14 01 2008

GİDE GİDE CİDE 2005 / GEZİ / ALİ ŞAHİN

GİDE GİDE CİDE 2005 / GEZİ

Ali
ŞAHİN
______________________________________________

Şair Rıfat Ilgaz'ın: "Martıların düşürdüğü tohumdan/ Filizlendiğine inandığım kasabamız/ Yosun kokardı evleri/ Çarşıları midye kokardı/ Çekirdeği çölden gelen mesçitin/ Boy attığına şaşardım/ Bu deniz yüklü havada/ Nedense gelişemedi bir türlü/ En şirin yerine dikilen/ İrili ufaklı mezar taşları..." dediği kasabada, Cide'deyiz. "Sınıfın ozanıyım mimli,/ Hababam Sınıfı'nın yazarıyım ünlü" diye kendini tanıtan "mimli şair ve ünlü yazarımız" Koca Çınar Rıfat Ilgaz ölümünün 12. yılında, memleketi olan Kastamonu'nun Cide ilçesinde 8-9-10 Temmuz tarihlerinde düzenlenen ''10. Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali'' nde anıldı.

"Cide, eski adı Agillius. Kraliçe Amastrist'in ölümünden sonra Kaytros, Sesamos ve Cramna
şehirleri bilinmez bir nedenle 'yer ile yeksan 'ediliyor. Bu kentlerin köleleri kaçıp kurtuluyor. Şimdiki Cide düzlüğüne yerleşip Agillius'u kuruyorlar. ( MÖ 3. yy. ) Cide halkının çoğunluğu dışarda, ekmek parası peşinde. Cide, aynı zamanda Rıfat Ilgaz'ın da kasabası. Ölümünden önce gelip, doğduğu bu kasabaya yerleşti. Bir süre de burada yaşadı. Romanlar yazdı Cide ve Cideliler üzerine. Şimdi doğduğu ev yıkılmak üzere , umarız yıkılıp yokolmadan birileri sahip çıkar da unutturmazlar tarihlerini. Cide kocaman bir sahil şeridiyle başlıyor. Ilgaz ,Uzunkum koymuş adını. Cide 'sarıyazma'sını da ondan öğrendi Türkiye. Sarıyazma almak isterseniz limandan epey içerdeki şehir merkezinde bulabilirsiniz. Korunaklı bir limanı var. Karadeniz'de çok az yerde bulunan düzlük arazi üzerine kurulmuş şehir." (http://www.geziturkiye.com) "Cide, doğduğum eşsiz, benzersiz memleket... Ne iyi etmiş de anam beni bu cana yakın memlekette doğurmuş!.. Her şeyimi yitirdiğim günlerde Cide'nin belleğimin duvarlarına yansıyan görünümü ile dirilir, yaşama gücümü tazelerdim." der Rıfat Ilgaz da Sarıyazma adlı romanında...

Sarıyazma Festivali, 8 temmuz cuma günü saat 16.00'da Cideli çocukların ba
şlarına bağladıkları sarıyazmalar ile Ilgaz'ın doğduğu tarihi evin önünden Belediye Meydanı'na kadar "Festival Yürüyüşü" ile başladı. Anıta Çelenk koymadan sonra İlk konuşmayı Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi adına Ilgaz'ın ; "Her saltanatın bir sonu var oğlum,/ Buna musalla taşları şahit!// Son sözümü henüz söylemeden/ İşte geldim, gidiyorum,/ Altımda bir kuru tabut!// Tacım, tahtım sana emanet!"
diyerek "tacını. tahtını emanet etti
ği" oğlu, Çınar Yayınları sahibi Aydın Ilgaz yaparak babasının doğduğu evin müze yapılabilmesi için tüm Cidelileri katkıda bulunmaya çağırdı. Cide halkının ve kendisinin en önemli isteklerinin Rıfat Ilgaz'ın doğduğu ve bir süre önce Kültür Bakanlığı tarafından koruma altına alınan tarihi evin restore edilmesi olduğunu dile getirerek, "Her bir Cideli bunun için bir tek çivi getirse, bu iş gelecek festivale kadar tamamlanmış olur. Babamın doğduğu evin bir an önce müze ve kültür merkezi olarak hizmete açılmasını istiyoruz. Umarım gelecek yıl düzenlenecek festivale yetişir. Eğer gerçekleşirse babamın özel eşyalarını ve kitaplarını da müzeye bağışlayacağım." dedi. Daha sonra: Babasının memleketi Cide'ye olan sonsuz bağlılığına dikkat çekerek, ''Babam 7 Temmuz 1993'te İstanbul'da hayatını kaybetti. O yazdığı son romanı olan Sarı Yazma'da, 'Bir gün öleceğim ve bir festivalle anılacağım' diyordu. Aramızdan ayrılışının ikinci yılında başladığımız festival ile bunu gerçekleştirebildik. Bu yıl onuncusu yapılan bu festival ile dilerim ki, bu şirin sahil kasabası babamın da ömrü boyunca arzuladığı gibi turizme gereken önemi verir ve hak ettiği değeri görür'' diye konuştu.

Cide Belediye Ba
şkanı Nejdet Demir ise, Rıfat Ilgaz'ın doğduğu evin müze ve kültür merkezi yapılması şartıyla yaklaşık iki hafta önce Kültür Bakanlığı'ndan devralındığını belirterek, çalışmalara en kısa zamanda başlanacağının gelecek yıl düzenlenecek festivale tarihi evin müze ve kültür merkezi olarak hazır hale getirileceğinin müjdesini verdi. "Ömrünü Cide'nin tanıtımına ve Cidelilerin aydınlanmasına adayan bu değerli hemşerimize olan borcumuzu ödemek istiyoruz. O güzel insan sayesinde kasabamız dünya tarafından tanındı'' dedi. Başkan Demir, konuşmasını Ilgaz'ın Cide için yazdığı bir şiirinden alıntı yaparak, ''Anan ne iyi etmiş de seni burda doğurmuş Rıfat Hoca'' sözleriyle tamamladı. Demir'in konuşmasından sonra Sarıyazma Folklor Ekibi'nin Yöresel oyunlar gösterisi yapıldı. CHP Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım' ın da katıldığı törenin ardından Saat 20.30'da Belediye Sahil Düğün Salonu'nda Recai Yılmaz'ın sunduğu "Cide Fotoğrafları Gösterisi"; 21.00'de aynı salonda "Ruhi Su Dostlar Korosu"nun beğeniyle izlenen konseri ile devam etti festival.

9 temmuz Cumartesi günü saat 11.00'de HEM salonunda Çocukların da katılımıyla "Öykü Olu
şturma" (Yaratıcı Drama Teknikleri) programı vardı. Nilay YILMAZ yönetiminde, Rıfat Ilgaz'ın "Bacaksız Kamyon Sürücüsü" adlı çocuk romanı canlandırıldı. Çocukların oldukça eğlenceli zamanlar geçirdiği etkinliği aileleri de ilgiyle izlediler. Etkinlik sonrası çocuklara Rıfat Ilgaz'ın çocuk romanları armağan edildi. 13.30'da "Ses Yarışması"; (Esnaflar ve Sanatkarlar Odası) ve "Bisiklet Yarışması"; (Rıza Gürsoy); 16.30'da ise Belediye Sahil Düğün Salonunda yapılması planlanan konferansa Cumhuriyet başyazarı Mustafa BALBAY gel(e)meyince konuklar "Avrupa Birliği" konusunda "o anda orada bulunan" romancı Burhan GÜNEL ve AKP Kastamonu Milletvekili Musa SIVACIOĞLU'nu izlemek durumunda kaldılar... Aynı salonda yapılması planlanan saat 18.00'deki "Rıfat Ilgazlı Yıllar" paneli de gecikmeli olarak 18.30'da başladı. Konuşmacılardan Rıfat Ilgaz'ın yakın arkadaşı Erol Şadi Erdinç " Rıfat Ilgaz önce hocamız, sonra dostumuz oldu. Yeni Gazete'de Şükran Kurdakul, Nihat Tunalı ve Rıfat Ilgaz ile birlikte çalıştık. Mizah burjuvazinin küçük insana gülüşüdür. Rıfat Ilgaz'ın mizahında ise küçük insan burjuvaziye güler. Rıfat Ilgaz'ın mizahı evrenseldir." dedi. Ilgaz'ın yakın dostlarından Mehmet Saydur ise Rıfat Ilgaz ile tanışmalarını, Hababam Sınıfı'nda Kel Mahmut olarak yer alan Nihat Dicle ile Rıfat Ilgaz'ı bir araya getirişini anlattı. Ali NAZLI da Ilgaz'ın edebiyatımızdaki yeri ve şiirindeki mizah üzerine konuştu: Nazım Hikmet'in "Türk Köylüsü" , R. Ilgaz'ın "Alişim" , "İşte Böyle Azizim" , ve "Öğünsek mi?" şiirleriyle konuşmasını renklendiren Ali Nazlı, Rıfat Ilgaz Şiirini şöyle değerlendirdi: "O'nu diğer ozanlardan ayıran mizah öğesidir. Bu öğelerle şiirine kattığı tattır, bu tat ile toplumcu-gerçekçi çizgide ilerlerken izleyici değil, kendine özgü bir çığır açmış olur ki, bu "Ilgaz Şiiri"dir. Şiirde kullandığı mizah bir başka temel taştır ki, bugüne değin kullanma cesaretini başka ozanlar gösterememiştir. Bunları kullanan ozanlar ya Nasrettin Hoca fıkralarında ya da fabllarda kullanmışlardır. Divan edebiyatı "Harname"si bir örnek gibi görünse de toplumsal değildir: Hepinizin bildiği "Bir eşek var idi zaif-i nizar/ Yük elinden kat'i şikeste vü zar..." diye başlar. Halk edebiyatında buna benzer taşlamalar, incelikle toplumcu gerçekçiliğin ötesindedir: "Manda yuva yapmışğüt dalına/ Yavrusunu sinek kapmış gördün mü?" cinsinden ya da "Aslı yok yaylasındaki koyunlar"ı anlatır.

"Merhamet"
şiirini hepiniz bilirsiniz. "Merhamet" şiirindeki şu dizelere bir daha bakalım: "Rızkımızdan para çaldılar, /Hoş gördük/ Gün oldu/ Nar gibi kızarmış ekmekleri/ Bekleyen tezgahtarı bile kıskandık/ Nar mı yetiştirmedik kavak ağaçlarında/ Hem de kafamız kadar..."

Burada anlatılan mizahın inceli
ği, aymazlıklarımızın üstüne bir bir kova su gibi dökülür sanki. Bizi çileden çıkaracak keskinlikte değildir; isyanımız göğe yükselmez de dudaklarımızda bir tebessümle, başımızla onaylatıp doğru dedirten cinstendir. Rıfat Ilgaz, insanı çaresiz, sübabı kapatılmış buhar kazanı gibi patlatmak için zora koşmaz, zıtlıkları mizah sosu ile pişirip önümüze sürüşü tadı doyumsuzdur. "Rızkımızdan para kazandılar, hoş gördük..." Burada kullanılan karşıtlık- çelişki- toplumun aynasıdır. Bugün aynı "rızık" elimizden alınıyor, sesimiz çıkmıyor; kim bunun tersini söyleyebilir? Kim bo

10
0
0
Yorum Yaz