AlsahBlog / Sarı Yazma

• 20/10/2006 - RIFAT ILGAZ 2006 - KASTAMONU SEMPOZYUMU Basında Yankıları 1

İNEK ŞABAN VE GÜDÜK NECMİ KİMDİ?
_____________________________________________________

Rıfat Ilgaz Sempozyumu ünlü yazarın sırlarını gün yüzüne çıkarttı. Rıfat Ilgaz'ın oğlu Aydın Ilgaz sempozyumda, yazarın eserinde kendisini hangi karaktere gizlediği açıkladı.

'Hababam Sınıfı'ndaki Güdük Necmi meğerse Rıfat Ilgaz'ın kendisini canlandırıyormuş. Sinemadaki İnek Şaban canlandırmasının ise Öküz Ahmet'i anlattığı ortaya çıktı.

Kastamonu Üniversitesi Kastamonu Meslek Yüksek Okulu'nda başlayan "Rıfat Ilgaz Sempozyumu" ünlü yazar ile ilgili bilinmeyenleri de gün yüzüne çıkarttı. Rıfat Ilgaz'ın oğlu Aydın Ilgaz sempozyumda önemli açıklamalar yaptı.

Aydın Ilgaz, "Hababam Sınıfı'nın unutulmaz karakterlerinden biri olan "Güdük Necmi" karekteri ise babamın ta kendisi idi. Parasızlık ve yoksulluk nedeniyle vücudu fazla gelişemediği için güdük olan babam kendisini 'Hababam Sınıfı'nda Güdük Necmi ile anlattı" dedi.

Kastamonu Meslek Yüksek Okulu ve Çınar Yayınları'nın işbirliğiyle "Hababam Sınıfı" ve Türk Edebiyatına sayısız eser bırakan Şair -Yazar Rıfat Ilgaz adına düzenlenen sempozyum başladı. Türkiye genelinden 96 konuşmacının katıldığı sempozyumun açılış törenine Kastamonu Valisi Mustafa Kara, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Mehmet Yıldırım, Kastamonu Belediye Başkanı Turhan Topçuoğlu, "Hababam Sınıfı"nın uslanmaz çapkın rolünü oynayan "Damat Ferit" rolündeki ünlü oyuncusu Tarık Akan'da katıldı.

Sempozyumda bir konuşan CHP Milletvekili Mehmet Yıldırım, Rıfat Ilgaz'ın "Dünyada ve Türkiye'de dikili bir ağacım olmadı ama Kastamonu'da adımın yazıldığı bir sokağım var" dediğini hatırlatarak konuşmasını şöyle sürdürdü; "Sen bin yaşa Rıfat Ilgaz. O gün bir sokağın vardı. Şimdi devletin, senin adını verdiği bir kültür merkezi var. Parkların anıtların var. Sen yaşayan bir ölü olmadın, öldükten sonra yaşayan bir dahi oldun. Karayollarında mühendis olarak çalışıyordum. Gardiyansız hapishane olarak biliyordu Cide. Orda doğmuştu Rıfat Ilgaz. Kastamonu'nun yolu yoktu okulu yoktu köylerinde suyu yoktu. Ama Rıfat Ilgaz'ı vardı. Bugün Rıfat Ilgaz'ın Kastamonu'ya ihtiyacı yok ama Kastamonu'nun Rıfat Ilgaz'a ihtiyacı var" dedi.

Konuşma aralarında güzel konuşma Jülide Gülizar tarafından hayatından bazı kesitler anlatılan Rıfat Ilgaz'ın ilk şiir kitabı olan "Sınıf" bir düğünü anlattığı "Sünnet Düğünü" adlı şiiri nedeniyle dönemin Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından yapılan soruşturma sonucu bilir kişiler tarafından şiirin edebi bir değeri olmadığına dair görüş bildirmelerine rağmen Mahkeme heyeti tarafından dönemin zenginlerine düşmanlık içerdiği gerekçesiyle 6 ay hapis cezası verildiğinin hatırlatılması üzerine, salonda uzun süre alkış sesleri yankılandı.

Açılışta konuşan Jülide Gülizar ise "Rıfat Ilgaz'ları yargılayanları kimse hatırlamıyor. Ama Rıfat Ilgaz hala var. Nasıl ki salonda bulunan Tarık Akan'da barış davasında yargılandı. O zaman yargılayanları kimse hatırlamıyor ama Tarık Akan yine burada" dedi.

Meslek Yüksek Okulu'nda gerçekleştirilen Rıfat Ilgaz Sempozyumu'na katılan bir diğer isim ise Rıfat Ilgaz'ın oğlu ve Çınar Yayınları sahibi Aydın Ilgaz oldu. Ilgaz yaptığı konuşmada, babasıyla ilgili çok sayıda anısını kürsüden dinleyenlerle paylaşırken babasının hapishane, hastane ve edebiyat yaşantısından örnekler verdi.

Çınar Yayınevi'nin ilk adımını parasızlık nedeniyle Kastamonu Gazeteciler Derneği'nden aldığı gümüş bir şilti satarak başladıklarını belirten Aydın Ilgaz , "O gün sattığımız o şilt bizim için ilk adım oldu. Hababam Sınıfı'nın başlangıcı babamın okuduğu Abdurrahmanpaşa Lisesi ve Kastamonu Muallim Mektebi ( Öğretmen Okulu) olmuştur. 'Hababam Sınıfı'nın karakterlerinden biri olan ve usta sanatçı Kemal Sunal tarafından canlandırılan İnek Şaban karakteri aslında Öküz Ahmet'tir. Babamlar Öküz Ahmet'in kitabının arasına ot koyup Öküz Ahmet diyorlarmış. Hababam Sınıfının bir diğer karakteri olan "Güdük Necmi" ise babamın ta kendisi idi. Parasızlık ve yoksulluk nedeniyle vücudu fazla gelişemediği için güdük olan babam kendisini Hababam Sınıfı'nda Güdük Necmi ile anlattı" dedi.

'Hababam Sınıfı'nın uslanmaz çapkını "Damat Ferit" karakterini canlandıran usta oyuncu Tarık Akan ise ustası Rıfat Ilgaz'la ilk defa film setinde karşılaştığını ve ardından doyumsuz bir dostluklarının olduğunu anlatarak, "Rıfat Ilgaz, Karartma geceleri filminde kendisini anlattı. Hatta film için görüşmelerde ben kendisini oynayamayacağımı söyledim çünkü ben 2 metre boyundayım. Bu yanlış olur dedim. Öyle bir yazmış ki burada Türk aydınlarını edebiyatçılarını kapsayan bir hikayeydi. Ben bunu başarabilirsem bunun en ufak bir şeyini anlatmaya çalışırım dedim" dedi.

Tarık Akan, uzun boylu olmasının azizliğine uğradığı sempozyumda kürsünün alçak olması nedeniyle konuşmasını iki büklüm eğilerek yapmak zorunda kaldı. Sempozyum 3 gün sürecek.

(Kaynak : www.haber3.com / Haber7; 11.05.2006)

SEMPOZYUM KİTAP HALİNE GÖTÜRÜLÜYOR
___________________________________

Rıfat ILGAZ Sempozyumunu gazetemize değerlendiren Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Bahri Gökçebay, sempozyumda yayınlanan bildirilerin yaklaşık 800 sayfalık bir kitap da toplanacağını açıkladı. Kitabın ülkemizde ki tüm üniversitelere, fakültelere ve tüm yazarlara dağıtılacağını ifade eden Gökçebay, "dolayısıyla herkesin Kütüphanesinde Rıfat Ilgaz Sempozyumunun Kastamonu'da yapıldığını vurgulayan bir kitap olacak"dedi. Diğer yandan oturumları izleyen tanınmış yazarların, "bu kadar değerli bir topluluğun bulunduğu ve her şeyin bu kadar derli toplu yürütüldüğü bir sempozyumla ilk defa karşılaşıyoruz" sözleri Bahri Hoca'yı oldukça gururlandırdı.

Nasrullah Gazetesi

RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMUNA YOĞUN İLGİ

Rıfat Ilgaz'a yaraşır bir katılım ve canlılığın yaşandığı sempozyumun açılışında konuşan ünlü spiker Jülide Gülizar, Rıfat Ilgaz'ı yargılayanları kimsenin hatırlamadığını, ama Rıfat Ilgaz'ın hâlâ var olduğunu belirtirken, Karartma Geceleri filminde Ilgaz'ı canlandıran Tarık Akan İse "Doyumsuz bir dostumdu" dedi. MİLLETVEKİLİ Mehmet Yıldırım ise Kastamonu'nun Rıfat Ilgaz'a ihtiyacı olduğunu söyledi. A nkara Üniversitesi Kastamonu Meslek Yüksekokulu ve Çınar Yayınları'nın ortaklaşa düzenlediği üç gün sürecek olan Rıfat Ilgaz Sempozyumu, MYO Konferans Salonu'nda dün başladı. 96 bildirinin sunulacağı sempozyumun açılış töreninde Vali Mustafa Kara, CHP Milletvekili Mehmet Yıldırım, MYO Müdürü Prof. Dr. Bahri Gökçebay, ünlü sanatçı Tarık Akan, TRT'nin unutulmaz sprikeri Jülide Gülizar ve Aydın Ilgaz birer konuşma yaptı

KASTAMONU GAZETESİ

 

rilgaz_semp_172_gungorgencay_nejatgacar.jpgRıfat Ilgaz Sempozyumu-Kastamonu / GÖZE

M. Nejat GACAR
_____________________________________________________

9 Mayıs Salı günü yola çıktı. Bu kez Kastamonu'ya çizdik rotamızı. 1940 Kuşağı'nın büyük ozanı Rıfat Ilgaz için, Ankara Üniversitesi Kastamonu Meslek Yüksek Okulu'nun düzenlediği sempozyumun konuklarıydık.

Bu satırları size sempozyum salonunda yazdığım için, köşenin alışılmış şekline ve bölümlerine sadık kalamadım. Okuyucudan özür dilerim.

Kocaeli gerçekten güzel bir çıkış yaptı bu güzel toplantıda. Fahrettin Demir, Tanju Cılızoğlu, Şener Aksu, M.Nejat Gacar, Eğitim Fakültemizden Belgin Tanrıverdi ve Özlem Apak, kentimiz adına bildiri sunanlardı. Ayrıca sevgili İhsan vardı aramızda. İnternetteki "sanatbahçesi" nin editörü ve her şeyi. İhsan'dan sizlere daha çok söz edeceğimden, şimdilik yalnızca "sanatbahçesi"yle tanıtayım istedim, kentimizin yeni sakinini...

Sempozyum, ilk gününden son dakikasına dek inanılmaz derecede, doyurucu ve düzeyli olarak gerçekleşti. Kimler yoktu ki toplantıda; Rasih Nuri İleri, ayaklı tarih olarak aldı sempozyumdaki yerini. Vecihi Timuroğlu, Sabahattin Yalkın, Mehmet Aydın, Güngör Gençay, Konur Ertop, Burhan Günel, Ahmet Özer, Özgen Seçkin, Hidayet Karakuş, Tuncer Uçarol, Mehmet Saydur, Bedrettin Aykın, Osman Bozkurt, A.Kadir Paysoy, Ayten Mutlu, Bilge Öngöre, hemen sayıverdiğim isimler...

Sempozyumun düzenleyicisi Ankara Üniversitesi, Kastamonu Yüksek Okulu tüm personeliyle konuklarını mutlu etmeye çalıştı. Okul müdürü sayın Prof.Dr.Bahri Gökçebay ve genel sekreter Nurten Çakıroğlu, Kadir İncesu olağanüstü gayret ve sıfır hatayla tamamladılar, yüklendikleri bu bilimsel toplantıyı...

Büyük usta, bir kez daha en ince ayrıntısına kadar anımsandı. Açılışın en dikkat çekici kişileri, Jülide Gülizar, Tarık Akan ve ustanın oğlu Aydın Ilgaz'dı. Söz konusu konuklar, konuşmalarıyla duygusal bir atmosferin mimarları oldular.

Bugün Annelerimin Önünde Bir Kez Daha Saygıyla Eğiliyoruz

Ellialtı yıllık yaşamımda pek çok sıkıntıyla karşılaştım, pek çok yakınımı yitirdim, amcam gibi, kardeşim gibi. Hepsi çok acıydı. Acıydı da anacığımı yitirdiğimde bedenimde onulmaz bir yara açıldı sanki... Ne yazsam, ne söylesem çok yavan... Analarınızın kıymetini bilin! Bilin ki onlar sizlerle övünüyor, sizlerle göneniyor, sizlerle ağlıyor, gülüyor... Yaşarken bilin analarınızın kıymetini... Tüm annelerin anneler gününü kutluyor, önlerinde saygıyla eğiliyorum...

Özgür Kocaeli, 14. 05. 2006

Rıfat Ilgaz Sempozyumu (I)!...

NEJAT GACAR
___________________________________________________________________


Aşağı yukarı iki ay kadar önce Kadir İncesu aradı İstanbul'dan. Rıfat Ilgaz adına, Ankara Üniversitesi Kastamonu Meslek Yüksek Okulunda Çınar Yayıncılıkla ortak olarak bir sempozyum düzenleneceğini anlattı. Benim ve Kocaeli'ndeki dostların da katılmalarını istedi.
Bilinenin dışında ben büyük ustayı "Hababam Sınıfı'ndan çok önceleri şiirlerinden tanıyordum. Dahası çok yönlü bir edebiyatçı olması nedeniyle 1940'lı diğer şairlerden bir adım öndeydi benim yüreğimde! Hemen kabul ettim!
Kitaplığıma göz atınca kaynak sıkıntısı çekmeyeceğimi anladım. Zaten 1997 Basımı tüm eserleri vardı bende! Sonuçta, önce bildiri özetimizi sonra da bildirimizi alıp elimize 9-Mayıs Salı günü, Gülçin, ben ve Fahrettin düşüyoruz yollara! Altı buçuk saat sonra ulaşabiliyoruz Kastamonu'ya! Yüksek okulun kapısında karşılanıp lokale götürüldük. Okul yemyeşil bir orman içine yerleştirilmiş. Binalar inşa edilirken doğayı bozmamaya da aşırı özen gösterilmiş. Lokalden içeri girer girmez inanılmaz sıcak bir ortamla karşılaştık. Pek çok eski dostun, yürek ısıtan o yüzleri sıcacık hoş geldiniz sundu bize.
Ve ev sahiplerimiz Prof. Dr. Bahri Gökçebay ile sevimli ve özenli genel sekreter Nurten Çakıroğlu ile tanıştık. Her ikisi de ilk gün duyumsattıkları o sıcaklığı üç gün dolu dolu yaşattılar bize. Yemeklerimizi yedik. Rakılarımızı içtik. Servislerle kalacağımız mekanlara götürüldük. Gülçin ile ben Öğretmen evinde kalmayı istemiştik, Fahrettin'de bize katılınca Kocaeli ekibi bayrağı Öğretmen evine çekmiş oldu!
10-Mayıs Çarşamba sabahı servislerle öğretmenevi'nden alınıp kahvaltı etmek için lokale getirildik. Kahvaltı sonrası kayıtlarımızı yaptırıp açılışa geçtik. Konuk sunucu Jülide Gülizar idi. Hem sunuculuktaki yeteneklerini sergiledi hem de yaşadığı kaygıları paylaştı izleyicisiyle. Sosyal adaletsizliğe ve sınıfsal farklılıklara çekti dikkatleri!.. Demokrasiyi hazır aldığımızı vurguladı ve sordu; "Peki öyleyse, bu hazımsızlık neden. Biz keşfetmedik ki bunu neden halen özümseyemedik? Kastamonu CHP Milletvekili, Vali, Okul Müdürü, Tarık Akan ve ustanın oğlu Aydın Ilgaz'ın açılış konuşmalarından sonra oturumlara geçildi. Oturumlar iki farklı salonda sürdürüldü. Birinci salonda oturuma başkanlık eden Prof. Dr Cahit KAVCAR'dı. Bizim Fahrettin'in hocası çıktı. Konuşmacılar ise Konur Ertop, Burhan Günel, Özgen Seçkin ve Osman Şahin idi.Üç gün boyunca sabah 9.30 da başlayan program lar iki salonda 19.10'a kadar sürdü gitti...

Kuytuda Kalanlar
1640 yılı ilkbaharındayız. Peru'da misyoner doktor olarak çalışan Dr. Alonza de Vega Vali tarafından acilen konutuna çağırılıyor! Elindeki işi bırakıp koşa koşa daveti yerine getiriyor de Vega. Vali kızının hasta olduğunu ve iyi bir doktor olarak onu tedavi etmesi gerektiğini söyler misyonere! Yüksek ateşle yatan ve şiddetli titreme nöbetleri geçiren dünyalar güzeli bir kızdır, valinin kızı. Dr. Alonza de Vega tüm hünerini göstermesine karşın hastalıkla başa çıkamaz! O da, kasabaya inip yerlilerden en güzel tedaviyi gerçekleştirecek kişiyi öğrenir. Götürüldüğü doktor tam da yerlilerin doktorudur. "Yerel kıyafetleri içinde sırtını bir ağaca dayamış etrafı seyrediyor. Bizim misyoner derdini anlatır, folklorik doktor sırtını dayadığı ağaçtan iri bir parça kesip verir ve Vega'ya kabuğu sıcak suda kaynatıp, suyunu süz ve hastaya içir... der. Gerçekten de güzel kız gözünü açar! Kuytuda kalan, yerli doktorun sırtını dayadığı ağacın adı kına-kına ağacı, valinin kızının hastalığı ise sıtmadır. Dr. Alonza de Vega yıllar sonra bu ağaçtan aldığı örnekleri eski dünyaya götürür.
Yıllar sonra ağacın kabuğundan Kinin ve Kinidin adı verilen iki ilaç elde edilir.

Biz Neden Bir Kampanya Başlatmıyoruz?
Kastamonu'ya giderken de gelirken de dikkatimizi çeken ormanlardı! Dikkat çekici tarafı Bolu'dan hemen sonra başlayan, Gerede de iyiden iyiye dikkati çeken genç ormanlar! Yaşları olsun olsun sekiz-on! Gerede'ye vardığımızda daha gençleriyle karşılaşıp daha da şaşırdım. Esentepe Ağaçlandırma Alanı'nda kilometreler boyu bu kez dört-beş yaşlarındaki fıstık çamlarıyla karşılaştık. Dağ taş çam ormanı. Dönüş yolunda hayranlıkla bu manzarayı izlerken Gülçin; "üniversitede elli binin üzerinde öğrenci var. Her biri bir fidan dikse... diye iç geçirdi. Sonra da bana dönüp bu konuda yapabileceğimiz bir şeyler olup olmadığını sordu! Ne olacak sanırım bu konuda biraz kulis yapıp bu konunun önemi Milli eğitim Müdürlüğü'yle, Askeri Birliklere anlatılsa çok yakında "herkes bir fidan diksin" sloganı tırmanıp çevremiz ormanlarla yeşerir!

Kentimiz Şairleri'nden!..
-Afşar Timuçin; 1939'da Akhisar/Manisa'da doğdu..KOÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü öğretim üyesi(Prof. Dr), Şair ve Yazar. İlk Şiir Kitabı "Çöl- 1968"
// Gür denizler açardı sisli sabahlar içinde/ Kıyı başlangıcında dahada çiçeklenen/ Bakışın karakışa çevrilmiş bir ilk yazdı/ Bütün gelmeyişlere direnip beklenilen/ Denizin ortasına ölüm gibi saplanan/ Yokluğunun adası batınca boğulurdum/ Derinlerde kesiksiz karanlığa uzanan/ Biriydim ben kalsam da gitsem de yorulurdum/ Yormazdı saçın beni kesin dalgalarında/ Uykuda rastlanmayan düşlerden öte bir su/Akınca bakışının kırık kuytularında/ Kocaman okyanuslar bir küçük göl olurdu/ Gür denizler açardı karaların bitiminde/ Birdenbire bir güneş gibi beklenmeden gel/ Ağaç böyle yeşerdi böyle koyuldu yağmur/ Sabah böyle başladı ondan bu kadar güzel//
Afşar Timuçin'in" Denizlere Susayan" adlı şiiri. Kocaeli Günümüz Şiir Antolojisi, Hazırlayan: İhsan Topçu, Kocaeli Üniversitesi Yayınları No: 168, Kocaeli Üniversitesi Basımevi, Haziran- 2005, Kocaeli

Özgür Kocaeli Gazetesi, 16.05.2006

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

Hakkımda

"1940 Toplumcu Kuşağı" Şairlerinden Ve "Rıfat Ilgaz Arşivi"nden Seçilmiş Yazılar, Şiirler, Öyküler, Değerlendirmeler, Eleştiriler, Anılar, Etkinlikler...

Son yazılar

Eflatun Nuri: BİZ HEYBELİDE...
Rıfat Ilgaz / Filmografi
YORGUN DUDAKLI KADINLAR
KASTAMONU GÖLKÖY ENSTİTÜSÜ MEZUNLARININ 2009 BULUŞMASI
"Meraklısına..." Attila İlhan Şiirleri
Arşiv 2006: AlsahBlog/SarıYazma
Türk tiyatrosu yasta: Metin And öldü
MEB'NIN İLK VE ORTA ÖĞRETİM İÇİN SAPTADIĞI 100 TEMEL ESER
Homeros'u yaşatan vadide: Bornova
Ankara'dan emir gelince kutlanamayan bir Hıdırellez...
“Pes Etmek Yakışmaz Bir Şairin Karısına”
SEVENLERİ REHA MAĞDEN’İ UNUTMADI
MEDENİYETE YÜRÜYÜŞ’E DEVAM
ÖNER YAĞCI İLE “Roman AşKıyla” ÜZERİNE SÖYLEŞİ
CANA AKDAL’IN ŞİİRLERİ
‘Vefa hâlâ sözlüklerdeymiş”
AYDIN DOĞAN İLE HAKKI ÖZKAN ÜZERİNE
2008 ÜMİT KAFTANCIOĞLU ÖYKÜ ÖDÜLÜ
Aydın Hatipoğlu ile 1960 Kuşağı Üzerine
YAYINCILIK EMEK İŞİDİR
GİDE GİDE CİDE 2005 2 / GEZİ / ALİ ŞAHİN
GİDE GİDE CİDE 2005 / GEZİ / ALİ ŞAHİN
İlgaz sempozyumu kitap ve CD oldu
Basında Rıfat Ilgaz / Çınar Yayınları Arşivi'nden
Basında Rıfat Ilgaz / Çınar Yayınları Arşivi'nden

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS
AliŞahin'inBloknotu'ndan
Güldeste/ EnGüzelAtatürkŞiirleri/ Seçki
KastamonuNet (Blogcu)
ÖykülerÖykücüler
RomanYazıları
ŞiirlerŞairler
YedinciSanat
EdebiyatGündemi
SarıYazma/RıfatIlgazArşivi'nden
E-Edebiyat
Esintiler
ÇocukVeEdebiyatı
Esintiler'den...
UzunİnceBirYol
TaşköprüdenSesleniş
GündenGüne
E-EdebiyatBenimBlog
UmudaYolculuk
Taşköprü'nün Taş-köprüsü
DersimizEdebiyat2
DersimizEdebiyat

Kategoriler

Arkadaşlar

yeniedebiyat
alisahin37
hasan37
yedincisanat
guldeste
kastamonunet
oykuleroykuculer
romanyazilari
siirlersairler
ayassun
sevgidamlalari
handangokcek2
tulaybilgin
Nurşen Görşen
kaybolusculuk
sevilla
umitzeynep
esevcanca
gulcanca
emeginsanati
sahinsah
passions00
yeniguneturku
alsahindex
kalenderyemeksalonu
yorumsizin
http://alsahblog.blogcu.com/ Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa