Şiirinde mizah mizahinda şiir olan bir yazar: Rifat Ilgaz
Adnan Özyalçiner
Rifat Ilgaz, baba tarafindan Karadenizlidir. Bunlar; "Karadeniz'de işleyen iki ya da üç direkli gemilerde kaptanlik yapan kişilerdir."
Babasi da bir gemiciyken Duyun-u Umumiye'ye memur olur. Annesi ile babasi Bartinli olan Rifat Ilgaz, Karadeniz'in kiyicigindaki Cide'de dogmuştur. Nüfus tezkeresine göre 7 Mayis 1911 dogumludur. Annesine kalirsa dogum tarihi başkadir: "Oysa annemden doyduguma göre 'derin kar' da dünyaya gelmişim. Derin kar Karadeniz kiyilarina 1910'da yagmiş. (…) Annem şubat ayinda bir sali günü dogdugumu söylerdi. Karadeniz şivesine göre saliya 'saali' dendigi için adimin da Salih olmasini önermiş."
Babam: "hadi ordan! Sali ile Salih'in ne ilgisi var?" diyerek, o sirada kendisini denetlemeye gelen müfettişin adini vermiş ogluna:"Mehmet Rifat"
Hayata ögretmen olarak atilan Rifat Ilgaz, edebiyata şiirle başladi. 1940 kuşagi toplumcu gerçekçi şair ve yazarlarindan olan Rifat Ilgaz, şiirlerinde halktan insanlarin, işçilerin, kimsesizlerin, yoksullarin yaşamlarindan kesitler verir. Mahallenin, küçük memurlarin, emeklilerin yaşamlari bu şiirlerde duygu yüklü olarak anlatildigi gibi yoksullarin yaşamlarindaki toplumsal çelişkiler, ince, alayli bir taşlamaya dönüşür.
Rifat Ilgaz'in şiirleri Yürüyüş, Yeni Ses, Pinar gibi dergilerde yayinlanmaya başladigi sirada sonradan 1940 kuşagi adini alacak olan toplumcu gerçekçi arkadaşlari ile birlikte dikkat çekmiştir. Nazim Hikmet, "Bursa Cezaevi'nden Va-Nu'lara Mektuplar" adli kitabindaki bir mektubunda şunlari yazar: "Gençlerin içinde çok begendigim şairler var, hepsinin ismini aklimda tutamiyorum, isimleri henüz yer etmedi, ama şiirlerini pek begeniyorum. Şöyle aklimda kalanlari sira tekrifi yapmadan sayayim; Dinamo, Suat Taşer, Rifat Ilgaz, A.Kadir, Saffet Irgat ve saire… "
Nâzım Hikmet'in dikkatini çeken Rıfat Ilgaz, daha o günlerde toplumcu gerçekçi düşünceyi benimsediğini Yürüyüş dergisinin 9.9.1941 günlü sayısında şöyle açıklamıştır; "Sanatkâr her şeyden önce muhitini, cemiyetini kavrayabilecek ileri bir düşünce sistemine sahip olmalidir. Ancak o seviyeye ulaşabilen sanatkâr, kendinden beklenileni verebilir."
Sınıf
İlk kitabı Yarenlik'te giriştigi toplumsal çelişkileri sergileme, 1944'te yayınlanıp kovuşturmaya uğrayarak kendisinin altı ay mahkum olmasına neden olan Sınıf adlı kitabında acı gerçeklere dönüşür. İlk şiirlerindeki kendini işin içine katmayan, bir anlamda nesnel olmaya çalışan uzaktan bakışı, Sınıf'ta iç ve dış gözlerimi birleştirerek duyarlıklı, insancıl bir bakış açısına ulaşır. Bu ve bundan sonraki şiirlerinde toplum katları arasında ki ayrımların, katı gerçeklerin kesinlik kazanmasına karşılık hüzünle alaysılığın içiçeliği onun şiirinin temel öğeleri olarak sürecektir.
Şiirinin bu özelliği onun en kişisel şiirlerinde bile toplumsal gerçeği, insancıl bakış açısını içerir. Çünkü düşle gerçek, kişisellikle toplumsallık bu şiirlerde kaynaşmış bir haldedir.
Rıfat Ilgaz, halkın içinden gelen bir şairdir. Onun içinde şiirlerinde sevdasıyla, kavgasıyla halkın kendisi, yaşadıkları, çağı, sorunları yer alır.
Akşam Gazetesinin 6.11.1968 günlü sayısındaki bir yazısında şöyle demiş: "Her çağın su yüzüne çıkardığı yeni gerçekleri arayıp bulmak, bunları yeni biçimler içinde sunmak şairin değişmez görevidir. (…) Sanatçının yalnız yapıtıyla değil, kişiliğiyle de değerlendirilmesinin zorunlu olduğu bir dönemdeyiz. Bu görev, sanıldığı gibi, "sanatçının aydın olarak ele alınışı ile çözümlenip atılamaz. Salt halka bağlı bir şair olma görevidir; hele geri kalmış ülkelerde. Şair halkının diliyle konuşan kişi olduğu kadar, halkının yüreği ile konuşan olumlu, devrimci bir kişi oldu bugün."
Rıfat Ilgaz'ın şiirlerindeki halkçı tutumu, mizahi bakış açısı, yerel renkleri işleyişi, olaylara yaklaşımındaki duyarlıkla duygusallık roman, öykü, anlatı ve oyunlarında da sürer.
Asım Bezirci'ye göre Rıfat Ilgaz'ın mizah anlayışı şöyledir: "… ille de kişileri yermek gibi okurlari güldürmeyi de amaçlamiyor. Nitekim sululuga uzak duruyor, güldürme ugruna hikâyenin yapisini ve konunun niteligini zorluyor. Mizah onda yaratilişin bir özelligi olarak kendiliginden beliriyor."
Onun için kendi yaşamindan kesitler sundugu romanlari Hababam Sinifi, Pijamalilar (Bizim Koguş) mizahi içlerinde taşirlar. Oysa ki her gülünçlügün altinda yatan acilarla hüzündür. Rifat Ilgaz'in olaylara bakişindaki duygusalligin dogal sonucudur bu.
Bütün bunlardan anlaşildigina göre onun bütün yazdiklarinda şiirle mizahin bölünmez bir bütünlügü vardir.
Bu konuda Aziz Nesin 1961'de Yeni Tanin gazetesinde yazdigi bir yazida şunu demiş:"Hem şair hem mizah olarak Rifat Ilgaz'a edebiyatimizda gerektigi yerin verilmedigi kanisindayim. Deger bilir eleştirmenlerin Ilgaz'in sanati üzerinde birgün degerince duracaklarini saniyorum. Mizah yazari olduguna göre Ilgaz'in mizahi üzerinde yargida bulunmam beklide yadirganacaktir. Ben Rifat Ilgaz'in şiirleriyle mizahi arasinda yakinlik buluyorum. Onun mizahi da şiirleri gibi ince, duygulu ve halktan yana… Dahası mizahında da şiirin ağır bastığını söyleyebilirim. 'Tuh Sana' ve 'Nesi Meşhur' gibi hikâyelerin Türk mizahında belli bir yeri olacağına inanıyorum."
Sabahattin Ali'nin Yurt ve Dünya dergisinin mart'ın 1943 sayısında Yarenlik kitabı dolayısıyla onun şiiri için söylediği bir şey var. Diyor ki; "Yarenlik bize, bir sanatkârın fil dişi kuleye kapanmadan da kendisini verebildiğini, hatta daha fazlasını yaparak, kendisiyle beraber bütün bir cemiyet parçasını da eserlerinde aksettirmek suretiyle sahici sanatkâr, halk sanatkârı mertebesine ulaşabileceğini göstermiştir. Bana sanat heyecanı ile dolu saatler yaşatan, kendisinin ve insanlığın dertleri hakkında gözümde yeni ufuklar açan şaire bütün kalbimle teşekkür ederim."
Bence Sabahattin Ali'nin Rıfat Ilgaz için yaptığı bireyden topluma, kişisellikten toplumsallığa uzanan bu yorumu yazarın tüm yapıtları için geçerliliğini korumuştur.
Makro Paşa'daki birliktelikleri, omuz omuza verdikleri savaşin dolayisiyla hem Aziz Nesin'in, hem Sabahattin Ali'nin yakından tanıdıkları Rıfat Ilgaz hakkındaki saptamaları, onun şairliğinin, mizahçılığının, toplumculuğunun ayrılmaz bir bütün olduğunun kesinleşmiş kanıtlarıdır.
Rıfat Ilgaz Şiir Ödülü bugün veriliyor
Rıfat Ilgaz Şiir Ödülü, bugün düzenlenecek törenle sahibini bulacak. Ahmet Günbaş, Sina Akyol, Sennur Sezer, Zeynep Uzunbay, Betül Tarıman ve Aydın Ilgaz'dan oluşan seçici kurul, bu yil birincilik ödülüne Bengü Özsoy ve Burak Tokcan'ı layık gördü. Ayrıca, Ertan Yılmaz "Başari", İlker İşgören "Özendirme" ödülüne hak kazandı. Ödül töreni, Rıfat Ilgaz'ın 93. Doğum Günü olan bugün, Kastamonu Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi'nde saat 17.30'da yapılacak. Törende, Kastamonu Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Bahri Gökçebay'ın açış konuşmasının ardından, barkovizyon gösterisi ile Sennur Sezer ve Adnan Özyalçıner'in katılacağı "Rıfat Ilgaz ve Şiiri" başlikli panel de yapilacak.
|