|
_______________________________________________ RIFAT ILGAZ 2006- KASTAMONU SEMPOZYUMU BİLDİRİLERİ ___________________________________________________________
RIFAT ILGAZ'IN ŞİİRİNDE YERELDEN EVRENSELE İNSANIN MACERASI / BİLDİRİ ÖZETİ
M. EMİN DEĞER
____________________________________________________________________
(...) Nasrullah Gazetesi'nden Hazırlanıyor (...)
"Bugün doğduğum ve ulusal kültürümün temelini ören Kastamonu'da Rıfat Ilgaz'ı anma etkinlikleri başlıyor. Bu etkinliklere, Ilgaz'la olan dostluğum dahası onunla son konuşan fani oluşum nedeniyle benim de katılmam uygun görülmüş. Rıfat Ilgaz'ın şiiri ve kişiliği üstüne hazırladım konuşmamı yolladım.Salık sorunlarım nedeniyle etkinliklere o incelememle katılacağım.
Rıfat Ilgaz ve dostlarının beni bağışlayacağını umarım.
Bu etkinliğimizin ülke çapında ve giderek evrensel bir yazın ve sanat etkinliği olacağı güne merhaba diyorum. Çünkü Rıfat Ilgaz, ezilen horlanan insanın savunucusu bir yazın ustasıydı. Emekçinin, yoksulun hakkını arayan, onlara aklın yolunu gösteren bir yazın ustasıydı.
Rıfat Ilgaz ustaya, Rıfat Ilgaz öğretmene, Sarı Yazma yazarına, Hababam Sınıfı yazarına merhaba.
Dostlarla, bir üzüntümü paylaşmak istiyorum. Belleği eksik bir toplum olduk. Nereden çıktı demeyin.
* * *
Rıfat Ilgaz, Sivas olaylarında yitirdiği dostlarının acısına dayanamadığı için 5 temmuz 1993'te aramızdan ayrıldı. İşe bakın ki, 03 Temmuz günü Hababam Sınıfının İnek Şaban'ı da yaşamının en verimli çağında veda etti bizlere. Sinemamızın kendine özgü biçemi olan bu ustası, Hababam Sınıfı'nın İnek Şabanı olarak ünlendi.
Günlerdir İnek Şaban'ı anıyoruz. Ama bir büyük eksikliğin ayırdında olmadan. Hem yazılı hem de kendine özgü biçemi olan görsel / sözel basında yani ak camda, bu iki usta birlikte anılmalı değil miydi? Boşuna bekledim... Olmadı. Hababam Sınıfı gösterisini Kemal Sunal'ın evinin önüne taşıyan gösterici, ne de o sınıfın yaşayan öğrencileri böyle bir vefa örneği veremediler. Bellekler silinmiş miydi? Bir başka programda sunucu Ali Kırca anmış, ben o bölümü kaçırmışım. Ona teşekkür ediyorum. Ama yetmez, Rıfat Ilgaz ustayı anmadan Hababam Sınıfı anılabilir mi?
Bu, günlük yaşayan bir toplum olmanın sonucu. Belleği silinen bir toplum olmanın ayıbından kurtulmalıyız.
Buradan Rıfat Ilgaz ustayla birlikte Hababam Sınıfının İnek Şabanı'na da merhaba diyelim. Bizler unutmayalım öz değerlerimizi. Kemal Sunal usta bir oyuncu, ama insaf edin Hababam Sınıfı'nın İnek Şabanı'nı anarken Rıfat Ilgaz nasıl anımsanmaz.
Sarı Yazma, Yıldız Karayel, Hababam Sınıfı, şiirleri ve Soyadıyla o hepimizden çok bir Kastamonuludur. O kentimizi yazın tarihine, sonsuzluğa taşıdı.
Biz onun için ne yaptık. Hiç koskoca bir hiç Adını zar zor çocukluğunun geçtiği Kırkçeşme semtinde bir sokağa verebildik. Büyük usta sokağa adının levhası asılırken dünya görüşünün unutulmaz özlerinden biriyle bu anı unutulmaz yaptı. Dünya'da evim olmadı ama bakın bir sokağım var.
* * *
Yeter mi? Elbet hayır.
Bir çocuk parkına Hababam Sınıfı Parkı adını verip, parkın çeşitli oyuncaklarına Güdük Necmi, İnek Şaban, Kel Mahmut ..... vb adlarıyla yaşatabilirdik. Yapamadık. Gücümüz yetmedi. Türk aydın-lanmasının yazın ustasını savunamadık. Çocuklarımız daha oyun çağındayken öğrenmeliydiler Rıfat Ilgaz'ın kim olduğunu. Çocuklarımızın belleğine işlemeliydik. Yapamadık koca usta, bağışla bizi.
Bu ayıp da bize yeter.
Eğer etkinliğe katılabilseydim, böyle başlayacaktım söze: Bu ayıp bize yeter.Ve sonra halkının dahası ezilen halkların derdini kendi derdi gibi yaşadığı için, çektiği onca çilelerden hiç yakınmayan, dahası asıl suçluyu, egemen güçleri gösterdiği şu dizeleri okuyacaktım:
Bilsem ki kimsenin parmağı yok Bu sürüp giden işkencede Kılım bile kıpırdamadan bir sabah Çekerdim darağacına kendimi / bilsem ki suç bende...
Peki suç kimde dersiniz. Halkta mı? Olur mu öyle şey. Ilgaz halkını sever ve onun çileleriyle örer düşüncelerini. Der ki:
Sevdim haklıdan yana olabilmek için Çalışıp ezilenden, senden yana Sevdim aldığım soluğu hak edebilmek için Ama sevdim halkımca...
Halkım onun ayırdında değilse suç kimin peki! Bizlerin elbet bizlerin.
Akla karanın arasında sıkışıp kaldık Korkuluk bile olamıyoruz. Hiç olmazsa Ilgaz ustanın Korkuluk Ol şiirinden iki kıta okuyalım, hayır ezberleyelim her gün okuyalım. Belki utanabiliriz tarihten..." (M. Emin DEĞER'in Nasrullah Gazetesindeki yazısından)
(Sonuç bölümünden)
(...) Onun çok sevdiğim şiirlerinden birini, insan olan insana, hepimize seslenen, öğüdünü, halkı sevmenin somut yöntemini gösteren şiirini okuyarak hoşça kalın diyeceğim. Böylece O'nun nasıl bir yol gösterici, ne yaman bir öğretmen, ve azarlarken bile sevecen insan olduğunu birlikte bir kez daha öğreneceğiz. Bir sitem bir uyarı ve bir öğüt ki sorma gitsin...
AYDIN MISIN
Kilim gibi dokumada mutsuzluğu Gidip gelen kara kuşlar havada Saflar tutulmuş top sesleri gerilerden Tabanında depremi kara güllelerin Duymuyor musun kaldır başını kan uykulardan Böyle yürek böyle atardamar Atmaz olsun Ses ol ışık ol yumruk ol Karayeller başına indirmeden çatını Sel suları bastığın toprağı dönüm dönüm Alıp götürmeden büyük denizlere Çabuk ol
Tam çağı işe başlamanın doğan günle Bul içine tükürdüğün kitapları Her satırında buram buram alın teri Her sayfası günlük güneşlik Utanma,suçun tümü senin değil Yırt otuzunda aldığın diplomayı Alfabelik çocuk ol
Yollar kesilmiş, alanlar sarılmış Tel örgüler çevirmiş yöreni Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende Benden geçti mi demek istiyorsun Aç iki kolunu iki yanına Korkuluk ol!
Rıfat Ilgaz yaşamının hiç bir evresinde korkuluk olmamıştır. Bu dizeler O'nun ülkesin ve halkının yanında olmayan insana en büyük tarizdir, yani taşlamasıdır. Ayıplama bile değildir. İşte onun bu yöntemi ondaki insan sevgisinin anıtlaşmasıdır.
O'na saygıyla söz verelim: Biz korkuluk değiliz olmayacağız...
Koca Ragıp Paşa der ki: "Eğer maksut eserse mısra-ı berceste kafidir"
Evet, Rıfat Ilgaz'ın bu dizeleri tek başına onun insanın evrensel sıcaklığını paylaşan bir insan olduğunu anlatmaya yetecektir.Bunca söze ne gerek vardı demedenedemiyorum. Amaç Ilgaz'ı anlatmak olduğuna göre neden bu kadar sözcüğü dizdik, derseniz haklısınız derim.
Şu dizeler O'nun evrensel insan sevgisini anlatmaya yeter de artar bile. |