28 03 2012

ORHAN KEMAL'İN YAPITLARI Türk Gerçekçiliğinin Gelişmesinde Y

  ORHAN KEMAL'İN YAPITLARI   Türk Gerçekçiliğinin Gelişmesinde Yeni Bir Aşama/Svetlana Uturgauri Orhan Kemal adı (1914-1970) yalnız kendi ülkesinde değil, ülke sınırlarının çok ötesinde de tanınmaktadır. Orhan Kemal Sovyetler'de de çok iyi tanınan bir yazardır. Bu Türk yazarının ilk seçme öyküleri, Moskova'da 20 yıl önce yayınlanmıştır.(1) Onun yazdıklarını şimdi Azerbaycanlılar, Ukraynalılar, Gürcüler, Kazaklar, Latviyalılar ve Özbekler de kendi dillerinde okuyorlar. Orhan Kemal'in yapıtlarında bugün yaygın olan yabancılaşma sorununa ya da yalnızlık felsefesine değinilmiyor. Yazar, kendini biçimsel deneylere de kaptırmıyor. Bu düzyazı yazarının geleneksel gerçekçilik yaklaşımıyla yazdığı tüm yapıtlarında Türk emekçisinin, sönük, gündelik ya-şamından, onun yoksulluklarla dolu çevresinden, devrimci, ilerici bir sanatçının bilincinden ve ruhundan yükselen bir gerçeklik var. Orhan Kemal'in yapıtları, yalnız çevirmenlerin değil, Sovyetler, Polonya, Çekoslovakya, Bulgaristan ve Doğu Almanya'daki araştırmacıların da dikkatini çekmiştir. Son yıllarda, özellikle kendi ülkesi Türkiye'de Orhan Kemal hakkında çok yazı yazılıyor. Eleştirmenler ve yazarlar, Orhan Kemal'in yapıtlarının özelliklerini daha iyi anlamak ve ulusal edebiyattaki yerini saptamak için çalışıyorlar. Orhan Kemal'in edebiyatta asıl etkin olduğu dönem, 40-60 yılları, aynı zamanda Türk eleştirel gerçekçiliğinin estetik ve sanatsal olgunluk kazanmaya, belli başlı bir akım olarak kendini ortaya koymaya, astında ülke edebiyatının gelişmesini yönlendirmeye başladığı dönemdir. Toplumsal sorunsala karşı her zaman büyük bir ilgi be... Devamı

28 03 2012

KOVALAK (GOVALAK)

  Gösteriş düşkünlerine kovalak (govalak) denir. Trakyalılar ise bunlara ‘kuvalak’ derler.   Kovalaklar sahip oldukları her şeyi hava atmak için kullanırlar.  Kısa yoldan karizmatik görünmenin peşindedirler. Uludağ Sözlük’te bir vatandaş kovalağı bir örnekle anlatmış: “Elektrikli süpürge kullanan cadıya kovalak denir.” Kovalaklar iyiliği hava atmak için yaparlar. Mesela durup dururken kahvehanede ocakçıya, “bu akşam çaylar kahveler benden” deyiverirler. Kovalakların parası çabuk tükenir, para tükenince babadan kalma tarlaları, arsaları, en son da oturdukları evi satarlar. Kovalakların satıp dağıtırken arkadaşları çoktur. Çevreleri onlardan üç beş kuruş  koparmak isteyen çıkarcılarla doludur. Bu çıkarcılar ona durmadan övgüler düzerler, ”son beş asrın en büyüğü sensin” türünden laflar ederler. Kovalaklar bu tür övgülerden çok hoşlanırlar, daha da havaya girer, daha çok dağıtırlar. Para pul, mal mülk bittiğinde ise kovalakların çevresinde kimse kalmaz. Kovalak biri başbakan olursa ne olur? Kovalak birinin başbakan olması çok tehlikelidir. Çünkü kovalıklığı devletin parasıyla puluyla, malıyla mülküyle ve de sahip oldukları yetkiyle bol keseden yaparlar. Mesela sınır boylarını sudan ucuza başka bir ülkeye kiralamaya kalkarlar. Limanları, sigara ve içki fabrikalarını, şeker fabrikalarını yabancılara, ya da eşe dosta peşkeş çekerler. Başka ülkelerdeki isyancıların önüne milyonlarca doları çuvallar içinde atıverirler. Egemen ülkelerin hatırı için ülkelerine füze kalkanı konulmasına izin verir, onlara yaranmak için, ... Devamı