01 06 2008

Ankara'dan emir gelince kutlanamayan bir Hıdırellez...

Ankara'dan emir gelince kutlanamayan bir Hıdırellez...

Van'da geçen yıl 100. Yıl Üniversitesi'nde Hıdırellez'i kutlamaya karar verdik. Her şey hazırlandı. Pilav kazanlarını kuracağımız yoksul mahalleleri belirledik. Büyük kazanları Asayiş Kolordusu'ndan alacaktık. Bir de ne duyalım? Ankara'dan emir gelmiş ki, Hıdırellez yalnız valilikçe kutlanacak, başka hiçbir kurum veya grup, üniversite dahil, bu bayramı kutlamayacak...

06/05/2008 (971 kişi okudu)

İLHAN BAŞGÖZ (Arşivi)

6 Mayıs Hıdırellez gününü halkımız bahar bayramı olarak kutlar. Günün kutsallığı o gün Hızır ile Ilyas'ın buluşacağı inancından kaynaklanır. Hızır bir efsane kişisidir... Müslümanlık bunu Nebi düzeyine yükseltmiştir. Halk inanışı Ona Hızır Nebi adını vermiştir. Hızır Nebi özellikle suların, nehirlerin ve iklimin hakimidir. Onlara hükmeder. Değişık kılıklarda evleri ziyaret eder. Ona iyi davrananlarinm yiyeceği artar eksilmez. İlyas ise İsrailoğullarının peygamberi Eliyah'tır... Ölmemiş, göğe çekilmiştir. Bu iki kutsal insan her yıl 6 Mayıs günü buluşurlar. Bunun için 6 Mayıs kutsal bir gündür. Halk kırlara çıkar, yemekler pişer, eğlenir. Bu kutsal günde dilekler kabul edileceği için çeşitli etkinlikler yapılır...

İki yıl evvel Van'da bu törene katıldım... İki suyun birleştıği Köprübaşı sabahın seherinde bir bayram günü gibi idi. Kum üzerine insanlar dileklerini çizmişlerdi. Bunların arasında otomobil, ev resimleri çoğunlukta idi. Kuma çizilen duvaklı bir kadın resmi, hayırlı bir evlenme dileğini yansıtıyordu.

Halka ulaşma umudu
Geçen yıl Hıdırellez Bahar Bayramını Van 100 Yıl Üniversitesi'nde kutlamaya karar verdik. Bu, çok değişik bir kutlama olsun, Bahar Bayramı bir dostluk ve barış kutlamasına donüşsün istedik. Vereceğimiz dosluk mesaji, üniversiteyi çepeçevre kuşatan dikenli tellerin dışına çıkmalı ve Van halkına ulaşmalıydı... Öteki üniversitelerimiz gibi Van Üniversitesi de halka uzak durur. Üniversite Van merkezine 17 kilometredir. Ama bu uzaklık sadece konum uzaklığı değildir. Bir kültür uzaklığıdır da. Üniversite kendi içinde halktan kopuk bir kurumdur.

Kutlama için bir hazırlık komitesi kuruldu. Evvelki yıl Nevruz konusunda bir konuşma yaptığım ve halk gelenekleri ile ilgili olduğum için arkadaşlar beni komiteye başkan seçtiler. Yani işin ağırlığıni bana yüklediler. Rektör Yücel Aşkın'a düşüncemizi açtık, "Pek de iyi olur" dedi. Hazırlıklara başladık. Bir tebrik kartı hazırlatacaktık. Bunun desenini Resim Bölümü'ndeki arkadaşlar yapacaktı. Ben de kartın önüne, arkasına yazılması için, Yunus Emre'den iki dörtlük seçtim.
Hıdırellez'den bir gün evvel bir kız, bir erkek iki öğrencimiz ellerinde karanfillerle valiliğin ve belediyenin ileri gelenlerini, kolordu komutanlığını, siyası parti başkanlarını, belediye başkanını, gazeteleri, televizyon merkezlerini okul müdürlerini, muhtarları ziyaret edecek, birer karanfille beraber üniversitemizin dostluk mesajını ilgililere sunacaktı.
Halk kutlamalarında Hıdırellez günü bir pilav pişirilir. Adına Hıdırellez pilavı derler... Biz de iki yoksul mahallede iki büyük kazan kuracaktık. Etli bulgur pilavı pişirerek fakir fukaraya ikram edecektik... Adını da üniversitenin dostluk pilavi koymayı düşündük. Kazanların yanına da "pilavdan dönenin kaşığı kırılsın" yazacaktık. Et ucuz değilmiş. İki büyük kazan pilav için 2 milyar lira para gerekmiş. Ben Ankara ve İstanbul'daki dostlarıma telefon ederek bu hayırlı iş için 2 milyar lirayı sağladım.

Kötülüklere karşı sembolik eylem
Hıdırellez bayramında halkımız, eski yılın kötülükleri yeni yıla gaçmesin diye bazı sembolik eylemler yapar. Bahara yeni ve güzel duygularla girmek için eski hasırları, eski elbiseleri yakar. Ne hasırımız vardı yakacak, ne de eski elbisemiz... Başka bir sembolik eylem bulduk. Bayramın kutlanacağı Büyük Tiyatro salonunda kürsünün bir yanına siyah bezler uzerine uzunlamasına yazılmış yazılar asacaktık. Birinin üzerine tembellik, ötekine yalancılık, üçüncüye kindarlık yazacaktık. Kürsünün sağ tarafına kırmızı üzerine beyaz harflerle çalışkanlık, doğruluk ve sevgi yazılacaktı. İki taraftaki yazıların da üzeri kapalı olacaktı. Törenin sonuna doğru soldaki kötülüklerin üzeri açılacak, yazılar ek tek yere düşürülecekti... Perde arkasından tok bir ses, "Kötülükleri yaktık, ilkbahara sevgi ve güzelliklerle gireceğiz" diyecekti. Hemen ardından sağdaki yazılar açılacak, aynı ses şunları söyleyecekti: "Yüzüncü Yıl Üniversitesi bu güzel bahar gününde size ve memleketimizin bütün insanlarına sevgiler, dostluklar, sağlıklar ve esenlikler diler. Şimdi Anadolu Erenlerinin sevgi ve dostluk pınarı, Türkmen kocası Yunus Emreyi dinleyelim." Aynı ses, fonda yalın bir klarnet veya dokunaklı bir kaval sesiyle şu dötlükleri okuyacaktı:

Adımız miskindir bizim
Düşmanımız kindir bizim
Bir kimseye kin tutmayız
Kamu âlem birdir bize

Bir kez gönül yıktın ise
Bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi
Elin yüzün yumaz değil.

Yetmiş iki millete
Bir göz ile bakmayan
Şerrin evliyasıysa
Hakikatta asıdır.

Böyle bayramlarda belediyeler yollara büyük bezler üzerine yazılmış dövizler asarlar. Bez parasından tasarruf için bayramdan sonra bunlar depoya konur, her yıl yeniden asıla asıla bayatlar, hiçbir etkisi kalmaz.. Ben belediye kültür müdürünü ziyaret ettim. Bu yazıları bizim hazırlamak istediğimizi, bez paralarını sağlayacağımızı, yazıları da resim bölümünden arkadaşların yazacağını söyledim. Kültür müdürü anlayış gösterdi, tamam. Yollara gerilecek askılar için oturup maniler yazdım. Halk şiiri ile çok uğraştığım için mani yazmak güç gelmez bana. Yazdığım dörtlüklerden bir kaçı şunlar:

Süphana varak kardaş
Ters lale derek kardaş
Din olan yerde kin olmaz
El ele verek kardaş
Kol kola girek kardaş.
Bahar indi göllere
Çiğdem çiçek dallara
Duşmanlıklar öldürür
Dostluk serpek yollara

Edremit Van'a bakar
Önünden Şamran akar
Van topragı bu kardaş
Çiçeği dostluk açar
Çiğdem kardaşlık kokar.

Balım Karakovan'dır
Yan bakma bura Van'dır
Van demek dostluk demek
Gerisi vallah yalandır

Her şey hazırlandı. Pilav kazanlarını kuracağımız yoksul insanların yaşadığı mahalleleri belirledik. Büyük kazanları Asayiş Kolordusu'ndan alacaktık. Heyecanla bekliyoruz. Bir de ne duyalım? Ankara'dan emir gelmiş ki, Hıdırellez Bayramı yalnız valilikçe kutlanacak, başka hiçbir kurum veya gurup, üniversite dahil, bu bayramı kutlamayacak. Yassahtır.
Pilavı kampusta pişirip ögrencilerimizle yememizde engel yokmuş.
Biz de öyle yaptık, ne yapalım emir büyük yerden ve de emir demiri kırar. Pilavımızı kampusta pişirdik ve yedik. Biraz buruktuk, ama bize de, öğrencilerimize de pilav pek tatlı gelmişti.

Prof. Dr. İlhan Başgöz: Van 100. Yıl Üniversitesi öğretim üyesi

5
0
0
Yorum Yaz