08 04 2008

Aydın Hatipoğlu ile 1960 Kuşağı Üzerine

Aydın Hatipoğlu ile 1960 Kuşağı Üzerine

Kadir İncesu

 

Cumhuriyet dönemi şiirinde evreler var. Nâzım Hikmet, İlhami Bekir, Ercüment Behzad üçlüsünün başlattığı yenilikçi Türk şiiri, Orhan Veli, Melih Cevdet, Oktay Rıfat’ın öncülüğünü yaptığı Garip Hareketi, Turgut Uyar, Cemal Süreya, Edip Cansever’in yaptığı 2. Yeni hareketi ve Aydın Hatipoğlu, Afşar Timuçin, Eray Canberk, Egemen Berköz vd. öncülüğünü yaptığı 1960 kuşağı...

1960 kuşağını da daha genç kuşaklar izlemeye devam ediyor. 1960 kuşağının ortaya çıkışının üzerinden yaklaşık50 yıl geçti. Bugünün perspektifinde 1960 kuşağını irdelemek amacıyla Aydın Hatipoğlu ile görüştük.

 

Sizin kuşağınızın ortalama yaşı altmışı geçmiş bulunuyor. Yazın yaşamına giriş döneminizi anlatır mısınız?

 

 

Doğru. İnanılır gibi değil. Edebiyat tarihimizde 1960 Kuşağı olarak anılan bizim kuşak, günümüz şiirini temsil eden, dediğin gibi yaşları 60’ı geçen delikanlıların kuşağıdır.

Kuşağın  ana damarını, o yıllarda Şükran Kurdakul’un yönettiği Yelken dergisi çevresinde toplanan, ilk şiirlerini burada yayımlayan gençler oluşturur.

Derginin toplumcu gerçekçi çizgisi onların da düşünsel anlayışlarını belirlemiştir.

27 Mayıs 1960 tarihi ülkemizde yeni bir siyasal ve sosyal dönemin başlangıcını oluşturur.

Askeri bir darbe ile Demokrat Parti iktidarının baskıcı yönetimine son verilir.

Bu koşullarda görece bir özgürlük ortamına yönelişte öğrenci-gençlik hareketinin etkinliği de önemlidir. Gelinen ortam, düşün ve yazın alanımızda da yeni bir dönemin başlangıcı olur.

 

Dönemin sosyal siyasal ortamı da belirleyici oldu mu tutumunuzda?

 

Elbette. 27 Mayıs 1960 sonrasında Kurucu Meclis’çe kabul edilen yeni 1961 Anayasası’nın sağladığı özgürlük ortamında, Nazım Hikmet, Ercüment Behzat Lav ve İlhami Bekir Tez’in edebiyat tarihimizdeki öncü konumları altı çizilerek yeniden belirlenir.
Yıllardır yok sayılan 1940 Kuşağı ozanları A.Kadir, Ahmet Arif, Enver Gökçe, Hasan İzzettin Dinamo, Rıfat Ilgaz, Şükran Kurdakul vb. şiirleriyle gündemdeki yerlerini alırlar, Hasan Hüseyin ve Can Yücel de özgün yapılarıyla onlara katılırlar. Özgürlük rüzgârları esen toplumsal ortamda, 60 kuşağının genç ozanları da, 1940 Kuşağı şairlerinin nice baskılar pahasına  başlattığı toplumcu gerçekçi hareketi yeni duyarlıklar ve yeni estetik yapılar çerçevesinde üstlenirler: kitlelerle daha yakın ve etkin bağlar kurarak, yükselen toplumsal tepkinin, şiirini yazarlar.

 

Siyasal ortamın etkileri de önemli değil mi?

 

Tabii. Bu dönemde demokratik ortamın sağlanması; çevirilerin yaygınlığı, yayın yaşamına da canlılık getirir. Demokratik güçlerin belirli platformlarda buluşması, İşçi sınıfının sendikal örgütlenmesi, Türkiye İşçi Partisi’nin kuruluşu, örgütlenmesi, parlamentoda yer almasının belirlediği ortam, genç şairlere kitlelerle bağ kurma yollarını açmıştır.

Böylece,1960 Kuşağı ozanlarının kimliğinde, alanlara inen, halkın arasına karışan, toplumsal muhalefetin öncülüğünü yapan, soran/sorgulayan, yeni bir edebiyatçı tipi ortaya çıkmıştır.

 

Başlıca yol arkadaşlarınız ve omuzdaşlarınız kimlerdi? Ayrıca size kucak açan yayın organları var mıydı?

 

Başlıca temsilcilerini Turgay Gönenç, Afşar Timuçin, Eray Canberk, Aydın Hatipoğlu, Nurer Uğurlu, Egemen Berköz, Ataol Behramoğlu, Süreyya Berfe, Sennur Sezerin, oluşturduğu 1960 kuşağı giderek Yelken, Ataç, Yansıma, Yeni Gerçek, Gelecek, Değişim, Dönem, Evrim, Alan 67, Halkın Dostları, Şiir Sanatı, Yordam, Devinim... gibi dergilerde görünürler. Bunlardan Yeni Gerçek dergisinin, ilk sayısında yer alan, 1960 Kuşağı’nın dünya görüşü ve şiir anlayışlarını belirleyen bir manifesto, kuşağın başlıca ozanlarının imzasıyla yayımlandı.

 

Sizin kuşağınızın siyasal tavrı da edebi tavrı kadar önemli…

 

Tabii, 1960 Kuşağı, dünyayı değiştirmek için yola çıkan bir kuşaktır. 1960 kuşağının şiiri de bu anlayış çizgisinde gelişir. Bu dönemde dünyanın dört bir yanında gençlik hareketleri birbirini izler.

Bu kuşakla birlikte yeni bir edebiyatçı tipi çıkar ortaya: Alanlara inen, halkın arasına karışan, toplumsal muhalefetin öncülüğünü yapan, soran, sorgulayan ve bu tutumlarını yazdıklarına yansıtan şairler, yazarlarla, kültür/sanat alanında bir toplumsallaşma süreci yaşanır.

Sanatın işlevi, sanatçının konumu, devrimci sanat, sanat-toplum, sanat-politika ilişkisi gibi kavramlar gündemde yer alır.

Sizlerin yazın ortamına girdiğinizde, o dönemin yerleşik anlayışlarını tanımlar mısınız?

 

Yazın ortamımızdaki canlılıkla birlikte şiirimizde Nâzım Hikmet şiiri, 1940 Kuşağı, Garip Kuşağı, İkinci Yeni. Bu arada Hasan Hüseyin Korkmazgil ve Can Yücel de kendine özgü şiirsel varlıklarını sürdürmektedir. Bütün bu çeşitlilik toplumcu gerçekçi şiir hareketine renk ve güç katar.

1960 Kuşağı şiirinin bir başka önemli boyutu da, 'ulusallık'tır. Toplumcu gerçekçi anlayışlarını bu anlayış üzerine kurmayı amaçlarlar.
1960 Kuşağı, edebiyatımızda bir yenileşme ve özgürleşme dönemidir. Şiirde dil, imge, biçim açısından yeni bir yapı oluştururken, şiirin içerik boyutunu kesinlikle gözardı etmezler.

 Kuşağın genç ozanları, bu gün 60’lı yaşlarını sürerkenn. Onların çıkışlarını destekleyen ağabeyleri Şükran Kurdakul, Asım Bezirci, Memet Fuat ise artık aramızda değiller.



Onları ve sizin kuşağın özellikle Madımak yangınında yitirdiğimiz ardıllarınızı bir kez daha saygıyla analım değil mi?

 

 

Elbette o yangın hiç sönmüyor yüreklerimizde.

 

208
0
0
Yorum Yaz