43 Takipçi | 9 Takip
Kategorilerim

Sevdiğim Fotoğraflar

Gitmek İstediğim Yerler

Benim Tarzım

Okumak İstediklerim

İzlediklerim

Gezdiğim Yerler

Evim İçin

Din

Diğer İçeriklerim (272)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (43)
17 06 2007

“HABABAM SINIFI”NIN EFSANESİ - AYDIN ILGAZ SÖYLEŞİSİ

“HABABAM SINIFI”NIN EFSANESİ - AYDIN ILGAZ SÖYLEŞİSİ - “HABABAM SINIFI”NIN EFSANESİ / Kadir İncesu Kategori: Inceleme “HABABAM SINIFI”NIN EFSANESİ - AYDIN ILGAZ SÖYLEŞİSİ - “HABABAM SINIFI”NIN EFSANESİ KADİR İNCESU CanYücel: “Şairliği bilmem ama...” diyordu. “ Aydın iyi bir mizah yazarı olacak!” Oysa ben iyi biliyordum Aydın’ın ne şair ne de yazar olmayacağını.Türkiye’mizde hiçbir çocuk, yeteneklerinin doğrultusunda ne yetiştirilir, ne de yetiştirilme olanaklarına kavuşturulmuş olabilirdi. Aydın, babası şair olanların, mizah dergilerinde yazı yazanların, nelerle karşılaşabileceğini dört yaşındayken hapishane kapılarında öğrenmişti. Babası gibi yazar olması için onu kim zorlar da başarı sağlayabilirdi? Polisi dört yaşında tanımış, babası için söylenmiş türlü sözcüklerle kulakları gene bu yaşlarda doldurulmuştu.”(Rıfat Ilgaz - Yokuş Yukarı,Çınar Yayınları,5.Basım,Ekim 1996, Sayfa 26 ) Can Yücel, o zamanlar 12 yaşında olan Aydın Ilgaz’ın yazdığı bir ödevi okuduktan sonra bunları söylerken, Rıfat Ilgaz ise o düşüncelere pek katılmıyordu. Yaşadıklarına bire bir şahit olan oğlunun yazmaktan uzak duracağın çok iyi biliyordu. “Sınıf” adlı şiir kitabı nedeniyle 6 ay hapse mahkum olan Rıfat Ilgaz, Tophane Cezaevi’ne konur. O sıralar 4 yaşında olan Aydın Ilgaz hem annesiyle hem de yalnız başına babasını ziyarete gider. O günler “Ziyaret Günü Notları 2” adlı şiirine konu olur. ZİYARET GÜNÜ NOTLARI 2 Öğretmeni tanımadan Öğrendi polisi, jandarmayı, Koltuğunda babasının çamaşır paketi, Koynunda köylü sigarası, üç paket, Bu da kendi armağanı. Ayıplasalar da mahallede yeridir Böyle taşınmasını cezaevine, Parmak kadar çocuğun. Komşuya düşer dedikodusu elbet Kitap yüzünden yatanın; Böylesi hiç geçer mi gazeteye, Yıl 1944. Babasına bakarsan oralı değil, Varsın diyor, su yolunda kırılsın Bizim su testisi! Rıfat Ilgaz / Bütün Şiirleri Rıfat Ilgaz, R... Devamı

17 06 2007

9. CİDE RIFAT ILGAZ SARIYAZMA FESTİVALİ: Karadeniz'in kıyıcı

9. CİDE RIFAT ILGAZ SARIYAZMA FESTİVALİ: Karadeniz'in kıyıcığında bir koca çınar Kategori: Haber 9. CİDE RIFAT ILGAZ SARIYAZMA FESTİVALİ Karadeniz'in kıyıcığında bir koca çınar Festival'e adını veren Sarıyazma, Rıfat Ilgaz'ın kendi yaşam öyküsünü anlattığı romanının da adıdır. Sarıyazma, Karadeniz'in çalışkan kadınları için yazarın bir saygı duruşudur da? Yörede "barok sarısı" adıyla anılan sıcacık bir sarıya boyanan yazmalar, şimdi Festival yürüyüşü yapan Cide'nin alımlı kızlarının başlarını süslüyor. AYŞEGÜL YILMAZER Rıfat Ilgaz, 12 Eylül'de, doğduğu ilçenin sokaklarından, onca yaşına rağmen gözleri bağlı, elleri kelepçeli geçirilirken, savcı sorar: -Neden Aydınlık'ta yazıyorsun? Ilgaz'ın cevabı kısa ve nettir:-Aydınlık'çıyım da ondan!Şimdi aynı sokaklarda Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali kapsamında geçit alayları yapılıyor. Hem de dokuzuncu kez! NE İYİ ETMİŞ DE CİDE'DE DOĞMUŞ! Burası Kastamonu'ya bağlı bir kıyı ilçesi olan Cide'dir. Rıfat Ilgaz'ın "Ne iyi etmiş de anam beni bu cana yakın memlekette doğurmuş" dediği Cide?11 yıl önce, Sivas kıyımından beş gün sonra yitirdiğimiz Rıfat Ilgaz, ailesinin yedinci çocuğu olarak "Karadeniz'in kıyıcığındaki" bu şirin ilçede doğmuş. Hayattayken Cide'nin ekonomik bakımdan gelişmesini, kalkınmasını çok istemiş. Kendince katkıda bulunmaya çalışmış. Ölümünden iki yıl sonra, oğlu Aydın Ilgaz'ın girişimiyle, hem Rıfat Ilgaz'ın anısını yaşatmak, hem de çok önem verdiği Cide'nin kalkınmasına omuz vermek için "Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali" başlatılmış. Festival, aradan geçen süre içinde, nice güçlüklere göğüs gererek dokuzuncu yılına ulaştı. Şimdi neredeyse yıkılmak üzere olan, Rıfat Ilgaz'ın doğduğu evin onarımı, önümüzdeki yıla yetişirse, onun sevgili Cide'sine onuncu yılda verilmiş bir kültür armağanı olacak. MAVİ İLE YEŞİLİN ARASINDA BAROK SARISI Festival'e adını veren Sarıya... Devamı

17 06 2007

"Marko Paşa"dan 50 yıl sonra.../ Hasan Pulur

Marko Paşa"dan 50 yıl sonra.../ Hasan Pulur Kategori: Fikra "Marko Paşa"dan 50 yıl sonra...      YİNE kitaplar toplatılıyor, yine kitaplar yargılanıyor.     Toplatılmak, yasaklanmak denince, akla ilk gelen "Marko Paşa"dır. Sabahattin Ali ve Aziz Nesin'in çıkardığı "Marko Paşa", 1946 ile 1950 arasında yayımlanan haftalık mizah gazetesidir.     Gün olmuş "Marko Paşa"yı basacak matbaa bulunamamış, gün olmuş dağıtılamamış, toplatılmış, yazarları hapse atılmış, dayanılması güç baskılara uğramıştır.     * * *     "MARKO Paşa"nın 16. sayısındaki açıklama sanırız her şeyi anlatır:     "Ne gün fırsat bulursa o gün çıkar, çıktığı gün saat 8 ile 9 arası satılır, 9'da toplamaya başlarlar.     Türkiye'deki demokrasinin ve basın hürriyetinin miyarı olan böyle bir acayip mizah gazetesidir."     * * *     MEHMET Saydur, acayip gazetenin gerçek hikayesini kitaplaştırdı. (Çınar Yayınları)     Hemen her sayısı toplatılan, "Marko Paşa" yedi isim, dokuz matbaa, yedi yayın yönetmeni değiştirdi.     Marko Paşa" kapatılınca "Malum Paşa" o da toplatılınca "Merhum Paşa" sırasıyla "Yedi Sekiz Paşa" ya da "Hür Marko Paşa"...     * * *     AMA o gün, 60 bin tiraj yapan "Marko Paşa" ne kadar isim değiştirirse değiştirsin, halk onun "Marko Paşa" olduğunu biliyordu. Gazetenin Sabahattin Ali ve Aziz Nesin'den sonra en önemli yazarı Rıfat Ilgaz'dı, karikatürlerini de Mim Uykusuz çizerdi. Bu üç yazar toplam 8 yıl, 2 ay, 15 gün hapse mahkum oldu ve cezaevinde yattılar.     "Marko Paşa" için en yaygın suçlama "Komünistlik"ti.     Bir milletvekili onlara "kökü dışarıda" deyince Aziz Nesin soruyordu:  ... Devamı

17 06 2007

Bir İntihal meselesi: Şapkalı olanların hepsi medenî değildir...

Bir İntihal meselesi: Şapkalı olanların hepsi medenî değildir.../ Levent Cantek Kategori: Yorum     Bir İntihal meselesi: Şapkalı olanların hepsi medenî değildir... Levent Cantek Geçtiğimiz günlerde Mehmet Saydur’un hazırladığı Markopaşa Gerçeği adlı bir kitap yayımlandı (Çınar Yayınları, 2001). Yine Markopaşa gazetesini inceleyen bir başka çalışma tarafımdan hazırlanmış ve bu yılın Mart ayında yayımlanmıştı (Markopaşa: Bir Mizah ve Muhalefet Efsanesi, İletişim Yayınları). Cumhuriyet tarihinin bu önemli muhalif yayını hakkında yarım asır sonra hem de peş peşe iki ayrı yayın çıkmasını gerçekten sevindirici buluyorum. Kendi çalışmamın “Önsöz” ve “Sonuç” bölümlerinde bu konudaki temennilerimi dile getirmiştim. Mehmet Saydur’un kitabını da bu düşünceyle inceledim, kaldı ki altı yıllık bir emek ve birikim sonucunda oluşturulduğuna dair bir iddiası var kitabın. “Sunu”, “Önsöz” ve arka kapakta sıklıkla tekrar edilen bu iddia merakımı da cezbetmişti. İyi bir tarih kitabı okumak, kaçınılmaz olarak metindeki farklı yorum ve yaklaşımları “görmeyi” kolaylaştırır. İyi tarihçi, elindeki malzemeyi kesinlik iddiası kadar olabilirlik ölçülerini de göz ardı etmeden anlatabilme maharetine sahip olandır. Dipnot ve alıntılar, okuyucuya yazılanların “doğruluğunu” sınama imkânı verdiği gibi, metnin, yazarının beklemediği bir biçimde okunabilmesini de garantilemektedir. O sebeple yazarlar, kullandıkları dipnotlarla okuyucuya farklı okuma önerileri sunmaya çalışırlar, doğrulukları da sınanmaktadır böylelikle. Öte yandan, yazarlar için gelenektendir, aynı konuda daha önce yapılmış çalışmalar, oluşturulmaya çalışılan “birikim” nedeniyle atlanamaz, görmemezlikten gelinemez ya da çarpıtılamaz. Dipnot ve alıntılar “şıklık” olsun diye veya meslekî nedenlerle değil, öncelikle ahlakî sorumluluklar gereği kullanılır. Saydur, kitapta 147 dipnot kull... Devamı

17 06 2007

Rıfat ILGAZ/ Şiirler (R- Z)

Rıfat ILGAZ/ Şiirler (R- Z) Kategori: Siir Remzi Ne sorayım sanaKulak dolgunluğu belediklerini mi söylersinUyku sersemliği göz gezdirdiğin kitaptanAklında kalanları mıÇalışmadın istediğim gibiYa komşunun suyunu taşıdınBekar çamaşırı yıkarken annenYa da beşiğini salladın kardeşininGaz yoktu belki bu gecelikŞişesi çatlamıştı lambanınKarşılıksız kalacak sorularım demekAma vakti gelince senden öğreneceğimMakarna verildiğini karneyleBulgaryadan gelen kömür motorlarınınYanaştığını Kumkapı'yaKulağına kar suyu kaçan toriklerinKaraya vurduğunu Boğaz'daYaramasa da işimize, kahveninKaça sürüldüğünü el altındanYaz ortasında bulursunHasta için olduktan sonraLimonun en sulusunuMahalle kırılırken uyuzdanSen taşırsın kükürtüMısır Çarşısı'ndanKursağına girmese de bulursunYumurtanın en tazesiniHer derdine koşarsın mahalleninİnsaflısını verem doktorununDişçinin en ucuzunuSen salık verirsin komşularaBildiklerin de vardı fazladanKalayla çivi üzerineBiraz daha kurcalarsamDökersin içyüzünü nalburlarınBenim bilgili becerikli çocuğumDerse kalktığın zamanYüzünün kızarması nedenÜstte başta yok diye miUtanmak bize düşer çocuğumÇalışmadığın içinseBildiklerin sana yeterNotun önceden verilmişBilmediğin şahıs zamirleri olsun Şair : Rıfat IlgazŞiirdeÖnce şiirde sevdim kavgayı Özgürlüğü kelime kelime şiirde Mısra mısra sevdim yaşamayı Öfkeyi de sevinci de Senin ışıklı günlerin Benim iyimser dostlarım Hepsi hepsi şiirde Ne varsa yitirdiğim Bütün bulduklarım şiirde Kafiyeden önce gelen Sevgilerimiz mi sade Sürgün de var Hapis de Rıfat Ilgaz Türkçemiz Annenden öğrendiğinle yetinmeÇocuğum,Türkçe'ni geliştir.Dilimiz öylesine güzel kiDurgun göllerimizce duru,Akar sularımızca coşkulu...Ne var ki çocuğum,Güzellik de bakım isterÖnce türkülerimizi oğren,Seni büyüten ninnilerimizi belle,Gidenlere yakılan ağıtları...Her sözün en güzeli Türkçemizde,Diline takılanları ayıkla,Yabancı sözcükleri atBak, devrim,ne güzelBarış,ne güzelDayanışma, özgürlük...Hele bağ... Devamı

17 06 2007

Rıfat ILGAZ/ Şiirler (A- Ç)

Rıfat ILGAZ/ Şiirler (A- Ç) Kategori: Siir Rıfat ILGAZ/  Şiirler AlişimKasnağından fırlayan kayışa kaptırdın mı kolunu Alişim! Daha dün öğle paydosundan önce Zileli’nin gitti ayakları. Yazıldı onun da raporu: “İhmalden!” Gidenler gitti Alişim, boş kaldı ceketin sağ kolu... Hadi köyüne döndün diyelim, tek elle sabanı kavrasan bile sarı öküz gün görmüştür, anlar işin içyüzünü! Üzülme Alişim, sabana geçmezse hükmün Ağanın davarlarına geçer... Kim görecek kepenek altında eksiğini kapılanırsın boğazı tokluğuna. Varsın duvarda asılı kalsın bağlaman beklesin mızrabını. Sağ yanın yastık ister Alişim, sol yayın sevdiğini. Ama kızlar da, emektar sazın gibi, çifte kol ister saracak! Rıfat Ilgaz Aydın mısınKilim gibi dokumada mutsuzluğu Gidip gelen kara kuşlar havada Saflar tutulmuş top sesleri gerilerden Tabanında depremi kara güllelerin Duymuyor musun kaldır başını kan uykulardan Böyle yürek böyle atardamar Atmaz olsun Ses ol ışık ol yumruk ol Karayeller başına indirmeden çatını Sel suları bastığın toprağı dönüm dönüm Alıp götürmeden büyük denizlere Çabuk ol Tam çağı işe başlamanın doğan günle Bul içine tükürdüğün kitapları yeniden Her satırında buram buram alınteri Her sayfası günlük güneşlik Utanma suçun tümü senin değil Yırt otuzunda aldığın diplomayı Alfabelik çocuk ol Yollar kesilmiş alanlar sarılmış Tel örgüler çevirmiş yöreni Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende Benden geçti mi demek istiyorsun Aç iki kolunu iki yanına Korkuluk ol Rıfat Ilgaz    Biraz Daha SabırGözünü yıldırmasın karakış, Altında sağlama yatağın, Hastanede sıran var. Ne kaldı ki şurada, Ekim, Kasım, derken Aralık Sabrın tükenmezse eğer, Heybelide'sin bahara doğru. Bilirsin can boğazdan gelir, Senin neyine şu bakır mangal, Çıksın çadırcılara... Bilmem işine yarar mı artık, Şu duvardaki palto, Yok işte çalışmaya dermanın! Hele otursun şu barış yerine, Sık dişini! Her şey düzelecek yakında, Her şey yoluna girecek; Doktor kapına gelecek, İlaçlar ayağına. Bakm... Devamı

17 06 2007

Rıfat ILGAZ/ Şiirler (D- H)

Rıfat ILGAZ/ Şiirler (D- H) Kategori: Siir Geç Azizim Geç Biz de yaşarız azizim,Yaşamaya gelince, biz de yaşarız ama,Olmuyor cebimizden kattığımızla eğlenmek,Gönlümüzden katalım,Varlıklı kişileriz neşeden yana.Pazarımız hoş mu geçecek,Şart değil Büyükada, Heybeli;Çok bile gelir kayığı Hristo'nun: Sekiz arşın iki karış,Kız gibi Cibali yapısı.Bir işaretimize bakarÇıkmazsa balığı alesta, Aylardan temmuz, günlerden pazar;Yenikapı açıklarındayız...Bırakın Hasan geçsin küreğe,Utandırmaz bu kollar sahibini.Kabarmaz bu avuçlarOn ikisinden beri nasırlıdır.Fazla külfet istemez,Bol sigaramız olsun,Köfte, ekmek, domates yeter.Karımız, sevgilimiz yanımızdaBaşaltında şarap testisi...Dedik ya bugün pazarBelki genç arkadaşı"İlk defa güneşe çıkardılar",İsteriz bütün dostlar aramızda olsun;Kiminin Hanya'dan gelir selamı,Kiminin Konya'danSandalımız geniş değil, ne çare,Gönlümüz kadar.Ne yapalım bol şarabımız var ya,Onların sağlığına içecek;Gün ola harman ola!..Anlarız biz de bu işlerden,Elimiz değdi de okşamadık mı,Şu "pür hayal" saçları ?Kim istemez "yâr"ı uyutmasını "sine" deBatan güne karşı,"Bâde" içmesini "Yâr eli"nden?Gözü kör olsun feleğin,Gelecekten umudumuzu kesmedik,İçimiz öylesine ferah...Son kadehlere doğru sorsun,Sesi en güzelimiz bizden:"Gam, keder ne imiş?"Yontulmamış sesimizle cevabı hazır:"Geç azizim, geç!" Şair : Rıfat Ilgaz  GENÇLİK PARKI Bütün sokakları bu kentin Gençlik Parkı'na açılırBir sevgi ilk yaz sıcaklığında Bir türkü yükselir uygarlıktan yanaHalktan yana emekten yana bilimden yanaAlır karamsarlığımızı götürürMavilikte açılır tomurcukBir halı dokunur yurt güzelliğinideGeleceğin yollarına serilir Genç dediğin boy atmalı özgürlüğe doğru Büyümeli yılların kısırlığında böyle dikGün ışırken yerini almalı en öndeGençlik Parkı'nda coşkudan bayrak çekilmeli Nerdesiniz yitik umutlarım hangi çıkmazdaKatılın bu aydınca şenliğe korkusuzTükenmiş yalanı tutsak biliminSusmuş aylakların sünepe ezgileriBütün atılımlar gerçek... Devamı

17 06 2007

ACILARI GÜLMECEYE DÖNÜŞTÜREN YAZAR/ Füsun Özbilgen

ACILARI GÜLMECEYE DÖNÜŞTÜREN YAZAR/ Füsun Özbilgen Kategori: Inceleme RIFAT ILGAZACILARI GÜLMECEYE DÖNÜŞTÜREN YAZARFüsun Özbilgen RIFAT ILGAZTRANSFORMING SARROW TO LAUGHTER Füsun Özbilgen Türkiye'nin belki en çok üreten yazarı. Binlerce öykü, şiir, roman, oyun, anı, makale, 60'tan fazla kitap... Gülmece eserlerinin en ünlüsü ise öğrenci - öğretmen ilişkileri ve okul sıralarından bir kesit sunan Hababam Sınıfı. Rıfat Ilgaz'ın nüfus kağıdı Türkiye Cumhuriyeti'nden eski. 1911 yılında Karadeniz'in küçük, şirin bir ilçesinde Cide'de dünyaya gelmiş. 1908 yılında Meşrıtiyet ilan edildiğinde "Hürriyet geldi" denilmiş. Şöyle anlatıyor: "-Ben Hürriyet'in ilanından hemen sonra dünyaya gelmiştim. İlk Hürriyet çocuklarındanım sizin anlayacağınız. Hürriyet çocuğu olmam, üç-beş yıl sonra Vahdettin gibi bir adam tahta çıktığında "Padişahım çok yaşa" diye bağırmama hiç de engel olmadı. Hem Hürriyet çocuğuydum hem de nerede olursa olsun bağırtılıyordum: _ Padişahım çok yaşa.. Ama Osmanlılığım çok sürmedi. Ancak 7-8 yaşıma kadar. Sonra Harbiye'nin kapatılmasıyla okulumuza gelen genç bir Harbiyeli'nin isteğine uyarak kırmızı fesimi yere çaldım, bir kalpak geçirdim başıma oldum bir Kuvayı Milliye'ci.." Rıfat Ilgaz, bir imparatorluğun yıkılışını, Kurtuluş Savaşı ve yeni Cumhuriyet'in doğuşunun kendi çocukluk yaşamındaki yankısını böyle dile getiriyor. Onu Kuvayı Milliye'ci yapan genç öğretmeni Hilmi Bey ise 1980'li yıllarda T.B.M.M. Başkanı olan Kaya Erdem'in babası Hilmi Erdem imiş.. Genç cumhuriyetin ilk yıllarını da şöyle anlatıyor: "Ortaokulu Kastamonu'da okurken Mustafa Kemal'in emri ile Kuvayı Milliye kalpağını çıkarıp şapkayı geçirdim başıma. Fes gitti, kalpak gitti. Derken birkaç tokat karşılığında öğrendiğim eski harfler de gitti. Latin harfleri gelmişti. Devrimler sürüp gidiyordu. Vereme yakalanıp da Yakacık Sanatoryumu'na düştüğüm günlerde Mustafa Kemal öldü. Devrimlerin de hızı kırı... Devamı

17 06 2007

RIFAT ILGAZ

RIFAT ILGAZ Kategori: Inceleme RIFAT ILGAZ  Nüfus kayıtlarına göre 11 Nisan 1911 doğumludur. Kendi söylemine göre 1910 yılı karlı bir Şubat ayında Cide'de duvarları deniz kokan bir evde doğmuştur. İlk öğrenimini 5.sınıfa kadar Cide'de,5.ve 6. sınıf öğrenimlerini, babasının tayini nedeni ile gittikleri Terme'de yaptı. Orta okulu ve 1930 yılında muallim (ögretmen) okulunu bitirdikten sonra Gerede ve Akçakoca'da 6 yıl öğretmenlik yaptı.Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyat bölümünü bitirerek Türkçe ve Edebiyat öğretmeni oldu.Adapazarı, Karagümrük ve Nişantası Ortaokullarında görev yaptı. Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümüne yazıldı ; sınavlar sırasında çıkan bir kitabı yüzünden tutuklanarakhem öğrencilik hem de öğretmenlik mesleğinden ayrılmak zorunda kaldı.1927 yılından itibaren ; Çalçene, Açıksöz, Nazikler, Güneş, Marko Paşa'da yazdı.Eserleri arasında Yarenlik, Sınıf, Hababam Sınıfı, Sarı Yazma, Yıldız Karayel,Karadenizin Kıyıcığında, Karartma Geceleri vardır. http://www.cide.gen.tr/rifatilgaz.asp   ÖDÜLLERİ 1982 Orhan Kemal Roman Armağanı ve Madaralı Roman Ödülü Yıldız Karayel romanıyla 1987 Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü Ocak Katırı Alagöz’le 1993’te TÜYAP Onur Yazarı ödülü   Rıfat ILGAZ   Rıfat ILGAZ 1940'ların toplumcu-gerçekçi şairlerinin başta gelenlerindendir. 1911 yılında Cide'de doğdu. Şiir yazmaya ortaokul öğrencilik yıllarında başladı. İlk şiiri 27.07.1927'de, günlük Nazikter gazetesinde yayınlandı. Ayrıca; Açıkgöz(Kastamonu), Güzel İnebolu ve Güzel Tosya gazetelerinde şiirleri ve yazıları yayınlanmaya başladı. Lise yıllarında babasının ölümü nedeniyle buradan ayrıldı. Yatılı olarak Kastamonu Muallim Mektebi'nde öğrenim gördü. 1930 yılında mezun oldu. Altı yıl süreyle Gerede, Akçakoca, Hendek ile Düzce arasında Gümüşova'da ilkokul öğretmenliği yaptı. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünü 1938 'de bitirdi ve Adapazarı Ortaokulu Türkçe Öğretmenliğine atandı. 1939'da İst... Devamı

17 06 2007

Bir Şiir: "Bilmeyecekler"/ Rıfat ILGAZ

Bir Şiir: "Bilmeyecekler"/ Rıfat ILGAZ Kategori: Siir BİLMEYECEKLER Geride kalanlara ne bırakacağım, Çocuklarıma, Onların  da çocuklarına?   Olsa olsa Karadeniz'den payıma düşeni… Beş on evlek yer gökyüzünden.   Ne vermek istedimse sağlığımda, Ne veremedimse, Gizlenip kaçışlardan.   Biliyorum bu yüzden Yokluğumu çekmeyecekler, Hep yaşıyormuşum gibi gelecek onlara Biraz ötelerde, uzaklarda.   Babamız diyecekler, dedemiz, Dur durak bilmezdi, Dert nedir, tasa nedir bilmezdi…   Neyi bildiğimi bilmeyecekler.     Kulağımız Kirişte  adlı şiir kitabından 1983 Bütün Şiirleri 1927-1991(Çınar Yayınları)     Rıfat ILGAZ 11:16 - 12/1/2006... Devamı

17 06 2007

Biz de Yaşadık/ Hikmet ÇETİNKAYA

Biz de Yaşadık/ Hikmet ÇETİNKAYA Kategori: Belirtilmemiş POLİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA 'Biz de Yaşadık...' O, halkı için yaşadı... Hiçbir zaman umutsuzluğa düşmedi, yılmadı... Rıfat Ilgaz diyor ki: ''Sevdim haklıdan yana olabilmek için Çalışıp ezilenden, senden yana Sevdim aldığım soluğu hak etmek için Ama sevdim halkı halkımca...'' Rıfat Ilgaz, Cide'de ahşap bir evde doğdu... Mehmet Saydur, Çınar Yayınları'nda çıkan ''Dünden Bugüne Rıfat Ilgaz'' ı anlatırken onun yaşamöyküsünden fotoğraflar sunuyor okurlara... Oğlu Aydın Ilgaz, ''Biz de Yaşadık'' adlı kitabı dün bana uzatırken ''Babamı bu kitapla daha iyi tanıyacaksın'' dedi... Rıfat Ilgaz benim de dostumdu... Onunla 1970'li yıllarda tanıştık... Ben genç bir gazeteci, o usta bir yazardı... Bana bir gün şöyle demişti: ''İyi bir röportajcı, ileride usta bir yazar olur!'' Masada Aziz Nesin de vardı... Aziz Ağabey, ''Sen ona inanma Hikmet'' deyip eklemişti: ''Beni de böyle kandırırdı...'' Hep birlikte gülüştük... Çünkü usta olmak zor işti... Mehmet Saydur'un ''Dünden Bugüne Rıfat Ilgaz'' ya şamöyküsünü bir solukta okudum... 7 Haziran 1944... Hava sıcak... İki görevli Rıfat Ilgaz'ı Tophane Cezaevi'ne götürüp manevra kemerlerini yitirmiş iki ırkçı subayın içine salıverdi... Yerde ot yataklar vardı... Sağında Alparslan Türkeş yatıyordu, solunda Fethi Tevetoğlu ... Bunlar iki Turancı subaydı... Rıfat Ilgaz 22 yaşındaydı... Şu dizeleri mırıldandı... ''Bir liseli talebeyle vuruldu bileklerin Kırk mahkØumun sürüklediği zincire Tek suçunuz hür insanlar gibi konuşmak Kitaplar suç ortağınız!'' **** Rıfat Ilgaz 10 Ağustos 1944'te 6 ay hapis cezasına çarptırıldı... Sıkıyönetim Komutanlığı'nın esas: 515, karar: 512 sayılı ''esbabı mucibeli hükmü'' ... Devamı

17 06 2007

Rıfat Ilgaz ve Festivalleri... Kısa Kısa...

Rıfat Ilgaz ve Festivalleri... Kısa Kısa... Kategori: Haber 5. ölüm yıldönümü Ilgaz anısına Kültür ve Sanat Festivali İstanbul Haber Servisi - Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Cide Şubesi, 5. ölüm yıldönümünde Rıfat Ilgaz 'ın adına ''Cide Rıfat Ilgaz Kültür ve Sanat Festivali'' düzenliyor. Dün başlayan festival, 12 Temmuz'da yazarların imza günü ile sona erecek. Festival, Rıfat Ilgaz'ın Cide'deki evinin önünde dün düzenlenen bir törenle başladı. Törenin ardından gerçekleştirilecek panele konuşmacı olarak gazetemiz Yayın Kurulu Başkanı ve yazarı İlhan Selçuk , Tiyatro Sanatçısı Rüştü Asyalı , Gazeteci Tayfun Talipoğlu , Yazar Öner Yağcı ve Mehmet Saydur katılacak. Aynı günün gecesi düzenlenecek Rıfat Ilgaz Şöleni ise havai fişek gösterisiyle sona erecek. Festivalin ikinci gününde de katılımcı yazarlar okurlarıyla buluşarak, kitaplarını imzalayacaklar. Rıfat Ilgaz'ın Cide'de doğduğu ve yıllardır bakımsız kalan evi ise ADD Cide Şubesi'nin girişimiyle Kastamonulu ve Cideli yurttaşlar tarafından satın alınarak, onarılacak. Evin bakımı tamamlandıktan sonra Rıfat Ilgaz Müzesi ve Kütüphanesi olarak hizmet verecek.   Rıfat Ilgaz Festivali Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Cide Şubesi, bu şirin ilçede iki yıldır ''Rıfat Ilgaz Kültür ve Sanat Festivali'' düzenliyor. Geçen yıl Rıfat Ilgaz' ın doğduğu ve neredeyse harabeye dönen evinin müzeye dönüştürülmesi için girişimlerde bulunuldu. Kültür Bakanı İstemihan Talay , öneriye sahip çıktı, ancak bütçede pay ayrılamadığı için ev bakanlıkça alınamadı. Ancak, bu yıl düzenlenen ve Rıfat Ilgaz'ın Cudili dostu öğretmen Ali Şen 'in yönettiği, Öner Yağcı, Mehmet Saydur, Ceyhan Mumcu, Ramazan Tuğtepe 'nin konuştuğu panel, Ufuk Karakoç ve Grup Tanık 'ın dinletileri ile renklenen festivale Kültür Bakanlığı ekonomik katkı sağladı. Halk Eğitim Merkezi'ndeki panel doldu taştı. Festival yürüyüşü ve stadyumda yapılan şenlik g... Devamı

17 06 2007

Roman Yazan Şairler/ Turgay FİŞEKÇİ

Roman Yazan Şairler/ Turgay FİŞEKÇİ Kategori: Fikra DEFNE GÖLGESİ/ Turgay FİŞEKÇİ Roman Yazan Şairler Çoğu şair için düzyazı, yanına bile yaklaşılmayacak bir yazın türüdür. Orhan Veli, Dağlarca, Dıranas, Edip Cansever, Turgut Uyar, Metin Eloğlu, Ahmed Arif, Can Yücel gazete, dergi yazıları bir yana, kalemlerini düzyazı durağına uğratmayan şairlerden... Şiirin yanında romanı deneyen, bu ''çağcıl destan'' a bir yanından el atan şairlerimiz de çoktur. Nâzım Hikmet, düzyazı türlerinden asıl oyun yazarlığına gönül vermiştir. Ne ki, gençlik ve özgürlük yıllarında gazetelerde tefrika edilmek için yazdığı romanlarda ucuzluktan kurtulamasa da ömrünün son yılında yazdığı, kendi yaşamından da ilginç kesitlerle dolu, Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim ile şiirinin büyüklüğüne yaraşan bir ürün verdi. Oktay Rifat da, şiirin yanında ikinci bir yazın uğraşı olarak uzun yıllar oyun yazarlığını seçti. Birbirinden ilginç oyunlar yazdı. Altmışından sonra ise hem ''şiir bir yaşlılık uğraşısıdır'' sözünü doğrularcasına şiirini yeni ufuklara taşıdı, hem de romanlar yazdı, resimler yaptı. Bir Kadının Penceresinden (1977), Danaburnu (1980) ve Bay Lear (1982) ile başarılı bir romancı olarak da yazın tarihimizde yer aldı. Melih Cevdet Anday, şiir, oyun ve deneme yazarlığının yanında romanlar da yazdı. Aylaklar (1965), Gizli Emir ( 1970), İsa'nın Güncesi (1974), Raziye ( 1975). Bunlara son yıllarda kitaplaşan, bir zamanlar takma isimlerle yazılıp gazetelerde tefrika edilmiş başkaları da eklendi. Anday'ın romanları öteki türlerdeki yapıtlarıyla kıyaslandığında onlar denli öne çıkmaz. Hatta yakın dostu Sabahattin Eyuboğlu ile aralarına kara kedi girme nedeni olarak da Eyuboğlu'nun 1970 TRT Roman Başarı Ödülü kazanan Gizli Emir romanını beğenmemesi gösterilir. Güneyde bir aşk öyküsünü anlatan Raziye ise filme de alınmasıyla yazarın en tanınan romanı oldu. Necati Cumalı, kendi yazarlığı içinde türleri birbiriyle yarıştırırcasına şiir... Devamı

17 06 2007

Rıfat Ilgaz Evleri ve Bartın'da R. Ilgaz Sokağı/ Edebiyat 19

Rıfat Ilgaz Evleri ve Bartın'da R. Ilgaz Sokağı/ Edebiyat 1998 Kategori: Inceleme Bartın'da Rıfat Ilgaz sokağı   Türk edebiyatına başta bir çok defa beyazperdeye uyarlanan Hababam Sınıfı olmak üzere birçok unutulmaz eser armağan eden Rıfat Ilgaz'ın adı Bartın'da bir sokakta ölümsüzleşti. Bartın'ın Orta Mahallesi'nde Ilgaz'ın ailesinin yaşadığı sokağa ünlü yazarın ismi verildi. Bartın'ın merkeze bağlı Orta Mahallesi nüfusuna kayıtlı olan yazar Rıfat Ilgaz'ın adı, ailesinin yaşadığı sokağa verildi.  Bartın Belediyesi'nden yapılan açıklamada, bölgede 18-24 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek ''5. Kitap Fuarı'' etkinlikleri kapsamında Rıfat Ilgaz'ın anılacağı, bu bağlamda bir sokağa adının verilmesi konusunun belediye meclisinde görüşülerek karara bağlandığı bildirildi.  Oybirliğiyle alınan karar doğrultusunda, 1 Nolu Mıstınağa olan sokağın adı, ''Rıfat Ilgaz Sokağı'' olarak değiştirildi.  Deneme, eleştiri, anı, incelemeyi içine alan 'düzyazı' türünde az sayıda kitap yayımlandı Mîna Urgan'ın anıları ilgi gördü M ina Urgan'ın 'Bir Dinozorun Anıları' adlı kitabı yüz bin adeti aşarak bir rekora imza attı. Mehmet H.Doğan'ın bu yıl bir anı kitabı 'Şimdi Uzaklardasın' çıktı. MemetFuat, Nazım Hikmet'in 1933-1950 yıllarında Piraye'ye yazdığı mektupları iki cilt olarak yayımladı. Fethi Naci'nin ise beş kitabı yayımlandı. Kültür Servisi - Her yıl olduğu gibi 1998'de de edebiyatımızda deneme, eleştiri, anı, incelemeyi içine alan ''düzyazı'' türünde az sayıda kitap yayımlanmasına karşın Mîna Urgan 'ın ''Bir Dinozorun Anıları'' (Yapı Kredi Y.) adlı kitabı yüz bin adedi (kırk üç basım) aşarak bir rekora imza atıyordu. Mîna Urgan'ın çocukluğundan başlayarak günümüze kadar uzanan (çevresindeki olaylarla, ''ünlü'' kişilerle ilgili) izlenimle... Devamı

17 06 2007

'Sınıf'ın Efsanesi'

'Sınıf'ın Efsanesi' Kategori: Inceleme Cumhuriyet 19.08.2004 PENCERE İLHAN SELÇUK Sınıf ve Demokrasi?.. Aydın Ilgaz 'ın 'gecikmiş ilk kitabı' nın adı: ''Sınıf'ın Efsanesi'' . (Çınar Yayınları) Bir zamanlar Türkiye'nin demokratik olmayan çok partili düzeninde 'sınıf' sözcüğü belâsına ne korkular yaşanıyor, insanlar nasıl harcanıyordu?.. Aydın'ın kitabı bu konu üzerine elle tutulur bir belgeleme... Değeri büyük!.. ** Haftalık 'DOLMUŞ' mizah dergisinin ilk sayısı 5 Ocak 1956'da çıkmıştı... İmtiyaz sahibi: Osman Asaf Kermen. Yazarları çizerleri arasında kimler yoktu ki?.. Türk mizah edebiyatının en değerli adları bir araya toplanmıştı; bunların arasında Rıfat Ilgaz da vardı.. Rıfat Ilgaz tepeden tırnağa aydın sorumluluğu taşıyan bir güzel adamdı.. Şairdi.. Öğretmendi.. Yazardı.. Bugün birisi kalkıp da bana ''Rıfat Ilgaz gibi bir adam göster'' dese gösteremem.. Para, pul, gösteriş, görgüsüzlük, hırs, üçkâğıt medya dünyasında öylesine ağır bastı ki, insan bozuldu.. Rıfat, bugünden düne bakınca, eski zaman senyörleri gibi kalıyor. ** Rıfat Ilgaz'ı uzun boylu tanıtmama gerek yok; Türk edebiyatına biraz meraklı olan, şairi iyi tanır; Dolmuş'ta yazmaya başladığı zaman 'mimli' idi; daha önce çıkardığı 'Sınıf' adlı şiir kitabı yüzünden adı komüniste çıkmıştı. Dolmuş'u ben yönetiyorum; bir gün Ilgaz dergide yeni bir öykü dizisine başladı: Adı: 'Hababam Sınıfı'. Ilgaz gibi 'Hababam Sınıfı' nı da tanıtmaya gerek yok!.. Bugün bile televizyonun düğmesine dokunsanız, Rıfat'ın öykülerinden biri film olarak karşınıza çıkar... 'Sınıf' adlı şiir kitabı yüzünden başı belaya girmişti Ilgaz'ın.. Ama 'Hababam Sınıfı' bir tuttu ki sormayın!.. ** Rıfat Ilgaz'ın oğlu Aydın Ilgaz'ın yazdığı ''Sınıf'ın Efsanesi'' adlı kitap, bu iki sınıfın... Devamı

17 06 2007

Aydın Ilgaz'dan "Sınıf'ın Efsanesi"

Aydın Ilgaz'dan "Sınıf'ın Efsanesi" Kategori: Inceleme Aydın Ilgaz'dan "Sınıf'ın Efsanesi" Sınıfın mimli ozanı Yazmanın bedelini ağır ödeyen 1940 kuşağının toplumcu-gerçekçi yazar ve şairlerinden biridir Rıfat Ilgaz, peşinde siyasi polisin dolaştığı şair takımındandır. Aydın Ilgaz'ın da kitapta dikkat çektiği gibi ister roman olsun, isterse şiir ya da öykü; Rıfat Ilgaz'ın bütün yazdıklarının temelinde 1940 kuşağı edebiyatçılarının çektiği acılar vardır. Gamze AKDEMİR Rıfat Ilgaz... Sınıf'ının ozanıdır mimli, Hababam Sınıfı'nın yazarıdır ünlü... Tıpkı şiirinde dediği gibi... Kim ne derse desin çocuklar için yazdı hep. Canı yansın diye işinden attılar sık sık. Acısını hep çocuklar çekti... Kendi öz çocukları ondan önce. Şunu demek istiyor iki iş tuttu ömür boyu köklü. Çocukları okutmaktı ilk işi, ikincisi yazdığını çocuklara okutmak. Ne gençlerden, ne çocuklardan bir yakınması yok. Arap'ın dediği doğru Çocuk mazbut... Memleket görülüyor işte, güllük gülistanlık... Ne var ki güllerin dikeni çok! Çınar Yayınları'ndan çıkan 'Sınıf'ın Efsanesi' adlı ilk kitabında Rıfat Ilgaz'ın şiirle başladığı edebiyat yolculuğu içinde, romanları, öyküleri ve oyunlarıyla birçok yapıta imza atarken 'sınıf' sözcüğünün o yolculuğun sürmesinde nasıl büyük bir öneme sahip olduğunu gözler önüne seriyor, ''öğretmen Rıfat Ilgaz'ın çocuklara duyduğu sevgiyi, insana duyduğu inancı dile getirmesinde iki sınıfın etkisi yadsınamaz. İlki 1944'te yayımlanan Sınıf adlı şiir kitabıdır, ikincisi de, ünü yazarını aşacak olan Hababam Sınıfı'dır'' diyen oğul Aydın Ilgaz. Kitabın bir diğer amacı da Türkiye'deki bazı kişi ve kurumların kültüre-sanata verdikleri değerin ne durumda olduğunu Hababam Sınıfı'nın öyküsüyle birlikte gözler önüne sermenin yanı sıra Hababam Sınıfı adlı yapıtından dolayı onu saygıyla ananların diğer yapıtlarıyla bir bütün olarak onun sanatçı kişiliğinin uğradı... Devamı

17 06 2007

Hababam Sınıfı Üzerine Kartal Tibet'le Bir Söyleşi (Gamze AK

Hababam Sınıfı Üzerine Kartal Tibet'le Bir Söyleşi (Gamze AKDEMİR) ve İ. Gürşen KAFKAS'ın Bir Yazısı: Kategori: Guncel Cumhuriyet 10.02.2004 Yönetmen Kartal Tibet , 'Hababam Sınıfı Merhaba' da Rıfat Ilgaz' ın kurduğu yapının korunduğunu söylüyor Zil çaldı, dersler kaynadı Birebir devamı ya da peşin tepkilerin izleğinde sıkça yorumlandığı gibi 'güne uyarlanmış tıpkısının aynısı' değil 'Hababam Sınıfı Merhaba'. Sınıf yine 6 Edebiyat A, mekânlar, derslik, koridor, bahçe aynı olsa da okul sıralarındaki şirinliklerde, haylazlıklarda benzerlik sezinlense de odak, değişen dönem ve dünya bileşeninde yepyeni ruh coğrafyaları. GAMZE AKDEMİR Kapıyı çalar genç adam ve büyük bir heyecanla içeri girer. Karşısında tüm dönemlerin en büyük yönetmenlerinden biri vardır. Kısa bir konuşma geçer aralarında: YÖNETMEN ADAYI - Kararımı verdim, artık sinema yönetmenliği yapmak istiyorum. YÖNETMEN - Tabii sen zaten bir yönetmensin. YÖNETMEN ADAYI - Ama önce sizin asistanlığınızı yapmak istiyorum. YÖNETMEN - Şerefle. Seni zaten bekliyordum. Geçen yıl bir Hababam çektim, çok çalıştın, çok güzel oldu. Bir aya kadar ikinciyi çekeceğim. Gel benimle çalış. 1975'te gerçekleşen bu diyaloğun kahramanlarından kapıyı çalan dönemin ünlü jönü Kartal Tibet 'tir, 'kapıyı açan' da efsane yönetmen Ertem Eğilmez . Böylelikle Arzu Film kadrosunda ikinci Hababam 'ın senaryo çalışmalarına katılır Tibet, ardından da sete çıkar. Bir gün ''İn bakalım aşağıya (yemekhaneye) şu sahneyi çek'' der Eğilmez. Tibet'in ''Yapmayın, imza atıyorsunuz'' itirazlarını ''Ben senin çektiğine imza atmaya razı olmuşum, sen niye çekiniyorsun'' gerekçesiyle kabul etmez. Tibet sahneyi çeker, Eğilmez de çok beğenir, imzasını da gönül rahatlığıyla atar. Böylelikle yönetmenliğe fiilen Hababam'la başlayan Tibet, bir yıl sonra üçüncüsünde yine settedir. Artık Arzu Film'in yönetmeni... Devamı

17 06 2007

Kısa... Kısa.. Değinmeler...

Kısa... Kısa.. Değinmeler... Kategori: Inceleme Mezarı başında düzenlenen törene yalnızca yakınları katıldı Yazar Rıfat Ilgaz'ı sadece üç beş kişi andı İstanbul Haber Servisi - ''Hababam Sınıfı'' nın yaratıcısı, ünlü şair, romancı, fıkra ve öykü yazarı Rıfat Ilgaz , ölümünün 7. yıldönümünde Zincirlikuyu'daki mezarı başında anıldı. Rıfat Ilgaz'ı anma törenine yalnızca ünlü yazarın yakınları katıldı. Ilgaz'ın oğlu Aydın Ilgaz , anma törenine ailesinin dışında kimsenin katılmamasına tepki göstererek babasına vefasızlık yapıldığını söyledi. Kemal Sunal 'ın ölümüyle son günlerde Hababam Sınıfı'nın yeniden gündeme geldiğini anımsatan Aydın Ilgaz, Ayşen Gruda, Perran Kutman, Halit Akçatepe, Münir Özkul, Tarık Akan, İlyas Salman gibi birçok sanatçının Hababam Sınıfı'nda rol aldığını, ancak bu kişilerin katıldıkları hiçbir televizyon programında Rıfat Ilgaz'dan söz etmediklerini vurguladı. Ilgaz, ''Rıfat Ilgaz'a geçmişte olduğu gibi hâlâ sansür uygulanıyor'' diye konuştu. Telif haklarına da değinen Ilgaz, televizyonlarda Hababam Sınıfı filminin her yayımlanışında sadece 2 milyon lira aldıklarına dikkat çekti. Törene katılanlar daha sonra ''Rıfat Ilgaz Kültür ve Sanat Festivali'' için Cide'ye hareket ettiler.                              ************                   ***********                      ********   Bacaksız Tatil Köyünde Rıfat Ilgaz, Çınar Yayınları, 2003 (13. Basım), 93 Sayfa. Resimleyen Turgut Keskin Kapak Altan Saraçoğulları (8+) Bacaksız'ı bilmeyen var mı? Hani şu 'Kamyon Sürücüsü', 'Sigara Kaçakçısı... Devamı

17 06 2007

Değinmeler... Kısa... Kısa...

Değinmeler... Kısa... Kısa... Kategori: Haber Yayın Dünyasından Hazırlayan: Gamze AKDEMİR gamzeakdemircumhuriyet.com.tr   12.01.2006 Rıfat Ilgaz'ın evi müze oluyor "Hababam Sınıfı"nın yazarı Rıfat Ilgaz'ın doğduğu ev yenileniyor. Kastamonu'nun Cide ilçesindeki 130 yıllık iki katlı ahşap ev, yenisi yapılmak üzere 3 ay önce belediye ekiplerince yıkılmıştı. Bir ay önce temeli atılan ve aynı mimari özellikleri taşıyacak şekilde yapılacak Rıfat Ilgaz'ın evi, 2006 yılında gerçekleştirilecek Sarı Yazma ve Rıfat Ilgaz Kültür ve Sanat Festivali'ne yetiştirilmeye çalışılıyor. Cide Belediyesi yetkilileri, 1875 yılında Rum mimarisine uygun olarak yapılan evin yeniden yapılmak üzere yıkılması için Kültür ve Turizm Bakanlığı Anıtlar Yüksek Kurulu'ndan izin alındığını belirtti. Müzeye dönüştürülecek olan evde, Ilgaz'ın eserleri, resimleri ve hayatına dair yazılar bulunacak.     Cumhuriyet 17.01.2004 Hababam Sınıfı toplandı GAMZE AKDEMİR İlki 1975'te Rıfat Ilgaz 'ın aynı adlı eserinden Ertem Eğilmez tarafından sinemaya uyarlanan Türk sinemasının klasiklerinden ''Hababam Sınıfı'' serisinin yedinci bölümü ''Merhaba Hababam Sınıfı'' nın galası önceki akşam Polat Towers'ta yapıldı. Filmin yönetmeni Kartal Tibet ve oyuncularının yanı sıra iş ve sanat dünyasından da birçok ismin katıldığı gecede eski Hababamcılarla yeniler filmdekini aratmayan neşeli bir atmosferde buluştu. Arzu Film-Fida Film ortaklığında çekilen filmin açıklanan ilk adı ''Hababam Sınıfı Forever'' dı. Başta Aydın Ilgaz olmak üzere birçok çevreden sert eleştiriler alması üzerine de yapımcı Ferdi Eğilmez, filmin adını ''Hababam Sınıfı Merhaba'' olarak değiştirdiklerini açıklamıştı. Hababam Sınıfı Merhaba'da da Özel Çamlıca Lisesi'nin sahibi Muharrem Gürses vefat etmiş ve okul oğlu Deli Bedri tarafından işletilmektedir. Deli Bedri okulu satmaya karar verince o... Devamı

17 06 2007

' Sınıf'ın mimli ozanından ünlü HABABAM SINIFI 'na 1

' Sınıf'ın mimli ozanından ünlü HABABAM SINIFI 'na 1/ Aydın ILGAZ Kategori: Inceleme R ıfat Ilgaz'ın çocuklara duyduğu sevgiyi, daha doğrusu ''insan''a duyduğu inancı dile getirmesinde iki ''sınıf''ın katkısı yadsınamaz. İlki, 1944'te yayımlanan ''Sınıf'' adlı şiir kitabıdır; ikincisi de, ünü yazarını aşacak olan ''Hababam Sınıfı''dır... Cumhuriyet 19.01.2004 'Kitaplar suç ortağınız!' ''Bir liseli talebeyle vurulu bileklerin / Kırk mahkûmun sürüklediği zincire / Tek suçunuz hür insanlar gibi konuşmak / Kitaplar suç ortağınız!'' Rıfat Ilgaz'ın 'Bu da Bir Özgürlük Şiiri'nden... İkinci Dünya Savaşı'nın Türkiye üzerinde yarattığı havanın yavaş yavaş değişmesi üzerine, babam polise teslim oldu. Mustafa Ural'ın ''Karartma Geceleri'' nde taşıdığına benzer bir kâğıt vardı cebinde. O kâğıda, her sabah aynı metin o günün tarihi atılarak yeniden yazılıyordu. Son kâğıtta şu yazıyordu: ''Bugün 24 Mayıs 1944... Evden, müdüriyete teslim olmak için çıktım. Yolda yakalayanlar bilsinler ki, sırf bu iş için çıktım.'' GÖRÜŞ GÜNLERİ... Babam, altı aylık bir ceza aldı ''Sınıf'' tan dolayı. Önce Sansaryan Han'da, sonra Tophane Cezaevi'nde yattı. Babamı ziyarete gidiyorduk annemle. Kadınların görüş gününde annemle birlikte giriyorduk; erkeklerin görüş gününde ise ben yalnız giriyordum. Henüz dört yaşındaydım. ''Dört yaşında cezaevinin kapısını öğrenecekti. Erkeklerin görüş günü kuyruğa girip babasına temiz çamaşır getirecek, aynı çantayla kirlilerini alıp eve götürecekti. Simiti, altı yaşında görüp tanımıştı; ama tüm çocuk hastalıklarını, kızılı, kızamığı, uyuzu, boğmacasıyla birlikte, daha okula gitmeden öğrenmişti'' diye anlatır ''Yokuş Yukarı'' adlı anı kitabında. Tophane Cezaevi'nde, Türkiye'nin ani hava baskınlara karş... Devamı

17 06 2007

' Sınıf'ın mimli ozanından ünlü HABABAM SINIFI 'na 2

' Sınıf'ın mimli ozanından ünlü HABABAM SINIFI 'na 2/ Aydın ILGAZ Kategori: Inceleme Cumhuriyet 20.01.2004 25 Temmuz 1956 tarihli Dolmuş'un otuzuncu sayısında Stepne'nin yazdığı, Turhan Selçuk'un resimlediği ''Hababam Sınıfı''nın ilk öyküsü yayımlanır. 'Hababam Sınıfı'nın öğrenci ve öğretmenleri Turhan Selçuk'un çizgileriyle hayat bulur. Cumhuriyet 20.01.2004 Hepsi içimizdeydi, bizdendi 'Hababam Sınıfı'nın serüveni 'Dolmuş' dergisinde yayımlanan öykülerle başlar. Rıfat Ilgaz, derginin yazı kadrosuna sonradan katıldığı için 'Stepne' (yedek lastik) adını kullanır. Babam şair Rıfat Ilgaz 'ın 1940'ların karanlık yıllarında, başına gelenlerden kendimce neden-sonuç ilişkileri çıkarıyordum. Örneğin, bir gün başıma şöyle bir olay gelmişti, ki bunu Aziz Nesin çok beğenerek Gerçek 'te yazmıştı: Annem öğretmenlik yaptığı için okula giderken beni ev sahibimiz Ali Amca'nın kızı Perihan Abla'ya bırakıyordu. Annemlerin evde olmadığı zamanlarda bana o bakıyordu. Bir gün, Ali Amca, para alamadığı bir kiracısından söz ederken ''Vereceğim onu mahkemeye!'' diye bağırmıştı. Ben de korkuyla Perihan Abla'nın kulağına eğilip ''Neden mahkemeye veriyormuş?'' diye sorup eklemiştim, ''Kitap mı çıkarmış bu adam?'' 'ORHAN AMCA' O yılların edebiyat ortamında, babamın yakın arkadaşları olan Sabahattin Ali, Aziz Nesin, Orhan Veli, Orhan Kemal ve Sait Faik gibi bugün usta olarak görülen birçok yazar ve şairi yakından tanıma fırsatı da bulmuştum. Yaşıma rağmen hepsini tanıyor oluşum, babamı da hayrete düşürürdü. Yine bir örnek vermek gerekirse; Taksim'e doğru yürürken babamla, Orhan Veli ile karşılaşmıştık. Orhan Veli, Ankara'dan yeni gelmiş. Babamla konuşurken, eliyle benim saçlarımı okşadı. Babamsa, hemen o ''amca'' yla beni tanıştırmak istedi; ama ben zaten tanımıştım: O, O... Devamı

17 06 2007

' Sınıf'ın mimli ozanından ünlü HABABAM SINIFI 'na 3

' Sınıf'ın mimli ozanından ünlü HABABAM SINIFI 'na 3/ Aydın ILGAZ Kategori: Inceleme Cumhuriyet 21.01.2004 Cumhuriyet 21.01.2004 İstanbul'da The Marmara Oteli'nde yapılan 80. Yaş Kutlama törenine Hababam Sınıfı'nın ilk 'İnek Şaban'ı olan sanatçı Sezen Ustan da katıldı. (sağda) Sezen Ustan'ın erkek kılığına girerek İnek Şaban'ı oynaması dönemin gazetelerinde de haber olmuştu. (en sağda) Rıfat Ilgaz'ın yaşadıkları başlı başına bir Türkiye gerçeğiydi... Yazar serbest, kitabı tutuklu Babamın yaşadıkları, başlı başına bir Türkiye gerçeğiydi. Kitapları toplatılan ve sık sık tutuklanan bir şairin aynı ülkenin Kültür Bakanı'nca plaketle ödüllendirilmesine de tanık oldu.1991'de dört ilde (İstanbul, Ankara, İzmir, Kastamonu) 80. Yaş Kutlama Törenleri yapıldı. Pek az yazar bu mutluluğu yaşamıştır. 13 Aralık 1991'de Kızılırmak Sineması'nda, törenlerin Ankara ayağı gerçekleştirildi. O zamanki Kültür Bakanı Fikri Sağlar 'ın törende yaptığı konuşma, toplum olarak yaşadığımız çelişkilerin kanıtı gibiydi: ''Rıfat Ilgaz'ın Hababam Sınıfı 'nı bugün mahzenlerde tutuklu kitapları arasında gördüm ve onu azat ettim. Yazar serbest; ama kitabı tutukluydu...'' Evet, hepimizin sınıfı ''Hababam Sınıfı'' da tıpkı ikinci kitabı ''Sınıf'' gibi tutukluydu. 1981 yılının Mayıs ayında, babam da Cide'deyken, evleri arananlardan biri de felsefe öğretmeni Sevil Yıldırım 'mış. Evinde bulunarak götürülen kitaplardan biri de ''Hababam Sınıfı'' ... Babam, Yıldırım adına endişelenerek sormuş, ''Kitabım imzalı mı?'' diye... O da, ''İmzalı kitabı bereket versin ki saklamıştım! Ellerine geçmedi'' demiş. Babam gülerek ''Daha hangi yasak kitabı buldular sizin evde'' diye sorunca da '' Bertrand Russell 'ın kitabını... Her ikisini de savcılık mahkemeye verdi, benimle bir... Devamı

17 06 2007

Düş Hekimi Yalçın Ergür de Cide'deydi...

Düş Hekimi Yalçın Ergür de Cide'deydi... Kategori: Foto Album Çınar Yayınları'nın düzenlediği festival, güzelim Kastamonu'nun, güzelim Cide'sindeydi.   Tarpan'la, Anadolu'nun bir yüce dağını aşmış; yolu uzatıp Daday - Azdavay üzerinden, dünyanın en güzel, en yeşil, en bakir yollarından geçip, gecenin bir vakti Cide'ye varmıştık...           devamı için TIKLAYINIZ...   düş hekimi yalçın ergir http://www.ergir.com 02:48 - 17/1/2006 - yorum yaz .:.Paylaşımına thanks,sayende çok güzel bir siteyi tanıdım. Ve bloğumda bir yazısını yayınlayıp altınada herkes ziyaret etsin diye adresini ekledim. Çok harika bir site hazırlamış.Çok sevimli ve nostalji kokuyor buram buram. elki - 11:22 - 19/1/2006 gurur tablosuHemşerim senle gurur duyuyorum bilmem kacıncısı çekilen hababam sınıfı yazarı ve onu konu alan yazınız gerçekten çok güzel bu resimler nostalji o günlerden kalan yegane hatıralar.Kastamonu tanıtımına verdiğiniz katkıdan dolayı ayrıca teşekkür ederim.Sağolun varolun. tekeli - 05:51 - 19/1/2006 ... Devamı

17 06 2007

"Hababam Sınıfı Üçbuçuk" ta "Hababam Sınıfı Nerde?"

"Hababam Sınıfı Üçbuçuk" ta "Hababam Sınıfı Nerde?" Kategori: Guncel Cumhuriyet Dergi 22.01.2006 HABABAM SINIFI NEREDE? Hababam Sınıfı üç yıl önce bir merhabayla yeniden başlamış, ama yıldızı 2000'li yıllarla pek de barışmamıştı. Çünkü aslından uzak, içi boş ve eğlencelikti. Yeni serinin mimarı Ferdi Eğilmez, "Sözü zaten ilk filmde bitmişti" deyip, "Hababam Sınıfı Üçbuçuk"la yoluna devam ediyor. Yani üretimi arttırmak adına, tüketmekten vazgeçmiyor. Özlem Altunok Klasik sözünün hakkını veren en iyi örneklerden biri, Hababam Sınıfı'dır desek, herhalde kimsenin itirazı olmaz. Klasik, biraz da dokunulmazdır ya, Ertem Eğilmez'in sinemaya aktardığı Rıfat Ilgaz'ın bu ünlü romanı, üç yıl önce bir "merhaba" ile yeniden başlayınca eleştirilerin de hedefi oldu. Sorun, bir klasiğe dokunulmasından çok, aslından gittikçe uzaklaşan az mesajlı, bol esprili, "yıldız" kadrolu bir Hababam'la karşılaşmaktı. Bu yeni serinin mimarı ise bu kez oğul Ferdi Eğilmez'di. 1,5 milyon seyirci toplayan "Hababam Sınıfı Merhaba"yı, 2,5 milyon seyirciyle "Hababam Sınıfı Askerde" izledi. Ferdi Eğilmez "Yüzümüz seyirciyle gülüyor" dese de, popülist bulunmaktan şikâyetçi, yine de ısrarla seyirci kaygısı taşıyan filmler yapmaya devam edeceğini söylüyor. Şu sıralar gösterimde olan "Hababam Sınıfı Üçbuçuk" vesilesiyle Ferdi Eğilmez'le Hababam'ın geçmişini ve bugününü konuştuk. -Hababam Sınıfı serisinin üçüncüsü gösterimde ve eleştiriler bu filmle de devam ediyor. Ne kadar üstünüze alıyorsunuz bu eleştirileri? Eleştiri, 30 sene önce de vardı, bugün de var. Oluyor, olacaktır da... Allah'tan seyircimiz var da yüzümüz onlarla gülüyor. Bu ikinci seride film, kendi jenerasyonunu oluştursun istedik ve bunu başardık. Yine de mutlu olduğumu söyleyemem, çünkü eleştiriler çok ağır. Beni üzen, sağlıklı bir eleştiri mekanizmasının olmaması. Herkes haddini aşan bir yaklaşımla tepki veriyor. Ben de tüm bunların içinde taraf olmak ve eleştirilere yanıt vermek... Devamı

17 06 2007

Rıfat Ilgaz'ın Kendi Sesinden Şiirleri/ Rıfat Ilgaz Kişisel

Rıfat Ilgaz'ın Kendi Sesinden Şiirleri/ Rıfat Ilgaz Kişisel Web Sayfası Kategori: Siir Anasayfa   Rıfat Ilgaz    Yapıtları   Fotoğraflar    Şiir Sayfası    Kendi Sesinden Şiirleri    Sanal Galeri   Güncel   İletişim Tüm şiirler  mp3 formatındadır. Kendi sesinden şiirleriyle Rıfat Ilgaz ; Yaşadıkça 1.Bölüm (mp3) (Tümü)           İçeriğinde yer alan şiirler:             Defneler Gibi , Bilsem ki , Çocuklarım , Senin Neyin Eksik , Bu da Bir Özgürlük Şiiri , Yaşıyoruz , Sahipsiz , Şiirde , Aydın mısın , Kulağımız Kirişte , Bir Görüş Günü Anısı , İçelim , Körüz Biz Yaşadıkça 2. Bölüm (mp3) (Tümü) İçeriğinde yer alan şiirler: Okutma Üzerine , Selinti , Saltanat , Kısalar Köseler , Bir Sınavsa Eğer ,Dört Mevsim , Çocuklarımız İçin , Ne Kuş Ne Böcek , Ormanız Biz , Bilmeyecekler , Sarı Yazmalım , Defneler Ölmez Ankara Üniversitesi Kastamonu Meslek Yüksekokulu'nda verilen Ruhi Su Dostlar Korosu'ndan Rıfat Ilgaz'a adanan ILGAZ türküsü Ilgaz Anadolunun.avi Tasarım HeLLX Şiirde Parmaklığın Ötesinden I II III Uçurtma Güvercinim uyuyor mu? Körüz Biz Kasabamız Leylakları anlatıyorum Oğlum I II III IV V Bir Sınavsa Eğer İçimizden Biri Aydınmısın Alişim Biraz Daha Sabır İçelim Biz Taşra Memurları Mıstabey Türkçemiz Remzi Uyusunda Büyüsün Ziyaret Günü Notları I II III IV V Yaşıyoruz   09:18 - 4/2/2006... Devamı

17 06 2007

Bir Site: "Çocuk ve Edebiyatı"/ ve"Rıfat Ilgaz'ın Çocuk Şiir

Bir Site: "Çocuk ve Edebiyatı"/ ve"Rıfat Ilgaz'ın Çocuk Şiirleri"/ Ali ŞAHİN Kategori: Duyuru 19/1/2006 - Çocuklara Şiirler/ Rıfat ILGAZ Bulundugu yer: Siir  BENİM GÜZEL YAVRUMOndan sonra, benim güzel yavrum,Bir de oğlu varmış padişahın.Senin gibi akıllı,Senin gibi yürekliBaşı dikGözü pek,Babasından daha güçlü,Senin gibi… Bakmış ki padişah,Oğlu gün günden büyüyor,Büyüyüp gelişiyor.Şunu demek istiyorum,Oğlu babasını geçiyor. Padişah bu,Bizim gibi sıradan baba değil kiAnladın gerisini değil mi,"Cellat!" demiş padişah,"Uçurun başını!"Demiş ama, benim güzel yavrum,Dediğiylen kalmış! (1981)Kulağımız Kirişte  adlı şiir kitabından 1983Bütün Şiirleri 1927-1991(Çınar Yayınları) Rıfat ILGAZ  NE KUŞ, NE BÖCEK Kuşsunuz diyorlar, çocuklarım,Bir kuşsunuz diyorlar sizeSığınacak kol arayanKonacak dal arayanBir yavru kuş, türkülerde.Telgrafın tellerine konarsınızEzgilere uymak içinAvcılar vurur sizi.Yeşil başlı ördek olurKalırsınız çöllerdeBöyle bir kuş işte!.. Kuş değil ya çocuklarım,Böcek bile olamazsınız!Bunca yük, bunca borçOmuzlarınıza vurulmuşkenHem de doğar doğmaz…Kanatlanamazsınız!Uç uç böceğim deseler deAnnenizin alacağı pabuçlarıPeşin peşin giydirseler deUçamazsınız, çocuklarım,Bu gidişle! (1981)Kulağımız Kirişte  adlı şiir kitabından 1983Bütün Şiirleri 1927-1991(Çınar Yayınları) Rıfat ILGAZ  OKULLAR DİNLENCEDEAğıldaydınız sanki çocuklar,Yaz geldi mi açılacak kapılar,Dağlara, bayırlara, kıyılaraKöylere, pınarbaşlarına,Bir avuç darı gibi dağılacaksınız! Ama nerelerdesiniz kuzucuklarım,Hangi yangın yerinde?Ne oldu o tatlı dilli,Güler yüzlü öğretmenler,Onlar da mı dinlencedeOh, oh, ne güzel! Ama bu işportacı da kim?Bu simit tablası da ne?Nerden çıktı bu boya sandığı?"Hani ya demli çaydan içen!""Taze simit, gevrek simit!..""Bayanlar, buyrun!Sutyenler, don lastikleri,Çengelli iğneler, yorgan iğneleri!" "On halka yüz lira,Şansınızı deneyin!""Taze ayran, soğuk g... Devamı

17 06 2007

Öykü Tadında Yaşamlar/ FECİR ALPTEKİN

Öykü Tadında Yaşamlar/ FECİR ALPTEKİN Kategori: Anma Sivas katliamının ardından dostu Asım Bezirci'yi de yitirenRıfat Ilgaz için yaşamanın artık bir anlamı kalmamıştı.   Cumhuriyet, 07 MAYIS 1999   'Öykü tadında yaşamlar' Nebil Özgentürk'ün 'Bir Yudum İnsan' adlı TV programı BoyutYayınGrubu tarafından video CD-kitap set olarak yayımlandı Bir Yudumİnsan, 38 bölüm boyunca yaşamları, gerçekten de 'bir yudum' anlattı aslında. Bu, belgeselden çok öykü tadında olan portreler, video CD-kitap dizisiyle kalıcı olacak. FECİR ALPTEKİN Nebil Özgentürk 'ün atv ekranlarında yayımlanan programı 'Bir Yudum İnsan' , artık bir video CD-kitap serisi olarak raflarımızdaki yerini almayı bekliyor. Boyut Yayın Grubu'ndan çıkan video CD-kitap seti, programın bugüne dek yayımlanmış bölümlerinden seçilen 10 isimden oluşuyor: Rıfat Ilgaz, Çetin Altan, Can Yücel, Nâzım Hikmet, Ara Güler, Zülfü Livaneli, Cem Karaca, Erkin Koray, Arzu Okay ve Ayhan Işık . Bir Yudum İnsan projesinin öyküsü, bundan yıllar öncesine dayanıyor aslında. Yazılı ve görsel basın tarafından izleyiciye ısrarla sunulan ışıltılı yaşamlar ve 'star' diye tanıtılan hep aynı insanların doğurduğu sıkıntının farkına varan Özgentürk, 10 yıl önce 'Bir İnsan Bir Hayat' başlıklı yazı dizisiyle başlıyor işe: ''Aslında bu ülkenin çok değerli, bir dönem gerçekten 'star' olmuş, ancak şimdi kendi kuytu labirentlerine çekilmiş ya da kimsenin mikrofon uzatmadığı insanlarını anımsatmak ve yaşamlarını anlatarak 'Bu ülkede bunlar da var!' diyebilmek için yola çıkmıştık. Türkiye'de kendi koşullarıyla Belgrad Ormanları'nda Tarzan filmi çeken bir adamı, Şener Şen 'in 19 yaşındayken Bakırköy- Eminönü hattında dolmuşçuluk yaptığını, bu insanların perde arkasındaki öykülerini sorgulamaya çalıştık.'' İlk dizi 28 bölümden seçilen 10 isim Özgentürk'ün yazı dizisi daha sonra 'Bir Yudum İnsan' başlı... Devamı

17 06 2007

Beyoğlu'nun Mervesi/ Deniz SOM

Beyoğlu'nun Mervesi/ Deniz SOM Kategori: Haber Beyoğlu'nun Mervesi/ Deniz SOM  Fazilet Partisi'nden Beyoğlu Belediye Meclisi'ne seçilen türbanlı Afet Ilgaz , kısa süre evli kaldığı ve yıllar önce kendisini terk eden sonra da boşayan ünlü ozan ve yazar Rıfat Ilgaz 'ın adını kullanarak ünlenmeye çalışıyordu ki kamuoyunda ''Beyoğlu'nun Mervesi'' sıfatıyla yerini aldı. Beyoğlu Belediye Meclisi'nin ilk toplantısına olası tepkilere karşı katılmayan ''Beyoğlu'nun Mervesi'', başkanvekilliklerine Faziletlilerin seçilmesi üzerine ikinci toplantıya Anavatanlı üyelerin de desteğini alarak türbanla girdi. Faziletliler de türbana destek veren ANAP'lılardan Yaşar Çakıroğlu 'nu imar, Özkul Sanan 'ı bütçe komisyonuna seçti. Öteki ANAP'lı üye emekli korgeneral Ümit Gürses 'in tepkisi ise ''O türbanıyla gelirse ben toplantılara katılmam'' şeklinde oldu ya da genel başkanı Mesut Yılmaz gibi umudunu Halide Edip Adıvar 'a bağladı! ''Beyoğlu'nun Mervesi''nin resmi kimliğinde Afet Muhteremoğlu yazıyor... Afet Muhteremoğlu edebiyat öğretmenliği yaparken, 1970'lı yıllarda Ankara'da Yenigün'de çalışan ünlü edebiyatçı Rıfat Ilgaz ile tanışmış. Evlenmişler. Bir de kızları olmuş. Afet Ilgaz, bir dönem Türkiye Yazarlar Sendikası'nda görev almış, ''solcu'' olarak tanınmış; kitap yazmış. Fakat 1973 yılında Rıfat Ilgaz, evi terk etmiş. Hatta yaşadığı kenti bırakıp Cide'ye yerleşmiş. Rıfat Ilgaz boşanmak istemiş. Kadın istemeyince boşanamamış. 12 Eylül döneminde Rıfat Ilgaz tutuklanınca, ''Afet Ilgaz'' feminist olduğunu ve Ilgaz soyadını bundan böyle kullanmayacağını açıklamış. Rıfat Ilgaz, ölümünden üç yıl önce 1990'da mahkemeyi kazanıp Afet Muhteremoğlu'ndan ancak boşanabilmiş. Afet Muhteremoğlu, boşandıktan sonra türbana girmiş ve ilk ödülünü böylece almış. Bahçelievler'deki Rıfat Ilgaz Kü... Devamı

17 06 2007

İki Yazı: "Cide'de Şenlik..." ve "Biz de Yaşadık"/ Hikmet ÇE

İki Yazı: "Cide'de Şenlik..." ve "Biz de Yaşadık"/ Hikmet ÇETİNKAYA Kategori: Fikra POLİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA Cide'de Şenlik... Büyük yarışın ilk bölümü bitti... 425 bin 942 aday 105 puan engelini aşamayarak yarışı bitirdi... Acaba 425 bin 942 öğrenci şimdi ne yapacak? Yaşları 18-20 arasında değişen gençlerimize kim sahip çıkacak? Hafta sonunu Karadeniz' in küçük bir kıyı ilçesinde geçirdik; Cide Rıfat Ilgaz Kültür Şenliği' ndeydik. Beş bin nüfuslu ilçede gençlerle saatlerce konuştuk... Hava sıcaktı. Dört-beş kilometre uzunluğundaki kıyı bomboştu. Şenlik nedeniyle Cide hareketlenmişti. Bartın , Amasra, Safranbolu , Kastamonu'dan, hatta İstanbul' dan gelenler vardı... Gençlerin sorusu şuydu: '' Fethullah Gülen okulları, yurtları, dershaneleri neden denetlenmiyor?'' Yanıtım şu oldu: ''Çok başarılı oldukları için!..'' Bir Milli Eğitim müfettişi vardı toplulukta; o ''Hayır'' deyip ekledi: ''Çünkü Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarının büyük çoğunluğu Fethullahçıdır. Ben 20 yıllık bakanlık müfettişiyim, bu okulları hiç denetlemedim...'' Dedim ki: ''Benim yanıtım şakaydı. Biliyorum, kendi kadroları denetliyor bu kurumları...'' Gençlerden birisi söze girdi: ''İşin ilginç yanı, bu yurtlar, dershaneler Bartın'dan Kastamonu'ya dek yöremizde gittikçe çoğalıyor, ama kimse denetlemiyor, neden acaba?'' Yanıtını uzun uzun verdik... Güneş, Karadeniz'in üzerindeydi... Hava birden serinlemeye başladı... *** Yarışı yitiren 425 bin 942 gencimize kim sahip çıkacak? Sanırım, devletimiz değil!.. Oysa başarı sıralamasında 'devlet okulları' başta geliyor; özel okullar o denli başarılı görünmüyor... Birinciliği kazanan (sözel, sayısal ve eşit ağırlıkta) Bursa Nilüfer Lisesi'nden Gökhan Mumcu , sınava Yeşilırmak Dershanesi'nde hazırlanmış... Hem okul hem de dershane Fethullahçıların... F... Devamı