|
SARI YAZMALI
Ya dertlisin, ya sevdalı... Eşsiz kalmış keklik misin? Uçamazsın, sekemezsin. Alan almış, satan satmış Beşik kertmesi başım bağlı Başını alıp gidemezsin! Yavru kuşum, bu sendeki güzellik Başlık mıdır, harçlık mıdır babana! Değerini biçen biçmiş Kız evlatsın, eğeceksin boynunu Şerbetini içen içmiş Davul zurna gideceksin yabana! Gelin değil, yoz tarlada ırgatsın, Kadın değil, ana değil, kul köle. Kargacaklım, Aybasanlım, Malyaslım, Babandan mı miras sana bu çile? Bir çile ki soydan soya, Bir acı ki anadan kıza. Yarin gider gurbetele; bekle, dur. Kiminin künyesi Kore’den gelir, Kiminin mektubu Almanya’dan, Kuşun kanadında gelir, okunur. Bir gece yarısı çalınır kapın Alıp götürürler erkeğini, Kaçak mıdır, kaçakçı mı bilemezsin, Yüreğine kızgın hançer sokulur. Uyku girmez kalan(*) yaşlı gözüne Gökte misin, yerde misin Bekleyişin ezgi olur, açılır, Türkü olur yaprak yaprak dökülür: “Pencerelerde perde misin? Kara kışta limon fidesi gibi Isıtırsın yetimini koynunda. Boynu bükük büyütürsün yavrunu. Avucu kınalı, gözü sürmeli, Tabanı nasırlı, eli kazmalı, Kara toprak ellerinde un ufak… Ellerinde bir tek tohum Dolu dolu, sarı sarı bir başak! Al paçalıklı, sırtı küfeli, Başı çifte çifte sarı yazmalı Siler gibi alın terini çevrene Bu kara yazıyı alnından silip Kendi öz yazını, kendin yazmalı!
RIFAT ILGAZ, (Cide, 1978) “Bütün Şiirleri 197-1991 adlı kitabından” (*)Kalan (Galan): Artık
ŞU CİDE'NİN ÇEŞMESİ |