| HALİME KAPTAN |
|
|
|
Usta edebiyatçı Rıfat Ilgaz’ın eserlerini yeniden yayımlayan Çınar Yayınları bu kez ‘Halime Kaptan’ı okurla buluşturuyor. Roman, Cideli bir kadının, azgın fırtınalarla ve korsanlarla başederek İnebolu’ya cephane getirişini konu alıyor. Rıfat Ilgaz, çocukluğunda yakından tanıdığı Halime Kaptan’ın gerçek kahramanlıklarını kaleme alarak Türk kadınının Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında üstlendiği rolü belgeliyor. Rıfat Ilgaz Çınar Yayınları, 143 sf. | Ali NAZLI / RAHİME KAPTAN
1882 doğumlu; baba adı Hasan, ana adı Ayşe Hüseyin oğlu İzzet ile evlenir. 23.03.1 964 yılında ölür. Aslen Cide’nin Malyas köyündendir. Memiş köyüne gelin gelir.
Babası “Kedioğlu” sülalesi diye anılır. Bu yüzdendir ki Rahime Kaptan “Kedioğlunun kızı” diye de ünlenilir. Ancak yüzüne karşı Rahime Kaptan adıyla konuşulurdu.
Evleri köy ilkokulunun hemen yanındaydı. Kocası İzzet manda besler, kasaplık yapardı.
Malyas Köyü yarı yarıya doğu Karadeniz Lazların dan yerleşikti. Bugün dillerinin ve şivelerinin özelliklerini yitirmişlerdir.
Kalın denecek kadar bir ses tonuyla konuşurdu. Uzun boylu, beline kadar düşen iki örük saçı, temiz ve yeni giynekleriyle, kararlı adımlarıyla yürüyüşü saygı uyandırırdı.
Köyümüzde gözlük takan tek insandı. Belinde her Cideli kadının bağladığı acem şah kuşak, kuşağa sokulu toplu tabancanın sapı görünür.
Yüzüne karşı kimsenin yılışamadığı, ters söyleyemediği, isteğini geri çevirmediği veya çeviremediği bu yürüyen otoriteden biz çocuklar da çekinirdik.
Evimize sık sık oturmaya gelir. Anıların anlatır; anlatırken abartıya kaçmayan, kendini öne çıkarma yan bir yanı vardı:
“Bartın Deresi’ndeyiz. Tayfalar çarsıya çıktı. Ben kıç üstünde yekenin altında uzandım onları bekliyorum. Kasaptan aldığımız sığır budu yelken serenine asılı duruyor. Mısır yüklüyüz, Sakarya ağzından aldık, Cide’ye gefiyoruz. Sen koca bir yılan tekneye girsin, direğe doğru sarılıp çıkıyor. Çalıların arasında kıyıya rampayız o yüzden yoksa, alarga olsak çıkamaz. Belimde tabancayı çıkardım, horozu kaldırdım, bastım tetiğe... değmedi! İkinciyi yapıştırdım, yere yığıldı. Bizim gibi bağlı yan teknelerden fırlayan geldi.yılan bölünmemişti ama kımıldayacak hali de yoktu. Attılar dereye. ”Onun ağzından dinlediğim ilginç anılardan biri.
Konuyu değiştirirken kafasını hafifçe havaya kaldırır, sonra kısa bir öksürük, kalın sesiyle tane tane ve düzgün cümlelerle konuşurdu.
Balkan-Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı... Bu uzun ve ardı kesilmeyen kırım yılları Cide denizciliğinin çöküşüdür. Tüm deniz adamları askere alınır Çoğu geri gelmez. Rusya ve İstanbul ticareti durma noktasındadır. Tuz o denli tükenir biter ki deniz suyunu günlerce kazanlarda kaynatarak elde etme yoluna giderler. Tuzun kaynağı Rus limanlarıdır bu arada İstanbul’un işgaliyle Karadeniz’e açılan İngiliz ve Yunan karakol gemileri irili ufaklı tekneleri topa tutar; batırır parçalar.
Bu boşlukta ufak bir yelken-kürekle giden tekne donatır. Buradan sonra Kedioğlunun kızı Rahime, “Rahime Kaptan” olarak anılacak.
Askere alınmayan sakat, yaşlılardan tayfa düzer.
Rus Limanlarına kereste götürür tuz ve yün getirir. İstanbul’dan Cide’ye kadar her liman,her koy avucunun içi gibi olur bir zaman sonra. Özellikle o dönem için bu zorlu işi kotarmak kolay değildir.Hele Rahime Kaptan gibi genç ve çok güzel bir kadın için... Çünkü güzelliği dillere destandır.
İstanbul’dan İnebolu’ya cephane kaçırılması sırasında teknesiyle görev almıştır.
Komşusu Yahya Coşkun Zonguldak Kilimlide Emina diye eski bir denizcinin yanında çalışır. Eski denizci, Yahya Coşkun’a Rahime Kaptanı sorar sağ olup olmadığını öğrenir. Anılarını aktarır:
“Demirliyiz üç-dört tekne hepimiz İstanbul’a seferdeyiz. Uzaktan tatlı poyrazla kıyıya gelen bir tekne göründü Yelkeni yarı mayna edip ıskotayı boşlayarak bize yakın düştü. Üc el ateş edişiyle bizi selamladı. Bu Rahime Kaptandı. Sesi duyuluyordu artık, seçiliyordu kendisi de. ‘Haydi, gelin, haydi, demesiyle biz de kalktık. Kefken’i epeyce geçtik ki hava aşağıdan aldı. Boğaz yakın gel gelelim rüzgar ters. Ne ettik, yaptıysak . Rahime Kaptan önce rüzgarı iskelesine aldı epeyce açıldı. Zaten önümüzdeydi. Sonra aktardı yelkeni sancağına aldı. Gözü ne gidiyordu rüzgarın. Iskotayı iyice çekti. Biz geri dönerken o çoktan girmişti boğazdan. Yaman kadındı, gözü pekti Rahime Kaptan’ın” diye sözünü bitirir.
Hatırlanacağı üzere Memiş köyünün denizciliği üzere yazılmış bir yazıda bu kişiyi detaylı anlatacağımızı söylemiştik. Böylece sözümüzü tutmaya, bu yaman denizciye olan vefa borcumuzu ödemeye çalıştık.
Rıfat Ilgaz bu yaman denizciyi Halime Kaptan olarak okuyucuya, Türk toplumuna tanıttı. Adı ne olursa olsun o bizim komşumuz olarak aramızda yaşayan unutulmaz bir denizciydi.
Konuşulan Kişiler: Yahya Coşkun- Ekrem Tekiner Fatma Nazlı-Şaban Taşkıran-Hüseyin Demirel- Muammer Karayel
(Yazı Yeni Cide Postası Gazetesinin 1 Mayıs 2006 tarihli 29. sayısından alınmıştır. )
 |
|
| Kurtuluş Savaşı nın cephanesi ya İstanbul dan kaçırılıyor ya da Rusya dan getiriliyordu. Şile ya da Sivastopol kıyılarndan cephanenin teknelerle inebolu ya, oradan da kağnılarla Ankara ya taşınış öyküsü acılarla ama kahramanlıklarla doludur.Öykünün kaharamanları, erkeği cephede savaşan Kastamonu ve sahili kadınlarıdır. Şehit Şerife Bacılar, Halime Çavuşlar, Halime Kaptanlar... Elinizdeki kitap, Cideli bir kadın kaptanın, azgın fırtınalarla ve korsanlarla başederek İnebolu ya cephane çekişinin romanı. Rıfat Ilgaz ın çocukluğunda yakından tanıdığı Halime Kaptan ın tarihte örneği çok az rastlanan gerçek kahramanlıkları... Türk kadınının yurdu için dalgalı denizlerdeki savaşımının ve Ulusal Kurtuluş Savaşı na cephane kadar dalga dalga "umut" taşıyışının belgeseli...... |
kedioğluKedioğlu lakabını bu güne kadar hiç duymamıştım. Neden böyle denmiş açıklarsanız sevinirim. Saygılar.
isimsiz - 12:12 - 6/8/2006
,,,,Rahime Kaptanın öyküsünü zevkle okudum.segiler selamlar
...Rahime Kaptanın öyküsünü zevkle okudum.segiler selamlar
RAHİME KAPTANÖncelikle yeni nesillerin de Rahime Kaptan gibi cesur bir kadını tanımasına olanak yarattığınız ve bu konuyu gündeme getirdiğiniz için tüm emeği geçenlere teşekkürü bir borç bilirim. Fakat bu yazı içeriğinde bahsedilen Rahime Kaptan ' ın anne adı, baba adı ,doğum tarihi ve ölüm tarihi bilgileri maalesef , her halde yanlış bilgilendirildiğinizden dolayı doğru değildir. Rahime Kaptan Cide Kalafat Köy nufusuna bağlıdır. Baba adı Ahmet , anne adı Hafize dir. Bu gün nufus kütüğüne bakarsanız doğru bilgilere buradan ulaşacaksınız.Cide de yaşayan yakın akrabaları , İstanbul da yaşayan kardeş çocuğu yeğenleri de bulunmaktadır. Başarılarınızın devamını diler, en kısa zamanda bu yazıyı doğru bilgilerle yeniden yayınlayacağınızı umarım. Saygılarımla.
NOT: Kastamonumuz için önemli bir kişilik olan Rahime Kaptan hakkında "isimsiz" bilgi veren dostumuza çok teşekkür ederiz. Bu bilgiler Sevgili Rıfat Hocamızda da varmıştır kuşkusuz, "Halime Kaptan" adıyla konuyu romanlaştırdığına göre -belki de notları arasında bazı bilgi ve belgeler de vardır - ... Ama ona ulaşmak mümkün olmadığına göre, sanırım Cide Postası'ndaki arkadaşlar bu konuyu yeniden araştırır ve gerçek bilgilere ulaşırlarsa onları da buraya eklemekten memnun oluruz. Bilen, tanıyan Cidelilerin de yazı ve yorumlarıyla katkıda bulunmaları dileğimizdir. Katkılar için şimdiden teşekkür ederiz.
"Rıfat Ilgaz Arşivi"
Düzenleyen cideli gün: 11/8/2006 saat: 04:18
isimsiz - 03:54 - 11/8/2006
|
• 2007-05-21 21:50:51 - acil