43 Takipçi | 9 Takip
Kategorilerim

Sevdiğim Fotoğraflar

Gitmek İstediğim Yerler

Benim Tarzım

Okumak İstediklerim

İzlediklerim

Gezdiğim Yerler

Evim İçin

Din

Diğer İçeriklerim (272)

Basında Rıfat Ilgaz / Çınar Yayınları Arşivi'nden

Basında Rıfat Ilgaz / Çınar Yayınları Arşivi'nden

Hababam melodisini yitirdi

Ata'nın masrafı zorla karşılandı

“Kadıköy Nefes Aldığım Yer / KADİR İNCESU

Gideros`a gidince gözler kapalı bakmalı her şeye

Tulum Hayri vefat etti

Rıfat Ilgaz adına meslek yüksekokulu

Kastamonu Postası'nda "Rıfat Ilgaz" Yazı Dizisi Başladı

12. CİDE RIFAT ILGAZ SARIYAZMA KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ YAPILDI

KARADENİZİN KIYICIĞINDA BİR CİDE, CİDE'NİN DE BİR RIFAT ILGA

12. Cide Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali

12. Cide Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali

12. Cide Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali

ARŞİVDEN VİTRİNE 2

ARŞİVDEN VİTRİNE 1

Rıfat Ilgaz'ın Cidesi'nde Bir Festivalden Arta Kalanlar

Rıfat Ilgaz Sempozyumu/ Kastamonu MYO

Sınıfın Efsanesi " Rıfat ILGAZ " H.İhsan Sönmez

Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali ( Gezi ) H.

Festivalden İzlenimler.../ Ali ŞAHİN

'Fedailer Mangası'nın Son Neferi/ Müslim ÇELİK

Şiirin Sessizleşme Süreci/ TURGAY FİŞEKÇİ

2004 Rıfat Ilgaz Şenliği Başlıyor/ Cumhuriyet

İkinci Yeni: Cemal Süreya 'nın Ölümünün 15. Yıldönümü/ Musta

Ölürken de sevdalı kaldı MÜSLİM ÇELİK

Aydın Ilgaz, 88. Doğum Gününde Rıfat Ilgaz'ı Anlatıyor:/ Fec

10. Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali PANEL&#

Türkçe Günlükleri/ Feyza Hepçilingirler

Taşranın Küllü Aydınlığı/ Mustafa Şerif Onaran (Dergilerde)

Tüm içeriklerim
Takipçilerim (43)
03 01 2008

Basında Rıfat Ilgaz / Çınar Yayınları Arşivi'nden

ERKİN UMSAN: Unutulmaz Bir Gece MUSTAFA ASLAN: Yokuş Yukarı CAN DÜNDAR: Yaşamda Ve Yargıda Devrimci Duruş: Halit Çelenk AYDIN ILGAZ: Sınıf'tan Hababam Sınıfı'na CUMHUR CANBAZOĞLU: Hababam Sınıfı 50 Yaşında ÜLKÜ TAMER: Sunay... Edebiyatın Hınzır Çocuğu HASAN AKARSU: Rıfat Ilgaz'ın Yaşamı Ve Tüm Şiirleri REFİK DURBAŞ: Hababam Sınıfı 50 Yaşında STAR: 50. Yılını Köln'de Kutladı DOĞAN HIZLAN: 50 Yıldır Mezun Vermeyen Sınıf KADİR İNCESU: Değişmeyense Siyasilerin Ve Halkın Büyük Çoğunluğunun Uykuda Olması DOĞAN HIZLAN: Hababam Sınıfı'nın Bir de Kitabını Okuyun ALİ EKBER ATEŞ: Bir Kitabın Düşündürdükleriyle Yola Çıkmak KADİR İNCESU: Suzan Uztan İle Dünden Bugüne HASAN CEMAL: Che'nin Yolu UTKU ERİŞİK: Çizginin Emekçisi, Emeğin Çizeri "Burhan Solukçu" İLHAN SELÇUK: Hababam Sınıfı CUMHURİYET: Bütün İnsanlığın Dostu; Rıfat Ilgaz Hababam Sınıfı Ve Kabataş KADİR İNCESU: Logosu Rıfat Ilgaz Olan Gazete METİN BORAN: Rıfat Ilgaz Ve Tiyatro NUH KÖKLÜ: Memleker 50 Yıldır Hep Aynı Sınıfta DOĞAN HIZLAN: Kastamonu'da Rıfat Ilgaz Şöleni ALİEKBER ATEŞ: Rıfat Ilgaz Şiiri Üzerine Kendimce Bir Deneme GÜNGÖR GENÇAY: 11 Yıl Önce Bugün Kaybettiğimiz Şair... HASAN AKARSU: Burhan Solukçu Rıfat Ilgaz Almancada KADİR İNCESU: Kafası Karışık Dili Bulanık Türkiye B. SADIK ALBAYRAK: Karadeniz'in Kıyıcığında Rıfat Ilgaz Şenliği EMEL DİNSEVEN: 11. Cide Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali EMEL DİNSEVEN: Cide Yollarında ALİ ŞAHİN: Rıfat Ilgaz Ve Cide'si 11. Cide Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür Ve Sanat Festivali 20.05.2002: Rıfat Ilgaz'ın Yaşam Serüveni Sahnede AKŞAM: Rekor Vizontelenin Değil Hababam'ın ALİ NAZLI: Rıfat Ilgaz'ın Şiirinde Mizah Öğeleri ASLI E. PERKER: Hababamla Büyüyen Çocuk Aydın Ilgaz Söyleşisi: Hababam Sınıfı 50 Yaşında Aydın Ilgaz'la Cide Festivali Üzerine Aydın Ilgaz Üniversitelilerle buluştu AYNUR ERDEM: Afet Kültürümüz Yok BALÇİÇEK PAMİR: Kend... Devamı

03 01 2008

Basında Rıfat Ilgaz / Çınar Yayınları Arşivi'nden

ERKİN UMSAN: Unutulmaz Bir Gece MUSTAFA ASLAN: Yokuş Yukarı CAN DÜNDAR: Yaşamda Ve Yargıda Devrimci Duruş: Halit Çelenk AYDIN ILGAZ: Sınıf'tan Hababam Sınıfı'na CUMHUR CANBAZOĞLU: Hababam Sınıfı 50 Yaşında ÜLKÜ TAMER: Sunay... Edebiyatın Hınzır Çocuğu HASAN AKARSU: Rıfat Ilgaz'ın Yaşamı Ve Tüm Şiirleri REFİK DURBAŞ: Hababam Sınıfı 50 Yaşında STAR: 50. Yılını Köln'de Kutladı DOĞAN HIZLAN: 50 Yıldır Mezun Vermeyen Sınıf KADİR İNCESU: Değişmeyense Siyasilerin Ve Halkın Büyük Çoğunluğunun Uykuda Olması DOĞAN HIZLAN: Hababam Sınıfı'nın Bir de Kitabını Okuyun ALİ EKBER ATEŞ: Bir Kitabın Düşündürdükleriyle Yola Çıkmak KADİR İNCESU: Suzan Uztan İle Dünden Bugüne HASAN CEMAL: Che'nin Yolu UTKU ERİŞİK: Çizginin Emekçisi, Emeğin Çizeri "Burhan Solukçu" İLHAN SELÇUK: Hababam Sınıfı CUMHURİYET: Bütün İnsanlığın Dostu; Rıfat Ilgaz Hababam Sınıfı Ve Kabataş KADİR İNCESU: Logosu Rıfat Ilgaz Olan Gazete METİN BORAN: Rıfat Ilgaz Ve Tiyatro NUH KÖKLÜ: Memleker 50 Yıldır Hep Aynı Sınıfta DOĞAN HIZLAN: Kastamonu'da Rıfat Ilgaz Şöleni ALİEKBER ATEŞ: Rıfat Ilgaz Şiiri Üzerine Kendimce Bir Deneme GÜNGÖR GENÇAY: 11 Yıl Önce Bugün Kaybettiğimiz Şair... HASAN AKARSU: Burhan Solukçu Rıfat Ilgaz Almancada KADİR İNCESU: Kafası Karışık Dili Bulanık Türkiye B. SADIK ALBAYRAK: Karadeniz'in Kıyıcığında Rıfat Ilgaz Şenliği EMEL DİNSEVEN: 11. Cide Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali EMEL DİNSEVEN: Cide Yollarında ALİ ŞAHİN: Rıfat Ilgaz Ve Cide'si 11. Cide Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür Ve Sanat Festivali 20.05.2002: Rıfat Ilgaz'ın Yaşam Serüveni Sahnede AKŞAM: Rekor Vizontelenin Değil Hababam'ın ALİ NAZLI: Rıfat Ilgaz'ın Şiirinde Mizah Öğeleri ASLI E. PERKER: Hababamla Büyüyen Çocuk Aydın Ilgaz Söyleşisi: Hababam Sınıfı 50 Yaşında Aydın Ilgaz'la Cide Festivali Üzerine Aydın Ilgaz Üniversitelilerle buluştu AYNUR ERDEM: Afet Kültürümüz Yok BALÇİÇEK PAMİR: Kend... Devamı

13 12 2007

Hababam melodisini yitirdi

HAFTANIN FİLMLERİ 'Yolda', Yılmaz Güney'in Bursa Cezaevi'nden Isparta'ya nakli sırasında yaşanan iki günü, Erden Kıral'ın eklediği kimi kurmaca olaylarla aktarıyor.Erden Kıral imzalı 'Yolda', Yılmaz Güney ekseninde bir dönemin gizli tanıklarını perdeye taşıyor. Filmde Halil Ergün, Serdar Orçin ve Yeşim Büber başrolleri paylaşıyor 08/04/2005 (1595 kişi okudu) UĞUR VARDAN (Arşivi) 'Yol'u Yılmaz'dan geçen... Akıp giden bir tarih ve ona eklenen insanlar... Bazıları olayların birinci elden tanıkları, çokları da seyircisi... Türk sinema tarihinin en büyük başarılarından biri sayılan 'Yol', bu anlamda herkes için aynı şeyleri ifade etmiyor. İzleyici için, eleştirmen için, sanatsever için belki büyük bir övünç kaynağı ama mesela Erden Kıral için, keza Şerif Gören için bambaşka bir şey; belki de bir trajedinin ta kendisi. Mesela Gören, filmin yönetmeni olmasına karşın 'Yol'un hep Yılmaz Güney ismiyle anılmasının psikolojik yüküyle baş başa bırakılmadı mı? Bırakıldı elbet. Ama hiç değilse Gören'in şöyle bir kıvancı var; Cannes'ın 50. yılı dolayısıyla çekilen o ünlü 'tüm kazananlar' fotoğrafında yer aldı ve o kare, artık onun hakkının, sonsuza dek teslim edilmesini sağlayacak. Yarayı kapatmaya soyunmuş Erden Kıral içinse durum tabii ki farklı; filmi çekmeye koyulmuşken iş elinden alındı ve hiçbir zaman kapanmayan bir yara oluştu. Zaman her şeyi örter derler; ama 'Yolda' projesi hiçbir şeyin örtülmediğini gösteriyor. Hesaplaşmanın ise meselenin ortaya konduğu 'er meydanı'nda, yani sinemada yapılması işi daha da ilginç bir hale sokuyor. Yani Kıral, son çalışması 'Yolda'da esas olarak yarayı kapatmaya soyunmuş. Peki gelelim can alıcı soruya; kapanmış mı? Bana sorarsanız hayır. Yılmaz Güney'in Bursa Cezaevi'nden alınıp bir Chevrolet'ye konularak Isparta'ya nakli sırasında yaşanan iki günü, kendince yorumlayan ve kimi kurmaca olaylarla, zamanın... Devamı

13 12 2007

Ata'nın masrafı zorla karşılandı

Ata'nın masrafı zorla karşılandı Öğretmen Nihat Dicle, Kastamonu ziyaretinde Atatürk'ün mihmandarıydı.'Hababam Sınıfı'ndaki Kel Mahmut tiplemesine kaynaklık eden Dicle'nin anılarından: Kastamonu Belediye Reisi Hacı Necip, Atatürk'e 'Masraflarını karşılamazsam linç edileceğim' dedi 29/10/2006 (1239 kişi okudu) TARIK IŞIK (Arşivi) ANKARA - Atatürk Araştırma Merkezi'nin eski başkanlarından Prof. Dr. Utkan Kocatürk'ün 'Atatürk ve Yakın Tarihimize İlişkin Görüşmeler Araştırmalar Belgeler' kitabı, yakın tarihin 'az bilinenlerine' ışık tutuyor. Kocatürk'ün, Rıfat Ilgaz'ın ölümsüz eseri 'Hababam Sınıfı'ndaki 'Kel Mahmut' tiplemesine kaynaklık eden öğretmen Nihat Dicle'yle yaptığı söyleşi Atatürk hakkında ilginç anılar içeriyor. Atatürk'ün Kastamonu'ya gelişinin ve Şapka Devrimi'nin tanığı olan Nihat Dicle, 1990'da 91 yaşında vefat etti. Tarihi Kastamonu ziyaretinde Atatürk'ün mihmandarlığını üstlenen Dicle, Kocatürk'e anılarını 1976'da şöyle anlatıyor: "Halk Atatürk'e takdim edilmek üzere bir şeyler yapıp gönderiyor. Atatürk birkaç gün sonra emir vermiş yaverine, demiş ki, 'Kastamonu Belediyesi fakirdir, bu masrafı kaldıramaz. Yarından itibaren benim hesabıma olsun.' Bunu haber alınca Kastamonu Halk Partisi Mutemedi Hüsnü bey, Kastamonu mebusları şaşırmış kalmış. 'Atatürk'ten nasıl rica edelim ki, bu fikrinden bir an evvel vazgeçsin; masraf yine Belediye'ye ait olsun.' Bir de baktık, Belediye Reisi Hacı Necip konağa geldi. Atatürk salonun kapısında onu karşıladı. Hacı Necip, 'Sizden bir ricaya geldim' dedi ve şöyle devam etti: 'Buraya gelirken, geceleyin evimin arka tarafından kaçtım, halk evimi sardı. Diyorlar ki, 'Koca Mustafa Kemal Paşa misafirimizi sen idare edemedin; yeme içme masrafının kendi cebinden verilmesini emretmiş.' Onun için linç edeceklerdi. Bir ricam var: Siz buradan ayrılmadan ... Devamı

07 10 2007

“Kadıköy Nefes Aldığım Yer / KADİR İNCESU

“Kadıköy nefes aldığım yer”                                                                                                        KADİR İNCESU Tanju Akerman yıllardır edebiyat dünyasının içersinde. Uzun süre Haberde Ekspres gazetesinin genel yayın yönetmenliğini yapan Akerman bu güne kadar 40 yapıta imza attı. Bunların üçü İstanbul ile ilgili... Son kitabı “İstanbul ve Değişim”i konuştuk Tanju Akerman ile...    “İstanbul ve Değişim” adlı son kitabınızdaki yazıların yazılış nedeni nedir? İstanbul kuruluşundan bu yana göç almıştır. Buna bir diyeceğim yok. Taşra kentlerinden İstanbul’a gelenler büyük kent kültürüne kendini uydururlardı. Yani göç İstanbul’un yaşam kalitesini bozmadığı gibi katkıda da bulunurdu. Sonra da kasabalar, köyler, mezralar toplu göç etmeye başladı. Gelenler bırakın büyük kent kültürüne ayak uydurmayı, kendi kültürlerin, -köylülüğü- bile yozlaştırdılar. Kentte zamansız bir yağma başladı. Ayrıntılar kitapta...   İstanbul sizin için ne ifade ediyor? İstanbul hâlâ bozamadığımız dünyanın en güzel kenti benim için...   İstanbul’daki gerek mimari, gerekse sosyal ve ekonomik durumundaki hızlı değişimleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Mimari açıdan tam bir felaket... Sosyal açıdan iyi şeyler söyleyemiyorum ama ekonomik açıdan ülkenin kalbi. Tam bir finanskent olma yolunda...   Değişim getirdiğinden çok götürüyor gibi... Götürdü. İçinizde sizin görmediğiniz, bilmediğini... Devamı

14 09 2007

Gideros`a gidince gözler kapalı bakmalı her şeye

Gideros`a gidince gözler kapalı bakmalı her şeye Her gün güneşle bir başka vedalaşır Gideros, kan kırmızı ve toz pembe denize akar güneş. Öyle bir an’dır ki sadece bakar kalırsınız, düşünceler durur. Düşünceler düş’e karışır. Zaman içinde bir yolculuk başlar. Gideros’a doğru yola çıkıldığında bir ses sanki şöyle demişti: ‘oraya varınca eline bir beyaz taş al ve dinle Gideros’un sana anlatacağı çok şey var, önce gözlerini kapat da dinle, sonra hazır olunca gözlerini açar da bakarsın ve görmeye başlarsın aslında oraya neden geldiğini’.   …   Merhaba Gideros. Sahilinde bir beyaz taş bekliyor beni. O taşı ver bana. Ah evet şu parlayan değil mi suların içinde, avucumda kaybolacak kadar küçük ve yusyuvarlak bir ışık topu gibi. Ne çok beklemiş meğer anlatmak için, ne çok anlatacağı şey varmış meğer, meğer dinlemesi de çok zormuş anlatılanları, hele de görmesi ne zormuş, hem nasıl yazılacak ki bütün bunlar.     Anlat hadi beyaz taş, sular daha mı yüksekti? Şu kayaya bağlanan gemiler çok mu ihtişamlıydı? Çok mu güzeldi burada eski hayatlar? Demek orada beyaz sütunlar yükseliyordu göğe. Sen de o sütunun son kalan parçasısın demek. Çok mu huzur doluydu buralar? Şimdiki Gideros gibi sonsuz bir sevgi mi vardı her yerde? Daha da mı fazlaydı? Neden yıkıldılar peki eski medeniyetler? Neden bitti huzur? Demek, taş üstünde taş bırakmadılar. Hadi bir bir anlat.   Evet, burası rüyamda gördüğüm yer, beyaz taş, her yer tanıdık zaten. O yüzden anlattıklarını hatırlıyorum. Ama dayanabileceğim kadarını anlat, olur mu? Bilmek zor bazen. Yoksa hala aynı rüya devam mı ediyor? Bir rüya ne kadar devam edebilir ki? Peki ya yine biterse rüya?   Hüznümü görmüş olacak ki, Güneş’in sulardaki dansını seyret dedi beyaz taş birden, seyre daldım ben de. Sanki bir veda gibiydi sudaki pırıltılar, biraz sonra yok olacaklardı. İşte o yüzden var güçleriyle pırıltılar suları öpüyordu. İçinde sonsu... Devamı

14 09 2007

Tulum Hayri vefat etti

Tulum Hayri vefat etti Hababam Sınıfı`nın oyuncularından “Tulum Hayri” lakaplı Cem Gürdap, vefat etti. Rıfat Ilgaz`ın unutulmaz eserinden Ertem Eğilmez tarafından aynı adla sinemaya uyarlanan “Hababam Sınıfı”nın oyuncularından “Tulum Hayri” lakaplı Cem Gürdap, vefat etti. Pendik Uydukent`te oturduğu evde fenalaştığı belirtilen Cem Gürdap`ın hastaneye kaldırılması için ambulans çağrıldı. Bir süre sonra eve gelen sağlık görevlileri tarafından yapılan muayenede, Cem Gürdap`ın hayatını kaybettiği anlaşıldı. Cem Gürdap`ın oğlu Atakan Gürdap, daha önceden de kalp rahatsızlığı bulunan babasının, beyin kanaması geçirerek öldüğünü söyledi. Konuşurken gözyaşlarına hakim olamayan Atakan Gürdap, çok üzgün olduğunu kaydetti. Atakan Gürdap, babasının rahatsızlanması üzerine eve ambulans çağırdıklarını, ancak ambulansın yarım saat sonra geldiğini ifade ederek, olaya tepki gösterdi.   Evli ve 7 çocuk babası olan “Tulum Hayri”, Marmara Depreminde Gölcük`teki evinin enkazından 9 saat sonra kurtarılarak bir süre çocuklarıyla çadırda yaşamıştı. Depremde evini kaybeden, çalıştığı benzin istasyonu yıkılan, bir süre işsiz kalan Gürdap, birkaç sanatseverin desteğiyle hayata tutunmaya çalışıyordu.   internethaber 11.09.2007... Devamı

19 07 2007

Rıfat Ilgaz adına meslek yüksekokulu

Rıfat Ilgaz adına meslek yüksekokulu TÜRKİYE edebiyatının Koca Çınarı Rıfat İlgaz adına doğum yeri olan Kastamonu `nun Cide ilçesinde Meslek Yüksekokulu açılacak. 16 yıldır Kastamonu Meslek Yüksekoku-lu `nun müdürü olarak görev yapan Prof. Dr. Bahri Gökçebay, yıl içinde Kastamonu Üniversitesi adını alan okuluna kurucu rektör olarak atanmıştı. Yeni görevine atandığı günlerde Cideli yöneticiler ve Çınar Yayınları sahibi Aydın İlgaz tarafından ziyaret edilen Prof. Dr. Bahri Gökçebay; iade-i ziyaret sırasında Cide Kaymakamı Mustafa Ayhan , Cide Belediye Başkanı Nejdet Demir, İlçe Milli Eğitim Müdürü Davut Çalışkan , Aydın İlgaz , Mimar Recep Çalışkan , Meclis Üyesi Tanıl Gür -soy ve diğer yetkililerle meslek yüksekokulu için uygun olabilecek yerleri gezip, ayrıntılı bilgiler almıştı. Yapılan çalışmalar sonucu Reşit Çubukçu İlköğretim Okulu , meslek yüksekokulu olarak ilk düşünülen yer oldu. CİDELİLERLE EL ELE VERECEK İncelemeler sonrası Prof. Dr. Bahri Gökçebay yaptığı açıklamada şunları söyledi: `Kastamonu Türkiye `nin 17. büyük ili olmasına rağmen yüksek eğitim kurumlan yönünden fakir durumda. Siyasi otoritenin de desteğiyle bir eğitim hamlesine girişeceğiz. Rektör olduktan kısa bir süre sonra gerek Cideli yöneticiler gerekse Aydın İlgaz ziyaretime gelerek `okul` isteklerini belirttiler. Önümüzdeki eğitim yılına Cide `de bir Meslek Yüksekokulu açmaya çalışacağız, Ciddilerle el ele vererek...` İncelemeler sırasında Prof. Dr. Bahri Gök-çebay`a eşlik eden Aydın İlgaz ise açılacak okulun Cide `nin kültürel ve ekonomik gelişimine de kadoda bulunacağını belirterek `Bir zamanlar ekonomik durum nedeniyle, liseyi bitiren genç erkekler başka illerdeki üniversitelerde okuma olanakları olmadığı için, kahveci çıraklığı yapmaya bile razıydılar. Meslek Yüksekokulu yapıldığı takdirde gençlerimiz çok daha uygun şartiarda eğitimlerini görecekler ve Rıfat İlgaz `ın yıllardır Cide gençlerinin eğitimi için duyduğu kaygılar ortadan kalkmış olacak. Prof. Dr. Bahri Gökçeba... Devamı

17 07 2007

Kastamonu Postası'nda "Rıfat Ilgaz" Yazı Dizisi Başladı

Rıfat Ilgaz Tosya zelzelesi ve hapisane ile ilk tanışma  1911’de Kastamonu Cide’de doğdu. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte annesinin söylemesiyle ‘derin kar’ dadır. Rıfat Ilgaz’ın demesiyle Şubat 1910 dur. İlkokula Cide’de başladı, Terme’de bitirdi. Orta öğrenimine Kastamonu’da başladı.     1930 yılında mezun olduktan sonra Bolu Gerede, Akçakoca’da ilkokul öğretmenliği yaptı. Bolu’daki öğretmenliği sırasında ilk eşi olan Nuriye hanımefendi ile tanıştı. 1932 de kızı Gönül doğdu. Daha sonra Gümüşova’ya başöğretmen olarak atandı. 1933 yılında askere alındıktan sonra eşi Nuriye hanımdan boşandı. 1938’de Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünü bitirdi. İkinci eşi Rikkat hanımla enstitüde tanıştı ve 1939 yılında evlendi. Bu evlilikten oğlu Aydın ve kızı Yıldız dünyaya geldi.   1939 yılında Adapazarında öğretmenliğe başladı fakat vereme yakalandığı için buradaki görevini yarım bırakmak zorunda kaldı ve İstanbul’daki Yakacık Sanatoryumuna yattı. Kendi tayininden sonra eşi de İstanbul’a atandı. 1940 yılında hem Karagümrük ortaokulda türkçe öğretmenliği yapıyor hem de Edebiyat Fakültesinde Felsefe bölümünde okuyordu.        1943 yılında bir öğretmen ile kavga ettiği için Nişantaşı’na sürüldü. Aynı yıl Ağabeyininde bulunduğu Tosya’da deprem olunca oraya gitti ve daha sonra izlenimlerini yazdı.     Tosya Zelzelesi şiirini de buradan etkilenerek yazmıştır.   Bu akşam başı dumanlı Ilgaz’ın Devrez’in üstünde bulutlar, Havada yağmur ağrılığı... Kepenkler erken çekildi, Hanönü’nden dağıldı memurlar, Kısa kesti paydos düdüğünü çeltik fabrikası... Sustu dokuma tezgahları, Durdu iki bin mekik, İki bin dokumacı vardı uykuya, Saat biri otuzbeş geçiyor... Köpekler silkindi uykudan... Değişti bir anda manzara, Canlı cansız devrild... Devamı

12 07 2007

12. CİDE RIFAT ILGAZ SARIYAZMA KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ YAPILDI

Rıfat Ilgaz Festivali coşku içinde kutlandı  09 Temmuz 2007Nasrullah Gazetesi Cide ilçesinde bu yıl 12'incisi organize edilen Cide Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali hafta sonunda yapıldı. Festivalde konuşan ünlü yazarın oğlu Aydın Ilgaz, babasının Cide için her şeyi yapmaya çalıştığını belirterek, "Şimdi ise Cideliler onun için çok güzel şeyler yapıyorlar" dedi. Rıfat Ilgaz’ın doğduğu evin yapımını üstlenen Cide Belediye Başkanı Nejdet Demir ise, "3 yıldır yaptığım işlerin bence en önemlisi bu evdi. Bunu gerçekleştirme şansı bulduğum için çok mutluyum. Bu arada yapımda maddi-manevi desteği olan herkese teşekkür ederim" dedi. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahri Gökçebay, Cide'ye ünlü yazarın adını taşıyan bir yüksek okulun kurulabilmesi için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını kaydetti. Festivalde daha sonra Cide Belediyesi'nin, Kültür Bakanlığından devralarak yapımını üstlendiği Rıfat Ilgaz’ın doğduğu evin açılışı yapıldı. Etkinlikte şiir dinletisi ile Cideli fotoğraf sanatçısı Öğretmen Recai Yılmaz'ın fotoğraflarından oluşan slayt gösterisi sunuldu.     12. CİDE RIFAT ILGAZ SARIYAZMA KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ YAPILDI     RIFAT ILGAZ KÜLTÜR VE SANAT EVİ AÇILDI    Kadir İncesu Rıfat Ilgaz ölümünün 14. yılında doğum yeri olan Kastamonu’nun Cide ilçesinde düzenlenen Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali kapsamında yapılan etkinliklerle anıldı. Bu yıl 12. si düzenlenen Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali’ne Cide Kaymakamı Mustafa Ayhan, Cide Belediye Başkanı Nejdet Demir, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahri Gökçebay, CHP Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım, Aydın Ilgaz, Nilgün Ilgaz, İstanbul’dan gelen CUMOK üyeleri ve Rıfat Ilgaz dostları katıldı. Etkinlikler kapsamında Rıfat Ilgaz’ın 1911 yılında doğduğu, müzeye dönüştürülen evin de açılışı yapıldı. Şiddetli yağmur nedeniyle Memduh İn... Devamı

25 06 2007

12. Cide Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali

12. Cide Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali 6–7–8 TEMMUZ 2007   CİDE’DE DOĞDU   “Cide, doğduğum eşsiz ve benzersiz memleket… Ne iyi etmiş de, anam beni bu cana yakın memlekette doğurmuş! Her şeyimi yitirdiğim günlerde Cide’nin, belleğimin duvarlarına yansıyan görünümleriyle dirilir, yaşama gücümü tazelerdim. Çocukluğumun anılarıyla yetinirdim. Bahçe içindeki evimizin yalağına boşaltılan hediyelik balıkların düşleriyle giderirdim açlığımı. Şimdi köküne kıran girdiği söylenen uskumruların, barbunyaların, lüferlerin düşleriyle…” Karadeniz’in en uzun sahiline sahip şirin ilçesi Cide’de doğdu Rıfat Ilgaz. “Annemden duyduğuma göre, ‘derin kar’da dünyaya gelmişim. Derin kar Karadeniz kıyılarına 1910’da yağmış. Kimi yerlerde evlerin saçaklarına kadar yükselmiş.” Balkan Savaşı, 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı; Osmanlı Devleti’nin yıkılıp yerine Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna tanık bir yaşam… Uğur Mumcu’nun 1991’de ustanın 80. yaşı kutlanırken söylediği gibi, “Rıfat Ilgaz’lar kardelen gibidir; üstü karla örtüldükçe hep yeniden çıkar.” Derin karın ortasında dünyaya gelen bir kardelen Rıfat Ilgaz… 1940 Kuşağı toplumcu-gerçekçi kuşağının en güçlü seslerinden biri olarak, edebiyat kapısını şiirle aralamış ve roman, öykü, çocuk kitabı türlerinde eşsiz yapıtlar vermiştir.   “Ciğerlerim havaya ilk burada kavuşmuştu. Demek vücudum buranın havasına, suyuna, besinine göre oluşup gelişmişti. Gözlerim buranın görünümüne bakarken daha dingindi. Kimbilir sinirlerim, sağduyum, bilinçaltım da öyle olmalıydı…” “Rıfat Ilgaz denince akla Karadeniz gelir; önce Memişköylü, sonra Cideli oluşum. Cideli olduğumu yapıtlarımda gösterişim; kimilerinin sandığı gibi Cide’ye, memleketime turistik katkıda bulunmak için değil, doğanın güzelliğini, doğa-insan ikilemi, değerlendirilmemiş ür... Devamı

25 06 2007

12. Cide Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali

12. Cide Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali 6–7–8 TEMMUZ 2007     CİDE’DE DOĞDU   “Cide, doğduğum eşsiz ve benzersiz memleket… Ne iyi etmiş de, anam beni bu cana yakın memlekette doğurmuş! Her şeyimi yitirdiğim günlerde Cide’nin, belleğimin duvarlarına yansıyan görünümleriyle dirilir, yaşama gücümü tazelerdim. Çocukluğumun anılarıyla yetinirdim. Bahçe içindeki evimizin yalağına boşaltılan hediyelik balıkların düşleriyle giderirdim açlığımı. Şimdi köküne kıran girdiği söylenen uskumruların, barbunyaların, lüferlerin düşleriyle…” Karadeniz’in en uzun sahiline sahip şirin ilçesi Cide’de doğdu Rıfat Ilgaz. “Annemden duyduğuma göre, ‘derin kar’da dünyaya gelmişim. Derin kar Karadeniz kıyılarına 1910’da yağmış. Kimi yerlerde evlerin saçaklarına kadar yükselmiş.” Balkan Savaşı, 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı; Osmanlı Devleti’nin yıkılıp yerine Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna tanık bir yaşam… Uğur Mumcu’nun 1991’de ustanın 80. yaşı kutlanırken söylediği gibi, “Rıfat Ilgaz’lar kardelen gibidir; üstü karla örtüldükçe hep yeniden çıkar.” Derin karın ortasında dünyaya gelen bir kardelen Rıfat Ilgaz… 1940 Kuşağı toplumcu-gerçekçi kuşağının en güçlü seslerinden biri olarak, edebiyat kapısını şiirle aralamış ve roman, öykü, çocuk kitabı türlerinde eşsiz yapıtlar vermiştir.   “Ciğerlerim havaya ilk burada kavuşmuştu. Demek vücudum buranın havasına, suyuna, besinine göre oluşup gelişmişti. Gözlerim buranın görünümüne bakarken daha dingindi. Kimbilir sinirlerim, sağduyum, bilinçaltım da öyle olmalıydı…” “Rıfat Ilgaz denince akla Karadeniz gelir; önce Memişköylü, sonra Cideli oluşum. Cideli olduğumu yapıtlarımda gösterişim; kimilerinin sandığı gibi Cide’ye, memleketime turistik katkıda bulunmak için değil, doğanın güzelliğini, doğa-insan ikilemi, değerlendiril... Devamı

28 06 2007

ARŞİVDEN VİTRİNE 2

18/6/2007: Rıfat Ilgaz'ın Cidesi'nde Bir Festivalden Arta Kalanlar18/6/2007: Rıfat Ilgaz Sempozyumu/ Kastamonu MYO18/6/2007: Sınıfın Efsanesi " Rıfat ILGAZ " H.İhsan Sönmez18/6/2007: Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali ( Gezi ) H.İhsan Sönmez18/6/2007: Festivalden İzlenimler.../ Ali ŞAHİN18/6/2007: 'Fedailer Mangası'nın Son Neferi/ Müslim ÇELİK18/6/2007: Şiirin Sessizleşme Süreci/ TURGAY FİŞEKÇİ18/6/2007: 2004 Rıfat Ilgaz Şenliği Başlıyor/ Cumhuriyet18/6/2007: İkinci Yeni: Cemal Süreya 'nın Ölümünün 15. Yıldönümü/ Mustafa GÜNAY-İsmet Kemal KARADAYI18/6/2007: Ölürken de sevdalı kaldı MÜSLİM ÇELİK18/6/2007: Aydın Ilgaz, 88. Doğum Gününde Rıfat Ilgaz'ı Anlatıyor:/ Fecir ALPTEKİN18/6/2007: 10. Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali PANEL'inde Ali NAZLI'nın Yaptığı Konuşmanın Tam Metni18/6/2007: Türkçe Günlükleri/ Feyza Hepçilingirler18/6/2007: Taşranın Küllü Aydınlığı/ Mustafa Şerif Onaran (Dergilerde)18/6/2007: "HABABAM SINIFI"NIN EFSANESİ - AYDIN ILGAZ SÖYLEŞİSİ/ Kadir İNCESU18/6/2007: Rıfat Ilgaz Sempozyumu/ Kastamonu Net (Blogcu)18/6/2007: TOPLUMCU SANATIN SAVAŞ YILLARINDA/ Güngör GENÇAY18/6/2007: 10.CİDE RIFAT ILGAZ SARIYAZMA KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ18/6/2007: RIFAT ILGAZ ALMANCA’DA18/6/2007: RIFAT ILGAZ: "Sınıf" ve "Dosyası"/ Dr. Çetin YETKİN (Siyasal İktidar Sanata Karşı'dan)18/6/2007: HALİME KAPTAN 100 TEMEL ESER LİSTESİNDE...18/6/2007: YÖRESELDEN EVRENSELE YOLCULUK;RIFAT ILGAZ’IN YAPITLARINDA KASTAMONU’NUN ETKİSİ/ Mine ÖZGÜR18/6/2007: RIFAT ILGAZ'IN CİDE'SİNDE..../ Deniz N. AKBAL18/6/2007: KULE CANBAZI SUNAY AKIN - RIFAT ILGAZ VE 2 TEMMUZ!..18/6/2007: DİZELERİYLE RIFAT ILGAZ’DAN GÜNÜMÜZE YORUM - MEHMET SAYDUR -18/6/2007: KİTABIMA EL BASARIM Kİ, DOĞRU! - UTKU ERİŞİK -18/6/2007: “HABABAM SINIFI”NIN EFSANESİ - AYDIN ILGAZ SÖYLEŞİSİ18/6/2007: RIFAT ILGAZ CİDE'DE ANILDI...18/6/2007: RIFAT ILGAZ’IN ÖLÜMSÜZ ESERİ DÜNYA ÜÇÜNCÜSÜ...18/6/2007: 10. CİD... Devamı

29 06 2007

ARŞİVDEN VİTRİNE 1

21/5/2007: Basında Rıfat Ilgaz / Çınar Yayınları Basın Odası'ndan21/5/2007: Basında Rıfat Ilgaz / Çınar Yayınları Basın Odası'ndan 29/3/2007: Ilgaz'ın yazarlığının kaynağı 18/1/2007: Markopaşa üzerine söz alırken18/1/2007: "Tek suçumuz hür insanlar gibi konuşmak, kitaplar suç ortağımız"/ Öykülü Geceler18/1/2007: CİDE VE RIFAT ILGAZ18/1/2007: “RIFAT ILGAZ’A MEKTUP” YARIŞMASI 28/10/2006: M.EMİN DEĞER / RIFAT ILGAZ'IN ŞİİRİNDE YERELDEN EVRENSELE İNSANIN MACERASI / BİLDİRİ ÖZETİ27/10/2006: 11 yıl önce bugün yitirdiğimiz şair, yazar Rıfat Ilgaz halkını aydınlatan bir fenerdi27/10/2006: Rıfat Ilgaz ve Hababam Sınıfı27/10/2006: 2004 CİDE RIFAT ILGAZ... FESTİVALİ ARDINDAN...26/10/2006: RIFAT ILGAZ ÇOCUK EDEBİYATI “ROMAN” YARIŞMASI26/10/2006: RIFAT ILGAZ ÇOCUK EDEBİYATI “ROMAN” YARIŞMASI20/10/2006: RIFAT ILGAZ ŞİİRİNE BİR YAKLAŞIM / BİLDİRGE ÖZETİ / AYTEN MUTLU20/10/2006: RIFAT ILGAZ'IN ŞİİRİNDE YERELDEN EVRENSELE İNSANIN MACERASI / BİLDİRİ ÖZETİ / M. EMİN DEĞER20/10/2006: RIFAT ILGAZ'IN ROMANINDAN ANADOLU PANORAMASINA / BİLDİRİ ÖZETİ / HATİCE EMEL DİNSEVEN20/10/2006: RIFAT ILGAZIN ŞİİRİ'NE KISA BİR YOLCULUK / BİLDİRİ ÖZETİ / MEHMET AYDIN20/10/2006: RIFAT ILGAZ VE TİYATRO / BİLDİRGE ÖZETİ / METİN BORAN20/10/2006: FESTİVAL 2005'TEN KALANLAR20/10/2006: RIFAT ILGAZ 2006 - KASTAMONU SEMPOZYUMU / BİLDİRGE YAZARLARI20/10/2006: RIFAT ILGAZ 2006 - KASTAMONU SEMPOZYUMU / KATILANLAR 220/10/2006: RIFAT ILGAZ 2006 - KASTAMONU SEMPOZYUMU / KATILANLAR120/10/2006: RIFAT ILGAZ 2006 - KASTAMONU SEMPOZYUMU Basında Yankıları 120/10/2006: RIFAT ILGAZ 2006 - KASTAMONU SEMPOZYUMU Basında Yankıları 120/10/2006: RIFAT ILGAZ 2006 - KASTAMONU SEMPOZYUMU Basında Yankıları 120/10/2006: RIFAT ILGAZ 2006 - KASTAMONU SEMPOZYUMU Basında Yankıları 120/10/2006: RIFAT ILGAZ 2006 - KASTAMONU SEMPOZYUMU Basında Yankıları 120/10/2006: RIFAT ILGAZ 2006 - KASTAMONU SEMPOZYUMU Basında Yankıları 120/10/2006: RIFAT ILGAZ 2006 - KASTAMONU SE... Devamı

18 06 2007

Rıfat Ilgaz'ın Cidesi'nde Bir Festivalden Arta Kalanlar

Rıfat Ilgaz'ın Cidesi'nde Bir Festivalden Arta Kalanlar Kategori: Gezi Ali ŞAHİN      Gide Gide Cide Şair Rıfat Ilgaz’ın: "Martıların düşürdüğü tohumdan/ Filizlendiğine inandığım kasabamız/ Yosun kokardı evleri/ Çarşıları midye kokardı/ Çekirdeği çölden gelen mesçitin/ Boy attığına şaşardım/ Bu deniz yüklü havada/ Nedense gelişemedi bir türlü/ En şirin yerine dikilen/ İrili ufaklı mezar taşları..." dediği kasabada, Cide'deyiz. "Sınıfın ozanıyım mimli,/ Hababam Sınıfı'nın yazarıyım ünlü" diye kendini tanıtan "mimli şair ve ünlü yazarımız" Koca Çınar Rıfat Ilgaz ölümünün 12. yılında, memleketi olan Kastamonu'nun Cide ilçesinde 8-9-10 Temmuz tarihlerinde düzenlenen ''10. Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali'' nde anıldı. "Cide, eski adı Agillius. Kraliçe Amastrist'in ölümünden sonra Kaytros, Sesamos ve Cramna şehirleri bilinmez bir nedenle 'yer ile yeksan 'ediliyor. Bu kentlerin köleleri kaçıp kurtuluyor. Şimdiki Cide düzlüğüne yerleşip Agillius'u kuruyorlar. ( MÖ 3. yy. ) Cide halkının çoğunluğu dışarda, ekmek parası peşinde. Cide, aynı zamanda Rıfat Ilgaz'ın da kasabası. Ölümünden önce gelip, doğduğu bu kasabaya yerleşti. Bir süre de burada yaşadı. Romanlar yazdı Cide ve Cideliler üzerine. Şimdi doğduğu ev yıkılmak üzere , umarız yıkılıp yokolmadan birileri sahip çıkar da unutturmazlar tarihlerini. Cide kocaman bir sahil şeridiyle başlıyor. Ilgaz ,Uzunkum koymuş adını. Cide 'sarıyazma'sını da ondan öğrendi Türkiye. Sarıyazma almak isterseniz limandan epey içerdeki şehir merkezinde bulabilirsiniz. Korunaklı bir limanı var. Karadeniz'de çok az yerde bulunan düzlük arazi üzerine kurulmuş şehir." (http://www.geziturkiye.com) "Cide, doğduğum eşsiz, benzersiz memleket... Ne iyi etmiş de anam beni bu cana yakın memlekette doğurmuş!.. Her şeyimi ... Devamı

18 06 2007

Rıfat Ilgaz Sempozyumu/ Kastamonu MYO

Rıfat Ilgaz Sempozyumu/ Kastamonu MYO Kategori: Duyuru Rıfat Ilgaz Sempozyumu 10 -11- 12 Mayıs 2006 Kastamonu Rıfat Ilgaz Sempozyumu   10 – 11- 12 Mayıs 2006   Kastamonu       Türk Edebiyatı`nın Koca Çınarı Rıfat Ilgaz Adına Ankara Üniversitesi Kastamonu Meslek Yüksek Okulu, Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi Ve Çınar Yayınları`nın İşbirliği İle Rıfat Ilgaz Sempozyumu Düzenleniyor. 10 – 11- 12 Mayıs 2006 Tarihlerinde Kastamonu`da Düzenlenecek Sempozyumun Amacı Şöyle Açıklanıyor:               “küreselleşme, Globalleşme Söylemleri Altında Yeni Dünya Düzeni Dayatmaları Ülkemizin Yüzyıllık Sorunu… Yaşadığı Dönemde Bu Topraklarda Aydın Onuru, Yazar Sorumluluğu, Şair Duyarlılığıyla Dimdik Kalmış, Çektiği Sıkıntıları Mizah Hoşgörüsünde Yaşamış Bir Anadolu Çınarı, Rıfat Ilgaz. Onu Bilimsel Yönden Ele Almak, Bağımsız Kalmanın Da İpuçlarını Verecek Günümüz Aydınlarına. Bilimsel Anlamda Katkıda Bulunacak Tüm Bilim Ve Yazın Adamlarını Bu Çalıştayda Görmeyi Diliyoruz.”   Sempozyum Kurulları   Bilim Kurulu   Prof.dr.cahit Kavcar Prof.dr.sedat Sever Burhan Günel Dr.kemal Ateş Zekeriya Kaya     Yürütme Kurulu   Prof.dr.bahri Gökçebay Dr.atıf Uğurlu Uzman İlknur Türkkaan Hayrünnisa Günel İ.anıl Çokgürses İbrahim Tozan Kadir İncesu Mine Özgür Mirati Madak Nurten Çakıroğlu Serdar İzbeli Utku Erişik     Danışma Kurulu   Prof. Talat Sait Halman Prof. Dr. İsa Eşme Prof.dr. İsmail Parlatır Prof.dr. Kemal Özmen Prof.dr.necmi Yüzbaşıoğlu Prof.dr. Nurullah Çetin Prof.dr. Rahmi Er Prof.dr. Ramazan Kaplan Yrd.doç.dr.nihayet Arslan Doğan Hızlan Emin Özdemir Fahrettin Demir Feyza Hepçilingirler Gülsemin Hazer Güngör Gencay İlhan Selçuk Leyla Erbil M.emin Değer M. Sadık Arslankara Mehmet Başaran Mehmet Saydur Öner Yağcı Server Tanilli Sevgi Özel Tahsin Yücel Tarık Akan   Sempozyum Konuları   Rıfat Ilgaz`ın Romanı Rıfat Ilgaz... Devamı

18 06 2007

Sınıfın Efsanesi " Rıfat ILGAZ " H.İhsan Sönmez

Sınıfın Efsanesi " Rıfat ILGAZ " H.İhsan Sönmez Kategori: Inceleme Gerçektende ateşi 39.5; nabzı 97 idi. Ne yapmalıydık? Doktor istemezdi, iğne vurunmaz, ilaç yutmazdı. Çözüm yine kendisinden geliyordu. Bir şeyler yapalım! Örneğin kanyak! Bir yudum belki ateşi düşürür! İkincisi... Cide! Cide’den konu açın, konuşun! Aklımı Cide’ye götürün! O zaman dinlenirim ve ateşimde düşer !   Rıfat ILGAZ, öğretmen, şair, gülmece, öykücü ve  romancı.   7 Mayıs 1911, Cide’de ahşap bir evde doğdu. Annesinden duyduğuna göre ‘ Derin Kar ’da dünyaya gelmişti. Derin kar; Karadeniz kıyılarına 1910‘da yağmış. Kimi yerlerde evlerin saçaklarına kadar yükselmişti. Annesi şubat ayında salı günü doğduğunu söylemişti. Karadeniz şivesine göre salıya ’ saali ’ dendiği için, annesi adının Salih olmasını önermiş, babası ‘Hadi Ordan ! Salı ile Salih’in ne ilgisi var demişti.   Mayıs / Aralık 1911, Annesinin sütü yetmedi. Babasının hekim arkadaşının önerisiyle Kargacak Köyü’nden Kezban Teyze’ye keçi sütü ısmarlandı. Mehmet Rıfat keçi sütüyle beslenmeye başladı. Annesi ona kızınca “ N’olacak, keçi sütü ile beslenmiş, onun için keçi inadı var onda “ derdi.   Eylül 1917 Cide’de ilkokula başladı. Öğretmeni Hilmi Bey ( Erdem ) idi. Mütâreke yıllarında, İngilizlerin Kuleli’yi, Harbiye’yi kapatması üzerine İstanbul’dan ayrılmış, babasının şube reisi olduğu Cide’ye gelmiş, asker kökenli bir öğretmendi. Kısa sürede birinci sınıfı geçti. Sınıfın birincisiydi. Altı saat yürüyerek okula gelen çarıklarını kapının önünde sıyırıp, sınıflara çıplak ayaklarla giren bir çok sınıf arkadaşı vardı.   9 Eylül 1922, Yunanlıların denize döküldüğü gün Cide’de çarşı ortasında kurulmuş defnelerle donatılmış sayvanda “ Ey Halk Yaşa, Ey Sevgili Millet Yaşa, Varol “diye seslendi.   Temmuz 1923, Yaz mevsimini Samsun‘da ağabeyini... Devamı

18 06 2007

Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali ( Gezi ) H.

Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali ( Gezi ) H.İhsan Sönmez Kategori: Gezi • 29.12.2005 - Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali ( Gezi ) H.İhsan Sönmez            10. CİDE RIFAT ILGAZ SARIYAZMA KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ   “ BİZ, BÜYÜK USTALARIMIZIN KADRİNİ ANCAK SENG -İ MUSALLADA BİLİRİZ ”                                                                                                                                                                                                          “ Bir toprağımız var bize dost. Köy bizim yol bizim yolcu bizden, dost yüreği sıcaklığında bir yolculuk uzak değil”Böyle demişti büyük usta. Saatler birbirini kovaladı. Kocaeli otogarının yanındaki kavşakta İstanbul’dan gelecek otobüs beklendi. Tanju Cılızoğlu kaldırımda bir o yana bir bu yana öylece gidip durdu. Ara sıra memleket meselelerine girdik. Bizim Derg... Devamı

18 06 2007

Festivalden İzlenimler.../ Ali ŞAHİN

Festivalden İzlenimler.../ Ali ŞAHİN Kategori: Gezi Rıfat Ilgaz'ın Cidesi'nde... / Ali ŞAHİN   Rıfat Ilgaz Arşivi'nden... Rıfat Hoca'dan (ILGAZ) Cemal Hoca'ya (TÜRKMEN)... İkisi de yok şimdi; okumak için almış olduğum kitap kaldı bana da yadigar...   10. Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivalinden İZLENİMLER... Şair Rıfat Ilgaz'ın: "Martıların düşürdüğü tohumdan/ Filizlendiğine inandığım kasabamız/ Yosun kokardı evleri/ Çarşıları midye kokardı/ Çekirdeği çölden gelen mesçitin/ Boy attığına şaşardım/ Bu deniz yüklü havada/ Nedense gelişemedi bir türlü/ En şirin yerine dikilen/ İrili ufaklı mezar taşları..." dediği kasabada, Cide'deyiz. "Sınıfın ozanıyım mimli,/ Hababam Sınıfı'nın yazarıyım ünlü" diye kendini tanıtan "mimli şair ve ünlü yazarımız" Koca Çınar Rıfat Ilgaz ölümünün 12. yılında, memleketi olan Kastamonu'nun Cide ilçesinde 8-9-10 Temmuz tarihlerinde düzenlenen ''10. Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali'' nde anıldı. "Cide, eski adı Agillius. Kraliçe Amastrist'in ölümünden sonra Kaytros, Sesamos ve Cramna şehirleri bilinmez bir nedenle 'yer ile yeksan 'ediliyor. Bu kentlerin köleleri kaçıp kurtuluyor. Şimdiki Cide düzlüğüne yerleşip Agillius'u kuruyorlar. ( MÖ 3. yy. ) Cide halkının çoğunluğu dışarda, ekmek parası peşinde. Cide, aynı zamanda Rıfat Ilgaz'ın da kasabası. Ölümünden önce gelip, doğduğu bu kasabaya yerleşti. Bir süre de burada yaşadı. Romanlar yazdı Cide ve Cideliler üzerine. Şimdi doğduğu ev yıkılmak üzere , umarız yıkılıp yokolmadan birileri sahip çıkar da unutturmazlar tarihlerini. Cide kocaman bir sahil şeridiyle başlıyor. Ilgaz ,Uzunkum koymuş adını. Cide 'sarıyazma'sını da ondan öğrendi Türkiye. Sarıyazma almak isterseniz limandan epey içerdeki şehir merkezinde bulabilirsiniz. Korunaklı bir limanı var. Karadeniz'de çok az yerde bulunan düzlük arazi üzerine kurulmuş şehir." ... Devamı

18 06 2007

'Fedailer Mangası'nın Son Neferi/ Müslim ÇELİK

'Fedailer Mangası'nın Son Neferi/ Müslim ÇELİK Kategori: Guncel Garip, İkinci Yeni, Üstgerçekçi şiir akımlarından tatlar alarak, süzerek bugüne gelen Arif Damar'ın 80. doğum günü 'Fedailer Mangası'nın son neferi MÜSLİM ÇELİK Yoktan var edilme gibi bir yaratıcılığın değil de yaşamın içinde, insanın tragedyasından el alan, onu toplumsal potada işleyen, biçem durumuna getiren toplumsalcı bir görüş ve anlayış. Batı, fakat yerli birikim bileşimcisi, atılımcı katkıyı ortaya çıkarır. 1959'a kadar toplumsalcıyım, ondan sonra değil; toplumcuyum, toplumcu gerçekçi değilim der, Arif Damar . 23 Temmuz 1925 yılında Çanakkale'nin Karainbeyli köyünde doğar. Köy okulundan sonra gittiği Yenikapı Ortaokulu'nu bitirir. İstanbul Erkek Lisesi'ndeki öğrenimini sürdürmez, bırakır. Arzuhalcilik, işportacılık, gezginci satıcılık, muhasebecilik yapar. Askerliğini üç yılda tamamlar. Sürgün alaylarında Sıvas, Zara, Kayseri'de bulunur. İlk şiiri, 'Edirne'de Akşam' adıyla Yeni İnsanlık dergisinde yayımlandı. İnsan, Gün, Ant dergilerindeki şiirleriyle toplumsal gerçekçi anlayıştaki genç şairlerden biri olarak belirdi. İkinci Dünya Savaşı yıllarıydı, ekmeğin karneyle satıldığı günleri yaşadı. Bu dönemde Barikat soyadını aldı. Dinamo, Irgat, Ilgaz, Akıncıoğlu, Attilâ İlhan, Orhan Kemal, Enver Gökçe arkadaşlarıydı. Kavgacı ama barışçıl 1951 Tevkifatı'nda, Türk Ceza Yasası'nın ünlü 141. maddesine aykırı eylemde bulunduğu gerekçesiyle tutuklandı. İki yıl mapusta kaldıktan sonra delil yetersizliğinden aklandı, çıktı. Avukat kâtipliği, gene muhasebecilik yaptı. Aykırı siyasal eylemlerde bulunma gerekçeleri peşini bırakmadı. Türk Solu dergisinde yayımlanan 'Che İçin' şiirinden ötürü dava açıldı, aklandı. Papirüs, Milliyet Sanat'ta yazdı. Kavgacı; ama barışçıl, insancıl yanı ağır basan şiirleri vardır. 1940'lı yılların toplumcu gerçekçi şairlerinden, güzelduyum, duygu, sevi ve sevgiy... Devamı

18 06 2007

Şiirin Sessizleşme Süreci/ TURGAY FİŞEKÇİ

Şiirin Sessizleşme Süreci/ TURGAY FİŞEKÇİ Kategori: Inceleme  Şiirinde mizah mizahinda    şiir olan bir yazar: Rifat Ilgaz   Adnan Özyalçiner   Rifat Ilgaz, baba tarafindan Karadenizlidir. Bunlar; "Karadeniz'de işleyen iki ya da üç direkli gemilerde kaptanlik yapan kişilerdir." Babasi da bir gemiciyken Duyun-u Umumiye'ye memur olur. Annesi ile babasi Bartinli olan Rifat Ilgaz, Karadeniz'in kiyicigindaki Cide'de dogmuştur. Nüfus tezkeresine göre 7 Mayis 1911 dogumludur. Annesine kalirsa dogum tarihi başkadir: "Oysa annemden doyduguma göre 'derin kar' da dünyaya gelmişim. Derin kar Karadeniz kiyilarina 1910'da yagmiş. (…) Annem şubat ayinda bir sali günü dogdugumu söylerdi. Karadeniz şivesine göre saliya 'saali' dendigi için adimin da Salih olmasini önermiş." Babam: "hadi ordan! Sali ile Salih'in ne ilgisi var?" diyerek, o sirada kendisini denetlemeye gelen müfettişin adini vermiş ogluna:"Mehmet Rifat" Hayata ögretmen olarak atilan Rifat Ilgaz, edebiyata şiirle başladi. 1940 kuşagi toplumcu gerçekçi şair ve yazarlarindan olan Rifat Ilgaz, şiirlerinde halktan insanlarin, işçilerin, kimsesizlerin, yoksullarin yaşamlarindan kesitler verir. Mahallenin, küçük memurlarin, emeklilerin yaşamlari bu şiirlerde duygu yüklü olarak anlatildigi gibi yoksullarin yaşamlarindaki toplumsal çelişkiler, ince, alayli bir taşlamaya dönüşür. Rifat Ilgaz'in şiirleri Yürüyüş, Yeni Ses, Pinar gibi dergilerde yayinlanmaya başladigi sirada sonradan 1940 kuşagi adini alacak olan toplumcu gerçekçi arkadaşlari ile birlikte dikkat çekmiştir. Nazim Hikmet, "Bursa Cezaevi'nden Va-Nu'lara Mektuplar" adli kitabindaki bir mektubunda şunlari yazar: "Gençlerin içinde çok begendigim şairler var, hepsinin ismini aklimda tutamiyorum, isimleri henüz yer etmedi, ama şiirlerini pek begeniyorum. Şöyle aklimda kalanlari sira tekrifi yapmadan sayayim; Dinamo, Suat Taşer, Rifat Ilgaz, A.Kadir, Saffet... Devamı

18 06 2007

2004 Rıfat Ilgaz Şenliği Başlıyor/ Cumhuriyet

2004 Rıfat Ilgaz Şenliği Başlıyor/ Cumhuriyet Kategori: Haber Cide'de düzenlenen etkinlikte şiir okumaları, söyleşi ve konuşmalar yer alıyor Rıfat Ilgaz şenliği başlıyor Kültür Servisi - Türk edebiyatının koca çınarlarından Rıfat Ilgaz 'ı anmak amacıyla her yıl düzenlenen ve gelenekselleşen 'Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali' bu yıl 2, 3, 4 Temmuz tarihlerinde yapılacak. Cuma günü saat 14.00'te Rıfat Ilgaz'ın evinin önünde toplanılarak başlayacak olan festival yürüyüşünün ardından düzenlenecek çelenk koyma töreninin ardından konuşmalar yapılacak. Daha sonra Rıfat Ilgaz'ın doğduğu evin bahçesinde 'Hababam Sınıfı' fotoğraf ve belgesel sergisi açılacak. Saat 17.00'de Halk Eğitim Salonu'nda düzenlenecek 'Rıfat Ilgaz'ın Şiiri' başlıklı panele konuşmacı olarak Sennur Sezer, Gülsen Tuncer, Turgay Fişekçi, Müslim Çelik ve Güngör Gençay katılacak. Aynı gün saat 20.00'de Recai Yılmaz 'ın Cide fotoğrafları saydam gösterisi yapılacak. Ardından Gülsen Tuncer 'in sunacağı 'Truva F.A. D' den türküler ve halkoyunları gösterisi gelecek. Daha sonra Engin Ayça 'nın yönettiği 'Rıfat Ilgaz 80. Yaşgünü' belgeseli gösterilecek. Cumartesi günü yazarların imza ve söyleşilerinin ardından, Sarı Yazma Güzeli seçilecek. Halk Eğitim Salonu'nda Prof. Dr. Ahmet Saltık 'ın katılacağı 'Büyük Ortadoğu Projesi' ; Adnan Özyalçıner, Fahrettin Demir ve Utku Erişik 'in konuşmacı olarak yer alacakları 'Rıfat Ilgaz'ın Öykücü Yönü' başlıklı paneller yapılacak. Saat 20.00'de ise Cide Stadyumu'nda Gülsen Tuncer'in sunacağı Cide Halkoyunları ile Truva F.A.D. Halkoyunları 'nın gösterisi yer alacak. Barbaros Uzunöner 'in tek kişilik gösterisini Musa Eroğlu ve Murat Kekilli 'nin konseri izleyecek. Festivalin son günü olan pazar günü ise düzenlenecek ses yarışmasının ardından Sadık Albayrak, Yusuf Ziya Bahadınlı, Nihat Ateş ve Mehmet... Devamı

18 06 2007

İkinci Yeni: Cemal Süreya 'nın Ölümünün 15. Yıldönümü/ Musta

İkinci Yeni: Cemal Süreya 'nın Ölümünün 15. Yıldönümü/ Mustafa GÜNAY-İsmet Kemal KARADAYI Kategori: Anma Cumhuriyet 09.01.2005 İkinci Yeni şiir akımının en önemli adlarından Cemal Süreya 'nın ölümünün 15. yıldönümü 'Yalnızlığın başkenti'nde bir şair Güncel sorunları da, genel insanlık durumunu da şiirsel bir söylemle anlatan Cemal Süreya'nın şiirinde siyasal boyut da belirgindir. Ancak onun şiirinin siyasallığı, alışılmış bir siyasallık değildir. Çünkü siyasal şiir dendiğinde, çoğunlukla belli bir düşüncenin ya da dünya görüşünün anlatımı ve şiirin estetik boyutunun zayıflaması söz konusudur. Ancak Süreya'nın şiirindeki siyasallık, güçlü bir imgesellik ve tarihsel-kültürel derinlik içerir... MUSTAFA GÜNAY Asıl adı Cemalettin Seber olan Cemal Süreya (1931 - 9 Ocak 1990), adının bir harfini atmış ve bunu şiirinde de dile getirmiştir. İkinci Yeni şiir akımının en önemli adlarından biri olarak hatırlanırsa da kendine özgü bir şiirin yolunu yürüdüğünü söylemek mümkündür. Söyleyiş biçimiyle, imgeleriyle, içinde yer aldığı kültürel-tarihsel ortamı şiire dönüştürmedeki ustalığıyla önemli şairlerimizden biridir. Bazı şiirlerinde dil üstüne düşüncelerini, dilin şiirsel bir yorumunu bulabiliriz: ''Sıralanmışlar su boylarına / Bıçakla soyuyorlar kelimeleri.'' Cemal Süreya, şiirsel söyleminde günlük konuşma diline de yer verir. Günlük dilin sözcükleri ve deyimleri sıkça bulunur şiirlerinde. ''Cemal Süreya'nın şiirinde en can alıcı öğe dil ve imgedir. Onu Birinci Yeni şiir geleneğine bağlayan da, ondan kesinlikle ayıran da dile yüklediği bu imge gücüdür. Şiir, gündelik dille bu imge dilinin kesiştiği noktada oluşmaktadır.'' (1) Zamana direnmek... Günümüzde şair ve üretilen şiir sayısı için belki şiir istatistiklerine gereksinim duyulmaktadır. Süreya ise az yazan bir şair olarak dikkati çeker. Şiir kitapları arasında şunlar sayılabilir: Üvercinka (1958), Göçebe (1965), Beni Öp ... Devamı

18 06 2007

Ölürken de sevdalı kaldı MÜSLİM ÇELİK

Ölürken de sevdalı kaldı MÜSLİM ÇELİK Kategori: Anma 1940 toplumcu şairler kuşağından Rıfat Ilgaz'ı 12 yıl önce bugün yitirmiştik Ölürken de sevdalı kaldı Tarihsel süreç içerisinde kalarak, emekçi, köylü kesiminin çileli yaşamlarına, sorunlarına eğildi Rıfat Ilgaz; toplumsalı özünden kavrayıp ona giden yolda savaşımını sürdürdü. Anadolu insanının, tarihsel süreçte ürettiği tüm yazılı, sözlü yazın kalıtından, ekininden hareketle geleneğini göz önünde bulundurarak, aydınlanmacı yoluna hızlı adımlar attı. İnsana, yaşama karşı çok dürüst ve insancıl oldu. ''Elim birine değsin / ısıtayım üşüdüyse / Boşa gitmesin son sıcaklığım'' MÜSLİM ÇELİK Rıfat Ilgaz , ekinsel yaşamdaki canlılığın sere serpe olmayıp yenilikçi, tutucu, özgürlükçü, baskıcı, devrimci eğilimlerin bir arada bulunduğunun pek de görülmediği 1940'lı yıllarda asıl kişiliğini bulmaya uğraşıyordu. ''Bilinçli bir özgürlüksüzlüğü yaşıyordu ülke.'' İlk gençlik çağı ürünleriyle, Kastamonu Açıksöz ve Nazikter gibi yayınlarda gördüğümüz Ilgaz'ın, Türkiye ''intelligentsiya'' sı içindeki yeri ve önemi, bu kuşağın kendilerini topluma duyumsatabilmeleri oranındadır. Çünkü, düş gücüne karşı, gerçeği övmek, sanat yapıtlarının yaşanan gerçekle kıyasıya boy ölçüşmesiyle bire bir örtüşür. Toplumsalcı şairlerin, yeni şiir ile eski şiir arasındaki boşluğu kapatabilmeleri söz konusudur. Giderek sınıf bilinçli şair duruşu, devrimci coşumculukla içselleşerek çıplak gerçekçiliğin ardına düşer. Bu duruş, gelinen noktadaki, kalem erlerinin, evrimci düşüncelerinin özü, yarattığı özgürlüklerle de siyasallaşarak toplumsal kuşatımının dayattığı ileti alanları, varsa, onları bir bir saptayıp seçikleştirmelerini ön kabul ve önkoşul olarak görür. Birçok sanat arkadaşı gibi, Ilgaz, tam da burda, kendi günübirliğinin tarihsel yüzünü bizzat kendisine sorabilen, bu gereksinmeyi duyabilendir. Bundandır ki, Yârenlik 'ten sonra, özenli bir çıkışta, kara kapl... Devamı

18 06 2007

Aydın Ilgaz, 88. Doğum Gününde Rıfat Ilgaz'ı Anlatıyor:/ Fec

Aydın Ilgaz, 88. Doğum Gününde Rıfat Ilgaz'ı Anlatıyor:/ Fecir ALPTEKİN Kategori: Soylesi Oğlu Aydın Ilgaz, 88. doğum gününde 'sınıfın mimli ozanı' Rıfat Ilgaz'ı anlatıyor 'Yapıtları tarihsel birer belge' *Rıfat Ilgaz'ın yaşadıkları ve aydınların uğradığı zulüm, Türkiye'nin neden demokrasiye geçemediğini ve neden çağdaşlaşamadığını açıklıyor. Altı yıl önce ölmesine karşın Rıfat Ilgaz'ın yapıtları bugün yeniden keşfediliyor, 40'lı yılların karanlık günlerini yansıttıkları için de tarihsel birer belge olarak önem kazanıyorlar. FECİR ALPTEKİN Türk edebiyatının en önemli isimlerinden Rıfat Ilgaz , 88 yıl önce bugün dünyaya geldi... ''Sınıfın ozanıyım mimli, Hababam Sınıfı'nın yazarıyım ünlü'' dizeleriyle özetlediği yaşamına birçok roman, şiir kitabı ve mizah yapıtını sığdırdı; düşüncelerinden ötürü yargılandı, hapis yattı... Altı yıl önce aramızdan ayrılana dek oğlu Aydın Ilgaz 'ın sözleriyle ''Yaşamı boyunca inandığı şeyleri savundu'' ... ''İzm'leri bir yana bırakalım'' diyordu Rıfat Ilgaz, ''Dünyada iki tip insan vardır; namuslular ve namussuzlar. Namuslular, inandıklarını sonuna dek savunurlar'' . Aydın Ilgaz'la, Rıfat Ilgaz'ın 88. doğum gününde anımsamamız gerekenler üzerine konuştuk. - Genç kuşaklar Rıfat Ilgaz'ı neden daha çok Hababam Sınıfı'nın yazarı olarak tanıyorlar da şair yönünü pek bilmiyorlar sizce? Gençler Rıfat Ilgaz ismini televizyonda izledikleri Hababam Sınıfı'yla birlikte duyuyorlar çünkü. Eğitim sistemi çağdaş yazarlarımızı ders kitaplarının dışında bırakıyor ve Orhan Kemal gibi, Sait Faik gibi gerçekten toplumun içinden gelmiş yazarlar unutuluyorlar. Bugün, kısa, kolay anlaşılan ve aslında yazınsal değeri olmayan yapıtlar birer edebiyat ürünü gibi sunulduğundan gençlerin kafası karışıyor; roman, hikâye, şiir okuma alışkanlığı yitiriliyor. Rıfat Ilgaz'ın ilk şiir kitabı 1944 yılında yayım... Devamı

18 06 2007

10. Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali PANEL&#

10. Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali PANEL'inde Ali NAZLI'nın Yaptığı Konuşmanın Tam Metni Kategori: Inceleme 10. Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali PANEL'inde Ali NAZLI'nın Yaptığı Konuşmanın  Tam Metni "Rıfat Ilgaz'ın Şiirinde Mizah Öğeleri" Ali NAZLI Halkımızın gözünde, gene halkımızın yaşayan dilinden anlatalım o dönemin felsefesini... Güzel bir örneği vardır eğer dikkat buyurursanız. "Türk Köylüsü" şiiridir ki benim çok hoşuma gittiği için buraya örnek olarak aldım.TÜRK KÖYLÜSÜTopraktan öğrenip kitapsız bilendir. Hoca Nasreddin gibi ağlayan Bayburtlu Zihni gibi gülendir. Ferhad'dır Kerem'dir ve Keloğlan'dır. Yol görünür onun garip serine, analar, babalar umudu keser, kahbe felek ona eder oyunu. Çarşambayı sel alır, bir yâr sever el alır, kanadı kırılır çöllerde kalır, ölmeden mezara koyarlar onu. O, «Yûnusû biçâredir baştan ayağa yâredir,» ağu içer su yerine. Fakat bir kerre bir derd anlayan düşmeyegörsün önlerine ve bir kerre vakterişip : "Gayrık yeter!...» demesinler. Ve bir kerre dediler mi : «İsrafil surunu urur mahlukat yerinden durur», toprağın nabzı başlar onun nabızlarında atmağa. Ne kendi nefsini korur, ne düşmanı kayırır, «Dağları yırtıp ayırır, kayaları kesip yol eyler âbıhayat akıtmağa...» Nazım Hikmet Bir başka ozan bilebilecek miyiz acaba, neşesi kaçıyor hüzün, ayrılığın ölümcül sıkıntıları ile tanıdığımız... Kısa bir şiiri:Nedim'e DairMevsimin tam lale zamanı Geçtim bir akşam Sadabat'tan, Koltuğumda Nedim divanı. Sorma ne kalmış o hayattan? Ne def-i gam eyleyen şarap, Ne mest-i naz... Sadabat harap. Sadabat değil Kağıthane;Çingenenin fal baktığı yer;Lale devri ancak efsane. Koca Nedim? N'oldu o günler? Dilde lezzet bunca mısraın Söylemiyor nerde mezarın Başka bir şiiri de eğer hatırlayamadıysanız "Dante gibi ortasındayız ömrün..." Cahit Sıtkı (Tarancı) ...Acaba bu örneklerden sonra Rıfat Ilgaz şiirlerinin kaba inşaat tanımı nedir? Vurucu, çarpıcı re... Devamı

18 06 2007

Türkçe Günlükleri/ Feyza Hepçilingirler

Türkçe Günlükleri/ Feyza Hepçilingirler Kategori: Gunluk Cumhuriyet Kitap, 01.04.2004   Feyza Hepçilingirler Türkçe Günlükleri 11 Mart, Perşembe Duyduğumuzu yazamaz, yazılanı okuyamaz olduk, dediğimde şaka ettiğimi; hatta şakayı abarttığımı düşünenler oldu. Oysa, hangi sözcüğü, nasıl yazacağımızı, nasıl okuyacağımızı gerçekten şaşırdık. Tüyap Kitap Fuarı'nda Mehmet Coral'ın adı, "Mehmet Korıl" diye anons edilmişti de biz duyanlar gülmekle yetinmiştik. Kemal Sunal'lı "Hababam Sınıfı" TV kanallarından birinde yeniden gösterilecekmiş. Bugünkü Radikal gazetesinde filmle ilgili bilgi veriliyor "İnek Şaban, Güdük Necmi, Body Ekrem gibi karakterlerle karşılaştığımız film..." O Ekrem "Body" değil, "Badi". Rıfat Ilgaz o tipe "Badi Ekrem" adını verdiğinde "body" diye bir sözcük Türkçeye girmemişti daha. Badi, "ördek, ördek gibi sallanarak yürüyen (kişi)" demek; buradan aktarmayla, "kısa boylu, ufak tefek" anlamlarına da gelir ki Rıfat Ilgaz, Hababam Sınıfı romanındaki kahramanını kısa boylu olduğu için böyle adlandırmış. "Body" ise, dilimize son 10 ­ 15 yılda giren sözcüklerden biri. Kadın giysisi, bedeni sımsıkı saran, fanila ile tişört arası bir tür giysi demek. Ekrem'in adı, bu anlamda bir sözcükle niçin yan yana gelsin? Üstelik, o sözcük kastedildiğinde bile neden "body" diye yazıyoruz, "badi" yazsak olmaz mı? Hani Türkçe okunduğu gibi yazılan bir dildi? Hoş, böyle söyleyenler de bildikleri Batı dilleriyle karşılaştırıyorlar Türkçeyi. O dillere göre, okunuşu ile yazılışı arasında çok büyük farklar olmadığını anlatmak amacıyla, "Okunduğu gibi yazılır" diyorlar. Böyle demek yerine, Türkçenin okunduğuna en yakın biçimde yazılan bir dil olduğunu söylemek daha doğru olur. "Yapamayacağım" sözcüğünü, yazıldığı gibi söyleyen birini ne kadar garip karşılarsak, "okunduğu gibi yazılır" diye belleyip, "gelicem, alıcak, yapıcam" diye yazanları da o kadar garip karşılarız çünkü. İnternet aracılığıyla kurulan iletişi... Devamı

18 06 2007

Taşranın Küllü Aydınlığı/ Mustafa Şerif Onaran (Dergilerde)

Taşranın Küllü Aydınlığı/ Mustafa Şerif Onaran (Dergilerde) Kategori: Haber 30.09.2004 Mustafa Şerif Onaran Dergilerde Taşranın Küllü Aydınlığı Kentin küllü aydınlığında değil, içimizde aramalıyız taşrayı Kolay başarıları özleyen, yüzümüzdeki eğreti gülüşte. Nereye koyacağımızı bilemediğimiz ellerimizdeki acemi çocuklukta. Gene de sahteciliği meslek edinmeyenlere özgü, bağışlanabilir bir suçsuzluk vardır o davranışlarda. TAŞRA "Taşra tanımının anlamı değişti. Başkent ya da anakentlerin dışındaki yerler, diye bir tanım yeterli değil. Yeniyetmelik yıllarımda İstanbul'un dışındaki her yer taşra sayılırdı. Taşra sözcüğünün değişmeceli anlamında bir yetersizlik, bir görgüsüzlük vardır. İç göçler kentlerin kimliğini değiştiriyor. Belki de zamanla, denizlerin kirleri arıtması gibi, büyük kentin belirgin kişiliği, iç göç insanlarını kendi ortamına yakıştıracak, belki de kentler yeni bir kimlik kazanacaktır. Bir zamanların İstanbul'u şimdi nerde? Ama bütün kentler bir değişim içindedir. Değişimi gerekli kılan zamanla oluşan yeni koşullardır. Alışılmış bir sözü yinelemek gerekirse; ''Değişmeyen tek şey değişimdir.'' Bir kentin yeni yüzü, o eski yüzden daha anlamlı olabilir. Kentin küllü aydınlığında değil, içimizde aramalıyız taşrayı Kolay başarıları özleyen, yüzümüzdeki eğreti gülüşte. Nereye koyacağımızı bilemediğimiz ellerimizdeki acemi çocuklukta. Gene de sahteciliği meslek edinmeyenlere özgü, bağışlanabilir bir suçsuzluk vardır o davranışlarda. Taşranın küllü aydınlığından elenen bir üzgünlük içinde, kendi yalnızlığına çekilmiştir taşra insanı. Bir Çehov öyküsünden taşraya bakmanın da anlamı yok artık. "ÖLÜ DERGİLER CENNETİ" NE ANLAMA GELİYOR! Üstelik Güven Pamukçu'yla yapılan konuşma, taşraya karamsar gözle bakmamayı öğretiyor. (Edebiyat-Koop, ''Ölü Dergiler Cenneti'', Temmuz 2004). Güven Pamukçu önce Söke'de Beşparmak dergisini, sonra Söke'nin bir köyünde Akköy dergisini yönett... Devamı