı Huriye Öztürkoğlu , Rıfat Ilgaz 'ın doğduğu evin kültür merkezine dönüşmesine gönül vermiş: ''Evin büyük bölümünü ADD aldı. Kültür Bakanlığı da kamulaştırma işlemine başladı. Sanırım yaşadığımız ekonomik bunalım nedeniyle çalışmalara bir süre ara verildi. Sanat ve Rıfat Ilgaz dostlarının, koruma altına alınan evin Cide'ye ve Türkiye'ye kazandırılması için katkılarını esirgemeyeceklerine inanıyoruz.'' Cideliler her yıl temmuzda festival düzenliyor. Bu yıl konuk ettikleri şair Haydar Ünal 'ın bir dizesindeki gibi, çağrı yapıyorlar: ''Martıların dağları özlediği yerde / Bekliyorum...'' Cumhuriyet, 16 TEMMUZ 2001            TÜRKİYE BENİMLE GURUR DUYUYOR!!!        Canan Tan          &n... Devamı

15 06 2007

Rıfat Ilgaz Şiir Ödülleri'nden.... Ödüllü Şiirler... Değinme

Rıfat Ilgaz Şiir Ödülleri'nden.... Ödüllü Şiirler... Değinmeler.... Kategori: Deginiler Rıfat Ilgaz şiir ödülü **ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Kastamonu Mahalle Evi'nin, edebiyata katkı sağlamış sanatçılara sahip çıkmak, anılarını yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarılmalarını sağlamak amacıyla bu yıl Kastamonulu ünlü şair ve yazar Rıfat Ilgaz adına düzenlediği şiir yarışması sonuçlandı. Yarışmaya 25 yaşın altındaki 42 şair, beşer şiirle katıldı. Hüseyin Atabaş, Tuncer Uçarol, Şükran Kozalı ve Betül Tarıman'dan oluşan seçici kurul, Sevecen Tunç'un dosyasını birinci seçti. Fatih Yaşlı ile Alper Akdeniz de ikişer şiirleriyle ''övgüye değer'' bulundu. 05 HAZİRAN 2001 Alper Akdeniz:02 / 11 / 1979 da Mersin’in Anamur İlçesi'nde doğdu.İlköğretimini Mersin’de bitirdi.İçel Atatürk Anadolu Teknik Lisesi Bilgisayar Donanımını 1998yılında bitirdi.1999 Dokuz Eylül Üniversitesi Bilgisayar Programcılığını kazandı.II. Sınıfta Bilgisayar Bölümünden kaydını sildirdi.2001 Yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları / Dramatik Yazarlık bölümünü kazandı.2005 yılında bu bölümden mezun oldu. 2005 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsünde Yüksek Lisansı kazandı.Ödüller2001 Rıfat Ilgaz Şiir Ödülü. (“Ateş Alıyor Bir Güvercin” dosyası ile) / Ankara2001 yılında Beşparmak Şiir Ödülü: (Salih Bilgin Seçici Kurul Özel Ödülü), (“Bedeli Ödenmemiş Aşklara” şiiri ile) / Aydın2002 Uğur Mumcu Şiir Ödülü.: (“Ağlamak İsteyen Tek Ben Değilim”, “Günleri Üleşiyorum” dosyası ile) / İzmir2002 Yenibinyıl Şiir Ödülü: (“Ağlayan Harfler” dosyası ile) / İstanbul2002 Isparta Şiir Ödülü (“Sarhoş Kentin Yollarında” dosyası ile) / Isparta2002 Dünya Kitap Şiir Ödülü: (Şiirin Renkleri Serisi ile) / İstanbul2003 Melih Cevdet Anday Gençlik Şiir Ödülü/ İzmir(“Göçebe Harfler” dosyasıyla) (mansiyon) / İzmir2003 “DeğirmenR... Devamı

15 06 2007

İstanbul'dan Cide:Rıfat Ilgaz!ın Evi Onarılıyor/ "Gazete Kad

İstanbul'dan Cide:Rıfat Ilgaz!ın Evi Onarılıyor/ "Gazete Kadıköy" Kategori: Guncel Rıfat Ilgaz’ın evi onarılıyor   Şefimiz, Ruhi Su Dostlar Korosu olarak 10. Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali kapsamında konser vereceğimizi söyleyince çok heyecanlandım. Bu vesileyle çok sevdiğim Rıfat Ilgaz'ın dünyaya geldiği Cide'yi görme imkanı da bulacaktım.Cide'yi Rıfat Ilgaz'ın adıyla duymuştum; bir çok insan gibi... Çocukluğumun hayata karşı isyanına Rıfat Ilgaz ve onun gibi değerli aydınların şiirleri ve romanlarıyla bayrak açmıştım. Nerden buldum? Kim öğretti? Bilmiyorum. Çok şanslı sayılmazdım, çevremde pek okuya(n)bilen yoktu; bir iki kişi dışında... Herkes durmadan çalışır, çalışırdı. Ben de başladım çocuk denecek yaşta çalışmaya. Rıfat Ilgaz'ın şiiri hep baş ucumda oldu. Edebiyatımızın büyük ustası “Cide için Sarıyazma” adlı romanında şunları söylemiş:"Cide, doğduğum eşsiz, benzersiz memleket… Ne iyi etmiş de anam beni bu cana yakın memlekette doğurmuş!.. Her şeyimi yitirdiğim günlerde Cide’nin belleğimin duvarlarına yansıyan görünümü ile dirilir, yaşama gücümü tazelerdim." Hemen hemen her yapıtında doğduğu topraklardan bahseden Rıfat Ilgaz'ın, dünyaya geldiği evi, yürüdüğü sokakları, kıyısında oturduğu Cide sahillerini ve dostlarını görecek olmanın heyecanı sardı beni ve arkadaşlarımı...Biraz da hüzünlenmedim dersem yalan olur.12 Eylül'den kısa bir süre sonra göz altına alınan Rıfat Ilgaz, festival yürüyüşünün yapıldığı cadde de yürütülmüş mavi bereli komandolar arasında, gözleri bağlı, elleri arkadan kelepçeli olarak....Sonra Cide Stadı'nda bekletilmiş gözaltına alınan diğer aydınlarla birlikte... Şimdi o stad da 20.000 kişinin izlediği konserler veriliyor festival kapsamında... Rıfat Ilgaz'ın şiirleri yankılanıyor. Cideli hep beraber haykırıyor sevgisini Koca Çınar'a...Cide.... Güzeldi dahası en güzeli için uğraş veriliyordu, karşılıksız ve se... Devamı

15 06 2007

‘Tek suçunuz hür insanlar gibi konuşmak’/ Gazete Kad

‘Tek suçunuz hür insanlar gibi konuşmak’/ Gazete Kadıköy Kategori: Guncel ‘Tek suçunuz hür insanlar gibi konuşmak’   Türk Edebiyatı’na 70 dolayında yapıt kazandıran Rıfat Ilgaz emekli olduktan sonra Cide’ye yerleşir. Kısa sürede yaptıklarıyla olumlu ve olumsuz tepkiler almaya başlar. Öyle ki 28 Ağustos 1980 tarihinde oturduğu evin karşısına bir pankart asılır. Pankartta “Rıfat Ilgaz, bu apartmandan çıkarılmazsa 13 Ağustos gecesi taranacak” yazmaktadır. Pankartı gören ev sahibi Ekrem’in gelini öfkelenerek yırtıp atmıştır. 30 Ağustos’ta kendisini ziyarete gelen oğlu Aydın Ilgaz ile balkona masayı kurup donatan Rıfat Ilgaz bu durumdan bahsetmemiştir bile... Aydın Ilgaz ertesi gün çarşıya indiğinde “...Yahu ne yaptınız! Gece sizi gözledik” sözleriyle karşılaşır. Rıfat Ilgaz kendini ve oğlunu açık hedef yapmıştır.Tabanca taşıması önerildiğinde reddeder Rıfat Hoca... Aslında Rıfat Ilgaz bu duruma bayağı şaşırmıştır. O’nu vurmaları için uğraşmalarına hiç gerek yoktur çünkü.“Evimin kapısında kilit bile yok! Hem beni temizlemek isteyen kişi, neden üç kat merdiven çıksın! Sabahları kumda tek başıma dolaşıyorum, kıyıda!...”Cideli gençlerle ilgilenmesi de hoş karşılanmıyordu. Bir keresinde Cide’nin ileri gelenlerinden birisi “Hoca, emekliysen emekliliğini bil! Çek bu gençlerden elini” demişti şakayla karışık...................................29 Mayıs 1981’de Rıfat Ilgaz’ın kilitsiz kapısı Mavi Bereli komandolar tarafından çalınır. Rıfat Hoca “Yıldız Karayel” adlı romanını yazmaktadır. İçeri giren bir astsubay “Rıfat Ilgaz’ın evi burası mı?” diye sorar. “Evet” yanıtın alınca kapının yanındaki askerlere de girmelerini söyler. Mavi bereli komandolar hemen odalara dağılarak ilk aramayı yaparlar. * “Yazı yazdığım masanın başına geçip dikildim. Astsubay az önce yazdığım kâğıtlara eğil... Devamı

15 06 2007

Lulua-Narina Koyu, Kastamonu'nun Cide ilçesindeki harika sah

Lulua-Narina Koyu, Kastamonu'nun Cide ilçesindeki harika sahil Şerididir. Kategori: Haber Lulua-Narina Koyu Yayınevi : Kora Yayın Yazarı : Galip ARDA Fiyatı : 5. YTL Yeni Sayfa Fiyatı : 4,00 YTL (4.000.000 TL) Kazancınız : % 20 Yeni Sayfa Puanı : 4 Kapak / Resimleyen : Aydın ILGAZ Basım Yeri / Tarihi : İSTANBUL / 1998 - Ağustos Lulua-Narina Koyu, Kastamonu'nun Cide ilçesindeki harika sahil Şerididir.Usta bir elden çıkmış, mücevferler gibi çakıltaşları, işsiz bir şafak ve grupta yanan bir deniz. Harika renkler... Bütün bu güzellikler benim. Şehir Klübünü dolduran kalabalığı kıyıya indirmek olanaksız. Bir kamelya yaptım kendime ve artık benim olan olağanüstü güzelliğe sahip olan bu koya ( Lulua-Narina Koyu ) adını verdim. Cideli şair arkadaşım Rıfat ILGAZ'a danışmadan böyle bir girişimde bulunduğum için özür dilerim. Lulua-Narina cennetinde 1956'da yaz boyu çakıl taşı topladım.Şiirler yazdım. Grubu seyrettim. Mutlu oldum.   Barkod : 9789757957454 ISBN : 9789757957454 Sayfa Sayısı : 96 Temin Süresi : 3 iş günü. Boyutları : 19,6 x 13,5 cm. Kapak Cinsi : Karton Kapak 06:58 - 7/2/2006... Devamı