AlsahBlog / Sarı Yazma

• 14/1/2008 - GİDE GİDE CİDE 2005 2 / GEZİ / ALİ ŞAHİN

Kategori: Gezi

zamanların da yaşamımızdan ne kadarını aldığını bilebilir? "Nar mı yetiştirmedik kavak ağaçlarında/ Hem de kafamız kadar..." Boşa giden zamanları, disipline edilemeyen yaşamları bundan daha güzel karikatürize edebilir mi? Burada size bir de Abdülbaki Gölpınarlı'nın bir eleştirisini okumak istiyorum.: "Halkın diliyle konuşan, halkın nüktelerini duyuran, bize her şiirinde en acı şeylere karşı bile dudaklarında derin ve manalı gülümsemeyle görünen Rıfat Ilgaz'dan çok şeyler bekliyoruz." demektedir. Beklentiler boşa çıkmayacak, fazlasıyla ürün verecektir.

Şiirdeki tadın gülümseme öğesiyle geldiğini ama bunun acı gülümseme olduğunun altını çizer. Belki Rıfat Ilgaz sanatının temeli bu gülümsemeyle ilgili. Belki değil mutlaka gülümsemeyle ilgili... Bu sanatın, bu şiir anlayışının kristalize edilmiş özsuyu sanatına değişik çeşniyi veren öğe içine katılan mizahtan geliyor. "İşte Böyle Azizim" şiirine bir bakalım, çünkü burada kendisi anlatılmaktadır: "Seninle sanatoryumda tanışştık/ O günler bir türlü unutulmuyor/ Ne tatlı sigara içerdik/ Biliyor musun hemşirelerden saklı./ Sonra bir yolculuktan bahseder gibi/ Uzun uzun ölümden konuşurduk./ Gelmediği için ödeneğin/ O günlerde az kaldı taburcu edeceklerdi seni./ Sonra da para bulmuştun yatmaya,/ Lakin zaman bulamadın/ Bir gün çıkarsın diye adresini almıştım./ Hani vaktinde gitmedin değil/ Kötüleşti dünyanın hali,/ En güzeli işin peşinde/ Çoluk çocuk bırakmadın/ Kış geliyor karakış,/ Ne soba var, ne bir dirhem odun./ İşleri sorsan eskisinden sıkı./ Ve aldığımız para malum/ Yaşamak zor azizim,/ Sağ olsaydın eğer,/ Nasıl bulacaktın her gün/ Sütü, taze yumurtayı, pirzolayı?/ Çok şükür bunlara kalmadı ihtiyacın./ Biz hala öğrenemedik senin kadar/ Etsiz, ekmeksiz ,parasız,pulsuz yaşamayı."

Ölen dostu ile yapılan yarenlikte yaptıkları, konu
ştukları, "Sonra bir yolculuktan bahseder gibi uzun uzun ölümden konuşurduk" Ölümle yolculuk arasında bir ilinti olduğu gerçeğinden yola çıkar ozan. Uzun uzun ölümden konuşma bir kabulleniş gibi görünmektedir. Her iki dizedeki ölümle yolculuğun bu denli içli dışlı oluşuna ozan kahırla bakmıyor. Uzun uzun ikilemiyle mizahi bir boyut katıyor. Ancak yola çıkacak bir yolcu,bir dost için söylenebilecek kabilden sözlere benziyor bu benzetişin ortaya koyduğu tatlı gülümseme. İçimizi burkarak anlatır Ilgaz. Evlenmeyişin, çoluk çocuğun olmayışı için "en güzeli işin" diyerek onlar kış gereksinmelerini nasıl temin ederlerdi? Diye alaylı bir bakışı vardır. "Parasız pulsuz yaşamayı biz hala öğrenemedik" mizahi çok hoş bir deyişle, yani azizim diyor, yukardaki gereksinmeleri de göğüslemek pek kolay değil, tıpkı bir dostla sohbet eder gibi. Bu sanat yalın, toplumsal gerçekçiliğin buruk mizah tadıyla bizi uyandıran, kendimize getiren Ilgaz sanatıdır. Bitirdiğimiz her şiirden sonra kendimizi ıssız denizlerde çaresiz, kör kuyularda yalnız, çıkmaz sokaklarda kılavuzsuz hissetmeyiz, aksine içimizdeki umut mum ışığıyla doymuş olarak tekrar tekrar okumak isteriz. Karadeniz insanının kendisiyle dalga geçen yaratıcı mizah kendiri Rıfat Ilgazın yapıtlarında boy atıp beğenimize sunulmuştur. Bu, Cide yöresinin sarı yazma kültürüyle yoğrulmuş, doruk noktalara ulaşş özgün bir sanattır. Mizah soslu, toplumsal gerçekçi, yalın anlatımlı, herkesimin anlayacağı bir sanat, Rıfat Ilgaz sanatı. Sizi, O'nun en beğendiğim bir şiiriyle sözlerimi bitirerek selamlamak istiyorum:

ĞÜNSEK Mİ?/ Kerem de girdi sıraya/ Boğaziçi'nde bir lisede yatılı.../ Otuz yıl önce/ Yatıp kalkma zorluğundan/ Bu okulda okumuştu/ Torunumun babası da// Biz hep böyle torun torba/ HABABAM SINIF'larında yetiştik/ Biraz başarı, biraz beceri,/ Kitabıma el basarım ki, doğru!// Gördükçe boy boy geriden gelenleri/ Seviniyoruz tükenmediğimize,/ Biraz da öğünüyoruz!// Geriden gelmeleri güzel de,/ İEkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

Hakkımda

"1940 Toplumcu Kuşağı" Şairlerinden Ve "Rıfat Ilgaz Arşivi"nden Seçilmiş Yazılar, Şiirler, Öyküler, Değerlendirmeler, Eleştiriler, Anılar, Etkinlikler...

Son yazılar

Eflatun Nuri: BİZ HEYBELİDE...
Rıfat Ilgaz / Filmografi
YORGUN DUDAKLI KADINLAR
KASTAMONU GÖLKÖY ENSTİTÜSÜ MEZUNLARININ 2009 BULUŞMASI
"Meraklısına..." Attila İlhan Şiirleri
Arşiv 2006: AlsahBlog/SarıYazma
Türk tiyatrosu yasta: Metin And öldü
MEB'NIN İLK VE ORTA ÖĞRETİM İÇİN SAPTADIĞI 100 TEMEL ESER
Homeros'u yaşatan vadide: Bornova
Ankara'dan emir gelince kutlanamayan bir Hıdırellez...
“Pes Etmek Yakışmaz Bir Şairin Karısına”
SEVENLERİ REHA MAĞDEN’İ UNUTMADI
MEDENİYETE YÜRÜYÜŞ’E DEVAM
ÖNER YAĞCI İLE “Roman AşKıyla” ÜZERİNE SÖYLEŞİ
CANA AKDAL’IN ŞİİRLERİ
‘Vefa hâlâ sözlüklerdeymiş”
AYDIN DOĞAN İLE HAKKI ÖZKAN ÜZERİNE
2008 ÜMİT KAFTANCIOĞLU ÖYKÜ ÖDÜLÜ
Aydın Hatipoğlu ile 1960 Kuşağı Üzerine
YAYINCILIK EMEK İŞİDİR
GİDE GİDE CİDE 2005 2 / GEZİ / ALİ ŞAHİN
GİDE GİDE CİDE 2005 / GEZİ / ALİ ŞAHİN
İlgaz sempozyumu kitap ve CD oldu
Basında Rıfat Ilgaz / Çınar Yayınları Arşivi'nden
Basında Rıfat Ilgaz / Çınar Yayınları Arşivi'nden

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS
AliŞahin'inBloknotu'ndan
Güldeste/ EnGüzelAtatürkŞiirleri/ Seçki
KastamonuNet (Blogcu)
ÖykülerÖykücüler
RomanYazıları
ŞiirlerŞairler
YedinciSanat
EdebiyatGündemi
SarıYazma/RıfatIlgazArşivi'nden
E-Edebiyat
Esintiler
ÇocukVeEdebiyatı
Esintiler'den...
UzunİnceBirYol
TaşköprüdenSesleniş
GündenGüne
E-EdebiyatBenimBlog
UmudaYolculuk
Taşköprü'nün Taş-köprüsü
DersimizEdebiyat2
DersimizEdebiyat

Kategoriler

Arkadaşlar

yeniedebiyat
alisahin37
hasan37
yedincisanat
guldeste
kastamonunet
oykuleroykuculer
romanyazilari
siirlersairler
ayassun
sevgidamlalari
handangokcek2
tulaybilgin
Nurşen Görşen
kaybolusculuk
sevilla
umitzeynep
esevcanca
gulcanca
emeginsanati
sahinsah
passions00
yeniguneturku
alsahindex
kalenderyemeksalonu
yorumsizin
http://alsahblog.blogcu.com/ Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa