17 06 2007

Festival: 2003

Festival: 2003
Kategori: Inceleme

Rıfat Ilgaz'ın 10. ölüm yıldönümü... Karadeniz’in şirin kenti Cide’de bu yıl 11-12-13 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek olan “Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali” sekiz yaşında...



1911’de Cide’de doğan RIFAT ILGAZ’ın, yapıtlarında doğduğu topraklara ve o topraklarda yaşayan insanlara olan bağlılığını, sevgisini ve özlemini sık sık yazması üzerine Cideliler tarafından Usta’nın adını yaşatmak için düzenlenen geleneksel festivalin programı bu yıl aşağıda belirtildiği şekliyle gerçekleşiyor.

Bu yılın Koca Çınar’ın aramızdan ayrılışının onuncu ölüm yıldönümü olması nedeniyle ayrıca önem kazanan festivalin akışı içinde çeşitli anma toplantıları da yapılacak.


11 TEMMUZ CUMA

Saat 14:00

RIFAT ILGAZ Evinin Önünde Toplanma

Festival Yürüyüşü

Anıta Çelenk Koyma

Saygı Duruşu ve İstiklâl Marşı

Konuşmalar..... Cide Kaymakamı, Cide Belediye Başkanı, Kastamonu Valisi

Halk Oyunları Gösterisi..... Cide Sarı Yazma Ekibi, Şişli Belediyesi Halk Oyunları Ekibi

Saat 16:00
Çocukluğa Yolculuk (Halk Eğitim Merkezi Salonu)

Yazan: Işık KANSU

Sunan: Tülay BURSA

Katılımcılar: Özcan KARABULUT, Sevgi ÖZEL

Saat 18:30

Tek Kişilik Gösteri (Halk Eğitim Merkezi)..... Metin UCA



12 TEMMUZ CUMARTESİ

Saat 11:00

Yazarlarla Söyleşi ve İmza Günü (RIFAT ILGAZ Evi Bahçesi)

Saat 12:00

Sarı Yazma Güzeli Seçimi (Ece Motel Önü)
Berat AKYÜREK, Ahmet Selçuk İLKAN, Şahsenem, Onur AKIN

Saat 14:00

Panel (Halk Eğitim Merkezi Salonu)

Yöneten: Turhan GÜNAY

Konu: Nerde Kalmıştık?

Konuşmacılar: Mehmet SAYDUR, Zeki COŞKUN, Aydın ILGAZ, Özcan KARABULUT

Saat 16:30

RIFAT ILGAZ’ın Çocukları – Yaratıcı Drama (RIFAT ILGAZ Parkı)

Sunan: Sadık ASLANKARA

Saat 20:30

Şenlik Konseri (Cide Şehir Stadyumu)

Cide Sarı Yazma Halk Oyunları Ekibi, Ahmet AYKIN, Orhan CANAYAKIN
Havai Fişek Gösterisi - Şişli Belediyesi Halk Oyunları Ekibi



13 TEMMUZ PAZAR

Saat 11:00

Deniz Gezisi (Liman İçi)

Saat 13:30

Ses Yarışması (RIFAT ILGAZ Parkı

Saat 16:30

Onuncu Ölüm Yıldönümünde Anılarla RIFAT ILGAZ

Yöneten: Sevgi ÖZEL

Konuşmacılar: Cideli RIFAT ILGAZ dostları

Saat 18:00

Bisiklet Yarışı

Parkur: Kumluca Köyü – RIFAT ILGAZ Parkı arası

Kapanış

Sanat Haber; 10.07.2003 18:50:09

 

Rıfat Ilgaz memleketi Cide'de anılıyor

Radikal, 10/07/2003

KASTAMONU - Ölümünün 10. yılında Rıfat Ilgaz anısına memleketi Cide'de düzenlenen Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali'nin bu yıl sekizincisi gerçekleşecek. Cide Kaymakamlığı, Cide Belediyesi, Cide Atatürkçü Düşünce Derneği ile Cideli işadamlarının katkılarıyla düzenlenen festivalin açılışını CHP Genel Başkanı Deniz Baykal yapacak. Festival yarın saat 14.00'te Rıfat Ilgaz'ın doğduğu evin önünde yapılacak bir toplantıyla başlayacak. Festival, 12 Temmuz'da Turhan Günay'ın yöneteceği, Mehmet Saydur, Zeki Coşkun, Semih Poroy ve Özcan Karabulut'un katılacakları 'Nerede Kalmıştık' başlıklı panele ev sahipliği yapacak. Panelde Rıfat Ilgaz'ın mizah anlayışı ele alınacak. İmza günleri, söyleşilerin gerçekleşeceği festival 13 Temmuz'da sona erecek.

(Kültür Sanat)

Cumhuriyet 07.07.2003

8. Cide Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali

Cide'den davet var

Kültür Servisi - Cide Kaymakamlığı, Cide Belediye Başkanlığı, Atatürkçü Düşünce Derneği ve İşadamlarının ortaklaşa düzenlediği 8. Cide Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali bu yıl 11 - 13 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek. Etkinlik 11 Temmuz Cuma günü saat 14.00'te yazarın Cide'deki evinin önünde yapılacak festival yürüyüşüyle başlayacak.

Aynı gün Tülay Bursa 'nın yönettiği Işık Kansu 'nun yazdığı ve Özcan Karabulut ile Sevgi Özel 'in katılacağı 'Çocukluğa Yolculuk' etkinliği yer alacak. 12 Temmuz Cumartesi günü Turhan Günay 'ın yönettiği Mehmet Saydur, Zeki Coşkun, Semih Poroy ve Özcan Karabulut 'un katılacağı panelin konusu 'Nerede Kalmıştık?' . Aynı gün saat 16.30'da Sadık Aslankara 'nın sunacağı 'Rıfat Ilgaz'ın Çocukları' başlıklı konuşma Rıfat Ilgaz Parkı'nda dinlenebilir. Pek çok dinletinin ve imza gününün düzenleneceği festivalin son gününde Sevgi Özel 'in yönettiği ve Cideli Rıfat Ilgaz Dostları'nın katılacakları panelin konusu ise '10. Ölüm Yıldönümünde Anılarla Rıfat Ilgaz' . Festival boyunca pek çok sanatsever sevdiği yazar ve sanatçılarla buluşma olanağı bulacak.

(0 366 866 31 45 / 0 366 866 10 04)

Cumhuriyet 08.07.2003

Rıfat Ilgaz ölümünün 10. yılında mezarı başında anıldı

Sivas vahşetine dayanamadı

İstanbul Haber Servisi - ''Hababam Sınıfı'' adlı gülmece romanıyla eğitimi hicveden, toplumcu-gerçekçi 40 kuşağı şairlerinin önde gelenlerinden ve edebiyatımızın en sevilen isimlerinden Rıfat Ilgaz ölümünün 10. yıldönümünde mezarı başında anıldı. 1993 yılında kaybettiğimiz şair-yazar Rıfat Ilgaz' ın Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki anma törenine Leyla Erbil, Üstün Akmen, Aydın Ilgaz, Nilgün Ilgaz, Yıldız Ilgaz ve Sunay Akın ın da aralarında bulunduğu yazarlar ve yakınları katıldı. Ilgaz'ın oğlu ve Çınar Yayınları sahibi Aydın Ilgaz törende yaptığı konuşmada, ''Rıfat Ilgaz, karanlığın ortasına ışık saçan bir çınardı'' dedi. Kızı Yıldız Ilgaz ise Rıfat Ilgaz'ın Sıvas Kıyımında ölen dostlarının acısına dayanamadığına inandığını anlatarak ''Bu vahşete daha fazla dayanamadı'' dedi. Sunay Akın ise ''Doğum insanları eşitler, ölümse seçkinleri öne çıkarır'' diye konuştu.


Zincirlikuyu'da düzenlenen törene Rıfat Ilgaz'ın yakınları ve aydınlar katıldı

Cumhuriyet 06.03.2003
Rıfat
Ilgaz

Rıfat Ilgaz'ın oğlu Aydın Ilgaz, babasının 1927-1991 arası yazdığı bütün şiirleri kitaplaştırdı... Çınar Yayınları'ndan çıkan "Bütün Şiirleri"nin önsözünde Servet Tanilli, Hababam Sınıfı iule bir mizah ustası olarak tanınan Rıfat Ilgaz'ın aslında büyük şair olduğunu anımsatıyor. Rıfat Ilgaz "Bilsem ki" diyor: Bu ayaklar benden hesap soracak,/ Bir düşüncenin peşinde dolaştırdım/ Sokak sokak./ Bu baş, bu eğilmez baş da öyle.../ Bazı sarhoş, bazı yorgun/ Her zaman bir yastığa hasret!/ Bu ciğer de hesap soracak,/ Esirgedim, güneşini havasını./ Bu ağız, bu dişler, bu mide.../ Ne ikram edebildim ki bol keseden!/ Bu bilekler de hesap soracak,/ Göz yumdum çektikleri eziyete./ Bilsem ki kimsenin parmağı yok/ Bu sürüp giden işkencede;/ Kılım bile kıpırdamadan bir sabah/ Çekerdim darağacına kendimi, Bilsem ki suç bende!

Cumhuriyet 10.10.2003

AYDIN ILGAZ'DAN 'HABABAM' TEPKİSİ:

Yeni film Ilgaz'ı temsil etmiyor

İstanbul Haber Servisi - Şair-yazar Rıfat Ilgaz 'ın aynı adlı eserinden sinemaya aktarılan ''Hababam Sınıfı'' nın ''Forevır'' adlı yeni bölümüne Rıfat Ilgaz'ın oğlu Aydın Ilgaz tepki gösterdi. Aydın Ilgaz ''Bu filmin içeriği, forevır sözcüğünden itibaren Rıfat Ilgaz'ı temsil etmiyor'' dedi. Ilgaz, 2.5 yıl önce Hababam Sınıfı'nın yeniden film olarak çekilmesi için film şirketiyle anlaşma yaptıklarını, anlaşmaya ''Rıfat Ilgaz'ın eserine biçimsel olarak halel getirilmeyecek. Varislerinin onayı alınmadan film çevrilemez'' şeklinde maddeler koyulduğunu belirterek, ''Babam, Hababam Sınıfı romanı, içeriği bozulmadan bir film olarak yapılabilir, diye bakıyordu'' dedi. Aydın Ilgaz, romanda daha kullanılmamış bölümler olduğunu ifade ederek, ''Romanın senaryo yapılmadan önce bir kez daha okunmasını istiyoruz. Babamın kemiklerini sızlatmayalım'' diye konuştu. Ilgaz, Hababam Sınıfı eserinin güncelliğini koruduğuna da dikkat çekerek şöyle devam etti: ''Aslında okullarda bazı şeyler değişiyor. Ama Türkiye'de ezbercilik, kopyacılık ve lüzumsuz saygı varoldukça Hababam Sınıfı'nın güncelliği de devam edecek.'' Hababam Sınıfı-Forevır'ın, Arzu Filmcilik ve Sinemacılık tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteğiyle gerçekleştirilecek olan çekimlerine önümüzdeki günlerde başlanacak.

Cumhuriyet 06.07.2003

RIFAT ILGAZ

Yeşilin sarıya dönüşü korkutmasın seni

Morarıp silinmesi maviliklerin

Kırmızının akıp gitmesi damarlarından

İşimiz kolay değil o denli

Kargaların içgüdüsel ölmezliğine inat

İnsanca ölebilmeli

Ölümünün 10. yıldönümünde

Ustamız RIFAT ILGAZ

tüm sevenleriyle birlikte

mezarı başında anıyoruz.

Çınar Yayınları - Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi

7 Temmuz 2003 Pazartesi

Zincirlikuyu Mezarlığı

11.00

Cumhuriyet 14.07.2003
Cide'de Rıfat Ilgaz coşkusu

* Haber Merkezi - Kastamonu'nun Cide ilçesinde yapılan 8. Rıfat Ilgaz, Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali dün sona erdi. Cuma günü Rıfat Ilgaz evinin önünde başlayan festival yürüyüşü Atatürk Parkı'nda tamamlandı. Törenin ardından, gazetemiz yazarı Işık Kansu'nun yazdığı ''Çocukluğa Yolculuk'', Devlet Tiyatrosu Sanatçısı Tülay Bursa'nın sunumu ve Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel ile Edebiyatçılar Derneği Başkanı Özcan Karabulut'un katılımı ile yapıldı. Cumhuriyet Kitap Yayın Danışmanı Turhan Günay'ın yönettiği, Zeki Coşkun, Mehmet Saydur, Özcan Karabulut ve Aydın Ilgaz'ın konuşmacı olarak katıldığı ''Nerede Kalmıştık?'' konulu panelde Ilgaz'ın edebiyatçı olarak yaşadığı sorunlar irdelendi. (Fotoğraf: MİNE ÖZGÜR)

Cumhuriyet 18.06.2003

SÖYLEŞİ ATTİLÂ İLHAN

''... 'Sınıf' ve 'Sınıfsallık'...''

'Yürüyüş' ün 16. sayısı postadan çıkınca, dünyalar benim oldu; zira bu sayı gecikmişti; yayın tarihi, üstünde 29 Mayıs 1943 ama, gerçeği yansıtmayabilir; çünkü '40 Karanlığı' dır, her şey mümkün! Kapağın rengi değişmiş, acaba neden? İçeriği yine iyi, Necmi Akalın 'ın bir çalışması 'Türkiye ve Fransız İnkılâbı', ayrıca, tanımadığım bir imzadan, -belki müstear- Muzaffer Şerif 'in yeni eseri 'Irk Psikolojisi' nin eleştirisi ve o yıllarda çoğu mısralarını ezbere bildiğimiz Niyazi Akıncıoğlu 'nun 'Hasbıhal' şiiri. Fakat dergiyi eline alanı, adeta tokatlayan sayfa, son sayfa; o sayfadaki, Rıfat Ilgaz 'ın şiiri; 'Sınıf'. 'Sınıf' ın s'sinden söz etmek, 'ihanet-i vataniye' sayılırken; 'dersâne' çağrışımıyla toplumsal 'sınıfsallığı' işlemek, yürek ister.

''...yaka silkerdi fevzi hoca / mektepte kadıoğlu'ndan / kime çekmiş derdi bu yezit / öyle ya iyi adamdı babası / kapısı açıktı otuz ramazan / memleketin ileri gelenlerine...''

''...benim yumruğuna sıkı halil'im / çekerdin sineye kadıoğlu'nun / yakası açılmadık küfürlerini / tuhaf gelirdi uysallığı / nerden bilecektim onların çiftliğinde / babanın yanaşma olduğunu...''

Derginin o sayısı kapatılmış mıydı, hatırlamıyorum fakat, Rıfat Ağbiy 'in (Ilgaz) o başlıkla yayımladığı ('Sınıf') şiir kitabı yüzünden, başına gelmedik bela kalmadı; kitabın toplatılmasından başlayıp, meşhûr ve mâhut 141-142. maddeye zincirlenen, her türlü 'seyyiât'! Hedefi, 'imtiyazsız sınıfsız kaynaşmış bir kütle olmak' diye düşünülmüş bir Cumhuriyet'in, yirmi yılda geldiği -daha doğrusu indirildiği- 'seviyeyi' görebiliyor musunuz?

Daha iyi görebilmek için, 'muhataralı' bir başka kitap okumanız gerekebilir, bu bir roman: ''Sarı İt!''

İşçileri, 'evcilleştirmek!..'

Lütfi Ağbiy 'le (Erişçi), bazı bazı Bâbıâli 'deki Üniversite Kitabevi'nde -onun işyeriydi-; 'İşçi Sınıfı' nın kadersizliğini konuşmuşuzdur: Mütâreke 'de Osmanlı sosyalistleri, Anadolu 'ya iltihâkı düşünememişlerdi; İmâlât-ı Harbiye fedakârlığı, 'amele' nin bireysel sağduyusudur, onun 'ulusallaşması'! 'İştirakçi' Hilmi Bey 'in ünlü tramvay grevleri, Müdafaa-i Hukuk platformuna asla yükselememiş, Dersaadet düzeyinde kalmıştı. İsmet Paşa ve Recep Bey (Peker) yönetimindeki CHP 'nin 30 'lu yıllarda işçileri -İtalya 'daki Fascio 'lar gibi- düpedüz dikey ve para/militaire 'işçi taburları' halinde örgütlemeye gittiğine, ben şahidim: İzmir 'deki Cumhuriyet Bayramı geçidinde, basbayağı üniformalı o işçiler, önümüzden uygun adım geçmişlerdi.

Asıl dram, 'Demokrasi Dönemi 'nde yaşanmasın mı? '1947 sendikacılığı' nı, o sütliman dönemi, 'sarı' -sarı da ne demek, sapsarı- bir dönem izleyecekti. Mahiyetinin ne olduğunu, Reşat Enis Bey 'in 'Sarı İt' romanından rastgele aktaracağım satırlar, açıkça önünüze dökecektir:

''...Amerikan viskonsülünün, konuk salonunda verdiği kokteyl partide, sendikaların başkanlarından ve yöneticilerinden birçoğu vardı. Kokteyl, Amerikan İş Federasyonu'nun çağrısı üzerine, Amerikan sanayi şehirlerini dolaşan yedi sendika başkanının yurda dönüşü dolayısıyla veriliyordu. Birkaç işçi mahallesini satın alacak değerde kristal avizenin altındaki sofra göz kamaştırıcıydı. Bir sendika başkanı '- Kuş südü eksik!' diye şapırdandı. Biri: -'Bizim süt yok!' dedi, rakı arıyordu masada...'' ( 'Sarı İt', s. 62, Evrensel Basım Yayın, 2002.)

'Menderes/Bayar Cumhuriyeti 'nde, 27 Mayıs 'a kadar, siyasette 'sınıf' kelimesini söylemek, başına 'alenen' belâ aramak demekti. Demokrasimiz, maalesef, olması gerektiği gibi 'üretim gücü'nün -yâni sendika konfederasyonlarının, yâni sosyalist ya da komünist partilerin, yâni 'İşçi Sınıfı'nın- seçimlerde iktidarın alternatifi -ya da kendisi olabileceği- bir uygulama olamadı: Media (basın, radyo ve TV'ler), Kültür (fikir ve sanat çevresi), Eğitim/Öğretim (üniversiteler ve yüksekokullar) vs. nasıl 'evcilleştirilip' oligarşi için (Bürokrasi+Burjuvazi) zararsız hale getirildiyse; sendikalar da -yâni İşçi Sınıfı- öylece evcilleştirilip devre dışına çıkarıldı.

'Ve bu, pek tabiidir!..'

Oysa Mustafa Kemal, Halk Fırkası 'nı örgütlediği sırada, öyle mi demiş, meseleyi öyle mi koymuştu?

''...bu milletin siyasi fırkalardan çok canı yanmıştır. Şunu arz edeyim ki, diğer memleketlerde fırkalar behemahal iktisâdi maksatlar üzerine teessüs etmiş ve etmektedir. Bir sınıfın menfaatini muhafaza için teşekkül eden bir fırkaya mukâbil, diğer bir sınıfın menfaatini muhafaza maksadıyla bir fırka teşekkül eder. Bu pek tabiidir!..'' (Söylev ve Demeçleri, II, s. 97.)

Açıkça görülen nedir? Gâzi 'ye göre, Klâsik Gelişme Şemasına uygun olarak, yâni, Soyluluğa ve onun egemenliğine karşı, hâkimiyet için mücadele ederken İşçi Sınıfı, Köylülük ve Burjuvazi, el ve eylem birliğiyle çıkarlarını savunur ve 'cumhuriyeti' tesis eder; bu, 'hâkimiyetin kayıtsız şartsız millete intikalidir'; ondan sonra, iktidarı tâyin, serbest seçimlerle, o 'sınıfları' ve 'o sınıfların menfaatlerini' temsil eden partiler arasından yapılır; ve bu 'pek tabiidir!'

Şimdi anlaşıldı mı, 1946 Aralık ayında; İşçi Sınıfı 'nın örgütlediği sendika ve partilerin, 'siyaset yapıyor' diye kapatılıp; sorumluların 'derdest edilmesindeki', ayıp ve günah?

e-mail: tilahan@isnet.net.tr

http://www.bilgiyayinevi.com.tr/ailhan

06:41 - 5/2/2006

18
0
0
Yorum Yaz